ŞEDDÂD b. EVS - TDV İslâm Ansiklopedisi

ŞEDDÂD b. EVS

شدّاد بن أوس
Müellif:
ŞEDDÂD b. EVS
Müellif: ZEKERİYA GÜLER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 03.07.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/seddad-b-evs
ZEKERİYA GÜLER, "ŞEDDÂD b. EVS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/seddad-b-evs (03.07.2022).
Kopyalama metni

Yetmiş beş yaşında vefat ettiğine göre (İbn Sa‘d, VII, 401) milâdî 603’te doğmuş olmalıdır. Şair sahâbî Hassân b. Sâbit’in kardeşi Evs b. Sâbit’in oğludur. Evs b. Sâbit Akabe biatında bulunmuş, Bedir Gazvesi’ne katılmış, Uhud Gazvesi’nde şehid olmuştur. Evs’in Mekke’nin fethinden önce veya sonra yahut Hz. Osman’ın hilâfeti sırasında öldüğü de zikredilmiştir. Annesi Sırma (Sureyme), Resûl-i Ekrem ile aralarında soy yakınlığı bulunan Neccâroğulları kabilesinden Adî b. Neccâr’ın neslindendir. Şeddâd b. Evs’in Bedir Gazvesi’ne iştirak ettiğine dair rivayet doğru değilse de Uhud, Hendek gazvelerine ve diğer savaşlara katıldığı bilinmektedir.

Hz. Peygamber’in vefatının yaklaştığını anlayan Şeddâd’ın, “Artık yeryüzü bana dar gelmeye başladı ey Allah’ın resulü!” diyerek üzüntüsünü dile getirince Resûl-i Ekrem’in, “Haberin olsun, Şam ve Beytülmakdis fethedilecek; inşallah sen ve senden sonra evlâdın oraların yöneticileri olursunuz” dediği rivayet edilmektedir (Taberânî, VII, 289). Hz. Ömer’in Humus valisi tayin ettiği Şeddâd, Hz. Osman’ın katli dolayısıyla idarî işleri bıraktı, toplum hayatından uzaklaşarak kendini ibadete verdi ve Dımaşk’ta bir ev yaptırdı. Muâviye b. Ebû Süfyân döneminde Dımaşk kadısı oldu (İbn Sa‘d, VII, 401). Şeddâd b. Evs 58 (678) yılında Filistin’de vefat etti. Bu tarih 41 (661) ve 64 (683-84) olarak da kaydedilmiştir. Kabri Kudüs’te Mescid-i Aksâ yakınında pek çok sahâbînin bulunduğu kabristandadır. Şeddâd’ın Ya‘lâ, Muhammed, Abdülvehhâb ve Münzir adlı dört oğlu ile Hazrec adında bir kızı olmuştur.

Şeddâd b. Evs’ten rivayette bulunan birçok râvi arasında oğulları Ya‘lâ ve Muhammed ile Ebû İdrîs el-Havlânî, Ebü’l-Eş‘as es-San‘ânî, Abdurrahman b. Ganm, Cübeyr b. Nüfeyr, Beşîr b. Kâ‘b el-Adevî, Hâlid b. Ma‘dân, Mahmûd b. Rebî‘, Mahmûd b. Lebîd ve Damre b. Habîb sayılır. Talebesi Hâlid b. Ma‘dân’ın, “Dımaşk’ta Resûlullah’ın ashabından Ubâde b. Sâmit ile Şeddâd b. Evs’ten daha güvenilir, daha fakih ve daha güzel ahlâklı bir kimse kalmadı” dediği nakledilmiştir. Dımaşk kadısı Ebü’d-Derdâ her ümmetin bir fakihi bulunduğunu, bu ümmetin fakihinin Şeddâd b. Evs olduğunu söylemiş, Ubâde b. Sâmit (veya Ebü’d-Derdâ), Şeddâd b. Evs’in hem ilim hem de hilim verilen kimselerden olduğunu belirtmiştir. Şeddâd’ın talebesi Esed b. Vedâa, zâhid bir insan olan hocasının yatağına yattıktan sonra sağa sola dönüp durduğunu, “Allahım! Cehennem azabını düşünmek uykumu kaçırdı” diyerek yatağından kalktığını ve sabaha kadar namaz kıldığını zikretmiştir. Bakī b. Mahled’in el-Müsned’inde Şeddâd b. Evs’in rivayetlerinden mükerrerleriyle birlikte elli hadisin bulunduğu belirtilmektedir (Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, II, 467). Onun rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer almış olup Benî İsrâil’e dair rivayetleriyle bilinen tâbiîn âlimi Kâ‘b el-Ahbâr’dan rivayetleri vardır.

Şeddâd, Resûl-i Ekrem’in bir çift ayakkabısını saklamış, daha sonra bu ayakkabı oğlu Muhammed’e intikal etmiş, Muhammed de kız kardeşi Hazrec’in isteği üzerine bir tekini ona vermiştir. Abbâsî Halifesi Mehdî-Billâh, Kudüs’e geldiğinde bu ayakkabıdan haberdar olmuş, Hazrec’in çocuklarındaki ayakkabının tekini satın alarak onların her birine 1000 dinar ve birer arazi vermiş, oldukça yaşlı ve hasta olan Muhammed’deki diğer tekini de almak istemiş, fakat onun ağlayarak vermek istemediğini görünce bundan vazgeçmiştir (a.g.e., II, 463).


BİBLİYOGRAFYA

, IV, 122-126.

, VII, 401.

, IV, 224.

Taberânî, el-Muʿcemü’l-kebîr (nşr. Hamdî Abdülmecîd es-Selefî), Beyrut 1405/1985, VII, 273-297.

, II, 135.

, XXII, 403-418.

, II, 507-508.

, XII, 389-391.

, II, 460-467.

a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: ʿAhdü Muʿâviye, s. 235-237.

, XVI, 123-124.

, II, 139-140.

a.mlf., , IV, 315.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul’da basılan 38. cildinde, 408-409 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER