VARAD - TDV İslâm Ansiklopedisi

VARAD

Müellif:
VARAD
Müellif: MIHAI MAXIM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.10.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/varad
MIHAI MAXIM, "VARAD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/varad (28.10.2021).
Kopyalama metni

Romanya’nın kuzeybatısında Erdel (Transilvanya) bölgesinde Türkler’in Hızlı Körös / Çabukakan Körös (Rumence’si Crisul Repede) adını verdikleri küçük bir akarsuyun kıyısında denizden 125 m. yükseklikte kurulmuştur. Macaristan sınırına çok yakın olan şehir Romence Oradea, Macarca Nagyvárad, Almanca Grosswardein, Latince Varadinum şeklinde anılmıştır. Osmanlı kaynaklarında Varad adıyla geçer.

Varad, Ortaçağ’da Macar Krallığı sınırları içindeydi, X. yüzyılda burada küçük bir kale bulunuyordu. Adı kaynaklarda ilk defa 1113’te Varadinum şeklinde geçer. XIII. yüzyılda şehir giderek gelişme gösterdi. 1241’de Moğol istilâsı neticesinde yağmalandıysa da bir süre sonra yeniden gelişti ve rasathânesiyle tanındı. Georg von Peuerbach, Tabula Varadiensis (1464) adlı eserini buradaki çalışmalarının ardından tamamlamıştı. XVI. yüzyılda şehrin siyasî önemi arttı. 1538’de burada, Macaristan ve Transilvanya toprakları üzerine rekabete giren Habsburglar ile Osmanlılar’a tâbi Macar Kralı Yanoş Zapolya (János Szápolyai) arasında bir antlaşma imzalandı. Zapolya’nın ölümünün ardından Osmanlılar Budin beylerbeyiliğini kurarken (1541) kuzeybatı kesimindeki topraklarda Habsburglar Macar Krallığı’nı oluşturdu. Şehir bundan sonra Habsburglar’ın ya da Erdel prenslerinin hâkimiyetine girdi. 1593-1606 yıllarındaki Osmanlı-Habsburg savaşları esnasında 1598’de Varad Kalesi, Serdar Satırcı Mehmed Paşa tarafından muhasara edildiyse de alınamadı. Şehir ancak XVII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı idaresine girdi. 27 Ağustos 1660’ta Osmanlılar’a savaş açan Erdel Prensi György Rákoczi’ye karşı yapılan sefer çerçevesinde Varad Kalesi ve şehri alındı, Varad eyaleti teşkil edildi. Osmanlı kaynaklarına göre iyi tahkim edilmiş kalenin muhasarası kırk beş gün sürmüş, Serdârıekrem Vezir Köse Ali Paşa’nın idaresindeki kuvvetlerin yoğun baskısı karşısında kaledekiler teslim olmak zorunda kalmıştır. Kalenin fethi ve Varad eyaletinin kurulmasıyla Erdel Prensliği’nin batı sınırının müdafaası zayıfladı. Varad Kalesi’nin savunma rolünü Cluj (Koloszvár) Kalesi üstlendi. Osmanlı ordusu St. Gotthard savaşında (1 Ağustos 1664) Habsburglar’a yenilmesine rağmen Vasvár Antlaşması (1664) bölgedeki Osmanlı çıkarlarını sağlamlaştırdı. Antlaşmada Varad beylerbeyiliğiyle Erdel Prensliği arasındaki sınırın tam düzenlenmemiş olması prensliğe ait yeni toprakların zamanla beylerbeyiliğe katılmasının önünü açtı. Dönemin Erdel Prensi Mihail (Mihály) Apáfi ile İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi Lord Winchilsea arasında 1662-1665 yıllarında bununla ilgili birçok yazışma yapıldığı bilinmektedir (Cernovodeanu, XXXII/3-4 [1993], s. 333-348).

Varad merkezli yeni eyaletin Varad dışında beş sancağı vardı: Salanta/Salonta, Debrecen, Halmaş, Sengevi (Senkövi), Yapışmaz. Bunlardan Sengevi adı, Szent-Jobb (Macarca Aziz Kol) denilen Macarlar’ın ilk kralı Aziz İstefan’ın sağ kolu mânasına geliyordu. Eyaletin vergi gelirleri ya timar sistemi içerisinde askerlere dağıtıldı ya da vakfa aktarıldı. Evliya Çelebi’ye göre Mekke ve Medine şehirlerinin her biri için Varad’dan yılda 12.000 altın gönderiliyordu. Ayrıca bu kesimdeki köylüler hem Osmanlı sipahi ve zaîmlerine hem de eski Macar toprak sahiplerine vergi veriyordu (ortak sahiplik / condominium). Hatta Habsburg ile Osmanlı imparatorlukları arasında tampon devlet olarak kurulan Orta Macar’ın kralı Tököli İmre 1691’de Varad eyaletine ait köylerin çıkarlarını savunmaya çalışmıştı (, dosya nr. 262, vesika nr. 35, evâsıt-ı Ramazan 1102 / Haziran 1691 tarihli arz). Osmanlı hâkimiyeti altındaki Varad’ı en geniş biçimde Evliya Çelebi anlatmıştır. Buranın fethinde hazır bulunan ve daha sonra da birkaç defa şehre gelen Evliya Çelebi, Varad eyaletinin 22.000 haraçgüzâr reâyâsı olduğunu belirttikten sonra kale ile varoşu tasvir eder. Kale içinde bir kulenin, iki hamamın ve 250 askerin ikametine mahsus evlerin yer aldığını, iç kalesinde kiliseden çevrilmiş IV. Mehmed Camii’nin bulunduğunu kaydeder. Kalenin altında yedi varoş mevcuttur. Burada üçünde cuma namazı kılınan on yedi cami-mescid vardır. Evliya Çelebi bunlardan Köse Ali Paşa, Köprülü Mehmed Paşa ve Küçük Mehmed Paşa camilerini sayar. Üç medrese, dört mektep, iki tekke, üç han, bir imaret (Köprülü vakfı) ve 1000 kadar kâgir ev bulunmaktadır. Bu durumda onun döneminde sivil nüfus 6000 dolayında tahmin edilebilir. Evliya Çelebi şehirdeki pazar ve çarşılardan övgüyle söz eder. Kaleden 1000 adım uzaklıkta panayır yerinde 4000 dükkânın bulunduğunu yazar (Seyahatnâme, VII, 390-398).

Bölgedeki Osmanlı hâkimiyeti 1692 yılına kadar sürdü. 1699 Karlofça Antlaşması ile Varad resmen Avusturya’da kaldı. 1867’de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun teşekkülü ile bu bölge Macaristan Krallığı’na bırakıldı. I. Dünya Savaşı neticesinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun tasfiyesiyle Transilvanya 1 Aralık 1918 tarihinde Romanya Krallığı ile birleştirildi, Varad da Birleşik Romanya’nın bir parçası haline geldi. II. Dünya Savaşı sırasında Hitler ve Mussolini 30 Ağustos 1940 Viyana diktasıyla Varad dahil olmak üzere Kuzey Transilvanya’yı Horthy Macaristanı’na verdi. Şehirdeki kalabalık yahudi nüfusu toplama kamplarına sevkedildi. 12 Ekim 1944’te Varad, Sovyet ve Romanya orduları tarafından ele geçirildi ve Romanya’ya dahil edildi.

Günümüzde şehir Romanya’nın idarî birimlerinden biri olan Bihor idarî biriminin merkezidir. 2009 resmî sayımına göre nüfusu 204.477’dir. Bunun % 70,3’ünü Romenler, % 27,6’sını Macarlar, % 1,2’sini Romanlar (Çingeneler), % 0,5’ini Almanlar, % 0,2’sini Slovaklar ve % 0,1’ini yahudiler meydana getirir. Şehirde iki üniversite vardır: Oradea Devlet Üniversitesi ve Partium Hıristiyan Üniversitesi. II. Dünya Savaşı’nın ardından önemli bir sanayi merkezi durumuna gelen şehirde kimya, gıda, deri ve mobilya sanayii en önde gelen sanayi kollarıdır. Mevcut tarihî eserler arasında Romanya’nın en büyük barok Romano-Katolik Katedrali (1752-1780), Ortodoks Piskoposluğu Katedrali (1784-1790), beşgen şeklinde Ortaçağ kalesi kalıntıları (1114-1131 yıllarında kurulan kale 1241’de Moğollar tarafından yıkılmış, 1570-1589 ve 1717-1780 yıllarında tamir edilerek genişletilmiştir) ve sinagog (1877) sayılabilir.


BİBLİYOGRAFYA

, VII, 389-402.

, I, 203-207.

P. Rycaut, The Turkish History, London 1687, II, tür.yer.

G. Kraus, Cronica Transilvaniei: 1608-1665 (ed. G. Duzinchevici – E. Reus-Mîrza), Bucureşti 1965, tür.yer.

P. Cernovodeanu, “The Issue of Pashalyk of Oradea as Mirrored in the Relations Between Transylvania and England During the Reign of Michael I. Apáfi (1662-1665)”, Revue roumaine d’histoire, XXXII/3-4, Bucharest 1993, s. 333-348.

Feridun M. Emecen, “Onbeş Yıl Savaşları Tarihinden Bir Safha: Osmanlı Kaynaklarına Göre 1598 Varad Seferi”, , sy. 15 (1997), s. 265-303.

M. Maxim – P. Stancu, “Nota preliminara asupra unui tezaur de aur din secolul al XVI-lea, secoperit la Oradea”, Cercetǎri Numismatice, VIII, Bucereşti 2002, s. 253-262.

G. Dávid, “Nagyuárad”, , VII, 899-900.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2012 yılında İstanbul’da basılan 42. cildinde, 513-515 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER