ABDULLAH b. MUHAMMED b. ABDURRAHMAN

عبد الله بن محمد بن عبد الرحمن
ABDULLAH b. MUHAMMED b. ABDURRAHMAN
Müellif: HAKKI DURSUN YILDIZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-muhammed-b-abdurrahman
HAKKI DURSUN YILDIZ, "ABDULLAH b. MUHAMMED b. ABDURRAHMAN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-muhammed-b-abdurrahman (25.08.2019).
Kopyalama metni
229 (844) yılında doğdu. Gençlik yıllarından itibaren, babası devrinde çıkan isyanların bastırılmasında görev aldı. Kardeşi Münzir’in, İbn Hafsûn’un Bübeşter’i (Bobastro) muhasarası sırasında ölümü üzerine, 29 Haziran 888 tarihinde tahta geçti. Bu sırada Ömer b. Hafsûn’un isyanı devam ediyordu. Yeni emîrin teklifi üzerine İbn Hafsûn isyandan vazgeçip ona biat etti, ancak bir yıl geçmeden tekrar isyan bayrağını açtı. Abdullah b. Muhammed, yıllardan beri devleti tehdit eden İbn Hafsûn meselesini kesin olarak halletmek istiyordu. Bu maksatla Mayıs 891’de âsinin bulunduğu Bulây (Polei) Kalesi üzerine yürüdü ve kaleyi kuşattı. Emîrin karşısında dayanamayacağını anlayan İbn Hafsûn kaçtı ve Bulây zaptedildi. Bunu, İbn Hafsûn’un elinde bulunan İstice’nin (Ecija) alınması ve Bübeşter’in kuşatılması takip etti. Ancak son derece müstahkem olan Bübeşter’i ele geçirmek mümkün olmadı. Birkaç yıllık bir sükûnetten sonra İbn Hafsûn’un İlbire’ye (Elvira) saldırması üzerine mücadele yeniden başladı. Ahmed b. Ebû Abde’nin kumandasındaki Kurtuba ordusu onu ağır bir yenilgiye uğrattı. İbn Hafsûn, kuzeydeki hıristiyan krallarından destek almak gayesiyle 899’da hıristiyan olduğunu ilân etti. Ancak bu hareketi sebebiyle Kuzey Afrika müslümanlarının desteğini kaybetti. Bu sefer İşbîliye’yi ele geçirmiş olan âsi İbrâhim b. Haccâc ile anlaşıp ondan büyük ölçüde yardım aldıysa da Ahmed b. Ebû Abde’nin karşısında yine mağlûp oldu. Emîr Abdullah ile İbn Hafsûn arasındaki mücadele emîrin ölümüne kadar devam etti. Bu mücadelelerin hemen hepsinde İbn Hafsûn’un mağlûp edilmesine rağmen Bübeşter zaptedilip isyana son verilemedi.

Abdullah b. Muhammed zamanında Endülüs’ün her tarafında isyanlar birbirini takip etti. Bunlardan biri, İşbîliye’de önce Araplar ile müvelledûn (İspanyol asıllı müslümanlar) arasında mücadele şeklinde başlamış ve müvelledûn’un mağlûp edilmesinden sonra emîre karşı isyana dönüşmüştür. İşbîliye’de oturan Benî Abde, Benî Hamdûn ve Benî Haccâc aileleri müvelledûna karşı birleşerek onları mağlûp ettiler. Fakat daha sonra birbirleriyle nüfuz mücadelesine giriştiler. Benî Haccâc’ın reisi İbrâhim b. Haccâc rakiplerini bertaraf ederek İşbîliye’ye hâkim oldu. Bu arada âsi Ömer b. Hafsûn’a büyük ölçüde yardım etmesine rağmen Emîr Abdullah’ın ona karşı harekete geçmemesi ve yanında rehin olarak bulunan oğlu Abdurrahman’ı serbest bırakması, İbrâhim b. Haccâc’ı emîre itaat etmeye sevketti.

Bundan sonra İşbîliye İbrâhim ve oğullarının idaresinde kaldı. Buna benzer bir hareket de yine aynı yıllarda İlbire’de meydana geldi. Muvelledûn ile Araplar arasındaki mücadele Araplar’ın galibiyeti ile sona erince Araplar’ın lideri Savvâr b. Hamdûn bu sefer de Emîr Abdullah’a karşı ayaklandı. Savvâr, emîrin kuvvetlerini mağlûp ettiyse de müvelledûn ile işbirliği yapan İbn Hafsûn’un kuvvetleri tarafından esir alınarak idam edildi. Onun yerine geçen şair Saîd b. Cûdî, İbn Hafsûn karşısında bir varlık gösteremedi ve böylece bir âsi diğer âsiyi bertaraf etmiş oldu. Emîr Abdullah zamanında bu derece tehlikeli olmasa bile ülkenin başka yerlerinde otuz civarında isyan çıkmış ve emîrin dirayeti ve mücadele azmi sayesinde Endülüs Emevî Devleti parçalanmaktan kurtulmuştur.

Abdullah b. Muhammed devrinde devletin asıl kuvvetleri isyanları bastırmakla meşgul olduğundan, komşu hıristiyan devletlere karşı büyük çapta askerî harekâta girişilememiş, sadece sınır bölgelerindeki vali ve kumandanlar kendi güçleriyle bazı akınlar düzenlemişlerdi. 904-911 yılları arasında düzenlenen bu akınların en önemlileri, Leb b. Muhammed ile Muhammed b. Abdülmelik et-Tavîl’in yaptığı akınlardır.

Abdullah b. Muhammed yirmi beş yıl devam eden emirliği süresince bütün gücünü ülkesinin parçalanmasını önlemek için harcamış, imar faaliyetlerine pek fırsat bulamamıştır. Ölümü üzerine yerine torunu Abdurrahman geçti (1 Rebîülevvel 300 / 16 Ekim 912). Kaynaklar Abdullah’ın edebiyat ve ilme değer veren, İslâm tarihi ve Arap edebiyatı ile meşgul olan şair bir kişi olduğunda birleşirler.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (nşr. C. J. Tornberg), Leiden 1851-76 ⟶ Beyrut 1399/1979, VII, 435; VIII, 73-74; İbn Haldûn, el-İber, Bulak 1284 ⟶ Beyrut 1399/1979, IV, 132-138; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb (nşr. Ahmed Kemâl Zekî), Kahire 1980, XXIII, 394-396; E. de Zambaur, Manuel de Généalogie et de Chronologie Pour l’Histroire de l’Islam, Hannover 1927, s. 3; R. Dozy, Histoire des musulmans d’Espagne (nşr. E. Lévi-Provençal), Leiden 1932, II, 21-93; E. Lévi-Provençal, Histoire de l’Espagne musulmane, Paris 1950-53, I, 329-396; a.mlf., “Abd Allah b. Muhammad”, EI2 (İng.), I, 49; Hâlid es-Sûfî, Târîhu’l-Arab fi’l-Endelüs (Asrü’l-imâre), Bingazi 1980, s. 285-331; K. V. Zetterstéen, “Abdullah”, İA, I, 36-37.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 120 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.