ABDÜLAZÎZ b. MUHAMMED b. SUÛD

عبد العزيز بن محمد بن سعود
Müellif:
ABDÜLAZÎZ b. MUHAMMED b. SUÛD
Müellif: FERİDUN EMECEN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulaziz-b-muhammed-b-suud
FERİDUN EMECEN, "ABDÜLAZÎZ b. MUHAMMED b. SUÛD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulaziz-b-muhammed-b-suud (12.07.2020).
Kopyalama metni
Babası, Vehhâbîliğin kurucusu Muhammed b. Abdülvehhâb ile birlikte yeni mezhebi yaymak için faaliyete geçen Muhammed b. Suûd’dur. 1766’da hânedanın başına geçen Abdülazîz, babasının siyasetini takip ederek Vehhâbîliği yaymak için otuz yıl Orta Arabistan’daki muhtelif kabilelerle mücadele etti. Daha sonra Basra körfezi sahillerine kuvvet sevketti ve 1795’te Lahsâ’yı ve Katîf’i ele geçirdi. 1798 Ekiminde, Bağdat Valisi Süleyman Paşa tarafından bu bölgeye gönderilen Kethüdâ Ali Paşa kumandasındaki kuvvetler Vehhâbîler’e karşı başarı kazanamayınca, 1799’da iki taraf arasında altı yıllık bir barış yapıldı.

1773’te Mekke Şerifi Sürûrî’den vergi karşılığı mukaddes yerleri ziyaret izni alan Abdülazîz, 1787’de bu izni geri alan Mekke Şerifi Galib ile mücadeleye girişti ve 1798’de Mekke’ye serbestçe girme hakkına sahip oldu. 1802’de, Şiî Hazâil kabilesinin bir Vehhâbî kafilesini vurması üzerine, oğlu Suûd’u Irak-Kerbelâ bölgesine göndererek Kerkük’ü yağma ettirdi, halkını da topluca öldürttü. 1803 Şubatında Tâif’i ele geçirerek orayı da yağmalattı ve ardından Mekke’ye yöneldi. Muhtemel bir katliam ve yağmanın önüne geçmek isteyen Mekke Şerifi Galib’in kardeşi Abdülmuîn, onları şehre davet etti ve böylece Vehhâbîler 1803 Nisanında Mekke’ye girdiler. Burada dört gün kadar kaldıktan sonra Cidde üzerine yürüdüler; ancak bu sırada Cidde’de bulunan Galib, Cidde Valisi Şerif Paşa ile birlikte Vehhâbîler’i bozguna uğrattı. Abdülazîz’in Necid’e çekilmesi üzerine de Mekke geri alındı (Temmuz 1803). Hâkimiyetini Basra, Bahreyn, Uman taraflarına kadar yayan Abdülazîz, 4 Kasım 1803’te Dir‘iye’de bir camide, Irak katliamından çok etkilenen bir Şiî tarafından hançerlenerek öldürüldü.

BİBLİYOGRAFYA
Resul Hâvî Efendi, Târih-i Devhatü’l-Vüzerâ ve Zeyl-i Gülşen-i Hulefâ, Bağdad 1246, vr. 116a-118b, 126b-127a; Eyüb Sabri, Târîh-i Vehhâbiyân, İstanbul 1296, s. 40-48; Cevdet Paşa, Târih, İstanbul 1309, VII, 31-35, 83, 166-168, 205-214, 244; Uzunçarşılı, Mekke-i Mükerreme Emirleri, Ankara 1972, s. 115, 117-118; Carra de Vaux, Les Penseurs de l’Islam, Paris 1984, V, 310-311; Zirikli, el-Aʿlâm (nşr. Züheyr Fethullah), Beyrut 1986, IV, 27; J. H. Mordtmann, “İbn Sa’ûd”, İA, V/2, s. 800; G. Rentz, “al-Dirʿiyya”, EI2 (İng.), II, 321.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1988 yılında İstanbul'da basılan 1. cildinde, 193-194 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER