MÜTEVEKKİL-ALELLAH, Muhammed b. Ebû Bekir - TDV İslâm Ansiklopedisi

MÜTEVEKKİL-ALELLAH, Muhammed b. Ebû Bekir

المتوكّل على الله محمّد بن أبي بكر
Müellif:
MÜTEVEKKİL-ALELLAH, Muhammed b. Ebû Bekir
Müellif: İSMAİL YİĞİT
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mutevekkil-alellah-muhammed-b-ebu-bekir
İSMAİL YİĞİT, "MÜTEVEKKİL-ALELLAH, Muhammed b. Ebû Bekir", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mutevekkil-alellah-muhammed-b-ebu-bekir (24.11.2020).
Kopyalama metni
746’da (1345) doğdu. Cemâziyelevvel 763’te (Mart 1362) ölen babası Mu‘tazıd-Billâh’ın ardından halifeliğe getirildi ve üç dönem halinde toplam kırk yıl hilâfette kaldı. Mütevekkil 777’de (1376) hac niyetiyle Kahire’den ayrılan Memlük Sultanı el-Melikü’l-Eşref II. Şa‘bân’la birlikte bulunuyordu. Akabe’ye ulaştıkları sırada yanlarındaki bazı emîrlerin çıkardığı karışıklıklar ve ölüm tehditleri üzerine sultan gizlice Kahire’ye kaçtı ve bir süre sonra yakalanarak öldürüldü (DİA, XXIX, 66-67). Bu arada Akabe’deki emîrler Mütevekkil’e sultanlık önerdiler; ancak o bu teklifi kabul etmedi ve Kahire’ye döndüğünde öldürülmesine büyük tepki gösterdiği II. Şa‘bân’ın yerine tahta çıkarılmış olan yedi yaşındaki oğlu el-Melikü’l-Mansûr Alâeddin Ali’ye kendi eliyle sultanlık hil‘ati giydirdi. Dört ay sonra, II. Şa‘bân’ın öldürülmesine tepki göstermesi ve ardından o sırada yönetimi elinde tutan atabekü’l-asâkir Aynebek’in çocuk sultanı tahttan indirme teklifine karşı çıkıp onun rakibi Emîr Karatay et-Tâzî’yi desteklemesi gibi sebeplerle Aynebek tarafından makamından indirildi. Ayrıca Emîr Aynebek onu Kûs’a sürgüne göndermeye karar verdi ve yerine yeğeni Ebû Yahyâ Zekeriyyâ’yı Mu‘tasım-Billâh lakabıyla halife ilân etti. Ancak diğer emîrler Aynebek’in kimseye danışmadan gerçekleştirdiği bu emrivâkilere razı olmadı. Onların tepkisi üzerine Aynebek halifeyi sürgüne göndermekten vazgeçtiyse de kararı muhalif emîrleri tatmin etmedi. Bunun üzerine Aynebek on beş gün sonra Mütevekkil’i makamına iade etti (20 Rebîülevvel 779 / 27 Temmuz 1377) ve artık ona karşı çok hürmetkâr davrandı.

Receb 785’te (Eylül 1383) Mütevekkil’in adı bir isyan hazırlığına karıştı. Bir grup emîrin sultanı devirip yerine Mütevekkil’i geçirmek için hazırlandıklarının duyulması üzerine harekete geçen Sultan Berkuk onu ve birlikte oldukları söylenen emîrleri huzuruna çağırıp yüzleştirdi. Kumandanlardan bazıları Mütevekkil’in Berkuk’un sultanlığını isteyerek onaylamadığını, onun sultanlık makamını gasbettiğine inandığını ve haksız vergiler koyduğunu söylediğini ileri sürdüler. Bunları duyunca kılıcını çekerek Mütevekkil’in üzerine yürüdüğü sırada üst rütbeli emîrler tarafından güçlükle sakinleştirilen Berkuk mezhep başkadılarından onun idamı için fetva istediyse de alamadı ve kendisini halifelikten indirip Kal‘atü’l-cebel’de hapse attırmakla yetinmek zorunda kaldı; ardından yeğenlerinden Ebû Hafs Ömer’i Vâsiḳ-Billâh lakabıyla halife ilân etti. Dört ay sonra yaptıklarına pişman olduğunu söyleyerek Mütevekkil’den özür diledi ve onun Kal‘atülcebel’deki bir evde gözetim altında ailesiyle birlikte oturmasına izin verdi (Zilkade 785 / Ocak 1384).

Şevval 788’de (Kasım 1386) Halife Vâsiḳ-Billâh ölünce emîrlerin ve halkın Mütevekkil’i istemesine rağmen Berkuk, Vâsiḳ’ın kardeşi eski halife Mu‘tasım-Billâh Ebû Yahyâ Zekeriyyâ’yı çağırdı ve ona biat etti. 791 (1389) yılı başlarında, Halep nâibi Yelboğa’nın isyanı ve onun isyanını bastırmakla görevlendirildiği halde yanında yer alan Malatya nâibi Mintaş’ın direnişi büyüyünce Berkuk, Mütevekkil’i evinden aldırarak tekrar hapse attırdı. Ancak isyanın giderek genişlemesi ve isyancıların Mütevekkil’in durumunu buna sebep göstermeleri Berkuk’u onunla barışmaya zorladı ve kendisini huzuruna getirterek yaptıkları için özür diledi. Ardından kaledeki evine dönen Mütevekkil yaklaşık iki ay sonra tekrar halife ilân edilinceye kadar orada oturdu. Yelboğa ve Mintaş’a bağlı birliklerin Mısır sınırlarına yaklaşmaları üzerine güç günler geçirmeye başlayan Berkuk halkın gönlünü kazanmak için bir taraftan bazı vergileri kaldırırken bir taraftan da çok sevilen Mütevekkil’i büyük bir törenle tekrar halifeliğe getirdi ve el koyduğu bütün mallarını geri verdi. Böylece altı yıllık ikinci bir aradan sonra 10 Cemâziyelevvel 791 (7 Mayıs 1389) Cuma günü hutbe tekrar Mütevekkil-Alellah’ın adına okundu. Fakat Berkuk’un yaptıkları ona umduğu gücü sağlayamadı; isyancılar Kahire’ye girerek onu tahttan indirdiler.

Berkuk’un yerine ikinci defa sultan ilân edilen çocuk yaştaki el-Melikü’s-Sâlih Zeynüddin II. Haccî’ye hükümdarlık taklidi vermekle birlikte Berkuk aleyhinde konuşmayan Mütevekkil, kısa bir süre sonra birbirine düşen Yelboğa ile Mintaş arasında ara buluculuk yapmaya çalıştı, ancak başarılı olamadı. Bu mücadeleden galip çıkarak yönetime tek başına el koyan Mintaş, bir süre Kerek’te sürgünde kaldıktan sonra tahtını geri almak için harekete geçip Dımaşk’ı kuşatan Berkuk’la savaşmaya giderken II. Haccî ve Mütevekkil’i de yanında götürmüştü. Savaşı Berkuk kazandı (14 Muharrem 792 / 2 Ocak 1390); esirler arasında Mütevekkil de bulunuyordu. Daha önce isyancılar Berkuk’u tahttan indirdiklerinde onun aleyhinde konuşmaması ve hal‘ine dair verilen fetvaya muhalefet etmesi sayesinde makamını koruyan ve Berkuk’tan büyük saygı gören Mütevekkil ona tahttan çekildiğini bildiren Haccî’nin yerine tekrar saltanat tevcihinde bulundu.

Mütevekkil-Alellah, Berkuk’un ölümünden sonra onun iki oğluna daha sultanlık hil‘ati giydirdi ve vefatına kadar (18 Receb 808 / 9 Ocak 1406) halifeliğine devam etti; öldüğünde en uzun süre hilâfet makamında kalan Mısır Abbâsî halifesi durumundaydı. Ayrıca beş oğlu hilâfet makamına geçen tek halifedir. Türbesi Kahire’nin dışındaki Nefîsî Kabristanı’ndadır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Kesîr, el-Bidâye, XIV, 293; İbn Haldûn, el-ʿİber, Beyrut 1966, V, 974; İbn Dokmak, el-Cevherü’s̱-s̱emîn (nşr. M. Kemâleddin İzzeddin Ali), Beyrut 1405/1985, I, 236-237; Kalkaşendî, Meʾâs̱irü’l-inâfe, II, 167-202; İbn Hacer, İnbâʾü’l-ġumr, I, 231-232; II, 128-131, 320-321; III, 2-5; V, 336-338; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, XI, 78-79, 154-155, 234-235; XIII, 51, 155; a.mlf., Mevridü’l-leṭâfe (nşr. Nebîl M. Abdülazîz Ahmed), Kahire 1997, I, 248, 251, 254; Hatîb el-Cevherî, Nüzhetü’n-nüfûs ve’l-ebdân (nşr. Hasan Habeşî), Kahire 1970-71, I, 69-72, 195-198; II, 217-220; Sehâvî, eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, VII, 168; a.mlf., eẕ-Ẕeylü’t-tâm ʿalâ Düveli’l-İslâm (nşr. Hasan İsmâil Merve), Küveyt-Beyrut 1413/1992, s. 187-188, 298-299, 329-330, 353-354; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, II, 67-68; a.mlf., Târîḫu’l-ḫulefâʾ (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Kahire 1371/1952, s. 501-505; İbn İyâs, Bedâʾiʿu’z-zühûr, I/1, s. 587; II/2, s. 205-206, 332-333, 398-399; , s. 383; M. C. Şehabeddin Tekindağ, Berkuk Devrinde Memlûk Sultanlığı, İstanbul 1961, s. 53-54; Ali Aktan, “Mısır’da Abbâsî Halifeleri”, TTK Belleten, LV/214 (1991), s. 629-632; İsmail Yiğit, “el-Melikü’l-Eşref, Şa‘bân”, DİA, XXIX, 66-67.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 32. cildinde, 214-215 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER