KEMÂL-i HUCENDÎ

كمال خجندي
KEMÂL-i HUCENDÎ
Müellif: M. NAZİF ŞAHİNOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kemal-i-hucendi
M. NAZİF ŞAHİNOĞLU, "KEMÂL-i HUCENDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kemal-i-hucendi (01.06.2020).
Kopyalama metni
Mâverâünnehir bölgesinde bulunan Hucend’de doğdu. Ailesi ve öğrenim durumu hakkında bilgi yoktur. Tanınmış bir şeyh olmasına rağmen hangi tarikata mensup olduğu dahi bilinmemektedir. Genç yaşta hacca gitti. Hac dönüşü uğradığı Tebriz’de yerleşmeye karar verdi. Zamanla etrafında birçok mürid ve talebe toplandı. Sultan Toktamış Han Tebriz’e hâkim olunca (787/1385) şehrin diğer âlimleriyle birlikte başşehir Saray’a götürülen Kemâl-i Hucendî burada sûfî Abdullah-ı Şâşî ile görüştü ve yeni müridler edindi. Dört yıl sonra tekrar Tebriz’e döndü. Celâyirli sultanları ile iyi münasebetler içinde olmaya özen gösteren Kemâl-i Hucendî’ye bu sülâleden Sultan Hüseyin b. Üveys bir tekke yaptırdı, giderlerini karşılamak üzere bir miktar vakıf tahsis etti. Hucendî, Timurlular devrinde Timur’un oğlu ve Azerbaycan Valisi Mîrân Şah Mirza’nın teveccühünü kazandı ve ihsanına nâil oldu. 803 (1401) yılında vefat edince tekkesinin bulunduğu Ferahbahş mahallesine defnedilen Kemâl-i Hucendî’nin kabri zamanla bir ziyaretgâh haline geldi. Onun 792 (1390) yılında öldüğü şeklinde bir rivayet bulunmaktaysa da bu doğru değildir.

Gazel vadisinde Sa‘dî-i Şîrâzî ve Hümâm-ı Tebrîzî’yi taklit eden Kemâl-i Hucendî’nin çağdaşları Hâfız-ı Şîrâzî, Sirâceddîn-i Bisâtî-i Semerkandî ve Molla Muhammed Mağribî ile dostluk kurduğu, Hâfız’ın şiirlerini övdüğü, onun da Hucendî’nin şiirlerini beğendiği kaydedilmektedir. Genellikle aşk ve tasavvufa dair gazellerinde “Kemâl” mahlasını kullanan Hucendî bu nazım şeklinde üstün başarı sağlamıştır. Bununla birlikte şiirlerinde tekellüfe yer verdiği de olmuştur. Gazelde emsalsiz olduğunu söylemesine rağmen Hâfız, Sa‘dî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî seviyesine çıkamamıştır. Ancak bu nazım şeklinde Irak üslûbunun Azerbaycan kolunu teşkil eden şairlerin başında gelir ve bu üslûpla Hint üslûbu arasında köprü vazifesi gören şairler arasında yer alır.

Kemâl-i Hucendî’nin yaklaşık sekiz bin beyit ihtiva eden divanı genellikle gazel, kıta ve rubâîlerinden oluşur. Divanının minyatürlerle süslü bir nüshası Viyana Millî Kütüphanesi’ndedir. Eserin Türkiye’de ve özellikle İstanbul kütüphanelerinde de (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3962-3963) birçok nüshası bulunmaktadır. Divan iki defa Tebriz’de (1332 hş., 1337 hş.), son olarak da Îrec Gül-i Surhî tarafından Tahran’da (1374 hş.) neşredilmiştir. Letâfetnāme adlı Türkçe bir şiiri de Tourkhan Gandjei tarafından yayımlanmıştır (bk. bibl.).

BİBLİYOGRAFYA
Câmî, Nefeḥât, s. 611; a.mlf., Bahâristân, Tahran 1311 hş., s. 118; Devletşah, Teẕkire, s. 325-331; Hândmîr, Ḥabîbü’s-siyer, Tahran 1333 hş., III, 548-549; Lutf Ali Beg, Âteşkede, Bombay 1277/1860, s. 346-347; Hidâyet, Riyâżü’l-ʿârifîn, Tahran 1305 hş., s. 126-127; a.mlf., Mecmaʿu’l-fuṣaḥâʾ, Tahran 1284-95 hş., II, 29; Ethé, Târîḫ-i Edebiyyât-ı Fârsî (trc. Rızâzâde Şafak), Tahran 1337 hş., s. 188; Nefîsî, Târîḫ-i Naẓm u Nes̱r, I, 210; Safâ, Edebiyyât, III/2, s. 1131-1137; Browne, LHP, III, 320-330; Tourkhan Gandjei, “The Laṭāfatnāma of Khujandī”, Annali, XXX/3, Napoli 1970, s. 345-368; L. Lewisohn, “The Life and Times of Kamāl Khujandī”, JTS, XVIII (1984), s. 163-177; Muhammed Sâdık Şiblî, “Şeyḫ Kemâl Ḫucendî”, Dâniş, sy. 46, İslâmâbâd 1375 hş./1996, s. 55-64; Cl. Huart, “Kemâl Hucendî”, İA, VI, 561.

M. Nazif Şahinoğlu
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara'da basılan 25. cildinde, 226 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER