MEHDÎ-LİDÎNİLLÂH

المهدي لدين الله
Müellif:
MEHDÎ-LİDÎNİLLÂH
Müellif: MUSTAFA ÖZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2003
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 07.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mehdi-lidinillah--ressi
MUSTAFA ÖZ, "MEHDÎ-LİDÎNİLLÂH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehdi-lidinillah--ressi (07.04.2020).
Kopyalama metni
Zilkade 612’de (Mart 1216) Bilâdüzzâhir’in Kûme beldesinde doğdu. Nesebi Muhammed b. Kāsım er-Ressî’ye ulaşır. Ahmed b. Muhammed er-Rassâs, Hasan el-Kinânî, Kāsım b. Ahmed eş-Şâkirî, Sâlih b. Ahmed el-Arîk ve Ahmed b. Muhammed el-Ekva‘ gibi hocalardan hadis ve fıkıh öğrendi. Yemen’de Zeydiyye arasında önemli bir hadisçi ve fakih olarak tanındı.

646 Saferinde (Haziran 1248) San‘a’nın kuzeybatısında Hadûn bölgesindeki Benî Hamza’nın ve Resûlîler’in desteğiyle mensuplarından biat alarak Mehdî-Lidînillâh unvanı ile imâmetini ilân etti, daveti kısa zamanda Yemen’e yayıldı. İmam Abdullah b. Hamza el-Mansûr-Billâh’ın 614 (1217) yılında ölümü üzerine Yemen’de anarşiyle karşı karşıya gelen Zeydîler için Mehdî-Lidînillâh’ın imamlığını ilân etmesi, Zeyd b. Zeynelâbidîn yahut İmam Hâdî-İlelhakk’ın devlet anlayışlarının uygulanması bakımından önemli bir olay olarak kabul edilip desteklendi. Ancak daha sonra Yemen’de hüküm süren Resûlî Hükümdarı el-Melikü’l-Mansûr, Sultan Nûreddin Ömer tarafından yenilgiye uğratılıp Sülâ Kalesi’nde muhasara edildi; Benî Hamza da 647’den (1249-50) itibaren ona cephe aldı. Nûreddin Ömer’in Zebîd’de katledilmesi Mehdî-Lidînillâh’ın işlerini büyük ölçüde kolaylaştırdı. Kısa zamanda güç kazanan imam 648 (1250) yılında Sa‘de üzerine yürüdü, burayı ele geçirerek Benî Hamza ile barış antlaşması imzaladı. Ardından güneye yöneldi; hareketi San‘a’da duyulunca Resûlîler’in buradaki valisi Esedüddin Muhammed b. Hasan, Birâş Kalesi’ne iltica etti. Cemâziyelevvel 648’de (Ağustos 1250) San‘a’yı ele geçiren Mehdî-Lidînillâh, Resûlî Hükümdarı el-Melikü’l-Muzaffer ile, Sa‘de ve San‘a şehirleriyle bunlar arasında kalan bölgelerin kendisine verilmesi ve 8000 dirhem tutarında maddî tazminat ödenmesi şartıyla barış yaptı. Ertesi yıl Bilâdüşeref’in Cebelülharem bölgesi ve Mesverilâa’yı zaptetti. Bir süre sonra Resûlîler’le barışın bozulması üzerine (650/1252) Mehdî-Lidînillâh’ın ordusu ile Resûlî güçleri arasında cereyan eden savaşlardan kesin bir sonuç alınamadı. Ertesi yıl, imamın yönetimindeki yerleri ele geçirmek isteyen Benî Hamza eşrafını çeşitli vaadlerle kandırarak savaşa sevkeden el-Melikü’l-Muzaffer’in bütün çabalarına rağmen yapılan savaşların çoğunda Mehdî-Lidînillâh’ın taraftarları galip geldi. 652 yılı Ramazan ayında (Ekim-Kasım 1254) Hecer yakınında Resûlîler’le yapılan savaşta imamın önde gelen yardımcılarından, el-Ḥadâʾiḳu’l-verdiyye müellifi Kadı Humeyd’in öldürülmesi onun için önemli bir kayıp oldu. 655’te (1257) Yemen’de ortaya çıkan büyük kıtlık üzerine, San‘a ve Sa‘de’de ahalinin çoğunun açlıktan ölmesi ve büyük sıkıntılarla karşılaşılması imâmete büyük darbe vurdu. Mehdî-Lidînillâh’ın hocası ve en önemli dâîlerinden biri iken ona muhalif olan Ahmed b. Muhammed er-Rassâs başkanlığında toplanan ulemâ imamın tavır ve tasarruflarını eleştirerek kendisine karşı cephe aldı. Bilâdıuzr ve Hucûr’a çıkan bu âlimler Mehdî Lidînillâh’ı tenkide başladılar. Bunlarla imam arasında çeşitli yazışmalar oldu. İmam onları ikna etmek için Şerîf Ahmed b. Vehhâs el-Hamzî’yi görevlendirdi ve bu kişinin isabetsiz olduğu yolundaki uyarıları dikkate almadı. Ancak Ahmed b. Vehhâs, Mehdî-Lidînillâh’ın aleyhine dönüp muhaliflerin safına katıldı. Bu gelişmeyi öğrenen şeriflerden el-Mansûr-Billâh’ın oğlu Emîr Ahmed b. Abdullah b. Hamza San‘a’dan Bevn’e geldi. Muhalifler imama Bevn’de bulunduklarını bildirerek kendisini münazara için davet ettiler. Mehdî-Lidînillâh onlara isyanı bırakıp kendisine itaat etmelerini bildirmesine rağmen muhalif güçlerin imamın bazı yakınlarının da bulunduğu Zirve (Zerve) Kalesi’ne hücum edip yağmalamaları işi daha da güç duruma soktu. Mehdî-Lidînillâh, 656 yılı Safer ayı başlarında (Şubat 1258) 300 atlı ve 3000 piyadeden meydana gelen ordusu ile Şüvâbe’de toplanan muhaliflere yöneldi. Muhaliflerin öncü kuvvetleri âni bir baskınla imamın ordusunu bozguna uğrattılar. Zafârlılar’dan bir kısmı Mehdî-Lidînillâh’ı öldürüp kesik başını Ahmed b. Abdullah b. Hamza ve Rassâs’ın çadırına götürdüler. Daha sonra kesik baş Zafâr yakınında Kāhir Kalesi’nin eteğinde gömüldü. Ardından Ahmed b. Abdullah b. Hamza’nın emriyle Şüvâbe’ye götürülerek burada Şir‘a denilen yerde cesedinin yanında defnedildi. Naaşı üç yıl sonra Zîbîn’deki meşhedine nakledildi. Yahyâ b. Hüseyin’in belirttiğine göre mezarı bir ziyaret mahallidir (Ġāyetü’l-emânî, s. 444).

Eserleri. 1. Ḫalîfetü’l-Ḳurʾân fî nüket min aḥkâmi ehli’z-zamân. Müellif, Kur’an’daki yeminlerle ilgili olan bu risâlesinde imâmete dair görüşlerini savunmakta ve kendisine başlangıçta biat edip daha sonra karşı çıkanlara yaptıkları sadakat yeminini hatırlatmaktadır. Eserin iki nüshası San‘a’da Mektebetü’l-câmi‘de kayıtlıdır (nr. 1489, 1529). Bir mecmua içinde yer alan diğer bir nüsha da British Museum’da bulunmaktadır (Or., nr. 03811). 2. er-Risâletü’z-zâcire li-ṣâliḥi’l-ümme ʿan isâʾeti’ẓ-ẓanni bi’l-eʾimme. Eserin bir yazması San‘a’da Mektebetü’l-câmi‘de kayıtlı (nr. 1025) bir mecmua içinde, diğer iki nüshası British Museum’da (Or., nr. 03811, bir mecmuada) ve İtalya’da Ambrosienne Kütüphanesi’ndedir (nr. 119). 3. el-Müfîdü’l-câmiʿ li-manẓûmâti ġarâʾibi’ş-şerâʾiʿ. Mehdî-Lidînillâh’ın, çağdaşı fakih Ali es-Sarîmî tarafından toplanan fetvalarını ihtiva eder. Bir nüshası Mektebetü’l-câmi‘ Kütübü’l-medreseti’l-ilmiyye serisi içinde (nr. 184), bir başka nüshası British Museum’da bir mecmuada (Or., nr. 03811) bulunmaktadır. 4. ʿAhd mine’l-imâm ketebehû li-baʿżı ümerâʾih. Kumandanlarından birine yazdığı bu tâlimatın bir yazması British Museum’da kayıtlıdır (Or., nr. 03811). 5. Naṣṣu kitâb lehû ilâ baʿżı ümerâʾih. Bu tâlimatın bir nüshası da British Museum’da anılan numaradaki mecmuada bulunmaktadır (müellifin eserleriyle ilgili olarak bk. Ahmed b. Muhammed eş-Şâmî, III, 197; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Meṣâdirü’l-fikri’l-İslâmî, s. 603; Müʾellefât, s. 51).

BİBLİYOGRAFYA
el-Melikü’l-Eşref er-Resûlî, Ṭurfetü’l-aṣḥâb fî maʿrifeti’l-ensâb (nşr. K. V. Zetterstéen), Beyrut 1412/1992, s. 101-102; İbn Hâtim, es-Sîmṭü’l-ġāli’s̱-s̱emen fî aḫbâri’l-mülûk mine’l-Ġuz bi’l-Yemen: The Ayyūbids and Early Rasūlids in the Yemen (nşr. G. R. Smith), London 1974, I, bk. İndeks; Abdülbâkī b. Abdülmecîd el-Yemânî, Târîḫu’l-Yemen (nşr. Mustafa Hicâzî), Beyrut 1985, s. 87, 90, 92; Ali b. Hasan el-Hazrecî, el-ʿUḳūdü’l-lüʾlüʾiyye (nşr. M. Besyûnî Asel), Kahire 1332/1914, bk. İndeks; Yahyâ b. Hüseyin es-San‘ânî, Ġāyetü’l-emânî fî aḫbâri’l-ḳuṭri’l-Yemânî (nşr. Saîd Abdülfettâh Âşûr), Kahire 1388/1968, s. 429-444; Ahmed Hüseyin Şerefeddin, Târîḫu’l-Yemen es̱-s̱eḳafî, Kahire 1387/1967, IV, 235-237; G. R. Smith, The Ayyūbids and Early Rasūlids in the Yemen (567-694/1173-1295), London 1978, II, bk. İndeks; Ahmed Mahmûd Subhî, ez-Zeydiyye, Kahire 1404/1984, s. 592; Ahmed b. Muhammed eş-Şâmî, Târîḫu’l-Yemeni’l-fikrî fi’l-ʿaṣri’l-ʿAbbâsî, Beyrut 1407/1987, III, 182-209; Abdullah b. Abdülkerîm el-Cürâfî, el-Muḳteṭaf min târîḫi’l-Yemen, Beyrut 1407/1987, s. 187-188; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Meṣâdirü’l-fikri’l-İslâmî fi’l-Yemen, Beyrut 1408/1988, s. 601-603; a.mlf., Müʾellefâtü ḥükkâmi’l-Yemen, Wiesbaden 1979, s. 50-51; Muhammed b. Ahmed el-Akīlî, Târîḫu’l-miḫlâfi’s-Süleymânî, Riyad 1402/1982, I, 333-334; R. Strothmann, “Mehdî Li-Dini’llâh”, İA, VII, 489-490; a.mlf. – [G. R. Smith – J. R. Blackburn], “al-Mahdī li Dīn Allah Aḥmad”, EI2 (İng.), V, 1241.
Bu madde ilk olarak 2003 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 28. cildinde, 383-384 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.