SİLÂHDAR İBRÂHİM PAŞA

Müellif:
SİLÂHDAR İBRÂHİM PAŞA
Müellif: ERHAN AFYONCU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/silahdar-ibrahim-pasa
ERHAN AFYONCU, "SİLÂHDAR İBRÂHİM PAŞA", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/silahdar-ibrahim-pasa (19.09.2019).
Kopyalama metni
Ahıskalı olup Yûsuf Paşa’nın oğludur. Enderun’dan yetiştikten sonra Şâban 1169’da (Mayıs 1756) çuhadar, Zilhicce 1169’da (Eylül 1756) silâhdar oldu. Safer 1171’de (Ekim 1757) azledilip emekliye ayrıldı. Şâban 1171’de (Nisan 1758) affedilerek görevine iadesi istendiyse de kabul edilmeyip Ahıska’ya sürüldü. Cemâziyelâhir 1172’de (Şubat 1759) sürgün cezası kaldırıldı. 9 Şevval 1180’de (10 Mart 1767) vezâretle (Tevcîhât Defteri, TSMK, Hazine, nr. 1648, vr. 2b) Ahıska ve Çıldır valiliğine tayin edildi. 4 Cemâziyelâhir 1181’de (28 Ekim 1767) Erzurum valisi oldu. Safer 1183’te (Haziran 1769) Erzurum ve Trabzon eyaletleri askeriyle Kırım cephesi seraskerliğine getirildi. Bu onun hayatı için önemli bir dönüm noktası oldu. Kırım tarihinin en problemli devrinde Kırım seraskerliğine tayin edilmişti. 1768’de başlayan savaşta Ruslar’ın Kırım’a yönelik artan tehditleri yüzünden Osmanlılar Kırım’a asker göndermek zorunda kalmıştı. İbrâhim Paşa, Kefe’ye geçtikten sonra Kırım’ın muhafazası için en önemli yer olan Orkapı’ya gitmek üzere harekete geçti. Ordunun ağırlıklarını taşımak için gerekli 4000 arabanın Tatarlar tarafından temin edilmesinde çıkarılan güçlükler Osmanlı ordusunun Orkapı’ya ulaşmasını zorlaştırdıysa da sonunda temin edilen 2700 araba ile ordunun ağırlıkları Orkapı’ya nakledildi. Buradaki kaleye asker konuldu ve muhafaza tedbirleri alındı.

Silâhdar İbrâhim Paşa, Kırım’da iken 16 Şâban 1183’te (15 Aralık 1769) Anadolu valiliğine tayin edildi. Anadolu valiliği 23 Şevval 1184’te (9 Şubat 1771) yenilendi (BA, Tahvil Defterleri, nr. 16, s. 50, 135, 147). Bu sırada soğukların başlamasıyla ordunun önemli bir kısmını Karasubazar’a nakleden İbrâhim Paşa baharda Ruslar’ın Orkapı’ya yürümeleri sebebiyle tekrar Orkapı’ya hareket etti. Kefe’deki askerin de bir an önce yardıma gelmesi için emir gönderdi. Or Kalesi’ne vardığında yanında 5000 Osmanlı askeriyle 15.000 Kırım askeri bulunuyordu. İbrâhim Paşa, Rus saldırılarına karşı katı bir direniş gösterdi. Kefe’deki askerlerin yardıma gelmesiyle durumunu daha da güçlendirdi. Kaleye yeterli miktarda asker koyduktan sonra Rus ordugâhına hücumda bulundu. Çevredeki Ruslar’la yapılan çatışmada birçok esir alındı. İbrâhim Paşa kış gelince Karasubazar’a çekildi. Bu arada Kırım’da Ruslar hesabına casusluk yapan bazı kimseler Kırımlılar’ı Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtıyordu. Rus propagandasına inanan Kırım ileri gelenleri de Ruslar’ı Kırım’a saldırıya teşvik ediyor, Osmanlı kuvvetlerine yardım etmedikleri gibi çeşitli zorluklar çıkarıyordu. Özellikle Ruslar’ın Kırım’a istiklâl vaadleri mahallî desteği azaltmış ve Osmanlı kuvvetlerinin çok zor şartlar altında mücadele etmelerine yol açmıştı. Ayrıca Kırım’a yardıma gönderilen Yenikale muhafızı Abaza Mehmed Paşa’nın Kırım müdafaasında lâkayt davranışı Kırım müdafilerinin işini iyice zorlaştırmıştı.

Bahar geldiğinde Orkapı’ya gitmek için yine araba tedarikinde problem çıktı. İbrâhim Paşa Rebîülevvel 1185’te (Haziran 1771) Orkapı’ya doğru harekete geçti, ancak kaleye varamadan Tatarlar’ın Ruslar’la anlaşıp kaleyi teslim ettikleri haberi geldi. Orkapı’yı rahatça geçen Ruslar kısa sürede Kefe’ye ulaştılar. İbrâhim Paşa bütün gayretlerine rağmen onları durduramadı ve Temmuz 1771’de Kefe’de esir düştü. Ruslar’a esir düşen 280 Osmanlı askerinden 229’u Kırım’da bırakıldı. Serasker İbrâhim Paşa ise elli bir kişilik bir grupla 15 Cemâziyelevvel 1185’te (26 Ağustos 1771) Petersburg’a gönderildi. Tuğla’ya varıldığında otuz Türk esiri de orada bırakıldı. İbrâhim Paşa kalan yirmi kişiyle yola devam etti. Yaklaşık altı ay süren bu seyahatin sonunda 6 Şevval 1185’te (12 Ocak 1772) Petersburg’a ulaştı. Burada kendisine bir konak tahsis edildi.

İbrâhim Paşa, maiyetindekilerle beraber üç yıl kadar Petersburg’da esaret hayatı yaşadı. İmparatoriçe Katerina ile İbrâhim Paşa’nın arası başlangıçta Tuğla’da bırakılan Osmanlı esirleri yüzünden bozuldu ve maiyetiyle birlikte üç ay hapsedildi. Zorluklarla geçen bu üç ayın ardından Bender muhafızı Abdülcelilzâde Mehmed Paşa’nın arabuluculuğu sonucu imparatoriçe ile İbrâhim Paşa’nın arası düzeldi. İbrâhim Paşa imparatoriçenin bir resmi kabulüne katılıp burada onunla görüştü. Esaret hayatı sırasında tiyatro ve operalar seyretti, balolara ve yemek ziyafetlerine katıldı. Petersburg’da bulunan müze, saray, tersane gibi yerleri gezdi.

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması’nın imzalanmasından sonra İbrâhim Paşa maiyetiyle birlikte 9 Zilhicce 1188’de (10 Şubat 1775) Osmanlı topraklarına dönmek üzere Petersburg’dan ayrıldı. Kırım’dan Petersburg’a giderken Tuğla’da bıraktığı adamlarını da yanına alarak uzun bir yolculuğun ardından Osmanlı topraklarına ulaştı. Onun Kırım’daki mücadelesi ve esaret günleri, yanında defter emini olarak bulunan Mehmed Necati Efendi tarafından Târîh-i Kırım isimli eserde anlatılmıştır.

İbrâhim Paşa, İstanbul’a döndükten sonra 12 Receb 1189’da (8 Eylül 1775) Mora valiliğine tayin edildi. Buradan 3 Şâban 1190’da (17 Eylül 1776) Hanya valiliğine nakledildiyse de hemen ardından 14 Şâban 1190’da (28 Eylül 1776) Kavala sancağı ilhakıyla Selânik valiliğine getirildi. 12 Rebîülâhir 1191’de (20 Mayıs 1777) Hanya, 13 Cemâziyelevvel 1191’de (19 Haziran 1777) Selânik valisi oldu. 10 Safer 1192’de (10 Mart 1778) Selânik valiliğinden azledildikten sonra (BA, Tahvil Defterleri, nr. 16, s. 21, 49, 231) adına artık tevcihat kayıtlarında rastlanılmamaktadır. Muhtemelen bu tarihlerde vefat etmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Tevcîhât Defteri, TSMK, Hazine, nr. 1648, vr. 2b, 32a, 34a, 36a; Başbakanlık Osmanlı Arşivi 168 Numaralı Mühimme Defteri (1183-1185/1769-1771), Transkripsiyon, Değerlendirme (s. 1-200) (haz. Ersin Kırca, yüksek lisans tezi, 2007), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, s. 36-38, 53, 125-126, 161-162, 191, 257-258, 260, 262, 267-269, 391-393, 401-402, 404-405, 411-412, 480, 509-511; Başbakanlık Osmanlı Arşivi 168 Numaralı Mühimme Defteri (1183-1185/1769-1771), Transkripsiyon, Değerlendirme (s. 200-376) (haz. İlhan Gök, yüksek lisans tezi, 2007), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, s. 243, 351-352, 457-458; Necati Efendi, Târih-i Kırım: Rusya Sefâretnâmesi (haz. Erhan Afyoncu, yüksek lisans tezi, 1990), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, tür.yer.; Şem‘dânîzâde, Müri’t-tevârîh (Aktepe), II/13, s. 71-72, 76; Vekayi‘nüvis Enverî Sadullah Efendi ve Tarihi’nin 1. Cildi’nin Metin ve Tahlili (haz. Muharrem Saffet Çalışkan, doktora tezi, 2000), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, tür.yer.; Vâsıf, Târih, II, 58, 101, 130-131, 167-169, 177; a.e., TSMK, Hazine, nr. 1406, vr. 11b; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, IV/1, s. 405-409; A. W. Fisher, The Russian Annexation of the Crimea 1772-1783, Cambridge 1970, s. 36, 39, 43, 163, 176.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 37. cildinde, 193-194 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.