SÂHİB ATAOĞULLARI

Müellif:
SÂHİB ATAOĞULLARI
Müellif: ERDOĞAN MERÇİL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2008
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sahib-ataogullari
ERDOĞAN MERÇİL, "SÂHİB ATAOĞULLARI", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sahib-ataogullari (12.12.2019).
Kopyalama metni
Sultan IV. Kılıcarslan, Anadolu Selçuklu tahtına geçince (646/1249) uç vilâyeti emirliği Vezir Sâhib Ata Fahreddin Ali’nin iki oğlu Tâceddin Hüseyin ve Nusretüddin Hasan’a bırakılmış, ayrıca Kütahya, Sandıklı, Beyşehir ve Akşehir kendilerine verilmişti (Aksarâyî, trc. Mürsel Öztürk, s. 56). Sâhib Ata tutuklandığı sırada oğlu Tâceddin Hüseyin de beylerbeyi Hatîroğlu Şerefeddin Mesud tarafından göz altına alınmış, Sâhib Ata hapisten kurtulup tekrar vezir olunca (674/1275) oğulları Lâdik (Denizli), Honas ve Karahisarıdevle (Afyon) subaşılığına tayin edilmişti.

Karamanoğlu Mehmed Bey ile Selçuklu şehzadesi Alâeddin Siyavuş’un (Cimri) Konya’ya hâkim olmaları üzerine Sâhib Ataoğulları, Germiyan Türkmenleri’ne 50.000 dirhem dağıtıp asker topladılar. Sâhib Ataoğulları’nın askerleriyle Mehmed Bey ve Alâeddin Siyavuş’un ordusu arasında Akşehir yakınlarındaki Altuntaş köyünde meydana gelen savaşta Tâceddin Hüseyin ve Nusretüddin Hasan hayatlarını kaybettiler (Zilhicce 675 / Mayıs 1277). Sultan II. Mesud, Germiyanoğulları’nı mağlûp ederek Konya’ya döndükten sonra Germiyanlılar tekrar asker topladılar. Karahisarıdevle’yi yöneten Sâhib Ata’nın torunu ve Nusretüddin Hasan’ın oğlu Şemseddin Mehmed Bey (anonim Selçuknâme’ye göre kızının oğlu) bu durumu öğrenince Germiyanlılar’a karşı gerekli tedbirleri aldı. Ancak Germiyanlılar’ın ordusu sayıca daha üstündü. Şemseddin Mehmed, Bozkuş Bahadır adlı bir Germiyan beyi ile giriştiği savaşta öldürüldü (686/1287). Haber Sâhib Ata’ya ulaştığı zaman Sultan II. Mesud, Moğol ve Selçuklu askerleriyle birleşerek Germiyanlılar’a karşı harekete geçti. Selçuklu-Moğol ordusu Germiyan illerinde büyük tahribat yaparak Karahisarıdevle’ye döndü. Sultan II. Mesud daha sonra Konya’ya geldi (8 Şevval 686 / 16 Kasım 1287). Sâhib Ata, malları ve hazineleri iktâı olan Karahisar’da bulunduğundan torununu burada kurduğu vakfın mütevellisi yapmıştı. Ancak Şemseddin Mehmed ondan önce öldü.

Öte yandan Anadolu Selçuklu Devleti’nin çöktüğü dönemde Karamanlılar’dan Halil Bahadır, Türkmenler’le birlikte Konya üzerine yürüyüp şehri yağmaladı. Karamanlılar’ın halka çok sıkıntı vermesi üzerine Konyalılar, Lâdik’ten Sâhib Ata’nın kız tarafından torununu şehre davet ettiler. Bu kişi uç askerleriyle Konya’ya geldi. Üç gün sonra Türkmenler tekrar hücuma başladılar. Sâhib Ata’nın torunu kendi askerleriyle ve Konyalılar’dan oluşan bir kuvvetle Türkmenler’in birçoğunu öldürdü, hayvanlarını ele geçirdi. Bu sırada Sultan II. Mesud’un kardeşi de Kayseri’den Konya’ya geldi. Türkmenler bu defa Beyşehir vilâyetine hücum ettiler. Sâhib Ata’nın torunu, sultanın kardeşi ve İzzeddin Has Balaban, Konya’dan çıkarak Karamanlılar’ı Armatosun Kalesi yanındaki Obrucuk mevkiine kadar sürdüler ve birçoğunu öldürdüler.

İlhanlı Hükümdarı Gāzân Han tarafından ikinci defa Selçuklu sultanı ilân edilen II. Mesud, Vezir Alâeddin Sânî ile Anadolu Valisi Abuşka Noyan’ı Anadolu’nun imarıyla görevlendirdiği sırada (702/1302) Şemseddin Mehmed’in oğlu Nusretüddevle ve’d-dîn Ahmed, Karahisarıdevle’de isyan etti. Bunun üzerine Sultan Mesud, Vezir Alâeddin ile Abuşka Noyan, Karahisarıdevle’yi muhasara altına aldılar. Şehir düşmek üzereyken Gāzân Han’ın ölüm haberi geldi ve bir netice alınamadan kuşatmaya son verildi (703/1304). Karamanoğulları ve Türkmenler’in faaliyetleri üzerine İlhanlılar düzeni sağlamak için Emîr Çoban’ı Anadolu’ya vali olarak gönderdiler (714/1314). Emîr Çoban, Erzincan’ın batı taraflarındaki Karanbük mevkiinde bir süre konakladığı sırada Anadolu’daki bazı beyler onun huzuruna gelerek itaat arzettiler. Bu beyler arasında Sâhib Ataoğulları da vardı.

Nusretüddevle ve’d-dîn Ahmed zamanında İlhanlılar’ın Anadolu valisi Timurtaş uç Türkmenler’ine karşı sefer yapmayı sürdürdü. Emîr Eretna idaresindeki İlhanlı kuvvetlerinin Karahisarıdevle’yi kuşatması üzerine Nusretüddevle Ahmed kaçarak Germiyanoğulları’ndan I. Yâkub’a sığındı. İlhanlı Devleti’ndeki iç çekişmeler yüzünden Timurtaş’ın emriyle Karahisarıdevle kuşatması kaldırıldı (727/1327). I. Yâkub’un kızıyla evlenen Nusretüddevle Ahmed bundan sonra Germiyanoğulları’na tâbi oldu. 730’lu (1330) yıllarda Nusretüddevle’nin hâkimiyet alanının Karahisar’la sınırlı olduğu, 1000 köyünün bulunduğu ve asker sayısının 4000 atlıya yaklaştığı rivayet edilir (Ahmed Tevhîd, TOEM, I/2 [1329], s. 564). 742’den (1341) sonra öldüğü tahmin edilen Nusretüddevle Ahmed’in ardından Sâhib Ataoğulları’nın toprakları Germiyanoğulları tarafından ilhak edildi. Nusretüddevle Ahmed’in Muzafferüddin ve’d-devle adındaki kardeşi muhtemelen onun sağlığında ölmüştür. Muzafferüddin’in oğulları ve kızlarının Afyonkarahisar’da Sâhibîler Türbesi denilen yerde defnedildiği bilinmektedir. Afyonkarahisar’daki Kubbeli Cami’nin 731 (1330-31) tarihli kitâbesinde bânisinin Nusretüddevle Ahmed b. Muhammed olduğu belirtilmekte, yine aynı şehirdeki ulucaminin Muharrem 742 (Haziran-Temmuz 1341) tarihli kitâbesinde Nusretüddevle ve’d-dîn Ahmed’in adı kaydedilmektedir (Ahmed Tevhîd, TTEM, XV/11 [1341], s. 357-358).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Bîbî, el-Evâmirü’l-ʿAlâʾiyye, s. 657, 698-699; a.e.: Selçuknâme (trc. Mürsel Öztürk), Ankara 1996, II, 176, 210-211; Aksarâyî, Müsâmeretü’l-aḫbâr, s. 74, 82, 122, 311; a.e. (trc. Mürsel Öztürk), Ankara 2000, s. 56, 62, 95, 252; İbn Fazlullah el-Ömerî, Mesâlik (Taeschner), s. 36; Müneccimbaşı, Câmiu’d-düvel: Selçuklular Tarihi (nşr. ve trc. Ali Öngül), İzmir 2001, II, 120, 140-141; M. Ferit - M. Mesut, Selçuk Veziri Sahip Ata ile Oğullarının Hayat ve Eserleri, İstanbul 1934, s. 139; Uzunçarşılı, Anadolu Beylikleri, s. 150-152; Tuncer Baykara, Denizli Tarihi (İkinci Kısım: 1070-1429), İstanbul 1969, s. 33-35; Nejat Kaymaz, Pervâne Muînüddin Süleyman, Ankara 1970, s. 106, 135, 173-174; Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1971, s. 604-605, 639, 648; Mustafa Çetin Varlık, Germiyanoğulları Tarihi (1300-1429), Ankara 1974, s. 29, 42; Yaşar Yücel, Çoban-oğulları, Candar-oğulları Beylikleri, Ankara 1980, s. 192; Cl. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadoluda Türkler (trc. Yıldız Moran), İstanbul 1984, s. 307; İbrahim Hakkı Konyalı, Abideleri ve Kitabeleriyle Beyşehir Tarihi (nşr. Ahmet Savran), Erzurum 1991, s. 36-37, 45; Hakkı Önkal, Anadolu Selçuklu Türbeleri, Ankara 1996, s. 370-372; Erdoğan Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, Ankara 2004, 315-316; Ahmed Tevhid, “Rum Selcukī Devleti’nin İnkırazıyla Teşekkül Eden Tavâif-i Mülûkdan Karahisar-ı Sâhib’de Sâhib Ataoğulları”, TOEM, I/2 (9) (1329), s. 563-564; a.mlf., “Sahib Ataoğulları’ndan Ahmed”, TTEM, XV/11 (88) (1341), s. 357-358; Faruk Sümer, “Anadolu’da Moğollar”, Selçuklu Araştırmaları Dergisi, I, Ankara 1970, s. 62, 81; C. Imber, “Ṣāḥib Atā Og̲h̲ullarī”, EI2 (İng.), VIII, 831.
Bu madde ilk olarak 2008 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 35. cildinde, 518 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.