SEYYİD NUH - TDV İslâm Ansiklopedisi

SEYYİD NUH

سيّد نوح
Müellif:
SEYYİD NUH
Müellif: HASAN AKSOY
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/seyyid-nuh
HASAN AKSOY, "SEYYİD NUH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/seyyid-nuh (26.10.2020).
Kopyalama metni
Diyarbekir’de doğdu. Adı Mehmed olup hayatı hakkında kaynaklarda fazla bilgi bulunmamaktadır. Memleketinde gördüğü düzenli bir öğrenimden sonra genç yaşta İstanbul’a geldi. Burada ilim tahsilinin yanı sıra mûsiki eğitimi aldı. Şöhretinin en parlak zamanı IV. Mehmed ile (1648-1687) III. Ahmed (1703-1730) arasındaki dönemdir. Ali Ufkî Bey, Hâfız Post, Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi ve Nazîm gibi çağdaşı olduğu mûsikişinaslarla görüşmüş olması muhtemeldir. Mûsikideki yeteneğini bu ortamda daha da geliştirdi. Enderun’daki mûsiki fasıllarının hânendeleri arasında yer aldı ve başhânende oldu. Seyyid Nuh’un tegannisini Ebûishakzâde Esad Efendi Acem, Mehmet Suphi Ezgi Âzerî tarzına benzetmektedir (Atrabü’l-âsâr, vr. 22a; Nazarî-Amelî Türk Musikisi, I, 114). III. Ahmed zamanında kendisine Diyarbekir’de bir timar verilerek emekli oldu. Memleketine döndükten bir müddet sonra vefat etti. Esad Efendi ölümü için düşürülen, “Bin yıl da ömrü olsa kişinin ne kârı var / Nûh’un da bir müsâade-i rûzigârı var” tarih beytini kaydetmektedir (Atrabü’l-âsâr, vr. 22b).

Esad Efendi, Seyyid Nuh’un sesinin orta güzellikte olduğunu, bestelerinde parlak bir üslûbun bulunduğunu söylemektedir (a.g.e., vr. 22a-b). Kendisini bizzat dinlediğini belirten Esad Efendi otuz civarında beste, semâi ve şarkısının olduğunu bildirmekteyse de (a.g.e., vr. 22b) kaynaklarda eski güfte mecmualarında 100’den fazla eserinin güftesinin yer aldığı ileri sürülmektedir. Bestelerinden günümüze on beş kadarı ulaşmıştır (Aksüt, s. 46; BTMA, II, 146). Suphi Ezgi eserinde tâhir ve şehnaz makamlarındaki besteleriyle hümâyun makamındaki semâisinin notalarını vermektedir. III. Ahmed devri mutasavvıf şair ve hattatlarından Fasîh Ahmed Dede, Seyyid Nuh’a gönderdiği bir muhabbetnâmede onu övmüş ve mûsikinin Pisagor’u olduğunu ifade etmiştir (İbnülemin, s. 306).

BİBLİYOGRAFYA
Ebûishakzâde Esad Efendi, Atrabü’l-âsâr, İÜ Ktp., nr. 1739, vr. 22a-b; Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933-40, I, 112-114, 164-165; IV, 55-56; Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1942, I, 122, 125; İbnülemin, Hoş Sadâ, s. 306-307; Kip, TSM Saz Eserleri, s. 5; Sadun Aksüt, Türk Musikîsinin 100 Bestekârı, s. 46-47; TSM Sözlü Eserler, s. 52, 258, 269, 278, 349, 355; Özalp, Türk Mûsikîsi Tarihi, I, 426-428; Öztuna, BTMA, II, 146.

Hasan Aksoy
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul'da basılan 37. cildinde, 74 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER