SERÛCÎ

السروجي
Müellif:
SERÛCÎ
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/seruci
AHMET ÖZEL, "SERÛCÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/seruci (12.11.2019).
Kopyalama metni
637’de (1239) Harran civarında Serûc’a bağlı Besûne beldesinde dünyaya geldi. Doğum tarihi 639 olarak da kaydedilmektedir. Kahire’de öğrenim gördü. Hılâtî, Ebü’r-Rebî‘ Sadreddin Süleyman b. Vüheyb el-Ezraî, Şerefeddin İbn Dihye gibi âlimlerden ders aldı. Önceleri Hanbelî fıkhı okurken daha sonra Hanefî mezhebine geçerek bu mezhebin fıkhını öğrenmeye başladı ve el-Hidâye’yi ezberledi. Fıkıh ve özellikle hilâf ilmi yanında hadis, kıraat, kelâm, Arap dili ve edebiyatı alanındaki bilgisiyle tanındı. 691 (1292) yılında Kahire’de Hanefî kādılkudâtlığına tayin edildi ve Memlük sultanları el-Melikü’l-Eşref Halîl b. Kalavun, el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun ve el-Melikü’l-Âdil Ketboğa zamanlarında bu görevi sürdürdü. el-Melikü’l-Mansûr Lâçin hükümdar olunca 696’da (1297) görevinden alındıysa da iki yıl sonra Muhammed b. Kalavun’un ikinci defa yönetimi ele geçmesiyle aynı göreve döndü. II. Baybars döneminde bu görevde kalan Serûcî, Muhammed b. Kalavun’un üçüncü saltanatında azledildi (709/1310). Kadılığı sırasında cesareti, hediye kabul etmemesi, kararlarında makam ve mevkiye önem vermemesiyle tanındı. İbn Tolun Camii ile Nâsıriyye, Sâlihiyye, Süyûfiyye ve Ezkeşiyye medreselerinde ders verdi. Birçok ülkeden talebeler geliyor ve kendisine fetva soruluyordu. Alâeddin İbn Balaban, Tâceddin İbn Mektûm el-Kaysî, İbn Abdülhak el-Vâsıtî, Fahreddin Osman b. İbrâhim et-Türkmânî ile oğulları Alâeddin İbnü’t-Türkmânî ve Tâceddin İbnü’t-Türkmânî ondan ders alan âlimlerden bazılarıdır. Serûcî 22 Rebîülâhir 710 (18 Eylül 1310) tarihinde Kahire’de vefat etti ve Karâfe Mezarlığı’nda İmam Şâfiî’nin kabri civarında defnedildi. Bazı kaynaklar vefat ettiği ayı receb (aralık) diye gösterir.

Eserleri. 1. el-Ġāye. Hanefî fıkhına dair meşhur metinlerden el-Hidâye üzerine yazılmış bir şerh olup müellifin en önemli eseridir. Muhtemelen Emîr Kâtib el-İtkānî’nin Ġāyetü’l-beyân adlı el-Hidâye şerhinden ayırmak için daha çok Ġāyetü’s-Serûcî diye anılmıştır. Serûcî’nin altı cilt halinde “Kitâbü’l-Eymân”a kadar yazabildiği eser Sa‘deddin İbnü’d-Deyrî tarafından “Kitâbü’s-Siyer”de mürtedle ilgili bölüme kadar getirilmiştir. Daha sonraki Hanefî kaynaklarında yapılan atıflardan anlaşılacağı üzere eser ulemâ nezdinde rağbet gören el-Hidâye şerhleri arasında yer almıştır. Süleymaniye Kütüphanesi’nde tam ve eksik nüshaları mevcuttur (Cârullah Efendi, nr. 785-796; Süleymaniye, nr. 530-535; Kadızâde Mehmed, nr. 196, 199, 200, 201; Karaçelebizâde, nr. 164, 172, 173, 202). 2. Edebü’l-ḳażâʾ. Serûcî’nin bir kısmı günümüze ulaşmayan 128 kaynaktan faydalanarak kaleme aldığı bu çalışma, Hanefî mezhebinde yargı hukukuyla ilgili muteber bir eser olup kaynaklarının çokluğu yanında müellifin bizzat kadılık yapmış olması bakımından da önem taşır. Fasıl adı verilen, konu birliği bakımından yer yer irtibatsızlıkların görüldüğü başlıklar altında kısa hükümler şeklinde düzenlenen kitapta delillere yer verilmemiştir. Sıddîkī b. Muhammed Yâsîn dört nüshasına dayanarak eseri neşretmiştir (Beyrut 1418/1997). 3. el-Münteḫabü’s-Süleymânî. Hocası Süleyman b. Vüheyb el-Ezraî’nin Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’ye ait el-Câmiʿu’l-kebîr’le ilgili el-Vecîzü’l-câmiʿ li-mesâʾili’l-Câmiʿ adlı eserinin muhtasarıdır (Süleymaniye Ktp., Cârullah Efendi, nr. 903, vr. 91-151). 4. Tuḥfetü’l-aṣḥâb ve nüzhetü ẕevi’l-elbâb. İlim, âdâb, gençlik, hükümdarlar, valiler, mektuplar, yazışmalar ve tarihle ilgili konuları içerir (Süleymaniye Ktp., Reîsülküttâb Mustafa Efendi, nr. 1139, Esad Efendi, nr. 2536; Âtıf Efendi Ktp., nr. 2012). 5. Risâle fî kerâheti ekli laḥmi’l-ḫayl. Serûcî ile Şâfiî fakihi Necmeddin İbnü’r-Rif‘a el-Ensârî arasında at etinin yenilmesi konusunda geçen münazaralar vesilesiyle kaleme alınmış olmalıdır (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 2663). 6. Nefeḥâtü’n-nesemât fî vüṣûli ihdâʾi’s̱-s̱evâb ile’l-emvât (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1662, 3613; Burdur İl Halk Ktp., nr. 1322/7; Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 4377; Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, nr. 61). Serûcî’nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Şerḥu’l-Ḳudûrî, el-Fetâva’s-Serûciyye, Menâsikü’l-ḥac, el-Ḥüccetü’l-vâżıḥa fî enne’l-besmelete leyset mine’l-Fâtiḥa, er-Red ʿalâ İbn Teymiyye. Takıyyüddin et-Temîmî, müellifin kelâmla ilgili olarak İbn Teymiyye’ye yazdığı bu reddiyede ılımlı bir üslûp kullandığını ve İbn Teymiyye’nin de ona reddiye yazdığını belirtir.

BİBLİYOGRAFYA
Serûcî, Edebü’l-ḳażâʾ (nşr. Şemsülârifîn Sıddîkī b. Muhammed Yâsîn), Beyrut 1418/1997, neşredenin girişi, s. 21-63; Kureşî, el-Cevâhirü’l-muḍıyye, I, 123-129; Makrîzî, el-Muḳaffa’l-kebîr (nşr. Muhammed el-Ya‘lâvî), Beyrut 1411/1991, I, 197, 348-350; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, I, 91-92; a.mlf., Refʿu’l-iṣr ʿan Ḳuḍâti Mıṣr (nşr. Ali Muhammed Ömer), Kahire 1418/1998, s. 41-42; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, IX, 212-213; a.mlf., el-Menhelü’ṣ-ṣâfî, I, 201-206; İbn Kutluboğa, Tâcü’t-terâcim fî ṭabaḳāti’l-Ḥanefiyye (nşr. M. Hayr Ramazan Yûsuf), Dımaşk 1413/1992, s. 107-108; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 468; Temîmî, eṭ-Ṭabaḳātü’s-seniyye, I, 261-262; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 13, 172; Brockelmann, GAL, II, 410; Suppl., I, 646; II, 434; M. Mutî‘ el-Hâfız, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: el-Fıḳhü’l-Ḥanefî, Dımaşk 1401/1980-81, I, 386-387, 512-513; II, 256; Ahmet Özel, Hanefi Fıkıh Âlimleri, Ankara 2006, s. 75-76.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 572-573 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.