TAŞTDÂR

طشتدار
Müellif:
TAŞTDÂR
Müellif: ERDOĞAN MERÇİL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2011
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/tastdar
ERDOĞAN MERÇİL, "TAŞTDÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tastdar (08.12.2019).
Kopyalama metni
Hükümdarların ellerini yıkamaları ve abdest almaları için önlerine leğen-ibrik getirip hizmet eden saray görevlilerine taşt-dâr ve ibrik-dâr denilmekteydi. Taştdâr Farsça taşt (leğen) ve dârdan (tutan, sahip olan), ibrikdâr ise Farsça’dan Arapça’ya geçen ibrik ve dârdan meydana gelmektedir. Taştdârın görev yaptığı yere taşthâne denilmekteydi. Taşthânede el ve kumaş yıkamaya mahsus leğenler bulunur; sultanın elbiseleri, mücevherat ve mührü burada korunurdu (Beyhakī, s. 131). Taştdârın maiyetinde hademeler (şâkird) vardı. Hükümdar bir yere veya sefere gittiğinde taşthâne de onunla birlikte götürülürdü. Sarayda hükümdarın su ve meşrubat işlerine bakan görevliye ise âbdâr denilirdi.

Taştdâr sultana sadık güvenilir kişiler arasından seçilirdi. Gazneli Sultan Mesud taht mücadelesi sırasında hapsettiği kardeşi Muhammed’i Mendiş Kalesi’ne naklederken kale kumandanına en güvenilir adamlarından biri olan Ahmed Taştdâr’ı göndermişti (a.g.e., s. 59). Büyük Selçuklular’da da taştdârın saray teşkilâtında yer aldığı görülmektedir. Sultan Melikşah, Hârizm gelirlerinin tasarruf yetkisini Hârizmşahlar hânedanının atası olan taştdârı Anuş Tegin Garçeî’ye vermişti. Sarayın taşthâne masrafları Hârizm’den gelen vergilerden karşılanıyordu (Cüveynî, II, 5). Irak Selçuklu sultanlarından II. Tuğrul b. Arslanşah’ın taştdârı Kutluğ adında bir emîrdi. Anadolu Selçukluları’nda taştdâr yerine “taştî” kelimesi de kullanılmıştır. Hüsâmeddin Taştî ve Celâleddin Karatay taştdâr olarak görev yapan saray mensuplarındandır. Hârizmşahlar hânedanının saray teşkilâtında taştdârlık görevi devam ettirilmişti ve arması (renk) ibrikti. Celâleddin Hârizmşah’ın Sultan Alâeddin Keykubad’a yolladığı elçilerden biri Taştdâr Cemâleddin Ferruh’tur. Melik unvanını taşıyan Cemâleddin Ferruh, Hârizmşah Alâeddin Muhammed b. Tekiş’in yakın adamlarındandı. Fars Atabegleri (Salgurlular), Eyyûbî ve Memlük saraylarında taştdâr unvanlı görevliler vardı ve bunların arması da ibrikti. Memlükler’de taştdârlık hizmetini yürütenlerin reisine “mihtâr” denirdi. Taştdârlar Delhi Türk Sultanlığı’nda hükümdarın en yakın adamlarındandı. Melik Bedreddin Sungur er-Rûmî, Melik Hindû Han Müeyyidüddin Mübârek el-Hâzin ve Taştdâr Torumtay bunlar arasında zikredilebilir (Kortel, s. 126-127). Osmanlılar’da padişahın leğen-ibrik ve su işlerine bakan görevliye ibrikdarbaşı veya “ser-ibrîkî”, yardımcılarına ibrikdar yahut ibrikdar gulâmı adı verilmiştir (bk. İBRİK).

BİBLİYOGRAFYA
Steingass, Dictionary, s. 5, 302, 815; Muhammed b. Hüseyin el-Beyhakī, Târîḫ (nşr. Halîl Hatîb Rehber), Tahran 1368 hş., s. 59, 131; Nizâmülmülk, Siyâsetnâme, s. 133-134, 136, 153; Râvendî, Râhatü’s-sudûr (Ateş), I, 144-145; II, 323-324; İbn Bîbî, el-Evâmirü’l-ʿAlâʾiyye, s. 374; Cüveynî, Târîh-i Cihângüşâ (Öztürk), II, 5; Uzunçarşılı, Medhal, s. 84, 329, 344-345; a.mlf., Saray Teşkilâtı, s. 71, 326; Yusuf Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi, Ankara 1947, II, 432; İbrahim Kafesoğlu, Harezmşahlar Devleti Tarihi, Ankara 1956, s. 36-37; Osman Turan, Türkiye Selçukluları Hakkında Resmî Vesikalar, Ankara 1958, s. 91; Hasan el-Bâşâ, el-Fünûnü’l-İslâmiyye ve’l-veẓâʾif ʿale’l-ʿâs̱âri’l-ʿArabiyye, Kahire, ts. (Dârü’n-nehdati’l-Arabiyye), III, 1150-1151; Erdoğan Merçil, “Selçuklular’da Taştdârlık Müessesesi”, Prof. Dr. İsmail Aka Armağanı, İzmir 1999, s. 55-59; Abdülkerim Özaydın, Sultan Berkyaruk Devri Selçuklu Tarihi (485-498/1092-1104), İstanbul 2001, s. 67, 123, 205; Meryem Gürbüz, Hârizmşahlar’da Devlet Teşkilâtı Ekonomik ve Kültürel Hayat (doktora tezi, 2005), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 105-106; S. Haluk Kortel, Delhi Türk Sultanlığı’nda Teşkilât (1206-1414), Ankara 2006, s. 126-127.

Erdoğan Merçil
Bu madde ilk olarak 2011 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 40. cildinde, 161-162 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.