SUÛD b. ABDÜLAZÎZ - TDV İslâm Ansiklopedisi

SUÛD b. ABDÜLAZÎZ

سعود بن عبد العزيز
Müellif:
SUÛD b. ABDÜLAZÎZ
Müellif: MUSTAFA L. BİLGE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.09.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/suud-b-abdulaziz
MUSTAFA L. BİLGE, "SUÛD b. ABDÜLAZÎZ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/suud-b-abdulaziz (28.09.2021).
Kopyalama metni
1163 (1750) yılında doğdu. Suûdî hânedanının kurucusu Muhammed b. Suûd’un (1745-1765) torunudur. Hayatının ilk yılları hakkında bilgi yoktur. Babası Abdülazîz ile birlikte Necid merkezli başlatılan harekette Osmanlı Devleti’ne bağlı topraklar üzerinde egemenlik kurma çalışmalarını etkin biçimde sürdürdüğü bilinmektedir. Suûd, Necid topraklarının kuzeyinde Osmanlı Devleti’nin Bağdat valileri Süleyman Paşa ve Ali Paşa ile mücadelelerine devam ederken güneyde Hicaz bölgesinde Mekke Emîri Şerîf Gālib b. Müsâid ile uzun süren çatışmalarda bulundu. 1214’te (1799) babası adına Bağdat Valisi Süleyman Paşa ve Şerîf Gālib ile bir süredir kendilerine kapatılan hac yolunun açılması için anlaşma yaptı (BA, Nâme-i Hümâyun, Defter, nr. 9, s. 393). Ayrıca Medine halkına yardım ulaştırma görevi verilen Bağdat valisi de anlaşma sonrası bu görevini karayoluyla yapabilme imkânına kavuştu (BA, HH, nr. 6674). Fakat bir süre sonra İranlı Şiîler’in Necef’e Hz. Ali’nin kabrini ziyarete gittikleri sırada Suûd emrindeki kuvvetlerle Kerbelâ’ya girdi (1215/1801) ve şehirde bulunan kıymetli eşyalarla Hz. Hüseyin’in türbesine konulan değerli eşya ve hediyeleri aldı (BA, Cevdet-Hariciye, nr. 4355).

Ardından çevredeki Arap kabilelerini kendine bağladı ve Vehhâbî prensiplerine uymaları konusunda onlardan biat aldı, topladığı vergilerle iktisadî durumunu güçlendirdi. Önce Tâif’e, daha sonra Mekke’ye girmesiyle (1218/1803) Osmanlı Devleti’ni ciddi mânada rahatsız eder duruma geldi (BA, HH, nr. 11859, 3784-P; TSMA, nr. E. 11286, E. 3402/9-10). Suûd, Mekke’de yaptığı birtakım değişiklikler yanında Cidde’ye kaçan Mekke Emîri Şerîf Gālib’in yerine Mekke emîri olarak kardeşi Şerîf Abdülmuîn’i tayin etti. Bu durum karşısında III. Selim’in emriyle meşveret meclisi toplandı ve bu işle ilgili alınacak âcil tedbirler üzerinde konuşuldu. Haremeyn’in bir başka güç tarafından işgali ve hac yollarının tehlikeli duruma düşmesi âcil bir müdahaleyi gerektiriyordu. Bu arada Mekke’de yirmi dört gün kalarak Cidde’ye geçen Suûd şehri ve kaleyi kuşatma altına aldı. Orada bulunan Mekke Emîri Şerîf Gālib ve Cidde Valisi Şerîf Mehmed Paşa şehri ve kaleyi savundu. Kısa bir süre sonra Suûd kuşatmayı kaldırdı ve Necid’e döndü. Aynı yıl içinde babasının öldürülmesi üzerine (1218/1803) liderliği eline alan Suûd b. Abdülazîz askerî faaliyetlerini sürdürerek Arabistan yarımadasının her tarafında etkili oldu. Doğu kesimlerinde bulunan Uman ve Basra körfezi şeyhliklerini vergiye bağladı. Ancak uzun bir süredir devam ettirdiği askerî seferlere kumanda işini terkederek Dir‘iye’den dışarı çıkmamaya başladı. Onun sürekli zırh giydiği, cumalar dışında namazlara katılmadığı, sarayına kapanarak halkla görüşmeyi azalttığı belirtilir. Osmanlı Devleti, Vehhâbî meselesini halletme işini Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’ya bırakınca 1228’de (1813) Mehmed Ali Paşa’nın oğlu Tosun Paşa Mekke’ye girdi. Bir yıl sonra da 11 Cemâziyelevvel 1229’da (1 Mayıs 1814) Suûd b. Abdülazîz öldü ve yerine oğlu Abdullah geçti. Bu arada Vehhâbîler, Osmanlı-Mısır güçleri karşısında bozguna uğradılar. Suûd, Vehhâbî kaynaklarında güçlü bir lider ve yüksek seviyede dinî bilgilere sahip iyi bir hatip olarak anılır.

BİBLİYOGRAFYA
Vâsıf, Târih, İÜ Ktp., TY, nr. 6013, vr. 151a-154b, 178a-180b, 184a-185b, 199a-205b; Osman b. Bişr en-Necdî, ʿUnvânü’l-mecd fî târîḫi Necd (nşr. Abdurrahman b. Abdüllatîf Alü’ş-Şeyh), Riyad 1402/1982, s. 251, 264, 283-287, 292-296, 314-319, 331-342; Resûl Hâvî Efendi, Târîh-i Devhatü’l-vüzerâ ve Zeyl-i Gülşen-i Hulefâ, Bağdad 1246, s. 218-240; Cevdet, Târih, VII, 194, 197-198, 200-210; IX, 245-307; X, 107-118; Muhammed Kürd Ali, el-Ḳadîm ve’l-ḥadîs̱, Kahire 1343/1925, s. 166; J. Raymond, Les Wahabys, Cairo 1925, s. 9-17, 21-34; Ziriklî, el-Aʿlâm, III, 142; Abdullah Sâlih el-Useymîn, Muḥammed b. ʿAbdilvehhâb, Riyad 1986, s. 6, 10, 11, 14, 17; Selâhaddin el-Muhtâr, Târîḫu’l-memleketi’l-ʿArabiyyeti’s-Suʿûdiyye, Beyrut, ts. (Mektebetü’l-hayât), I, 48-128, 133-137; Münîr el-Aclânî, Târîḫu’l-bilâdi’l-ʿArabiyyeti’s-Suʿûdiyye: ʿAhdü’l-ʿAbdilʿazîz b. Muḥammed, Beyrut, ts. (Dârü’l-kitâbi’l-Arabî), s. 111-209; Zekeriya Kurşun, Necid ve Ahsa’da Osmanlı Hâkimiyeti: Vehhabî Hareketi ve Suud Devleti’nin Ortaya Çıkışı, Ankara 1998, tür.yer.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul’da basılan 37. cildinde, 578 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER