SEVBÂN b. BÜCDÜD - TDV İslâm Ansiklopedisi

SEVBÂN b. BÜCDÜD

ثوبان بن بجدد
Müellif:
SEVBÂN b. BÜCDÜD
Müellif: HASAN CİRİT
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 13.08.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sevban-b-bucdud
HASAN CİRİT, "SEVBÂN b. BÜCDÜD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sevban-b-bucdud (13.08.2022).
Kopyalama metni

Yemen asıllı olup Himyer kabilesindendir. Onun Mekke ile Yemen arasında yaşayan Serât ahalisinden olduğu (İbn Sa‘d, VII, 400), Hakem b. Sa‘d b. Himyer soyundan geldiği de (İbn Hacer, I, 413) belirtilmektedir. Kabilesine yapılan bir baskında esir alındıktan sonra Medine’de köle olarak satılan Sevbân’ı Resûl-i Ekrem satın alıp âzat etti, ardından isterse ailesine dönebileceğini veya yanında kalabileceğini söyledi. Sevbân, Resûlullah’ın yanında kalmayı tercih etti ve kendini onun hizmetine adadı. Seferlerde de Hz. Peygamber’den ayrılmayan Sevbân bütün gazvelere onunla birlikte katıldı. Suriye, Filistin ve Mısır’ın fethinde bulundu. Hayatının ilerleyen dönemlerinde önce Remle’ye, daha sonra Mısır’a, en sonunda Humus’a yerleşti. 54 (674) yılında bu şehirde vefat etti. Onun Mısır’da öldüğüne dair rivayet kabul görmemiştir. Remle’de, Mısır’da ve Humus’ta birer evinin olduğu, Humus’taki evini buraya gelen hemşerilerine tahsis ettiği belirtilmektedir (Zehebî, III, 16). Kendini Hz. Peygamber’in ev halkından kabul eden Sevbân, bir gün Resûlullah’ın aile fertlerine dua ettiğini görünce kendisinin de Ehl-i beyt’ten olup olmadığını sormuş, Resûlullah da ona, yöneticilerin veya başkalarının kapısını bir beklentiyle çalmadan ve kimseden bir şey istemeden yaşayabilirse Ehl-i beyt’ten sayılabileceğini söylemiştir (İbn Hacer, I, 413). Sevbân daha sonraki hayatında zühde yönelmiş ve kimseden bir şey beklememiştir. Hz. Âişe onun zühd hayatını insanlara örnek olarak gösterirdi (Belâzürî, I, 481).

Sevbân siyasî ve idarî işlerden uzak durur, fakat yeri geldiğinde idarecileri uyarmaktan çekinmezdi (, V, 280-281). Daha çok ilimle meşgul olmuş, Hz. Peygamber’den 127 (Ekrem Ziyâ el-Ömerî, s. 83) veya 128 (İbn Hazm, s. 60) hadis nakletmiştir. Sahâbeden Şeddâd b. Evs, tâbiînden Cübeyr b. Nüfeyr, Ma‘dân b. Ebû Talha, Ebü’l-Hayr el-Yezenî, Ebû Esmâ er-Rehabî, Ebû İdrîs el-Havlânî, Ebû Seleme b. Abdurrahman, Hâlid b. Ma‘dân ve Râşid b. Sa‘d kendisinden rivayette bulunmuştur. Hadislerinin bir kısmı Kütüb-i Sitte’de ve Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde yer almıştır. Abdullah Muhammed Şüfey‘, onun el-Müsned’deki rivayetlerini Dirâsetü merviyyâti’ṣ-ṣaḥâbe: Sehl b. ʿAbdillâh es-Sâʿidî ve’l-ʿİrbâḍ b. Sâriye ve S̱evbân mevlâ Resûlillâh ṣallallāhu ʿaleyhi ve sellem fî Müsnedi’l-İmâm Aḥmed b. Ḥanbel adlı yüksek lisans tezinde incelemiştir (1404, Câmiatü Ümmi’l-kurâ külliyyetü’ş-şerîati’l-İslâmiyye). Şîa’nın bazı ricâl kaynaklarında kendisine yer verilmesi (bk. bibl.) Şiîler’in de Sevbân’a önem verdiğini göstermektedir.


BİBLİYOGRAFYA

, V, 275-284.

, VII, 400.

, I, 480-482.

, I, 180-183.

Ebû Ca‘fer et-Tûsî, er-Ricâl (nşr. M. Sâdık Âl-i Bahrülulûm), Kum 1411, s. 11.

, I, 218.

İbn Hazm, Esmâʾü’ṣ-ṣaḥâbeti’r-ruvât (nşr. Seyyid Kesrevî Hasan), Beyrut 1412/1992, s. 60-61.

, XI, 166-176.

, I, 296-297.

, I, 140-141.

, IV, 413-416.

, III, 15-18.

, I, 413.

Şemseddin es-Sehâvî, el-Faḫrü’l-mütevâlî fî meni’ntesebe li’n-nebî mine’l-ḫademi ve’l-mevâlî (nşr. Meşhûr Hasan Mahmûd Selmân), Zerkā/Ürdün 1407/1987, s. 37-38.

, IV, 26.

Ekrem Ziyâ el-Ömerî, Baḳī b. Maḫled el-Ḳurṭubî ve Muḳaddimetü Müsnedih, Medine 1404/1984, s. 83.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul’da basılan 36. cildinde, 583 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER