YÛSUF b. ÖMER es-SEKAFÎ

يوسف بن عمر الثقفي
YÛSUF b. ÖMER es-SEKAFÎ
Müellif: İSMAİL HAKKI ATÇEKEN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2013
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 03.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/yusuf-b-omer-es-sekafi
İSMAİL HAKKI ATÇEKEN, "YÛSUF b. ÖMER es-SEKAFÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yusuf-b-omer-es-sekafi (03.06.2020).
Kopyalama metni

66 (686) yılı civarında doğdu. Tâif asıllı olup Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî’nin amcasının torunudur. Hakkındaki ilk bilgi, Hişâm b. Abdülmelik tarafından 27 Ramazan 106 (15 Şubat 725) tarihinde Yemen valiliğine tayiniyle ilgilidir. Yemen’de Vehb b. Münebbih’i ağır şekilde dövdürmesi (Zehebî, V, 443) halka şiddet ve baskı uyguladığını göstermektedir. Yûsuf b. Ömer yaklaşık on dört yıl sonra Yemen’in de içinde yer aldığı Irak genel valiliğine getirildi (Cemâziyelevvel 120 / Mayıs 738). Oğlu Salt’ı Yemen’de vekil bırakarak halifenin tâlimatı üzerine otuz arkadaşıyla birlikte gizlice Kûfe’ye hareket etti. Sakīfliler semtine giderek Mudarîler’den adam topladı. Irak Valiliği görevine başladıktan sonra Hişâm’ın emriyle Sind valisi dışında kendisine bağlı olan bütün valileri azletti. Görevden aldığı valilerden bazılarını yakınlarıyla birlikte ağır biçimde cezalandırdı, burada da halk üzerinde baskı uyguladı.

Haccâc b. Yûsuf’un siyasetini benimseyen Yûsuf b. Ömer ilk günlerde, hakkındaki şikâyetler yüzünden görevinden alınan önceki Vali Hâlid b. Abdullah el-Kasrî’yi ve onun haraç memuru Târık’ı tutuklattı. Bunu kendisine Hişâm b. Abdülmelik’in emrettiği, Hâlid’e ve arkadaşlarına öfkesi geçinceye kadar işkence etmesini istediği bildirilmektedir. Yûsuf, Hâlid’e ve adamlarına çeşitli işkenceler yaptırdı, ayrıca onlardan 90 veya 100 milyon dirhem para aldı. Hîre’de oğullarıyla birlikte on sekiz ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakılan Hâlid b. Abdullah, Hişâm’ın ölümü üzerine halifelik makamına geçen II. Velîd tarafından 50 milyon dirhem karşılığında tekrar Yûsuf b. Ömer’e teslim edildi. Yûsuf, Hâlid’i işkenceyle öldürttü. Hâlid’in öldürülmesi onu destekleyen Yemen asıllı kabilelerin yönetime düşman kesilmesine sebep oldu. Yûsuf b. Ömer’in valiliği zamanında Arap kabileleri arasındaki Yemenî-Kaysî düşmanlığı yeniden alevlendi. Onun sert ve acımasız davranışları muhalifleri harekete geçirdi; Emevîler döneminin en önemli isyanlarından birine yol açtı. Hz. Ali evlâdından Zeyd b. Ali, Kûfe’de halifeliği eline geçirmek için isyan hazırlığına başlamıştı. Ancak Yûsuf b. Ömer, Zeyd’in Hz. Ebû Bekir ile Ömer hakkında olumlu düşüncelere sahip olduğu haberini yayarak aşırı Şiîler’in Zeyd’in saflarından ayrılmasını sağladı. Düzenlediği bir baskınla Zeyd’in etrafındaki pek çok kişiyi öldürdü; Zeyd de aldığı bir ok yarası sonucunda hayatını kaybetti (122/740).

Yûsuf b. Ömer 123 (741) yılında Hişâm b. Abdülmelik’e başvurarak çok yaşlandığını, gözlerinin iyi görmediğini ve sefere çıkamadığını söylediği Horasan Valisi Nasr b. Seyyâr’ın azledilmesini önerdi. Fakat Nasr’ı iyi tanıyan ve ona güvenen halife bunu kabul etmedi. Hişâm’dan sonra tahta çıkan II. Velîd de Nasr’ı görevinde bıraktı. Ancak Yûsuf, II. Velîd’i Horasan’ın tekrar Irak vilâyetine bağlanması konusunda ikna etti. Böylece Nasr’ı emri altına alan Yûsuf onu görevinden uzaklaştırmayı planlarken halifenin öldürülmesi yüzünden bunu başaramadı. II. Velîd, amcası Hişâm b. Abdülmelik’in dayısı olan Hişâm b. İsmâil el-Mahzûmî’nin iki oğlunu da Yûsuf b. Ömer’e katlettirdi. Onun işkenceyle öldürttüğü kişiler arasında aşırı Şiî fırkalardan Mansûriyye’nin kurucusu Ebû Mansûr el-İclî, eski Basra Kadısı Bilâl b. Ebû Bürde gibi birçok kişi bulunmaktadır.

II. Velîd’in katli haberini alan Yûsuf b. Ömer, Kûfe’deki Yemenî kabile liderlerini hapsettirdi. Bu sırada III. Yezîd onu görevden alıp yerine Mansûr b. Cumhûr’u tayin etti. Yûsuf, Aynüttemr’e ulaşan Mansûr’un kendisinin yakalanmasıyla ilgili tâlimat verdiğini öğrenince Kûfe’den kaçıp Suriye’ye doğru yola çıktı. Yakınlarının yurdu Belkā’ya geldiğinde tanınmamak için kadın kıyafeti giyip kadınların arasında gizlendi. Ancak Belkā’da olduğunu haber alan III. Yezîd’in gönderdiği elli kişilik müfreze tarafından ele geçirildi. Dımaşk’a götürülerek önce Hadrâ’da hapsedildi. Düşmanlarının kendisinden intikam almalarından korkulduğu için II. Velîd’in iki oğluyla birlikte başka bir yere nakledildi. III. Yezîd döneminde ve onun yerine geçen kardeşi İbrâhim b. Velîd’in kısa süren halifeliği zamanında tutuklu kaldı. İbrâhim’e karşı ayaklanan II. Mervân’ın Dımaşk’a yaklaştığı sırada, İbrâhim ve Süleyman b. Hişâm’ın gönderdiği adamlar tarafından II. Velîd’in iki oğluyla birlikte Yûsuf b. Ömer de öldürüldü (Safer 127 / Kasım 744). Onu öldürenler arasında babasının intikamını almak isteyen Yezîd b. Hâlid b. Abdullah el-Kasrî de vardı.

Yûsuf b. Ömer, ahmaklıkta mesel olduğuna dair rivayetler bulunmakla birlikte, zeki, cömert, fasîh konuşan kültürlü bir vali olarak tanıtılır. Bazı kaynaklarda dindarlığından da söz edilir. Yûsuf’ta birbirine zıt hallerin varlığına dikkat çeken İbnü’l-Esîr onun dostlarını ve yakınlarını gözeten, yumuşak huylu, mütevazi bir kişilik taşıdığını, şiir ve edebiyattan anladığını ifade ettikten sonra aynı zamanda insanlara çok ağır para cezaları verdiğini ve onları dövdürmekte aşırı gittiğini söyler (el-Kâmil, V, 225). Akrabası Haccâc’a benzetilen ve devlet için her şeyi göze alan Yûsuf b. Ömer, Iraklılar’ı zor kullanarak Emevî iktidarına boyun eğdirmiştir. Şair Kümeyt el-Esedî Yûsuf’u şiirlerinde övmüştür. Hîre’deki Sûkuyûsuf onun tarafından yaptırılmış, kendisine nisbetle Yûsufiyye adı verilen paralar bastırmıştır. Bunlar Emevîler zamanındaki en değerli üç sikkeden biridir. Diğerleri, kendisinden önce Irak valiliğinde bulunan Ömer b. Hübeyre ile Hâlid b. Abdullah el-Kasrî’nin bastırdıkları, Hübeyriyye ve Hâlidiyye dirhemleridir. Bu üç dirhem değerini Abbâsîler zamanında da korumuştur. Halife Mansûr’un haraç vergisi toplarken bu üç dirhem dışında Emevî sikkesi kabul etmediği bildirilmektedir (a.g.e., IV, 417).


BİBLİYOGRAFYA

, s. 275, 279, 283-288.

, s. 216.

Müberred, el-Kâmil (nşr. M. Ebü’l-Fazl İbrâhim – Seyyid Şehhâte), Kahire 1376/1956, IV, 120-125.

, II, 322.

, VIII, 14-18, 21-38, 149-156.

, IV, 417; V, 219-226.

, VII, 101-112.

, V, 442-444.

J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Işıltan), Ankara 1963, s. 157-158.

İsmail Hakkı Atçeken, Devlet Geleneği Açısından Hişam b. Abdülmelik, Ankara 2001, s. 51-55, 65, 70-73 vd.

İbrahim Artuk, “Sikke”, , X, 623.

K. V. Zetterstéen, “Yûsuf b. Ömer”, a.e., XIII, 440.

G. R. Hawting, “al-T̲h̲aḳafī, Yūsuf b. ʿUmar”, , X, 431-432.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2013 yılında İstanbul'da basılan 44. cildinde, 22-23 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER