KASÎ (Benî Kasî)

بنو قسي
Müellif:
KASÎ (Benî Kasî)
Müellif: CASİM AVCI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kasi-beni-kasi
CASİM AVCI, "KASÎ (Benî Kasî)", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kasi-beni-kasi (17.09.2019).
Kopyalama metni
Endülüs tarihinde ön plana çıkmış İspanyol asıllı (müvelled) ailelerden biridir. İbre (Ebro) nehri vadisinde Sağrüla‘lâ’da yaşayan Kasîler, Benî Tavîl ve Tücîbîler’le birlikte Aragon bölgesinde hâkimiyet mücadelesi vermişlerdir. İbn Hazm’a göre hânedanın adını aldığı Kasî, Vizigot hâkimiyeti döneminde Vasconia kontudur ve Endülüs’ün müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra Suriye’ye giderek Velîd b. Abdülmelik vasıtasıyla müslüman olup onun himayesine girmiştir. Hânedan genelde Kurtuba (Cordoba) Emevî Emirliği’ne bağlı kalmış, fakat fırsat buldukça da isyan edip zaman zaman bağımsızlık kazanmıştır. Kasîler’den Mûsâ b. Fürtûn, 172 (788-89) yılında Yemenliler’le birlikte Emîr I. Hişâm’a karşı Turtûşe’de (Tortosa) ayaklanan ve Sarakusta’yı (Zaragoza) ele geçiren Saîd b. Hüseyin b. Yahyâ el-Ensârî’nin üzerine gönderildi. Mudarîler’in desteğiyle Saîd’i yenerek öldüren Mûsâ Sarakusta’yı geri almayı başardı; ancak bir süre sonra Saîd taraftarlarıyla yaptığı savaşta öldürüldü. Dul kalan karısının Navarra (Neberre) Kralı Inigo Arista ile evlenmesi, Benî Kasî ile Navarralılar arasında dostluk kurulmasına ve gerektiğinde tarafların birbirine askerî yardım sağlamasına vesile olmuştur.

Benî Kasî’nin en meşhur şahsiyeti Ernît (Arnedo) Kalesi hâkimi Mûsâ b. Mûsâ b. Fürtûn’dur. Mûsâ, II. Abdurrahman’ın önde gelen kumandanlarından biriydi ve Tutîle (Tudela) valisi olarak Franklar’la yapılan savaşlarda üstün başarılar kazanmıştı. Fakat daha sonra bazı emîrlerle arası açıldığı için isyan etti. Üzerine gönderilen Hâris b. Bezî‘ (Bezîğ) karşısında büyük kayıplar veren Mûsâ, Hâris Tutîle’yi muhasara edince onunla anlaşarak Tutîle’den ayrıldı ve Ernît’e gitti. Hâris’in Ernît’e yürümesi sebebiyle Navarra Kralı Garcia Inigues ile ittifak kurdu. Yapılan şiddetli savaşta Hâris yenildi ve esir düştü (228/843). Bu gelişmeler karşısında II. Abdurrahman Tutîle’yi kuşattı; ancak Mûsâ oğullarından birini ona rehin vererek bu kuşatmadan kurtuldu ve Tutîle valiliğinde kaldı. 230 (845) yılında Endülüs sahillerine inen Normanlar’ın (Vikingler) geri püskürtülmesinde emîre yardımcı oldu. Mûsâ 232 (846-847) ve 235 (849-850) yıllarında iki defa daha isyana kalkıştıysa da isyanları yine bastırıldı. 237’de (851) Tutîle’nin yanı sıra Veşka (Huesca) ve Sarakusta da onun idaresine verildi. 241 (855) ve 242’de (856) Franklar’a karşı düzenlenen seferlere katıldı ve Berşelûne (Barselona) bölgesindeki bazı kaleleri fethetti. Kazandığı zaferlerden sonra kendini İspanya’nın üçüncü hükümdarı olarak görmeye başladı ve 243-245 (857-859) yılları arasında Tuleytula’da (Toledo) çıkan isyanlara destek verip oğlu Lübb’ü oraya gönderdi. 245’te (859) Leon Kralı I. Ordono karşısında ağır bir yenilgiye uğraması üzerine valilikten azledildi. Ardından Vâdilhicâre’de hüküm süren Ezrak b. Mentîl b. Sâlim ile dostluk kurmaya çalıştı ve kızını ona verdi. Ancak bir süre sonra damadı ile araları açıldı ve onunla Vâdilhicâre’de yaptığı savaş sırasında aldığı yaralardan öldü (248/862).

257 (871) yılında Sağrüla‘lâ’da isyan eden Mûsâ’nın oğlu Lüb ve kardeşi İsmâil, Sarakusta’yı ele geçirip Vali Abdülvehhâb b. Ahmed b. Mugīs’i şehirden çıkarırken diğer kardeşlerinden Fürtûn Tutîle’ye, Mutarrif de Veşka’ya hâkim oldu (258/872). Ertesi yıl bölgeye gelen I. Muhammed Benblûne’ye (Pamplona) kadar ilerledi ve İsmâil b. Mûsâ’yı bağışlayıp bazı kalelerin hâkimiyetini ona verdi. Mutarrif b. Mûsâ ise oğullarıyla birlikte Kurtuba’ya götürülerek idam edildi (259/873). Daha sonraki yıllarda İsmâil b. Mûsâ birkaç defa daha ayaklandıysa da her seferinde kendini affettirdi. En son 270 (883-84) yılında çıkardığı isyan, I. Muhammed’in hâkimiyetini tanımış olan yeğeni Muhammed b. Lüb tarafından bastırıldı. Ancak Sarakusta’yı ele geçiren Muhammed b. Lüb, Tücîbîler’in baskısı karşısında şehri muhafaza edemeyeceğini anlayınca ertesi yıl burayı Ernît, Tarasûne (Tarazona), Cerîş ve Tutîle ile değişti; ardından bunlara bölgedeki diğer bazı kaleler de eklendi. Emîr Abdullah’ın tahta çıkmasından sonra isyan etti. Sarakusta’yı Tücîbîler’den almak için defalarca uğraştıysa da başaramadı. Daha sonra Zünnûnîler’in elinde bulunan Tuleytula’yı aldı (283/896) ve 285 (898) yılında Sarakusta’yı tekrar kuşattığı sırada öldürüldü. Muhammed b. Lüb, isyanıyla üç Kurtuba Emevî emîrini meşgul eden Ömer b. Hafsûn’la ittifak kurmuş ve oğlu Lübb’ü ona destek vermesi için görevlendirmişti. Tutîle ve Tarasûne valiliği yapan Lüb b. Muhammed 285 (898) ve 291 (904) yıllarında Franklar’a karşı başarıyla sonuçlanan seferler düzenledi, fakat 294’te (907) Benblûne yakınlarında Navarralılar’la savaşırken öldü. Yerine kardeşi Abdullah geçti. Bundan sonra Benî Kasî’nin çöküşü hızlandı. 303 (915-16) yılında Abdullah b. Muhammed’in ölümünün ardından yerini alan Mutarrif b. Muhammed b. Lüb yeğeni Muhammed b. Abdullah b. Muhammed tarafından öldürüldü. Muhammed b. Abdullah, Benblûne seferi sırasında kendisini Tutîle valisi olarak tanıyan III. Abdurrahman’ın hâkimiyetini kabul etti (312/924); hânedan mensuplarından bazıları da III. Abdurrahman’la birlikte Kurtuba’ya giderek hizmetine girdiler. Kasîler’den son Tutîle Valisi Muhammed b. Lüb b. Muhammed 315 (927) yılında Lâride’yi (Lerida) işgal etti; fakat halk tarafından şehirden çıkarıldı ve 317’de (929) kayınbiraderi Belyâriş (Pallars) kontu Raymond’un ihtirası yüzünden öldürüldü. Hânedanın geri kalanları Hıristiyanlığa dönüp Leon ve Navarra krallarının saflarına geçtiler; Lüb b. Muhammed b. İsmâil ise İfrîkıye’ye gidip Fâtımîler’e katıldı

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kūtıyye, Târîḫu iftitâḥi’l-Endelüs (nşr. Abdullah Enîs et-Tabbâ‘ - Ömer Fârûk et-Tabbâ‘), Beyrut 1415/1994, s. 110, 130-131; İbn Hazm, Cemhere, s. 502-503; İbn Hayyân, el-Muḳtebes, s. 1, 4-5, 16, 304, 307, 315-318, 326, 328, 332-333, 403-406, 423-424, 535-536, 616-617; a.e. (nşr. İsmâil el-Arabî), Mağrib 1411/1990, s. 35, 141-142, 149-150; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, VI, 117-118, 529; VII, 7-9, 34-35, 80-81, 265, 321, 369, 411, 416; İbn İzârî, el-Beyânü’l-muġrib, II, 62, 87, 95, 96, 97, 101, 139, 141, 143, 169, 184; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, I, 345-346, 350; E. L. Provençal, Histoire de l’Espagne musulmane, Paris 1950, I, 141, 215-218, 224, 387-394; II, 30-31; Hâlid es-Sûfî, Târîḫu’l-ʿArab fi’l-Endelüs, Bingazi 1980, II, 118, 189, 203-207, 258, 268, 272, 274, 323-324; M. Abdullah İnân, Devletü’l-İslâm fi’l-Endelüs, Kahire 1408/1988, I/1, s. 225, 259-261, 265-267, 294, 298-303, 336, 340-342; A. H. Miranda, “Ibn Ḳasī”, EI2 (İng.), III, 815-816; P. Chalmeta, “Banū Ḳasī”, a.e., IV, 712-713.
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 561-562 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.