SÜYÛRÎ

السيوري
Müellif:
SÜYÛRÎ
Müellif: İLYAS ÜZÜM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/suyuri
İLYAS ÜZÜM, "SÜYÛRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/suyuri (12.11.2019).
Kopyalama metni
VIII. (XIV.) yüzyılın ikinci yarısında Hille’ye bağlı Süyûr köyünde dünyaya gelmiş olmalıdır. Kaynaklarda daha çok Fâzıl-ı Mikdâd, bazan da Fâzıl-ı Süyûrî diye anılır. Başta gelen hocası Şehîd-i Evvel diye bilinen Muhammed b. Mekkî b. Muhammed’dir. Ayrıca Ziyâeddin Abdullah el-A‘recî ve Amîdüddin Abdülmuttalib b. Abdülkerîm’den ders aldı. Hille ve Necef’te eğitim gördükten sonra Necef’te ileride bir süre kendi adıyla anılacak olan bir medrese yaptırdı. Eskiden en önemli medreselerden biri sayılan ve günümüzde bânisi Selim Han’a nisbet edilerek Selimiyye adıyla bilinen medresede çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Bunlar arasında oğlu Abdullah’la birlikte Zeynüddin Ali b. Hasan Alâle, Cemâleddin İbn Fehd Hüseyin b. Alâeddin, Muzaffer b. Fahreddin el-Kummî, Ebü’l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Esedî gibi âlimler bulunmaktadır. Süyûrî Necef’te vefat etti ve orada defnedildi.

Şiî ilim havzasında daha çok kelâm ve fıkıh alanında yetişen Süyûrî o döneme kadar Şiî âlimlerinin yazdığı hacimli eserleri okumuştur. Kendine has düşünceler ortaya koyan bir şahsiyet olmaktan ziyade geleneği açıklayıcı, pekiştirici çalışmalar yapan bir âlim olarak dikkat çeker. İmâmiyye Şîası’nın inanç konularını ele aldığı eserinde tevhid, adalet, nübüvvet, imâmet ve meâd prensiplerine vurgu yapan Süyûrî imamın mâsum olması gerektiği yolunda geniş açıklamalar yapmıştır (İrşâdü’ṭ-ṭâlibîn, s. 337-352). Bu arada akıl-vahiy meselesinde daha rasyonel bir tutum sergilemiş, bilgi teorisi ve tabiat felsefesinde Mu‘tezile’nin Basra ekolüne yakın görüşler benimseyen İbnü’l-Mutahhar el-Hillî’nin yolunu izlemiştir. İbnü’l-Mutahhar’ın el-Bâbü’l-ḥâdî ʿaşer’ine yazdığı en-Nâfiʿ yevme’l-ḥaşr adlı eserinin ilim çevrelerinde büyük ilgi gördüğü bilinmektedir. Süyûrî’nin kelâm ilminde şerhe dayanan yönü fıkıh için de geçerlidir. Fıkıhta İmâmiyye Şîası’nın usulî geleneğine tâbi olan müellifin, fakihlerin toplumdaki rolüne önceki usulî âlimlerine göre daha fazla vurgu yapması dışında herhangi bir özelliği bulunmamaktadır. İmamın gaybetinde ortaya çıkan problemlerin çözümü, fetva ve kazâ meselelerine bakışı, zekât ve humusun kimler tarafından toplanıp dağıtılacağı, saldırıya dayalı cihadın hükmü gibi konularda hocası Şehîd-i Evvel’in yolunu takip eder (Uyar, s. 98-102). Ancak onun bir şârih olarak fıkıh konularını daha anlaşılır hale getirdiği, bu sebeple fıkıhla ilgili eserlerinin önemli bir değer taşıdığı belirtilmelidir.

Eserleri. 1. Âdâbü’l-ḥac (Âgā Büzürg-i Tahrânî, I, 17). 2. el-Edʿiyetü’s̱-s̱elâs̱ûn. Hz. Peygamber ve imamlardan nakledilen otuz duanın derlendiği bir eserdir (a.g.e., I, 396). 3. el-Envârü’l-Celâliyye. Nasîrüddîn-i Tûsî’nin kelâm konularını ele aldığı ve Muhammed Ali el-Cürcânî’nin Arapça’ya tercüme ettiği el-Fuṣûl adlı Farsça eserinin şerhidir. 4. el-İʿtimâd fî şerḥi Vâcibi’l-iʿtiḳād. Tevhid, adl, nübüvvet, imâmet, temizlik, zekât, oruç, humus, hac ve cihad bahislerinin kısaca ele alındığı İbnü’l-Mutahhar el-Hillî’ye ait eserin şerhidir (baskı yeri yok, 1315/1897; nşr. Safâeddin el-Basrî, Meşhed 1412). 5. İrşâdü’ṭ-ṭâlibîn ilâ Nehci’l-müsterşidîn. Yine İbnü’l-Mutahhar el-Hillî’nin kelâm konularıyla ilgili eserinin şerhi olup son sayfada yer alan kayıttan 792 (1390) yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır (taş baskısı, 1303/1885, baskı yeri yok; nşr. Mehdî er-Recâî, Kum 1405). 6. Kenzü’l-ʿirfân fî fıḳhi’l-Ḳurʾân. Kur’ân-ı Kerîm’den fıkıhla ilgili âyetler yanında imamlardan nakledilen rivayetler çerçevesinde gerçekleştirilen hacimli bir çalışmadır (taş baskısı, Tahran 1304-1305, 1311; Necef 1963; Tahran 1343 hş.). 7. el-Levâmiʿu’l-ilâhiyye fi’l-mebâḥis̱i’l-kelâmiyye (Muhammed Ali Tabâtabâî’nin önsözüyle, Tebriz 1396). 8. Nażdü’l-Ḳavâʿidi’l-fıḳhiyye. Şehîd-i Evvel’in el-Ḳavâʿid ve’l-fevâʾid adlı kitabı üzerine bir tehzîb çalışmasıdır (nşr. Abdüllatîf el-Kuhkemerî, Kum 1403/1993). 9. en-Nâfiʿ yevme’l-ḥaşr. Ebû Ca‘fer et-Tûsî’nin ibadet ve dualara dair Miṣbâḥu’l-müctehid adlı eserini İbnü’l-Mutahhar el-Hillî’nin Minhâcü’ṣ-ṣalâḥ fî muḫtaṣari’l-Miṣbâḥ adıyla ihtisar edip usûlü’d-dînle ilgili olarak eklediği on birinci baba yapılan bir şerhtir. Ebü’l-Feth b. Mahdûm el-Hüseynî’nin Miftâḥu’l-bâb isimli şerhiyle birlikte Mehdî Muhakkık tarafından yayımlanmıştır (Tahran 1365 hş.). Süyûrî’nin şerhini William E. Miller İngilizce’ye çevirmiştir (London 1928). 10. et-Tenḳīḥu’r-râʾiʿ li-Muḫtaṣari’ş-Şerâʾiʿ. Muhakkık el-Hillî’nin Şerâʾiʿu’l-İslâm adlı eserinin müellifin kendisi tarafından en-Nâfiʿ li-Muḫtaṣari’ş-Şerâʾiʿ adıyla yapılan muhtasarı üzerine yazılmış bir şerhtir (nşr. Abdüllatîf el-Hüseynî, Kum 1404; diğer eserleri için bk. Tebrîzî, IV, 282-283).

BİBLİYOGRAFYA
Süyûrî, İrşâdü’ṭ-ṭâlibîn ilâ Nehci’l-müsterşidîn (nşr. Mehdî er-Recâî), Kum 1405/1984, s. 337-352; Hür el-Âmilî, Emelü’l-âmil (nşr. Ahmed el-Hüseynî), Necef-Bağdad 1385/1965, II, 325; Meclisî, Biḥârü’l-envâr, Beyrut 1403/1983, I, 41; Abdullah Efendi el-İsfahânî, Riyâżü’l-ʿulemâʾ ve ḥiyâżü’l-fużalâʾ (nşr. Ahmed el-Hüseynî), Kum 1401, V, 216-217; İbn Usfûr el-Bahrânî, Lüʾlüʾetü’l-Baḥreyn (nşr. M. Sâdık Âl-i Bahrülulûm), Beyrut 1406/1986, s. 172-173; Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât, VII, 171-176; Tebrîzî, Reyḥânetü’l-edeb, IV, 282-283; Aʿyânü’ş-Şîʿa, X, 134; Âgā Büzürg-i Tahrânî, eẕ-Ẕerîʿa ilâ teṣânîfi’ş-Şîʿa, Beyrut 1403/1983, I, 17, 396; II, 297, 423; III, 7, 352; IV, 463; Ca‘fer Bâkır Âl-i Mahbûbe, Mâżi’n-Necef ve ḥâżıruhâ, Beyrut 1406/1986, I, 125-126; Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, V, 128-129; Mazlum Uyar, Şiî Ulemanın Otoritesinin Temelleri, İstanbul 2004, s. 98-102; Muʿcemü ṭabaḳāti’l-mütekellimîn, Kum 1425/1383, III, 246-248; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde fî mektebâti İstânbûl ve Ânâṭûlî (haz. Ali Rıza Karabulut), [baskı yeri ve tarihi yok], III, 1596.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 38. cildinde, 187-188 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.