ABDULLAH ed-DİHLEVÎ

عبد الله الدهلوى
Müellif:
ABDULLAH ed-DİHLEVÎ
Müellif: SÜLEYMAN ULUDAĞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-ed-dihlevi
SÜLEYMAN ULUDAĞ, "ABDULLAH ed-DİHLEVÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-ed-dihlevi (15.09.2019).
Kopyalama metni
Gulâmu Ali diye de tanınır. 1156’da (1743) Pencap’ta doğdu. Rüyasında gördüğü Hz. Ali, doğacak çocuğuna kendi adını koymasını istediğinden babası ona Ali adını verdi. Büyüme çağına gelince Gulâmu Ali adını aldı. Fakat daha sonra rüyasında Hz. Peygamber’in kendisine “Abdullah” diye hitap etmesi üzerine bu iki isimle tanındı. Dinî ilimleri küçük yaşta öğrenmeye başladı. Daha sonra Delhi’ye giderek Abdülazîz ed-Dihlevî’den Sahîh-i Buhârî okudu. Tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerinde kısa zamanda oldukça ileri bir seviyeye ulaştı. Babası, Kādirî şeyhi Nâsırüddin’e intisap etmesini istediyse de bu istek gerçekleşmeden Şeyh Nâsırüddin ölünce onu bu konuda serbest bıraktı. Nakşibendî şeyhi Mazhar Cân-ı Cânân’a (ö. 1195/1780) yirmi iki yıl hizmet ettikten sonra ondan irşad için mutlak icâzet aldı. Şeyhi bir Şiî tarafından öldürülünce onun yerine geçti ve kısa zamanda büyük bir üne kavuştu. Müridlerinin tasavvufî terbiyesiyle ilgilenmesi yanında günün belli saatlerinde zâviyesinde hadis, fıkıh, tefsir ve tasavvuf dersleri okuttu. Kendisinden feyiz almak için Anadolu, Suriye, Irak, Hicaz, Horasan ve Mâverâünnehir’den ziyaretine gelenler, giderek artmaya başladı. Nakşibendîliğin Hâlidiyye kolunun kurucusu Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî de, “Hz. Peygamber’den rüyada aldığı emir üzerine”, Hindistan’a giderek şeyhin müridi oldu. Dihlevî, Kasım 1824’te Delhi’deki zâviyesinde vefat etti.

Nakşibendîliğin Müceddidiyye-i Dihleviyye kolunun kurucusu olarak kabul edilen Abdullah ed-Dihlevî, semâa önem vermemekle birlikte Çiştîliğin tesiriyle vecd ve şevk halleri gösterirdi. Kazânî, onun çeşitli risâleleri bulunduğunu söyleyerek Îzâhu’t-tarîka (Süleymaniye Ktp., Hasan Hüsnü Paşa, nr. 7421) ve Maḳāmât-ı Maẓhariyye (İstanbul 1986) adlı iki risâlesini zikreder. Abdullah ed-Dihlevî Maḳāmât-ı Maẓhariyye’de şeyhini anlatmış, Abdülganî b. Ebû Saîd de onun hayatı, kerametleri ve halifeleri hakkında Hulâsa-i Cevâhir-i Aleviyye (Maḳāmât-ı Maẓhariyye içinde, s. 147-191) adlı bir risâle kaleme almıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Abdülganî b. Ebû Saîd, Hulâsa-i Cevâhir-i Aleviyye (Maḳāmât-ı Maẓhariyye içinde), İstanbul 1986, s. 147-191; Muhammed Murad el-Kazânî, Nefâisü’s-sâlihât (Reşehât’ın Arapça tercümesi kenarında), Kahire 1307, s. 72; Abdülmecîd el-Hânî, el-Hadâiku’l-verdiyye, Kahire 1308, s. 209; Abdülhay el-Hasenî, Nüzhetü’l-ḫavâṭır, VII, 306-308; Hocazâde Ahmed Hilmi, Hadîkatü’l-evliyâ’, İstanbul 1318, s. 122; Hüseyin Vassâf, Sefîne, II, 28; C. W. Troll, Sayyid Ahmed Khan, New Delhi 1978, s. 30 vd.; Yûnus İbrâhim es-Sâmerrâî, Ulemâü’l-Arab fî şibhi’l-karreti’l-Hindiyye, Bağdad 1986, s. 655; Butrus Abu-Manneh, “The Naqshbandiyya-Mujaddidiyya in the Ottoman Lands in the Early 19th Century”, WI, XXII/1-4 (1982), s. 3-8.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 94-95 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.