KİNDÎ, Bişr b. Velîd

بشر بن الوليد الكندي
Müellif:
KİNDÎ, Bişr b. Velîd
Müellif: CENGİZ KALLEK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kindi-bisr-b-velid
CENGİZ KALLEK, "KİNDÎ, Bişr b. Velîd", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kindi-bisr-b-velid (21.11.2019).
Kopyalama metni
Aslen Yemen’in Kinde kabilesine mensuptur. Ebû Yûsuf’tan fıkıh ve hadis öğrenerek en gözde talebesi arasına girmesine karşılık Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’den uzak dururdu. Mâlik b. Enes, Hammâd b. Zeyd, Abdurrahman b. Ebü’z-Zinâd, Ebû Ma‘şer es-Sindî ve Şerîk b. Abdullah’tan hadis dinledi. Kendisinden Ebü’l-Kāsım el-Begavî, Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî, İbn Allûye, İbn Ebü’d-Dünyâ, Ahmed b. Ali el-Ebbâr gibi âlimler hadis rivayet etti ve fıkıh öğrendi. Süfyân b. Uyeyne, meclisinde bizzat çözüme kavuşturamadığı zor soruları Kindî’ye sorar ve tatmin edici cevaplar alınca dinde selâmetin fukahaya teslimiyette olduğunu söylerdi. Ahmed b. Hanbel de çözemediği meseleleri -kendisine mesafeli duran- Kindî’ye sordurup cevaplarını öğrenmek isterdi (meselâ bk. Ali b. Süleyman el-Merdâvî, IX, 136). Dârekutnî onun sika olduğunu kabul ederken Ebû Dâvûd ve Berkānî aksini söylemişlerdir. Kindî’yi sadûk addeden bazı âlimler, yaşlılığı dolayısıyla aklî melekesinin zayıfladığını ve hadisleri tahrife başladığını ileri sürerken bazıları onun hadislerini münker telakki eder. Rivayetleri Dârekutnî ve Beyhakī’nin es-Sünen’lerinde yer almaktadır. Kendisinden pek çok nevâdir rivayet edilmiştir.

Halife Me’mûn zamanında önce Bağdat’ın doğusunda Askerülmehdî (bugünkü Rusâfe) adıyla anılan bölgenin kadılığına tayin edilen Kindî (Rebîülâhir 208 / Ağustos 823) iki yıl sonra Bağdat’ın batı yakası kadılığına getirildi ve bu görevi 213 (828) yılına kadar sürdü. Halife Me’mûn’un emriyle yürütülen, ulemâya Kur’an’ın mahlûk olduğu görüşünü benimsetme siyaseti gereği baskılara mâruz kalan Kindî (218/833), aynı sebeple Mu‘tasım-Billâh tarafından evinde gözetim altına alınıp fetva vermesi yasaklandıysa da Mütevekkil-Alellah onu serbest bıraktı ve söz konusu kısıtlamaları kaldırdı. Ömrünün sonlarına doğru Kur’an’ın mahlûk olduğu hususunda tereddüt gösterince hadisçiler tarafından dışlandı.

Kindî baktığı davalarda çok titizlik gösterirdi. Saraya yakınlığıyla bilinen Bağdat Başkadısı Yahyâ b. Eksem, kendilerini tezkiye ettiği iki kişiden birinin şahitliğini kabul etmeyen Kindî hakkında Halife Me’mûn’a şikâyette bulunmuştu. Bunun üzerine halife tarafından sorgulandığında yakınlarından bazılarının tezkiye etmediği Yahyâ b Eksem’in şahitliğini dahi geçerli saymayacağını söyleyince azarlanmış, ancak riyakârlık yapmadığı için görevinden uzaklaştırılmamıştı. Bir yandan özellikle şahitlik vasıfları hususundaki katı uygulaması eleştirilirken öte yandan ilim, cömertlik, misafirperverlik, hikmet, şefkat, affedicilik gibi sıfatları şair Rebîa er-Rakkī’nin methiyesine konu olmuştur. Kindî, Zilkade 238 (Nisan 853) tarihinde Bağdat’ta doksan yedi yaşında vefat etti ve Bâbüşşam Kabristanı’na defnedildi. Telif eseri bulunmayan Kindî’nin, hocası Ebû Yûsuf’a nisbet edilen Edebü’l-Ḳāḍî, Kitâbü’l-Cevâmiʿ ve Kitâbü’l-Emâlî adlı eserlerini rivayet ettiği belirtilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 355; Vekî‘, Aḫbârü’l-ḳuḍât, III, 272-273, 282, 326; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), VIII, 597, 637-638, 640-641, 644-645; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, II, 369; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, VIII, 143; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Teceddüd), s. 257; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, VII, 80-84; Şîrâzî, Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾ, s. 137, 138, 140; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, X, 673-675; a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, I, 326-327; Kureşî, el-Cevâhirü’l-muḍıyye, I, 452-454; Sıbt İbnü’l-Acemî, Nihâyetü’l-iġtibâṭ bi-men rumiye mine’r-ruvât bi’l-iḫtilâṭ, Beyrut 1408/1988, s. 72; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, II, 35; Ali b. Süleyman el-Merdâvî, el-İnṣâf fî maʿrifeti’r-râciḥ mine’l-ḫilâf (nşr. M. Hâmid el-Fıkī), Beyrut 1406/1986, IX, 136; Temîmî, eṭ-Ṭabaḳātü’s-seniyye, II, 239-242; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 46, 609; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 54-55.

Cengiz Kallek
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 26. cildinde, 39-40 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.