KEMÂLÎ, Ziyâeddin

KEMÂLÎ, Ziyâeddin
Müellif: İBRAHİM MARAŞ, İSMAİL TÜRKOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.05.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kemali-ziyaeddin
İBRAHİM MARAŞ, İSMAİL TÜRKOĞLU, "KEMÂLÎ, Ziyâeddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kemali-ziyaeddin (28.05.2020).
Kopyalama metni
9 Aralık 1873’te Ufa’ya (Başkırdistan) bağlı Telaş (Kileş) köyünde doğdu. Asıl adı Pervâzeddin, künyesi Cemâleddin b. Kemâleddin b. Abdüsselâm b. Mustafa’dır. İlk eğitimini köyünde aldıktan sonra Ahund Hayrullah Osmânî’nin Ufa’da açtığı Osmâniye Medresesi’ne devam etti. Buradan mezun olunca aynı medresede ders okutan Ziyâeddin Kemâlî, Ufa Cem‘iyyet-i Hayriyyesi tarafından Mısır’a Ezher Üniversitesi’ne gönderildi. İstanbul, Kahire ve Medine gibi ilim merkezlerinde çeşitli âlimlerin ders meclislerinde bulundu, bilhassa Muhammed Abduh’un etkisinde kaldı. 1904’te memleketine dönüp yine Osmâniye Medresesi’nde ders vermeye başladı. Muhammed Sâbir el-Hasenî ve Şeyhuattar Abızgildin ile birlikte çıkardığı el-Âlemü’l-İslâmî gazetesi kısa ömürlü oldu (Mayıs 1906 - Ocak 1907). Yüksek bir medrese kurma arzusunu, büyük çabalar sonucunda Ufa’da 10 Ekim 1906’da Medrese-i Âliye-i Dîniyye’yi açarak gerçekleştirdi. Buranın müdürlüğünü yürüttüğü gibi tefsir, hadis, siyer ve psikoloji dersleri de verdi. 1909’da Ufa’da ikinci mescidde imam ve müderris oldu. 1914’te yine Ufa’da kızlar için bir okul açtı. İdil-Ural bölgesi müslümanlarının 1917 yılında telif etmeye çalıştıkları Mecelle-i Ahkâm-ı Şer‘iyye mecmuasının telif heyetinde Âlimcan Barudî, Rızâeddin b. Fahreddin, Mûsâ Cârullah, Hasan Ata Abeşî, Necib Tünterî gibi âlimlerle beraber yer aldı. 1923’te Orenburg Müftülüğü’ne kadı, bir yıl sonra üçüncü mahallede imam oldu. 1905’ten itibaren İdil-Ural bölgesinde yayımlanan gazete ve dergilerde, 1924-1927 yılları arasında Ufa’da çıkan İslâm Mecellesi’nde çeşitli yazılar yazan Kemâlî 1930’da Bolşevikler’in yaptığı kıyımda mahkûm edildi ve 1942’de Samara’da öldürüldü. Kemâlî’nin şarkiyatçı Hermann Arminius Vámbéry ile özel bir dostluğu bulunduğu, onun Asya seyahatinde Ufa’ya uğradığı sırada kendisiyle görüştüğü, yazdığı eserleri Vámbéry’ye göndererek okuttuğu ve onunla mektuplaştığı bilinmektedir.

Şehâbeddin Mercânî’nin fikirlerini takip eden Ziyâeddin Kemâlî, İdil-Ural bölgesi dinî yenileşme (Cedîdcilik) hareketinin önemli isimlerinden biridir. Kurduğu Cedîdci medrese yanında İdil-Ural bölgesindeki medreselerin programlarının yenileştirilmesiyle de uğraşmıştır. Tasavvufu Kur’an ve Sünnet kaynaklı görmediği gibi sûfîlerin kullandıkları ıstılahları, yaptıkları uygulamaları da (istimdad, istiâne vb.) İslâm’a aykırı bulmakta ve bunların İslâmiyet’e Hint, Fars, Yunan kültüründen girdiğini kabul etmekteydi. Kemâlî’nin bu fikirleri Mûsâ Cârullah ve Abdülhamîd Müslimî gibi âlimlerce eleştirilmiştir.

Ziyâeddin Kemâlî’nin devri için dikkate değer bir görüşü de İslâmiyet’i selef asrındaki sadeliğine döndürebilmek için İslâm ülkelerinin Kur’an’ın mânasını kendi ana dilleriyle anlayabilmelerinin şart olduğunu belirterek Kur’ân-ı Kerîm’i tercümeye girişmesidir. 1913’te Ufa’da çıkan Dînî Tedbirler adlı risâlesinin sonundaki ilânda tercümenin bir tarafında Arapça’sı, bir tarafında Türkçe’si olmak üzere iki cüz halinde 1914’ün yaz aylarında basılacağı bildirilmişse de bu teşebbüs gerçekleşmemiştir.

“Felsefe-i İslâmiyye” başlığıyla çeşitli kitaplar yayımlayan Kemâlî’nin bu dizideki eserleri sırasıyla şunlardır: Felsefe-i İ‘tikādiyye (Ufa 1910), Felsefe-i İ‘tikādiyye (Ufa 1911), Felsefe-i İbâdât (Ufa 1909), Felsefe-i İbâdât (Ufa 1911), Felsefe-i İslâmiyye’den Allah Adaleti (Ufa 1911), Dînî Tedbirler (Ufa 1913). Kemâlî’nin Kur’an tercümesi dışında Kur’an Hidayetleri ve Dînî Mektep ve Medreselerimiz gibi basılmamış eserleri olduğu da belirtilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Rızâeddin Fahreddin, Mahkeme-i Şer’iyyemiz Müftülerimiz ve Kadılar Hakkında, Nauçnıy Arhiv Ufimskovo Nauçnovo Tsentra Rossiskoy Akademii Nauk, Tom 13, Novıy Akt, vr. 140a; Ziyâeddin Kemâlî, Dînî Tedbirler, Ufa 1913, s. 15-32, 58-75; Rusya Müslümanlarının İkinci Umûmî İsyezdine Mahkeme-i Şer’iyye Tarafından Daklad, Ufa 1917, s. 24-26; İ. Ramiyev, Vakıtlı Tatar Matbuatı, Kazan 1926, s. 19-20; Süleyman Rahimov, Azade Ayşe Rorlich: The Volga Tatars a Profile in National Resilience, Stanford-California 1986, s. 61, 91; “Galiya Medresesi”, Medreselerde Kitap Kiştesi, Kazan 1992, s. 114-128; Tavkil Kamalov, Tatarskie Bogoslovı Ziya Kamali, Kazan 1997, s. 6-9, 18-30, 48-53; Nadir Devlet, 1917 Ekim İhtilâli ve Türk-Tatar Millet Meclisi, İstanbul 1998, s. 98, 192; Ravil Ötebay Kerîmî - Marsel Farhşatov, “Galiya”, İslam na territorii bıvşey Rossiyskoy imperii, Moskova 1998, s. 29-30; İsmail Türkoğlu, Rusya Türkleri Arasındaki Yenileşme Hareketinin Öncülerinden Rızaeddin Fahreddin, İstanbul 2000, s. 147, 242, 279; İbrahim Maraş, İdil-Ural Türklerinde Cedidcilik (Yenilikçilik) Hareketi: 1850-1917 (doktora tezi, 2000), AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 53-55, 138-155; M. Hanefi Muzaffer, “Dinî Tedbirler Hem Ufak Fikirler İsimli Kitaplar Hakkında Muhakeme-I”, Şûra, sy. 4, Orenburg 1916, s. 91-93; Ravil Ötebay Kerîmî, “Dehşetli Devir Korbannarı”, Gasırlar Avazı, I/2, Kazan 1996, s. 174-180.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara'da basılan 25. cildinde, 233-234 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER