MEYMENDÎ

الميمندي
Müellif:
MEYMENDÎ
Müellif: ERDOĞAN MERÇİL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2004
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/meymendi
ERDOĞAN MERÇİL, "MEYMENDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/meymendi (12.12.2019).
Kopyalama metni
361 (972) yılı civarında doğdu. Babası Gazne’ye bağlı Meymend kasabasındandır; bundan dolayı Meymendî nisbesiyle tanınır. Sultan Mahmûd-ı Gaznevî’nin süt kardeşi olup çocukluğu onunla birlikte geçmiş ve beraber eğitim görmüşlerdi. Gazneliler’in hizmetinde çalışan babası Hasan, Sebük Tegin döneminde Büst şehrinin âmili idi. Ancak vergileri zimmetine geçirdiği iddiasıyla idam edildi. Babasının bu durumuna rağmen Meymendî Gazneli sarayından uzaklaştırılmadı. Nitekim Sâmânî Emîri Nûh b. Mansûr, Mahmud’a Horasan ordusu kumandanlığını verdiği zaman (384/994) Meymendî Mahmud’un yanında münşî idi. Sultan Mahmud daha sonra da onu Dîvân-ı İnşâ ve Dîvân-ı Resâil’in başına getirmişti. Meymendî, Sultan Mahmud’un yanında derece derece yükseldi, önce müstevfî-i memâlik tayin edildi, bunun yanında Dîvân-ı Arz’ın reisliğine getirildi. Ayrıca Büst ve Ruhhac çevresinin vergilerinin tahsiliyle Horasan ülkesinin idaresinden de sorumlu olacaktı. Sultan Mahmud, Vezir Ebü’l-Abbas Fazl b. Ahmed el-İsferâyînî’yi azlederek tutuklatmış ve IX. Hint Seferi’ne çıkarken kendi divan işlerini de Meymendî’ye bırakmıştı. Meymendî, Horasan vergilerinin tahsilinde son derece başarılı oldu ve bölge halkının takdirini kazandı. Bundan dolayı Gazneli Devleti vezirliğine tayin edildi (405/1014).

Ebü’l-Abbas zamanında Arapça’dan Farsça’ya çevrilen divan kararları ve sultanın fermanları tekrar Arapça yazılmaya başlandı. Meymendî gittikçe genişleyen Gazneli Devleti’nin işlerini başarıyla yönetti. Başarılarını kıskanan Hârizmşah Altuntaş, Emîr Ali Karîb ve diğer bazı devlet adamları ile nedimler onu Sultan Mahmud nezdinde gözden düşürmeye çalıştılar. Sultan ile Meymendî arasında Hârizm’in ele geçirilmesinde izlenecek siyaset konusunda ihtilâf çıkınca Meymendî’nin aleyhinde çalışanlar amaçlarına ulaştılar. Meymendî görevden alınıp tutuklandı, daha sonra malları müsadere edildi. İbnü’l-Esîr, Sultan Mahmud’un onu malına tamah ederek tutuklattığını, bu sırada 15 milyon dinar değerindeki eşyasına ve parasına el koyduğunu söyler (el-Kâmil, IX, 309). Meymendî önce Gerdîz Kalesi’ne gönderildi, ardından Kālincâr Kalesi’nde hapsedildi (415/1024).

Sultan Mahmud’un ölümünden (421/1030) sonra Muhammed tahta oturmuş ve Emîr Ali Karîb’i Kālincâr Kalesi’ne göndererek intikam almak için Meymendî’yi istemişti. Ancak Meymendî’yi korumakla görevli Cengî onu teslim etmemişti. Mesud tahta çıkınca Cengî’ye gönderdiği bir fermanla Meymendî’yi serbest bıraktırdı ve Belh’e getirtti. Sultan burada kendisine vezirlik teklif etti. Meymendî yaşlılığını ve geçmişteki olayları ileri sürerek vezir olmak istemediyse de sultanın ısrarı üzerine görevi üstlendi ve yetkileri hususunda Mesud ile bir anlaşma yaptı. Buna göre Meymendî malî işlerde ve özellikle sultanın hassa arazileriyle ilgili Dîvân-ı Vekâlet ile Dîvân-ı Arz’ın faaliyetleri konusunda tek yetkili olacaktı. Ayrıca sâhib-i berîd ile müşriflerin nâiblerini tayin yetkisi de kendisine verilecekti (8 Safer 422 / 4 Şubat 1031). Ertesi gün sultanın huzurunda Meymendî’ye vezirlik hil‘ati giydirildi. Ancak anlaşmaya rağmen Mesud zaman zaman Meymendî’nin uygun görmediği bazı işleri ona yaptırmıştı. Nitekim cülûs sırasında askerlere ve devlet ileri gelenlerine dağıtılan “mâl-i bey‘at” denilen hediye ve paraları geri aldırmıştı. Mesud, Ebû Sehl ez-Zevzenî’nin teşvikiyle Hârizmşah Altuntaş’ı öldürtmek istemiş, fakat başaramamıştı. Meymendî’nin gayretiyle Altuntaş yatıştırıldı ve Gazneli Devleti aleyhine ortaya çıkması muhtemel bir hadise önlenmiş oldu. Herat’ta bulunduğu sırada 10 Muharrem 424’te (16 Aralık 1032) hastalanan Meymendî 25 Muharrem’de (31 Aralık) vefat etti.

İslâm dünyasının büyük vezirlerinden sayılan Meymendî görevindeki titizliği, ciddiyeti ve çalışkanlığı ile tanınır. Ayrıca edip, şair ve âlimleri korur, onlara saygı gösterirdi. Muhammed b. Abdülcebbâr el-Utbî’nin onun himayesine mazhar olduğu ve Kitâbü’l-Yemînî adlı eserini kendisine takdim ettiği bilinmektedir. Kaynaklarda Büveyhîler’in değerli veziri Sâhib b. Abbâd ile mukayese edilen Meymendî, Ferruhî-yi Sîstânî ve Unsurî gibi devrin ünlü şairleri tarafından övülmüştür. Nizâmülmülk de onu başarılı bir vezir olarak niteler ve Sultan Mahmud’a yaptığı öğütlere yer verir (Siyâsetnâme, s. 34, 126, 155). Ancak Bîrûnî ile Mahmûd-ı Gaznevî arasında başlangıçta görülen soğukluğun Meymendî’nin tavrından kaynaklandığı, Firdevsî’nin Şâhnâme’yi sunduğu Sultan Mahmud’dan beklediği ödülü alamaması üzerine bir hicviye yazıp Gazneli sarayını terketmesine de Meymendî’nin sebep olduğu söylenir. Oğullarından Abdürrezzâk Sultan Mevdûd’un vezirliğini yapmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed b. Abdülcebbâr el-Utbî, Târîḫ-i Yemînî (trc. Cerbâzekānî, nşr. Ca‘fer Şuâr), Tahran 1345 hş., s. 331, 337, 339, 343-345, 462, 468, 475, 480; Gerdîzî, Zeynü’l-aḫbâr (nşr. Abdülhay Habîbî), Tahran 1347 hş., s. 196, 198; Muhammed b. Hüseyin el-Beyhakī, Târîḫ (nşr. Kasım Ganî – Ali Ekber Feyyâz), Tahran 1324 hş., bk. İndeks; Nizâmülmülk, Siyâsetnâme (nşr. ve trc. Mehmet Altay Köymen), Ankara 1999, tercüme, s. 34, 126, 155; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (trc. Abdülkerim Özaydın), İstanbul 1987, IX, 309, 331; Nâsırüddin Münşî-i Kirmânî, Nesâʾimü’l-esḥâr (nşr. Celâleddin Hüseynî Urmevî), Tahran 1337 hş., s. 4, 40-45; Şebânkâreyî, Mecmaʿu’l-ensâb (nşr. Mîr Hâşim-i Muhaddis), Tahran 1363 hş., s. 51, 78-80; Seyfeddin Hacı b. Nizâm Akīlî, Âs̱ârü’l-vüzerâʾ (nşr. Celâleddin Hüseynî Urmevî), Tahran 1337 hş., s. 152-154, 159-179, 183-186, 190, 193, 351; Hândmîr, Düstûrü’l-vüzerâʾ (nşr. Saîd-i Nefîsî), Tahran 1317 hş., s. 139-140; Muhammad Nāzim, The Life and Times of Sulṭān Maḥmūd of G̲h̲hazna, Cambridge 1931, s. 130-132, 135-137; a.mlf., “Meymendî”, İA, VIII, 180; a.mlf. – [C. E. Bosworth], “Maymandī”, EI2 (İng.), VI, 915-916; C. E. Bosworth, The Ghaznavids: Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040, Edinburgh 1963, s. 60-62, 71-73, 83, 87, 124, 187; a.mlf., The Later Ghaznavids: Splendour and Decay: 1040-1186, Edinburgh 1977, s. 34, 73-74; V. V. Barthold, Moğol İstilâsına Kadar Türkistan (haz. Hakkı Dursun Yıldız), İstanbul 1981, s. 347, 354, 364-366; Erdoğan Merçil, Gazneliler Devleti Tarihi, Ankara 1989, s. 43, 50, 55, 57, 59; G. H. Yūsofī, “Aḥmad b. Ḥasan Maymandī”, EIr., I, 650-652; Ebü’l-Fazl-ı Hatîbî, “Aḥmed b. Ḥasan-i Meymendî”, DMBİ, VI, 712-717.
Bu madde ilk olarak 2004 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 29. cildinde, 504 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.