NUAYM b. MES‘ÛD

نعيم بن مسعود
NUAYM b. MES‘ÛD
Müellif: ABDÜLKADİR ŞENEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2007
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/nuaym-b-mesud
ABDÜLKADİR ŞENEL, "NUAYM b. MES‘ÛD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/nuaym-b-mesud (21.09.2019).
Kopyalama metni
Gatafân’ın bir kolu olan Benî Eşca‘ kabilesinin reisidir. İslâmiyet’i kabul etmeden önce Medine’de bir yahudinin evinde misafir bulunduğu sırada içkinin tesiriyle sarhoş olunca yükünün büyük bölümü külçe gümüş ve gümüş eşyadan meydana gelen bir Kureyş kervanı hakkında bilgi vermişti. Bunu dinleyen bir sahâbînin durumu Hz. Peygamber’e bildirmesi üzerine Karede Seriyyesi hazırlanmış (3/624) ve kervan bütün mallarıyla ele geçirilmişti. Resûl-i Ekrem’in Bedir’de müşriklerle savaşmak üzere yola çıkacağını öğrenen (Bedrülmev‘id Gazvesi [4/626]), ancak kuraklık yüzünden meydana gelen kıtlığı bahane ederek savaşmak istemeyen Ebû Süfyân bu sırada Mekke’de bulunan Nuaym b. Mes‘ûd’u, müslümanları sefere çıkmaktan vazgeçirmesi karşılığında kendisine yirmi deve vereceğini vaad ederek Medine’ye gönderdi. Nuaym da Resûlullah’ın yanına gidip Kureyş’in hazırlıklarını abartılı bir şekilde anlattı ve bu seferi engellemeye çalıştı.

Hendek Gazvesi’ne (5/627) katılmak üzere Gatafân kabilesiyle birlikte Medine yakınlarına gelen Nuaym, gizlice Resûl-i Ekrem ile görüşerek müslüman olmak istediğini ve bunu kabilesinin henüz bilmediğini söyledi. Hz. Peygamber kendisinden bunu saklamaya devam etmesini ve düşman güçlerini birbirine düşürmek üzere casusluk yapmasını istedi; harbin hileden ibaret olduğunu ve gerektiğinde gerçek dışı bilgilere de başvurabileceğini belirtti. Bunun üzerine Nuaym, önce Kureyş’le müttefiklerinin yanında yer almaya karar veren Benî Kurayza yahudileriyle görüşerek onlara bu cephede yer almamalarını, zira Medineli olmayan müttefiklerinin savaştan sonra yurtlarına döndüklerinde yalnız kalacaklarını ve müslümanların da kendilerini Medine’de yaşatmayacağını anlattı. Bu yüzden de Kureyş ve Gatafân’ın eşrafından bazı kimseleri teminat olarak yanlarına almadan onlarla birlikte savaşmamalarını tavsiye etti. Ardından Ebû Süfyân’ın yanına giderek ona da Benî Kurayza’nın yaptıklarına pişman olup müslümanlarla anlaştığını, bu anlaşmaya göre Kureyş’ten ileri gelen bazı kimseleri öldürülmek üzere kendisine teslim edeceklerini, buna karşılık Benî Nadîr yahudilerinin topraklarına geri dönmelerine izin verileceğini anlattı; böylece kabileleri birbirine düşürdü. Nuaym b. Mes‘ûd, Hendek Gazvesi’nden sonra Medine’ye hicret etti. Resûlullah, Tebük Gazvesi’ne çıkacağı zaman İslâm ordusunun yanında yer almaları için onu kabilesine elçi olarak gönderdi. Mekke’nin fethi esnasında kendisini aynı maksatla Ma‘kīl b. Sinân’la birlikte görevlendirdi.

Hz. Ömer’in halifeliği sırasında Hûzistan bölgesinde yaşayan müslümanları tâciz ettiği bildirilen Hürmüzân-ı Fârisî üzerine gönderilen takviye birliklerinin başına Sa‘d b. Ebû Vakkās tarafından Nuaym b. Mukarrin ile birlikte Nuaym b. Mes‘ûd getirildi (Taberî, IV, 72). Nuaym’ın Hz. Osman’ın hilâfeti yıllarında vefat ettiği kaydedilmiş, Hz. Osman’ın hilâfetinin sonunda veya Hz. Ali henüz Basra’ya gelmeden önce Cemel Vak‘ası sırasında öldürüldüğü de zikredilmiştir. Nuaym b. Mes‘ûd, Hz. Peygamber’den Müseylimetülkezzâb’ın gönderdiği elçiyle ilgili olayı nakletmiş (Müsned, III, 487-488; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 154), kendisinden de oğlu Seleme ile kızı Zeyneb hadis rivayet etmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, III, 487-488; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 154; Vâkıdî, el-Meġāzî, II, 480-484; İbn Hişâm, es-Sîre2, II, 229-231; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, IV, 277-279; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), II, 560, 572, 579; III, 146, 187; IV, 72-74; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, VIII, 459; İbn Abdülber, el-İstîʿâb (Bicâvî), IV, 1508-1509; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, V, 33-34; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, XXIX, 491-493; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 568; Köksal, İslâm Tarihi (Medine), V, 278-284; Mustafa Fayda, “Bedrü’l-mev‘id”, DİA, V, 335; Muhammed Hamîdullah, “Hendek Gazvesi”, a.e., XVII, 195.

Abdülkadir Şenel
Bu madde ilk olarak 2007 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 33. cildinde, 219-220 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.