MEDENÎ, Ahmed Tevfîk - TDV İslâm Ansiklopedisi

MEDENÎ, Ahmed Tevfîk

أحمد توفيق المدني
Müellif:
MEDENÎ, Ahmed Tevfîk
Müellif: CASİM AVCI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.01.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/medeni-ahmed-tevfik
CASİM AVCI, "MEDENÎ, Ahmed Tevfîk", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/medeni-ahmed-tevfik (22.01.2022).
Kopyalama metni
26 Cemâziyelâhir 1317’de (1 Kasım 1899) başşehir Tunus’ta doğdu. Ailesi, 1871 yılında Cezayir’de Fransız sömürge yönetimine karşı başlayan ayaklanmaya katılmış ve ardından Tunus’a göç etmek zorunda kalmıştır. Babası Cezayir eşrafından Muhammed b. Ahmed, annesi Âişe bint Ömer b. Mustafa Poyraz et-Türkî’dir. Medenî nisbesi, Medine’de doğduğu için bu nisbe ile anılan büyük dedesinden gelmektedir. İlk dinî bilgileri ailesi içinde aldıktan sonra küttâba gitti ve hıfzını tamamladı. 1909’da el-Medresetü’l-Kur’âniyye’ye kaydoldu. Burada Muhammed Safer ve Seyyid Şâzelî el-Mevrâlî’den ders aldı. Bu süreçte dinî, siyasî ve millî konulara ilgi duymaya başladı. Yazı ve hitabet kabiliyetiyle dikkat çekti. 1911 yılında İtalya’nın Libya’yı işgali üzerine arkadaşları ile birlikte halkı cihada davet etti ve Hilâliahmer Cemiyeti için yardım topladı.

1913’te el-Medresetü’l-Kur’âniyye’yi tamamlayınca Zeytûne Medresesi’ne girdi. Burada Muhammed en-Nahlî’den tefsir, Muhammed b. Yûsuf’tan belâgat, Muhammed Sâdık en-Neyfer’den fıkıh, Muhammed b. Kādî’dan sarf ve nahiv, Muhammed b. Şa‘bân’dan mantık ve felsefe, Muâviye et-Temîmî’den Arap dili dersleri aldı. el-Medresetü’l-Haldûniyye’de Hasan Hüsnî Abdülvehhâb’dan tarih okudu ve onun gözde talebeleri arasına girdi. Bu sırada tanıştığı Hüseyin el-Cezîrî ve Sâdık er-Rızkī’dan çok etkilendi. 1914 yılından itibaren Hüseyin el-Cezîrî’nin aracılığıyla el-Fârûḳ gazetesinde yazılar yazmaya başladı. 1915’te Fransız sömürge yönetimine karşı direniş faaliyetlerine katıldı. Tüccar kılığında bazı şehirlere seyahatler yaparak davasını anlatmaya çalıştı. Bu faaliyetleri dolayısıyla tutuklandı. Üç yıl sonra serbest bırakılınca Zeytûne Medresesi’ne döndü (1918). 1920’den itibaren eṣ-Ṣavâb, el-Vezîr ve el-Müşîr gazetelerinde “Mansûr” takma adıyla sömürge yönetimi aleyhinde yazılar yazdı. Tunus bağımsızlık hareketinin önemli isimlerinden Abdülazîz b. İbrâhim es-Seâlibî’nin sömürge yönetimini eleştiren la Tunisie martyre (Paris 1920; daha sonra Hammâdî es-Sâhilî tarafından Tûnis eş-şehîde adıyla Arapça’ya çevrilmiştir [Beyrut 1984]) adlı eserinden bazı kısımları Arapça’ya çevirip el-Müşîr gazetesinde yayımladı. Bu yayının geniş halk kitleleri üzerinde büyük etki uyandırması üzerine gazete kapatıldı.

Mayıs 1920’de, Şeyh Abdülazîz es-Seâlibî ile birlikte el-Hizbü’l-hüred-düstûrî et-Tûnisî’nin kurucuları arasında yer aldı ve çeşitli görevler üstlendi. Hareketin yayın organı olan el-Fecr dergisinde yazılar yazdı ve yöneticilik yaptı. 1921’den itibaren cemiyet adına ülkeyi dolaşmaya başladı; yazılarının yanı sıra şehirlerde ve köylerde yaptığı konuşmalarla geniş halk kitlelerini etkiledi. Bu sıralarda Lahor’da yayımlanan, İslâm birliğini ve Osmanlı hilâfetini savunan el-Manṣûr adlı haftalık gazetenin teklifini kabul ederek yine Mansûr adıyla yazılar kaleme aldı. Filistin ve Suriye’nin haklarını savunan Emîr Şekîb Arslan ve arkadaşlarına destek verdi. Emîr Şekîb Arslan’la uzun yazışmalar yaptı. 20 Aralık 1923’te yürürlüğe giren vatandaşlık kanununa karşı çıktı. Muhammed Ali el-Hammâmî liderliğindeki Tunus işçi hareketini destekledi. İslâm dünyasının siyasal ve ekonomik açıdan güçlü olması ve müslümanların birliği için Osmanlı hilâfetini savundu. Lecnetü’l-hilâfe’nin başkanı sıfatıyla son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi’ye bir telgraf gönderip desteklerini bildirdi. Hilâfetin kaldırılmasından sonra da müslümanların problemlerinin çözümü konusunda onunla yazışmalara devam etti (Ahmed Tevfîk el-Medenî, Ḥayâtü kifâḥ, I, 324-328).

Ahmed Tevfîk el-Medenî 1924 yılında günlük ez-Zühre gazetesinde dış politika yazıları yazmaya başladı. Arkadaşlarıyla birlikte kurdukları el-Mecmau’l-ilmiyyü’t-Tûnisî bünyesinde yeni Tunus anayasasının hazırlık çalışmalarına katıldı. 29 Kasım 1924’te Tunus’un haklarını savunmak üzere Paris’e giden heyette sekreterlik yaptı. Tunus’a dönünce evi emniyet güçleri tarafından arandıysa da herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Bir müddet sonra Haldûniyye Cemiyeti müdürü Muhammed Tâhir İbn Âşûr, kendisini davet ederek geçici bir süre için siyaseti bırakıp Kahire’ye veya Dımaşk’a gitmesini, orada yetişip üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra Tunus’a dönmesini istedi. Ahmed Tevfîk her türlü engellemeye rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirtti ve teklifi kabul etmedi.

Tunus’taki siyasî faaliyetleri sömürge yönetimi tarafından engellenen Ahmed Tevfîk 5 Haziran 1925’te anavatanı Cezayir’e sürgün edildi. Önce Kosantîne’ye, ardından başşehir Cezayir’e gitti. Cezayir belediyesi Ahmed Tevfîk’in vatanına dönmesi dolayısıyla bir tören düzenledi. Cezayir hükümeti tarafından kendisine resmî el-Mübeşşir gazetesi yazarlığı teklif edildiyse de kabul etmedi. Âlim ve ıslahatçı Şeyh Abdülhamîd İbn Bâdîs’in çıkardığı eş-Şihâb dergisinde iç ve dış politikayla ilgili yazılar yazdı. 1926’da Tunus sömürge yönetimi tarafından siyasetle uğraşmaması şartıyla ülkesine dönmesine izin verildi, ancak kendisi bunu reddetti. Tunus’taki arkadaşlarıyla haberleşmeyi sürdürdü. 13 Aralık 1926’da izin alarak hasta anne babasını ziyaret için Tunus’a gitti. Cezayir’e döndükten sonra iki yıl ticaretle meşgul olduysa da başarılı olamayınca bundan vazgeçti. Ardından Nâdî’t-terakkî cemiyetini kurdu ve burada Cezayir’in kurtuluşu için yapılan faaliyetlerin yanında konferanslar verdi. Cezayir temsilciler birliği, İslâmî yardım cemiyeti gibi cemiyetlerin kurulması, Kuzey Afrika öğrenci kongresinin toplanması, Filistin mücadelesinin desteklenmesi ve hıristiyan misyonerlik faaliyetlerinin önüne geçilmesi Terakkî Cemiyeti’nin başlıca faaliyetleri arasındaydı.

Medenî, 1956’da Cezayir Bağımsızlık Cephesi’nin temsilcisi olarak Kahire’ye gidinceye kadar burada kaldı. 1931’de Abdülhamîd İbn Bâdîs başkanlığındaki Cezayirli Müslüman Âlimler Cemiyeti’nin kurulmasına öncülük etti ve Cezayir şehirlerini dolaşıp halkın bilinçlenmesine yönelik çalışmalar yaptı. II. Dünya Savaşı’nda Fransa ordusunda savaşa katılmayı reddedince Cezayir sömürge yönetimi tarafından kendisine çeşitli müeyyideler uygulandı. Bir taraftan Tunus’taki el-Hizbü’l-hüred-düstûrî ile irtibatını sürdürdü, Cezayir siyasî hareketlerinde aktif rol oynadı. Fransız yönetimine karşı mücadele etti ve bu yüzden çeşitli tarihlerde kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldı. 1953 yılında Cem‘iyyetü’l-ulemâ’nın idarî üyeliğine seçildi ve kurumun genel sekreterliğine getirildi. Çeşitli medrese, cami ve derneklerin kurulmasında aktif rol oynadı. Güçlü kalemi ve hitabetiyle Cezayir halkının uyanışına vesile oldu. Gazetecilik faaliyetlerine devam eden Medenî, el-Beṣâʾir’de haftalık yazılar yazdı. Nisan 1947’de el-Câmiatü’l-Arabiyye’nin kuruluşunun ikinci yılı münasebetiyle düzenlenen törende çok etkileyici bir konuşma yaptı. Cezayir devriminin ardından Medenî bir süre Kahire’de görevlendirildi. 1958’de kurulan ilk geçici hükümette Kültür bakanı, bağımsızlık sonrası Mısır büyükelçisi, ardından iki dönem Evkaf bakanı olarak çalıştı. 1966’dan sonra Irak, Türkiye ve İran’da büyükelçilik yaptı. 1968’de Mısır’da Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye’ye üye seçildi. 18 Ekim 1983 tarihinde başşehir Cezayir’de vefat etti.

Eserleri. 1. Taḳvîmü’l-Manṣûr. Ahmed Tevfîk’in ilim, edebiyat, siyaset, tarih ve coğrafyaya dair yazılarını ihtiva etmektedir (I-III, Tunus 1922-1925; IV-V, Cezayir 1926-1930). Eserin dağıtım ve satışı Fransız sömürge yönetimince yasaklanmışsa da posta yoluyla okuyuculara ulaştırılmış, bu arada Mağrib’de yayımlanan en iyi Arapça kitap ödülüne lâyık görülmüştür. 2. Tûnis ve Cemʿiyyetü’l-ümem (Tunus 1924). Fransız yönetiminin Tunus’tan çekilmesi ve Tunus’un bağımsız bir devlet olarak Milletler Cemiyeti üyeliğine kabul edilmesi gerektiğini savunan bir risâle olup yayımlandığında büyük yankı uyandırmıştır. 3. Kartâcenne fî erbaʿati ʿuṣûr min ʿaṣri’l-ḥicâre ile’l-fetḥi’l-İslâmî (Tunus 1927; Cezayir 1986). 4. Kitâbü’l-Cezâʾir (Cezayir 1931, 1984). Eskiçağ’lardan 1930 yılına kadar Cezayir’in siyasal ve sosyokültürel tarihine dairdir. 5. Muḥammed ʿOs̱mân Bâşâ Dâyi’l-Cezâʾir 1766-1791 (Cezayir 1938). Osmanlı dönemi Cezayir tarihi için önemli bir eserdir. 6. el-Müslimûn fî Cezîreti Ṣıḳılliyye ve Cenûbi Îtâliyâ (Cezayir 1945, 1951, 1968). Sicilya’nın coğrafyası ve İslâm öncesi tarihi, önemli yerleşim birimleri, Sicilya’da İslâm hâkimiyeti, Ağlebîler, Fâtımîler ve Kelbîler dönemi, Norman hâkimiyeti, sosyokültürel ve ekonomik hayat eserin temel konularını oluşturur. 7. Hannibaʿl (Cezayir 1950). Adını milâttan önce 247-183 yılları arasında yaşayan ve Romalılar’a karşı büyük zaferler kazanan Kartacalı general Hannibal’dan alan bir tiyatro eseridir. Birlik ve beraberlik içerisinde hürriyet ve vatan uğruna kahramanca mücadele ruhunun öneminin vurgulandığı eser Cezayir, Tunus ve Londra radyolarında yayımlanmış, Kuzey Afrika ülkelerinde büyük yankı uyandırmış, sömürge yönetimlerine karşı direniş ruhunu canlı tutmuştur. 8. Hâẕihî hiye’l-Cezâʾir (Kahire 1956). Eserde, Cezayir tarihi ve coğrafyası hakkında özet bilgilerden sonra Cezayir’de Fransız yönetimine karşı verilen mücadeleler anlatılmaktadır. 9. Ḥarbü’s̱-s̱elâs̱i miʾe sene beyne’l-Cezâʾir ve İsbânyâ 1492-1792 (Cezayir 1968, 1976, 2007). Cezayir ile İspanya arasında cereyan eden savaşları konu edinmektedir. Bu eserde de İspanya’nın Cezayir sahil şehirlerini işgali karşısında Osmanlı Devleti’nin Cezayir’i desteklemesi, Barbaros Hayreddin Paşa, Kılıç Ali Paşa gibi denizcilerin mücadeleleri neticesinde İspanya’nın Cezayir topraklarındaki emellerinin boşa çıkarıldığı vurgulanmaktadır. 10. Ḥayâtü Kifâḥ (Müẕekkirât) (Cezayir 1973, 1977, 1982). Dört cilt olan eserin I. cildi müellifin hayatının Tunus’ta geçen dönemini içermekte ve Cezayir’e sürgün edildiği 1925 yılına kadar gelmektedir. Cezayir dönemine ayrılan diğer ciltlerden II. cilt 1925-1954, III. cilt Cezayir devrimine rastlayan 1954-1962 yıllarına, IV. cilt ise 1962’den sonraki yıllara ait olayları kapsamaktadır. Ahmed Tevfîk el-Medenî ayrıca Nakîbüleşraf Ahmed Şerîf ez-Zehhâr’ın Müẕekkirâtü’l-Ḥâc Aḥmed eş-Şerîf ez-Zehhâr adlı eserini de neşretmiştir (Cezayir 1985).

BİBLİYOGRAFYA :

Ahmed Tevfîk el-Medenî, Ḥayâtü kifâḥ (Müẕekkirât), Cezayir, ts. (eş-Şeriketü’l-vataniyye li’n-neşr ve’t-tevzî‘), I-II, tür.yer.; Mahfûz, Terâcimü’l-müʾellifîn, s. 263-290; M. Mehdî Allâm, el-Mecmaʿiyyûn fî ḫamsîne ʿâmen, Kahire 1406/1986, s. 36-37; M. Sâlih el-Câbirî, el-Edebü’l-Cezâʾirî fî Tûnis, Tunus 1991, I, 22, 26, 28, 67, 102, 127, 165; M. Hayr Ramazan Yûsuf, Tekmiletü Muʿcemi’l-müʾellifîn, Beyrut 1418/1997, s. 32-33; İbrâhim b. Abdullah el-Hâzimî, Mevsûʿatü aʿlâmi’l-ḳarni’r-râbiʿ ʿaşer ve’l-ḫâmis ʿaşer el-hicrî fi’l-ʿâlemi’l-ʿArabî ve’l-İslâmî, Riyad 1419, s. 282-284; Hilâl Nâcî, “Aḥmed Tevfîk el-Medenî (1899-1983)”, Mevsûʿatü Beyti’l-ḥikme li-aʿlâmi’l-ʿArab fi’l-ḳarneyni’t-tâsiʿ ʿaşer ve’l-ʿişrîn, Bağdad 1420/2000, I, 35-37; Ali Merrâd, el-Ḥareketü’l-ıṣlâḥıyyetü’l-İslâmiyye fi’l-Cezâʾir (trc. Muhammed Yahyâten), Cezayir 2007, s. 137-139; J. McDougall, History and Culture of Nationalism in Algeria, Cambridge 2007, s. 22-27, 36, 47, 49, 57, 67, 73, 209, 226, 228-233, ayrıca bk. İndeks; Ahmed Îsâvî, Aʿlâmü’l-ıṣlâḥi’l-İslâmî fi’l-Cezâʾir, Kahire 1433/2012, s. 603-604.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara’da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 211-212 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER