SENHÛRÎ, Muhammed Ahmed Ferec

محمّد أحمد فرج السنهوري
SENHÛRÎ, Muhammed Ahmed Ferec
Müellif: ALİ HAKAN ÇAVUŞOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/senhuri-muhammed-ahmed-ferec
ALİ HAKAN ÇAVUŞOĞLU, "SENHÛRÎ, Muhammed Ahmed Ferec", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/senhuri-muhammed-ahmed-ferec (14.12.2019).
Kopyalama metni
4 Ocak 1891’de Kefrüşşeyh vilâyetine bağlı Desûk kazasının Mendûre köyünde doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları İngiliz işgali döneminde geçti ve geleneksel eğitim kurumlarında yetişti. Köyünde Kur’ân-ı Kerîm’i ezberleyerek başladığı ilk öğrenimini Desûk Medresesi’nde (yeni adıyla Ma‘hedü Desûk) sürdürdü. Kahire’ye giderek orta öğrenimini Ezher’de tamamladı. Daha sonra yeni açılan Medresetü’l-kazâi’ş-şer‘î’ye kaydoldu ve 1917 yılında buradan mezun oldu. Ardından farklı yerlerde şer‘iyye mahkemesi kadılığı yaptı. el-Mahkemetü’l-ulyâ eş-şer‘iyye başkan yardımcılığına kadar yükseldi. 1943 tarihli Miras Kanunu ile 1946 tarihli Vakıf ve Vasiyet kanunlarının hazırlık çalışmalarında bulundu; ayrıca el-Lecnetü’l-ulyâ li-tatvîri’l-kavânîni’l-Mısriyye’de görev aldı. Hür subaylar hareketi (1952) öncesindeki hükümetlerden birinde bir süre Vakıflar Bakanlığı yaptı. Bakanlıktan istifa ettikten sonra avukatlıkla meşgul oldu.

Bu görevlerinin yanı sıra Senhûrî 1920’li yıllardan itibaren sürekli eğitim hayatının içinde bulundu. Medresetü’l-kazâi’ş-şer‘î’de ve Ezher Üniversitesi’nde ihtisas bölümlerinde ders okuttu. Öte yandan 1930’lu yıllardan itibaren Muhammed Ebû Zehre, Ali el-Hafîf ve Abdülvehhâb Hallâf gibi hukukçularla birlikte Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde karşılaştırmalı İslâm hukuku dersleri verdi. Aynı zamanda İskenderiye Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ve Ma‘hedü’d-dirâsâti’l-Arabiyye’de hocalık yaptı. Mısır üniversitelerini geliştirmek ve Ezher Üniversitesi’nde yeni düzenlemeler yapmak amacıyla oluşturulan komisyonlarda yer aldı. 1961’de kurulan Ezher’e bağlı Mecmau’l-buhûsi’l-İslâmiyye’nin (İslâm Araştırmaları Akademisi) üyesi olan Senhûrî, Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde birlikte görev yaptığı İslâm hukukçularıyla belirtilen akademiye bağlı Lecnetü’l-buhûsi’l-fıkhiyye’de (Fıkıh Araştırmaları Komisyonu) yıllarca çalıştı. Hanefî üyeleri arasında yer aldığı bu komisyona 1970’li yıllarda başkanlık yaptı. Öte yandan 1961’de Vakıflar Bakanlığı’na bağlı el-Meclisü’l-a‘lâ li’ş-şuûni’l-İslâmiyye’nin yayımlamaya başladığı Mevsûʿatü Cemâl ʿAbdinnâṣır fi’l-fıḳhi’l-İslâmî (Mevsûʿatü’l-fıḳhi’l-İslâmî) projesini hazırlayan heyette görev aldı ve ansiklopedide dört Sünnî mezhebin yanı sıra Ca‘feriyye, Zeydiyye, Zâhiriyye ve İbâzıyye mezheplerinin esas alınması anlayışının benimsenmesinde etkili oldu. Ayrıca Dâʾiretü’l-maʿârifi’l-ʿArabiyye’nin yayın kurulunda bulundu. 1971’de Kültür Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Dârü’t-te’lîf ve’t-terceme ve’n-neşr’in İslâm kültürü ve eserlerini ihya komisyonuna başkanlık yaptı. 14 Mart 1977’de vefat etti.

Senhûrî’nin İslâm Araştırmaları Akademisi’nin 1964 tarihli birinci ve 1972 tarihli yedinci kongrelerinde sunduğu telfîk ve sigortayla ilgili bildiriler, her iki konuda İslâm dünyasındaki çağdaş tartışmaların seyrini önemli ölçüde etkilemiştir. Bunlardan ilki, İslâm hukukunun kanunlaştırılması ve uygulanması aşamasında farklı fıkıh mezheplerinin görüş ve doktrinlerinden seçme ve tercihler yapılması konusundaki “et-Telfîḳ beyne aḥkâmi’l-meẕâhib” adlı araştırmadır. Senhûrî’nin bu konuyu ele almasının sebebi, 1920’li yıllardan itibaren Mısır’da devam eden ve farklı mezheplerden seçme ve tercihte bulunma anlayışına dayanan kanunlaştırma çalışmalarıyla birlikte telfîk meselesinin yoğun biçimde tartışılmaya başlanmasıdır. Klasik dönem İslâm âlimlerinin konu hakkındaki görüşlerinin mezheplere göre ele alındığı çalışmanın iki temel hedefinden söz edilebilir. Birincisi, telfîkin müslümanların ittifakı ve icmâıyla bâtıl sayıldığı tezinin isabetli olmadığını, farklı telfîk türlerinin ayrı ayrı ele alınması gerektiğini, İslâm âlimlerinden bir kısmının câiz görmediği telfîk türünün bir grup âlim tarafından belirli şartlarla ve diğer bir grup tarafından mutlak biçimde câiz görüldüğünü ortaya koymaktır. İkincisi, daha ziyade belirli bir fıkhî meselede uygulamak üzere farklı mezhep görüşlerinden seçmeler yapılması şeklindeki telfîkin tartışmaya sebep olduğunu, ileride hangi olaylarda uygulanacağı dikkate alınmaksızın küllî ve genel hükümlerin belirlenmesi sırasında yapılacak seçmenin ise tartışmanın dışında kaldığını vurgulamaktır. Senhûrî’ye göre hukuk alanındaki kanunlaştırma çalışmalarında benimsenen telfîk yöntemi bu ikinci türden olduğu için tartışmanın dışında tutulmalıdır. Onun 1964 yılında kırk ülkeden 100’e yakın İslâm âliminin katıldığı kongreye sunduğu bu bildiri Hayreddin Karaman tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (bk. bibl.).

İkinci bildirinin konusu olan sigorta, 1965’te Ali el-Hafîf’in İslâm Araştırmaları Akademisi’nin ikinci kongresinde sunduğu, ticarî sigortaya cevaz veren bildirisiyle akademinin gündemine girmiş ve Fıkıh Araştırmaları Komisyonu’na havale edilmişti. Komisyon, 1966 yılındaki üçüncü kongrede ticarî sigorta konusunda Mısır ve Mısır dışındaki birçok İslâm hukukçusundan mütalaa aldıktan sonra görüş açıklamaya karar vermişti. 1970 yılına kadar toplanan yaklaşık yirmi beş mütalaa, dönemin Fıkıh Araştırmaları Komisyonu Başkanı Senhûrî tarafından bir rapor haline getirilerek akademinin 1972’deki yedinci kongresinde bildiri olarak sunulmuştur. Bildiride bu mütalaaların yanı sıra Lecnetü’l-fetvâ bi’l-Ezher’in 1968 tarihli hayat sigortasının câiz olmadığına dair fetvası, bu süreçte Mısır mahkemelerince verilmiş sigorta akdini ilgilendiren bazı kararlarla bütün bu görüş ve fetvaların değerlendirmesi yer almakta ve Senhûrî ticarî sigortanın câiz olduğu görüşüne katılmaktadır.

Eserleri. 1. Şerḥu Ḳānûni’l-vaḳf. Hazırlık çalışmalarına bizzat katıldığı 1946 tarihli Mısır Vakıf Kanunu’nun şerhi niteliğindeki eser, “Mecmûatü’l-kavânîni’l-Mısriyye el-muhtâre mine’l-fıkhi’l-İslâmî” adlı serinin üçüncü kitabı olarak yayımlanmıştır (I-III, Kahire 1368/1949). 2. “et-Telfîḳ beyne aḥkâmi’l-meẕâhib”, el-Müʾtemerü’l-evvel li-Mecmaʿi’l-buḥûs̱i’l-İslâmiyye (Şevval 1383 / Mart 1964, Kahire 1383/1964, s. 67-90). 3. “et-Teʾmînât”, el-Müʾtemerü’s-sâbiʿ li-Mecmaʿi’l-buḥûs̱i’l-İslâmiyye (Şâban 1392 / Eylül 1972, Kahire 1393/1973, s. 147-202). 4. el-Müskirât (Kahire 1398/1978). Senhûrî’nin din, aile ve toplum ilişkilerine dair radyo konuşmaları Mısır Kültür Bakanlığı tarafından derlenmiş, 1960’ta el-Üsre fi’t-teşrîʿi’l-İslâmî ve Ḥâcetü’l-müctemaʿ ile’d-dîn adıyla iki kitap halinde yayımlanmıştır. Ayrıca Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde İslâm hukuk tarihi konusunda verdiği derslerin notları üniversite tarafından 1967 yılında Müẕekkirât (Târîḫu’l-fıḳhi’l-İslâmî) ismiyle daktilo nüshası olarak neşredilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed Ahmed Ferec es-Senhûrî, “et-Telfîḳ beyne aḥkâmi’l-meẕâhib”, el-Müʾtemerü’l-evvel li-Mecmaʿi’l-buḥûs̱i’l-İslâmiyye, Kahire 1383/1964, s. 67-90 (“Mezheplerin Hükümleri Arasında Telfik” [trc. Hayreddin Karaman], İctihad, Taklîd ve Telfîk Üzerine Dört Risâle [haz. Hayreddin Karaman], İstanbul 1982, s. 225-282); Muhammed Zekî Seyyid, Naẓariyyetü’t-teʾmîn fi’l-fıḳhi’l-İslâmî, Kahire 1986, s. 90-92; Seyyid Abdülmuttalib Abduh, el-Üslûbü’l-İslâmî li-müzâveleti’t-teʾmîn: et-Teʾmînü’l-İslâmî, Kahire 1988, s. 193-197; Hayreddin Karaman, İslâm Hukuk Tarihi, İstanbul 1989, s. 349; M. İzzet et-Tahtâvî, Mine’l-ʿulemâʾi’r-ruvvâd fî riḥâbi’l-Ezher, Kahire 1990, s. 210-221; Nizâr Abâza – M. Riyâz el-Mâlih, İtmâmü’l-Aʿlâm, Beyrut 1999, s. 261.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 525-526 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.