MEHMED EMİN EFENDİ, Oflu - TDV İslâm Ansiklopedisi

MEHMED EMİN EFENDİ, Oflu

Müellif:
MEHMED EMİN EFENDİ, Oflu
Müellif: HÜSEYİN ELMALI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-emin-efendi-oflu
HÜSEYİN ELMALI, "MEHMED EMİN EFENDİ, Oflu", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-emin-efendi-oflu (28.10.2020).
Kopyalama metni
Trabzon’un Of ilçesine bağlı Ballıca (Mapsino) köyünde doğdu. Bazı internet sitelerinde Hayrat ilçesinde doğduğu da belirtilmektedir. Kaynaklarda hayatına dair yeterli bilgi yoktur. Risâlelerinin girişinde kendisinin ve eserlerini yayımlayanların verdiği bilgiye göre babasının adı Hasan, dedesinin adı Muhammed’dir. İlk öğrenimini Of yöresinde gördükten sonra 1838’de İstanbul’a gidip Fatih’te Hırka-i Şerif Camii’nin çevresinde ikamet etti. Geçimini hayvancılıkla sağlıyordu. Bundan dolayı Sütçü/Yoğurtçu Mehmed Efendi diye tanınmıştır. “Kırkların yedincisi” olarak nitelenen Saçlı Ahmed Efendi’nin dinî sohbetlerine ve derslerine katıldı. Toyranlı Mehmed Efendi’den İslâmî ilimleri tahsil etti ve 1854 yılında icâzet aldı.

Fatih Tabhâne Medresesi’nde bir odasının bulunduğu kaydedilen Mehmed Emin Efendi, Fâtih Camii’nin yanı sıra diğer yerlerde altmış yıl boyunca etkileyici vaazlar verdi. Önceleri Nakşî şeyhlerinden Ahmed Baba’dan tasavvuf dersi alıp tarikata intisap etmesine rağmen daha sonra, dinî çizgiden uzaklaşıp menfaat aracı haline geldiğini ve Müslümanlığı dış görünüşe indirgediğini söylediği bu yolu terkedip gerçek anlamda bir zühd yoluna girdi, vaazlarında da ilâhî emirlere uymayan tarikat erbabını şiddetle eleştirdi ve aşırı bir tutumla onları zındıklıkla itham etti. Halk üzerindeki etkisi sebebiyle çevresinde kendilerine özgü giyim kuşamları, hayat tarzları ve dinî anlayışları bulunan ve “Fatih sofuları” diye anılan bir cemaat oluştu. Bunlar devletten görev kabul etmez, namazlarda ta‘dîl-i erkâna son derece riayet eder ve kendi gruplarından olmayan kimselere kız vermezlerdi (Hüseyin Vassâf, V, 286-287). Mehmed Emin Efendi tasavvuf ve tarikatlardaki bozulmaya dikkat çektiği gibi toplumda yaygın hale gelen sigara ve nargile türünden keyif verici maddeler konusunda yazdığı bir risâlede sigara içmenin haram olduğuna hükmettiğinden kitabı yasaklandı ve iki yıl sürgün cezasına çarptırıldı. Diğer bir risâlesinde Batılılaşma ve ıslahat hareketlerine karşı tavır aldı. XIX. yüzyılda Kadızâdeliler’in görüşlerini temsil eden bir âlim olarak da değerlendirilen Mehmed Emin Efendi vefatında Fâtih Camii hazîresinde defnedildi. Kabri, Fâtih Sultan Mehmed’in türbesinin karşı tarafında yer alıp mezar taşı halen mevcuttur.

Eserleri. Mehmed Emin Efendi irili ufaklı yirminin üzerinde risâle kaleme almıştır. Bunlardan bazıları Arapça, büyük bir kısmı Türkçe’dir. Bilinen eserleri şunlardır: 1. el-Mecâlisü’l-irşâdiyye (İstanbul 1293). Müellifin Arapça yazdığı en hacimli kitabıdır. Mukaddimede eserin Ṣaḥîḥu’l-Buḫârî, eş-Şifâʾ şerhleri, eṭ-Ṭarîḳatü’l-Muḥammediyye, el-Fıḳhü’l-ekber, Mülteḳā, Ḥalebî-i Ṣaġīr, İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn, Envârü’t-tenzîl, Rûḥu’l-beyân ve Mecâlis-i Rûmiyye gibi kaynaklardan yararlanılarak hazırlandığı belirtilmektedir. Eser Mecâlis-i İrşâdiyye adıyla Türkçe’ye tercüme edilmiştir (I-II, İstanbul 1980). 2. İrşad Risâlesi (İstanbul 1304). 3. Âhiret Hediyesi Risâlesi (İstanbul 1305). 4. Necâtü’l-mü’minîn (İstanbul 1308). Osmanlı devrinin son zamanlarında ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında şöhret kazanan bu ilmihal kitabının namaza dair bölümü Ḥalebî-i Ṣaġīr ve şerhinden, oruca ve zekâta dair bölümleri Mülteḳā’dan derlenmiştir. Alaattin Sağlam kitabı müellifin diğer risâleleriyle birlikte Müminlerin Kurtuluşu adıyla (İstanbul 1972), M. Rahmi ise sadeleştirerek (İstanbul 1975) yayımlamıştır. 5. Nesâyih-i İhvan ve Selâmet-i İnsan Risâlesi (İstanbul 1308). Eserde Hz. Peygamber’in ahlâkı anlatılmaktadır. 6. Mürşidü’l-ihvân fî hakki’d-duhân Risâlesi (İstanbul 1309). Eserin müellifin Nuḫbetü’l-iḫvân fî ḥaḳḳi’d-duḫân adıyla yazdığı, Arapça aslı mevcut değildir. Bizzat kendisinin Türkçe’ye çevirdiği eser onun ve yayımcısının takibata uğramasına yol açmıştır. Hüseyin Elmalı tarafından bugünkü Türkçe’ye aktarılan ve henüz basılmayan risâle hakkında Ali Birinci, “XIX. Asırda Bir Kadızade, Oflu Hoca Mehmet Emin Efendi ve Yasaklanan Duhan Reddiyesi” adıyla bir değerlendirme yazısı kaleme almıştır (Tarih Yolunda, s. 258-267). 7. Şifâü’l-mü’minîn Risâlesi (İstanbul 1318). Kādî İyâz’ın eş-Şifâʾ adlı eserinin özet çevirisidir. 8. Mârifet ve Selâmet Risâlesi (İstanbul 1318). İman, esmâ-i hüsnâ, ilâhî sıfatlar gibi konuları ihtiva eden risâlenin sonunda müellif on üç Türkçe risâle yazdığını belirtmektedir. 9. Tercüme-i Ta’dîl-i Erkân (İstanbul 1319). İmam Birgivî’ye ait Muʿaddilü’ṣ-ṣalât adlı risâlenin özet halinde tercümesidir. 10. Hıfz-ı Îman Risâlesi (İstanbul 1319). Eserde Ehl-i sünnet mezhebinin esasları ve imandan çıkmaya yol açan küfür lafızları ele alınmaktadır. 11. Sıddîklar ve Nasihat Risâlesi (İstanbul 1321). Bu risâlede, “Sadıklarla beraber olunuz” meâlindeki âyetin (et-Tevbe 9/119) tefsiri yapılmakta ve sıddîkların alâmetleri üzerinde durulmaktadır. 12. Risâle İrşâdiyye fî beyâni’l-fâbûr ve’l-fabruka ve’t-tiligrâf. Rudolph Peters tarafından İngilizce’ye çevrilen (“Religious Attitudes Towards Modernisation in the Ottoman Empire”, WI, XXVI [1986], s. 76-105) Arapça risâlede müellif vapur, tren ve telgraf gibi yeni teknolojik ürünlerin ve fabrikaların kullanılmasına karşı çıkmaktadır (krş. Birinci, Tarih Yolunda, s. 267). Mehmed Emin Efendi’nin bunların dışında erkek ve kadınların birbirinden sakınmasını konu edinen Hıfzıyye Risâlesi ile İddet Risâlesi, Mağfîret ve Vasıyyet Risâlesi, Cihâd Risâlesi gibi eserleri de vardır (Necâtü’l-mü’minîn, Giriş, s. 3).

BİBLİYOGRAFYA :

Mehmed Emin Ofî, Necâtü’l-mü’minîn, İstanbul 1308, Giriş, s. 3-4; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ (haz. Mehmet Akkuş – Ali Yılmaz), İstanbul 2006, V, 285-287; Ali Birinci, Tarih Yolunda: Yakın Mazînin Siyasî ve Fikrî Ahvâli, İstanbul 2001, s. 258-267; a.mlf., “Her Devirde Yasaklanan Bir Risale”, Dergâh, II/14, İstanbul 1991, s. 16-17; Özege, Katalog, II, 553; III, 1299.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara'da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 221 numaralı sayfada yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER