MEHMED REFİK EFENDİ

Müellif:
MEHMED REFİK EFENDİ
Müellif: MUHAMMED ARUÇİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2003
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-refik-efendi
MUHAMMED ARUÇİ, "MEHMED REFİK EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-refik-efendi (14.10.2019).
Kopyalama metni
Bosna’da Rogatica’da (Çelebipazarı) doğdu. Haciabdiç ailesine mensup olup babası Ali Efendi’dir. İlk öğrenimini tamamladıktan sonra Saraybosna’ya gidip akrabası Mustafa Efendi Gloce’nin himayesine girdi. Travnik (Bosna-Hersek) kadı nâibliğine tayin edilen Mustafa Efendi ile birlikte oraya gitti (1825) ve tahsilini orada sürdürdü. Ardından Saraybosna’ya dönerek Kurşumliya (Kurşunluca) Medresesi’ne (Gazi Hüsrev Bey Medresesi) girdi. Buradaki öğrenimi 1832 yılına kadar devam etti. Aynı yıl Bosna kadılığı görevinde bulunan Ispartalı Hüseyin Efendi onu Saraybosna Mahkemesi kâtipliğine getirdi ve kadılık görevini tamamladıktan sonra 1833’te beraberinde İstanbul’a götürdü. Hüseyin Efendi’nin desteğiyle tahsilini sürdüren Mehmed Refik Efendi, Aksakallı Müzellef Ahmed Efendi’den icâzet aldı. 1837’de aynı zamanda kayınpederi olan Hüseyin Efendi’nin Şam kadılığına tayini üzerine onunla birlikte Şam’a gitti. Burada Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin görüşleri çerçevesinde tasavvufa meyletti. 1838’de kayınpederi Şam’da vefat edince ailesiyle beraber İstanbul’a döndü. 1840’ta bir süre fahrî olarak Evkaf Teftişi Kalemi’nde, ardından meşihata bağlı fetvahânede çalıştı. Bir yıl sonra İstanbul’daki Eyüp Mahkeme-i Şer‘iyyesi’ne kadı olarak tayin edildi ve bu görevde üç yıl kaldı. 1844’te Varna (Bulgaristan) kadılığına getirildi, burada bir yıllık görevini tamamlayarak İstanbul’a döndü. 1845’te meşihata bağlı yüksek fetva makamında kalem kâtipliğine, aynı yılın ramazan ayında Meşrebzâde Mehmed Ârif Efendi’nin ayrılmasıyla boşalan fetva emini makamına bizzat Şeyhülislâm Mekkîzâde Mehmed Âsım Efendi tarafından tayin edildi. Genç sayılabilecek bir yaşta böyle yüksek bir makama tayini itirazla karşılandıysa da bunlardan bir sonuç çıkmadı. 1847’de Bosna mollası unvanını, bir yıl sonra İzmir pâyesi, 1849’da Edirne pâyesi, bir yıl sonra Haremeyn-i muhteremeyn pâyesi ve 1854’te de İstanbul pâyesini aldı. İki yıl sonra fetva emini görevinden ayrılıp Evkāf-ı Hümâyun müfettişliğine getirildi. 1857’de Anadolu ve Rumeli kazaskerliği müsteşarı oldu. Bir yıl sonra yeniden fetva emini makamına getirilip aynı yılın ramazan ayında Anadolu kazaskerliği görevine tayin edildi. 1865’te Meclis-i İntihâb-ı Hükkâmü’ş-şer‘ başkanı oldu ve Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye üyeliğine getirildi. Aynı yıl kendisine Rumeli pâyesi verildi ve hacca gitti.

Mehmed Refik Efendi 27 Rebîülevvel 1283’te (9 Ağustos 1866) şeyhülislâm oldu. Bu makamda bir yıl dokuz ay dokuz gün kaldı ve 30 Nisan 1868’de azledildi. Bu arada Meclis-i Âlî üyeliği yaptı. 19 Nisan 1871’de vefat etti. Sicill-i Osmânî’de ölüm tarihi yanlış olarak 4 Safer 1288 (24 Nisan 1871) olarak zikredilir (II, 415). Kabri Fâtih Camii’nde Fâtih Sultan Mehmed’in türbesi civarındadır. Doğum yeri olan Rogatica’da bir cami ve bir sıbyan mektebi yaptırmıştır. Halk arasında “Şehislâmiyye” adıyla da tanınan cami ve yanındaki sıbyan mektebine vakıflar tahsis etmiştir. Bu cami II. Dünya Savaşı esnasında tahrip edildiğinden günümüze kadar ulaşmamıştır.

Dönemin kaynaklarında ilmî şahsiyeti övülen Mehmed Refik Efendi devlet tarafından Murassa‘ Osmânî ve birinci derece Mecîdî nişanları ile ödüllendirilmiştir. İlgi alanı fıkıh olmakla birlikte bu konuda önemli bir eser yazmamıştır. Yalnız Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi’nin Fetâvâ-yı Feyziyye adlı Türkçe eserindeki fetvaların mesnetlerini fıkıh kitaplarından yaptığı nakillerle gösterdiği Nukūlü’l-Fetâva’l-Feyziyye adlı bir çalışması vardır. Söz konusu eser Feyzullah Efendi’nin kitabıyla birlikte Fetâvâ-yı Feyziyye maa’n-nukūl adıyla neşredilmiştir (İstanbul 1266).

BİBLİYOGRAFYA
Muvakkit, Târîh-i Bosna, Sarajevo Orijentalni Institut, nr. 3459, IV, 74; Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye Salnâmesi (1294), def‘a 32, s. 83; Sicill-i Osmânî, II, 415; İlmiyye Salnâmesi, s. 596-599; Mehmed Handzić, Knjizevni Rad Bosansko-Hercegovačkih Muslimana, Sarajevo 1934, s. 18-19; a.mlf., Pogled na Sudstvo u Bosni i Hercegovini za Vrijeme Turske Vlasti, Sarajevo 1941, s. 2, 14, 15; Alija Bejtić, Rogatica-Monografija, Rogatica 1966, s. 38, 41, 42; Danişmend, Kronoloji2, V, 155; Hazim Šabanović, Književnost Muslimana BiH na Orijentalnim Jezicima, Sarajevo 1973, s. 582-583; Fehim Nametak, Fadilpaša Serifovic Pjesnik i Epigrafičar Bosne, Sarajevo 1980, s. 222-224; a.mlf., Pregled Knjizevnog Stvaranja Bosansko-Hercegovačkih Muslimana na Turskom Jeziku, Sarajevo 1989, s. 241-242; Mustafa Ćeman, Bibliografija Bošnjačke Književnosti, Zagreb 1994, s. 61, 514, 542, 572; Hamdija Kreševljaković, “Rogatica”, Novi Behar, III/21, Sarajevo 1930, s. 326-328; Kasim Dobrača, “Mehmed Refik-Efendi Hadžiabdić Šejhul-Islam”, Anali GHB, V-VI (1978), s. 99-115.
Bu madde ilk olarak 2003 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 28. cildinde, 517-518 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.