MUGĪRE b. ABDURRAHMAN

مغيرة بن عبد الرحمن
Müellif:
MUGĪRE b. ABDURRAHMAN
Müellif: MEHMET ERDOĞAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mugire-b-abdurrahman
MEHMET ERDOĞAN, "MUGĪRE b. ABDURRAHMAN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mugire-b-abdurrahman (21.11.2019).
Kopyalama metni
124 (742) yılında doğdu. Dedesinin dedesi Ayyâş b. Ebû Rebîa ilk sahâbîlerdendi. Babasından ve aralarında Yezîd b. Ebû Ubeyd, Muhammed b. Aclân, Abdullah b. Sâid ve Mâlik b. Enes’in bulunduğu muhaddislerden hadis rivayet etti. Kendisinden hadis rivayetinde bulunanlar içinde oğlu Ayyâş b. Mugīre, İbrâhim b. Hamza ez-Zübeyrî, Mus‘ab b. Abdullah ez-Zübeyrî, Ahmed b. Abede, Ebû Mus‘ab ez-Zührî ve Ya‘kūb b. Humeyd yer almaktadır. Hadiste sika olduğu belirtilen Mugīre’ye Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd Medine kadılığını teklif etmişse de kendisi bunu kabul etmemiştir.

Mâlikî tabakat kitaplarında Süleyman b. Bilâl, Muhammed b. Dînâr el-Cühenî, Osman b. Kinâne, Abdülazîz b. Ebû Hâzim, Abdülazîz ed-Derâverdî ve Muhammed b. Mutarrif ile birlikte Mâlik’in ilk nesil Medineli öğrencileri arasında sayılmakla birlikte bunların Mâlik ile öğrencilik ilişkilerinin intisap düzeyinde olmadığı anlaşılmaktadır. Mugīre gibi birçoğu, Mâlik’ten sonra ve Mâlik hayattayken Medine müftüleri arasında yer alan ve Medine çevresinde Mâlik’in dengi olarak bilinen bu isimlere Mâlikî fıkıh literatüründe neredeyse hiç atıf yapılmaması, kendilerine atıf yapılanlara da özellikle Mâlik’in değil Medine âlimlerinin rivayet ve görüşlerini nakleden râviler ve aynı zamanda kendilerine has görüşleri olan fakihler sıfatıyla yer verilmesi bunu teyit etmektedir. Nitekim Mâlik’ten sonra Medine fıkhının temsilcisi olarak, ders halkasının başına geçen Osman b. Kinâne dahil olmak üzere bu nesilden bir fakih değil bir sonraki nesilden Abdullah b. Nâfi‘ es-Sâiğ kabul edilmiştir (Kādî İyâz, III, 130). Yaş itibariyle Mâlik’in akranı sayılan Mugīre onunla aynı hocalardan ders almış, daha önce kendisine muhalefet etmekle birlikte Mâlik kendi ilim meclisini oluşturduktan sonra onun meclisine katılmaya başlamıştır (a.g.e., III, 4). Ancak Mâlik’in fıkhî görüşlerinin rivayeti konusunda Medine Mâlikî ekolünün temsilcileri kabul edilen sonraki nesil fakihleri kadar katkıda bulunmamıştır. Bununla birlikte Medine Mâlikî ekolünün temsilcilerinden Mutarrif b. Abdullah el-Esam, Ebû Mus‘ab ez-Zührî ve İbnü’l-Mâcişûn ile Mısır Mâlikî ekolünün önde gelenlerinden İbn Vehb’in istifade ettiği fakihler arasında yer almaktadır. Mugīre b. Abdurrahman 22 Safer 186 (2 Mart 802) tarihinde vefat etti.

Mugīre’nin Medine’de meşhur olan kitaplarından söz edilmektedir. Önce Mısır’a, oradan Kayrevan’a ve muhtemelen Endülüs’e ulaştığı ve Medine fukahası ile müelliflerine ait fıkhî görüşleri bir araya getirdiği anlaşılan bu kitaplara (Muhammed b. Hâris el-Huşenî, s. 168; Kādî İyâz, IV, 105; V, 111; Muranyi, s. 142, 165) Mâlikî mezhebi literatürünün oluşumunda Mâlik’in öğrencilerinden Mısırlı İbnü’l-Kāsım, İbn Vehb ve Eşheb el-Kaysî ya da Tunuslu İbn Ziyâd el-Absî’nin mesâil derlemeleri (semâât) gibi kaynak değeri atfedilmemiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed b. Hâris el-Huşenî, Ṭabaḳātü ʿulemâʾi İfrîḳıyye (nşr. Muhammed b. Şeneb), Beyrut, ts. (Dârü’l-kitâbi’l-Lübnânî), s. 168; İbn Abdülber en-Nemerî, el-İntiḳāʾ, Kahire 1350, s. 53-54; Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik (nşr. Abdülkādir es-Sahrâvî), Rabat 1403/1983, III, 2-8, 130, 133, 229, 353; IV, 105; V, 111; Zehebî, Târîḫu’l-İslâm: sene 181-190, s. 410-411; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, II, 343-344; İbn Kunfüz, el-Vefeyât (nşr. Âdil Nüveyhiz), Beyrut 1971, s. 148-149; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, X, 264-265; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, I, 56; M. Muranyi, Dirâsât fî meṣâdiri’l-fıḳhi’l-Mâlikî (trc. Ömer Sâbir Abdülcelîl v.dğr.), Beyrut 1409/1988, s. 142, 165; Ali Hakan Çavuşoğlu, Irak Mâlikî Ekolü (III.-V./IX.-XI. yy.) (doktora tezi, 2004), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 24-25.
Bu madde ilk olarak 2005 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 30. cildinde, 375-376 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.