MEZÂTÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

MEZÂTÎ

المزاتي
Müellif:
MEZÂTÎ
Müellif: HARUN YILDIZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mezati
HARUN YILDIZ, "MEZÂTÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mezati (21.09.2020).
Kopyalama metni
Tunus’un güneydoğusundaki dağlık bölgede bulunan Tâmûlest şehrinde doğdu. Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ancak V. (XI.) yüzyılın başlarında İbâzî âlimi Ebû Abdullah Muhammed b. Bekir en-Nefûsî el-Feristâî’den (ö. 440/1048) genç yaşlarda ders aldığına göre önceki yüzyılın sonlarında doğmuş olmalıdır. İbâzî tabakat müelliflerinden Dercînî’nin onu 450-500 yılları arasında vefat eden onuncu tabaka içinde göstermesi de bunu teyit etmektedir. Tâmûlest bölgesinde yaşayan ve cesaretiyle tanınan Berberî Mezâte kabilesine mensuptur. Mezâtî’nin dedesi Yahlef b. Yahlef, Libya’nın Cebelinefûse bölgesinden olup ilimde ve ahlâkta temayüz etmiş, insanlar arasında ortaya çıkan ihtilâfları çözmesi için başvurulan saygın bir kişiydi. Babası Ali b. Yahlef de ilim sahibiydi.

Mezâtî, ilk eğitimini Cezayir’in güneydoğusundaki Vâdîrîg’de Tîn Yesley beldesinde yaşayan Ebû Abdullah Muhammed b. Bekir’den aldı, ondan fıkıh, fıkıh usulü ve kelâm okudu. Daha sonra arkadaşları ile birlikte Kuzey Afrika İbâzîleri’nin kültür merkezlerinden olan Cerbe adasına gitti. Burada Ebû Muhammed Vîslân b. Ebû Sâlih el-Yerâsinî, Ebû Zekeriyyâ Fâsıl b. Ebû Misver, Yûnus b. Fâsıl, Ebû Bekir b. Yahyâ ve Mâksin b. Hayr gibi Benî Yehrâsin âlimlerinden fıkıh ve kelâm öğrendi. Tahsilini tamamlayınca Tâmûlest’e döndü, kısa bir süre sonra da çevresinde geniş bir öğrenci halkası oluştu. Mezâtî, Trablus-Tunus arasında Benî Hilâl gibi Arap kabilelerinin uğrak yolu olan Tâmûlest’teki güvensiz ortam sebebiyle 449 (1057) yılında yakınlarda Cebelizenzefe bölgesindeki bir yerleşim yeri olan Benî Ali Kalesi’ne gitti; öğrencileriyle birlikte orada bir mağarada yaşadı. Ardından yine öğrencileriyle beraber Cerbe adasına, bir süre sonra Kastilya’ya, Kastilya’dan da Kanturârâ’ya ulaşıp bir süre kaldı. Buradan Asûf’a geçti. Yanındakiler bir süre sonra Galâne’ye, ardından Temâsin’e ve Vercelân’a gitti. Vercelân’da da bir süre ikamet edip ders verdi. 462 (1070) yılında Zenzefe üzerinden Tâmûlest’e döndü, öğretim ve telifle meşgul oldu. Fıkıh usulü ve kelâma dair Kitâbü’t-Tuḥaf adlı eserini burada yazdı. Eser Kuzey Afrika’daki İbâzî âlimlerinin pek çoğunun dikkatini çekti (Amr Halîfe en-Nâmî, Dirâsât, s. 224). Bu süreçte öğrencileri de onun meclisinde konuşulanları not edip yazıya aktarıyordu. Hayatının sonlarına doğru tam olarak bilinmeyen bir sebeple Tâmûlest yakınında ıssız bir yerleşim yeri olan Tûnîn’e giden Mezâtî’nin burada da kısa zamanda etrafında geniş bir öğrenci halkası oluştu. Tûnîn’de kaldığı iki yıl süresince İbâzî âlimleri topluluğu Azzâbe’yi kurdu, bir süre sonra da burada vefat etti. Ancak Cezayir’in güneyindeki Vercelân’da da ona nisbet edilen bir mezar ve cami bulunmaktadır (Lewicki, el-Müʾerriḫûne’l-İbâżıyyûn, s. 112).

Şemmâhî’ye göre ilimde zirveye ulaşan Mezâtî özellikle fıkıh ve kelâm alanında uzmanlaşmıştı. İrticâlen şiir söyleyecek düzeyde iyi bir şair olup Berberîce ve mahallî dillerde şiirler yazmıştır. Öğrencileri arasında oğlu Saîd ve ünlü İbâzî tarihçilerinden Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Ebû Bekir el-Vercelânî başta olmak üzere Ebû Saîd Yahlef b. Eyyûb en-Nefûsî, Ebû Ya‘kūb Muhammed b. Yeddir, Ebû Amr Osman b. Halîfe es-Sûfî, Ali b. Mansûr ve İbrâhim b. Yûsuf gibi âlimler anılır. Birçok kaynakta, İbâzî tabakat yazarlarından biri olan Ebü’l-Abbas Ahmed b. Saîd b. Süleyman b. Ali b. Yahlef ed-Dercînî onun torunu olarak gösterilmekte ve isim zinciri de bunu teyit etmektedir. Ancak Mezâtî’nin vefat tarihiyle Dercînî’nin doğum tarihleri göz önüne alındığında ikisi arasında bulunan Saîd’in en azından 150 yıl yaşamış olması gerekmekte, bu da aralarındaki dede-torun ilişkisi veya doğum-ölüm tarihleri konusunda problem doğurmaktadır.

Eserleri. 1. Kitâbü’s-Siyer. Kuzey Afrikalı İbâzî âlimlerinin biyografilerini içeren eser iki küçük cilt halinde toplam altmış altı varaktır. Vercelânî’nin es-Sîre ve aḫbârü’l-eʾimme’siyle Şemmâhî’nin Kitâbü’s-Siyer’i başta olmak üzere sonraki dönemlerde yazılan İbâzî biyografi eserlerinde Mezâtî’nin bu eserinden nakiller yapılmıştır. Özellikle Vercelânî hocasından sıkça alıntı yapar. Eserin telif tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 450 (1058) yılından sonra yazıldığı tahmin edilmektedir. Çeşitli yazma nüshaları bugüne ulaşan eserin Kitâbü’s-Siyer adıyla yapılan baskıları (Tunus 1321, Muhammed b. Yûsuf Ettafeyyiş’in er-Red ʿale’l-ʿUḳbî eṭ-ṭâʿin fi’d-dîn adlı risâlesiyle başlayan bir mecmua içinde, s. 46-88; Kahire 1325; nşr. el-Hâc Saîd Mes‘ûd, Sîb / Uman 1414/1993) faziletler ve ilim tahsiline dair konuları kapsamakta, biyografilere yer vermemektedir. Nitekim mevcut yazma nüshalardan biri de Kitâb fî ṭalebi’l-ʿilm başlığını taşımaktadır (Custers, I, 600-604). 2. Kitâbü’t-Tuḥaf fi’l-uṣûl (et-Tuḥafü’l-maḫzûne fî icmâʿi’l-uṣûli’ş-şerʿiyye, et-Tuḥafü’l-maḫzûne ve’l-cevâhirü’l-maṣûne). İki cüz olup fıkıh usulü ve kelâmla ilgili çeşitli konuları içerir. Velâyet ve berâet, emir ve nehiy, Allah’ın kelâmı, iman ve küfür, ilim ve cehalet, nübüvvet ve risâlet, âhiret, cehennem, kader, Allah’ın isimleri ve sıfatları, imâmet, cuma namazı, ismet, Vehbiyye İbâzîleri’nin diğer İbâzî gruplarıyla ihtilâf ettiği meseleler, tövbe, farzlar, hicret, mürted, cevher ve araz, Allah’ın vahdâniyeti, teşbihin reddi, Mezâtî’nin ictihad usulü, onun reyle çözüme kavuşturduğu çeşitli fıkhî problemler, Kaderiyye, Mürcie, Sufriyye ve Haşviyye gibi mezheplere yönelik tartışmalar bu konular arasındadır. Eserin nüshaları günümüze ulaşmıştır (Mezâtî’nin eserleri ve yazma nüshaları hakkında geniş bilgi için bk. Custers, I, 600-607). Berrâdî, Mezâtî’nin Kitâbü’l-Feżâʾil ve’t-terġīb fi’l-ḫayr adlı bir eserinden söz etmekle birlikte muhtevasıyla ilgili bilgi vermemektedir (Risâle, II, 294).

BİBLİYOGRAFYA

Ebû Zekeriyyâ el-Vercelânî, es-Sîre ve aḫbârü’l-eʾimme (nşr. Abdurrahman Eyyûb), Tunus 1405/1985, I, 269-277; II, 283-385; Dercînî, Ṭabaḳātü’l-meşâʾiḫ bi’l-Maġrib (nşr. İbrâhim Tallây), Beyrut, ts. (Dârü’l-fikri’l-Arabî), II, 425-429; Berrâdî, Risâle fî ẕikri kütübi’l-İbâżıyye (nşr. Ammâr Tâlibî, Ârâʾü’l-Ḫavârici’l-kelâmiyye içinde), Cezayir 1398/1978, II, 294; Şemmâhî, Kitâbü’s-Siyer (nşr. M. Hasan), Beyrut 2009, II, 603-605; III, 871, 926, 1082; Brockelmann, GAL Suppl., III, 1218; Ali Yahyâ Muammer, el-İbâżıyye fî mevkibi’t-târîḫ: el-İbâżıyye fî Tûnis, Beyrut 1385/1966, s. 127-141; Mahfûz, Terâcimü’l-müʾellifîn, IV, 317; Hasan Hüsnî Abdülvehhâb, Kitâbü’l-ʿÖmr fi’l-muṣannefât ve’l-müʾellifîne’t-Tûnisiyyîn (nşr. Muhammed el-Arûsî el-Matvî – Beşîr el-Bekkûş), Beyrut 1990, s. 959-960; Muhammed b. Mûsâ Bâbâammî v.dğr., Muʿcemü aʿlâmi’l-İbâżıyye: Ḳısmü’l-Maġrib, Gardâye 1420/1999, III, 444-448; T. Lewicki, el-Müʾerriḫûne’l-İbâżıyyûn fî İfrîḳıyye’ş-Şimâliyye (trc. Mâhir Cerrâr – Rîmâ Cerrâr), Beyrut 2000, s. 109-113; a.mlf., “al-Mazātī”, EI2 (İng.), VI, 948-949; Amr Halîfe en-Nâmî, Dirâsât ʿani’l-İbâżıyye (trc. Mîhâîl Hûrî, nşr. M. Sâlih Nâsır – Mustafa Sâlih Bâcû), Beyrut 2001, s. 144-145, 222-224; a.mlf., “A Description of New Ibāḍī Manuscripts from North Africa”, JSS, XV/1 (1970), s. 63-87; P. Cuperly, Medḫal ilâ dirâseti’l-İbâżıyye ve ʿaḳīdetih (trc. Ammâr el-Cilâsî), Tunus 2003, s. 30-31; M. H. Custers, Bîbliyûġrâfya’l-İbâżıyye (trc. Mûhamed Ümâdî – Hadîce Kerîr), Maskat 1433/2012, I, 412-413, 600-607; Muh. Ben Cheneb, “Mezâtî”, İA, VIII, 201.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-2. cildinde, 265-266 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER