AHMED BÂBÂ et-TİNBÜKTÎ

أحمد بابا التنبكتي
Müellif:
AHMED BÂBÂ et-TİNBÜKTÎ
Müellif: SA‘D GURÂB
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-baba-et-tinbukti
SA‘D GURÂB, "AHMED BÂBÂ et-TİNBÜKTÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-baba-et-tinbukti (16.07.2020).
Kopyalama metni

Birçok âlimin yetiştiği yaklaşık beş yüz yıllık maziye sahip bir ulemâ ailesinden olan Ahmed Bâbâ, 21 Zilhicce 963’te (26 Ekim 1556) Tinbüktü’de (Tümbüktü) doğdu (Tinbüktü bugün Mali Cumhuriyeti sınırları içinde bulunmaktadır). Büyük dedesi Muhammed Akīt’in hicrî IX. asır ortalarında, asıl yurtları Mâsînâ’dan (Tinbüktü’nün güneybatısında Nijer nehrinin sağ şeridi üzerinde) ayrılıp Tinbüktü’ye yerleştiği bilinmektedir. Babasının amcası Mahmûd b. Ömer, 1498-1548 yılları arasında Tinbüktü kadılığı yapmış ve Halîl’in Muḫtaṣar’ı üzerine iki ciltlik bir şerh yazmıştır. Babası Ahmed b. Hâc Ahmed’in bugün tesbit edilen altı kitabı bulunmaktadır (bk. J. O. Hunwick, s. 569). Böyle bir ailenin ferdi olarak Tinbüktü’de İslâm kültürünün çok gelişmiş olduğu bir dönemde dünyaya gelen Ahmed Bâbâ öğrenimini burada yaptı. En çok feyiz aldığı hocalardan birisi, kendi ailesinden olan Muhammed Bağyu‘dur (بغيع). Ondan hadis, fıkıh, usul, Arapça, beyân ve tefsir okudu. Bir diğer hocası da babasının amcazadesi Kādî Âkıb b. Mahmûd’dur. Babası Ahmed ile amcası Ebû Bekir de önde gelen diğer hocalarındandır.

Sa‘dî Sultanı Ahmed el-Mansûr, Tinbüktü’yü ele geçirdiğinde Ahmed Bâbâ bölgenin en önde gelen ilim adamlarından biri olarak kabul ediliyordu. Bu yüzden Sa‘dîler’e karşı ilk mukavemet hareketini o başlattı ve bu hareketin sembolü haline geldi. Bunun üzerine Sultan Ahmed’in emriyle Tinbüktü’deki kumandanı Mahmud Zerkūn tarafından 1594’te ailesiyle birlikte Mağrib’e gönderildi. Meşakkatli geçen bu yolculukta 1600 ciltten meydana gelen kütüphanesi kayboldu; kendisi de devesinden düştü ve ayağı kırıldı. Ona yapılan bu muameleye Mağrib âlimlerinin karşı çıkması üzerine 19 Mayıs 1596’da Merakeş’ten ayrılmamak şartıyla serbest bırakıldı.

Ahmed Bâbâ’nın bu dönemde Merakeş Câmiu’ş-şurefâ’da Mâlikî fıkhı, kelâm, nahiv ve belâgat gibi muhtelif ilimleri okuttuğu ve geniş bilgisi karşısında Mağrib âlimlerinin hayrete düştüğü bilinmektedir. Kısa sürede şöhreti yayılan Tinbüktî’nin dersini dinleyenler arasında Fas kādılkudâtı Ebü’l-Kāsım b. Ebû Nuaym el-Gassânî, Merakeş müftüsü Muhammed b. Abdullah er-Recrâcî ve Miknâs kadısı tarihçi İbnü’l-Kādî bulunmaktaydı. Yine bu dönemde resmen müftü olmadığı halde fetva veriyor, telif bakımından verimli bir devre geçiriyordu. Tesbit edilebilen elli altı eserinden yirmi dokuzunu burada yazmıştır.

Zeydân en-Nâsır’ın 1607’de tahta çıkması üzerine Ahmed Bâbâ serbest bırakıldı ve 27 Mart 1608’de Tinbüktü’ye döndü. Hayatının geri kalan kısmını ders ve fetva vermekle geçirdi; 6 Şâban 1036’da (22 Nisan 1627) burada vefat etti.

Eserleri. Sudan ve Mağrib’in kültür hayatında önemli bir yeri olan Ahmed Bâbâ birçok talebe yetiştirmiş ve yarıdan çoğu bize kadar ulaşan elliyi aşkın eser bırakmıştır (Mahmûd Zübeyr elli altı tanesinin adını verir). En meşhur talebeleri, Nefḥu’ṭ-ṭîb müellifi Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Muhammed el-Makkarî, Merakeşli edip Ebû Abdullah b. Ya‘kūb el-Merrâküşî ve Târîhu’s-Sûdân’ın yazarı Abdurrahman b. Abdullah es-Sa‘dî’dir. Afrika ve İslâm tarih ve kültürüyle ilgili konularda faaliyette bulunmak üzere Tinbüktü’de 23 Ocak 1970 tarihinde Ahmed Bâbâ’nın adını taşıyan bir araştırma merkezi kurulmuş olması da onun tesir ve önemini göstermesi bakımından zikre değer. Ahmed Bâbâ’nın bize ulaşan eserlerinden birkaçı dışında hepsi yazma halinde olup başlıcaları şunlardır:

1. Neylü’l-ibtihâc bi-taṭrîzi’d-Dîbâc. İbn Ferhûn’un ed-Dîbâcü’l-müẕheb fî maʿrifeti aʿyâni ʿulemâʾi’l-meẕheb adlı eserinin zeylidir. Daha çok fıkıhla meşgul olmasına rağmen Tinbüktî’nin en meşhur eseri budur. Mâlikî âlimlerinin biyografisine tahsis ettiği bu eser, Kuzey Afrika ve Kuzeybatı Afrika’da yetişen âlimler için önemli bir kaynak durumunda olup basılmıştır (Fas 1317; Kahire 1329, 1351). 2. Kifâyetü’l-muhtâc li-maʿrifeti men leyse fi’d-Dîbâc. Neylü’l-ibtihâc’ın gözden geçirilmiş ve kısaltılmış şeklidir. 3. İrşâdü’l-vâkıf li-maʿnâ niyyeti’l-hâlif (Fas 1307). 4. İfhâmü’s-sâmiʿ bi-maʿnâ kavli’ş-Şeyḫ Ḫalîl fi’n-nikâh bi’l-menâfiʿ (Fas 1307). 5. Enfesü’l-aʿlâk fî fethi’l-istiglâk min fehmi kelâmi Ḫalîl fî dereki’s-sadâk (Fas 1307). 6. Fethü’r-Rezzâk fî mesʿeleti’ş-şek fi’t-talâk (Fas 1307). 7. Miʿrâcü’s-suûd ilâ neyli meclûbi’s-Sûd (veya el-Keşf ve’l-beyân li-esnâfi meclûbi’s-Sûdân). Sudanlı zencilerin köleleştirilmesi ve satılması hakkındadır. 8. Celbü’n-niʿme ve defʿu’n-nakme bi-mücânebeti’l-vülâti’z-zaleme. Âlimlerle devlet reislerinin münasebetlerinden bahseder. 9. Tuhfetü’l-fuzalâʾ bi-baʿzı fezâʾili’l-ulemâʾ. İlmin fazileti, âlimlerle velîlerin karşılaştırılması gibi konulara dairdir. 10. Cevâb ʿani’l-kavânîni’l-ʿurfiyye elletî teʿârefe ʿaleyhâ baʿzu sükkâni’l-cibâl. Yol kesici eşkıyaya karşı tatbik edilen bazı örfî uygulamalarla İslâm hukukunun bu konudaki hükümleri ele alınmıştır. 11. el-Lemʿ fi’l-işâre ilâ hükmi’t-tebag. 12. el-Leʾâli’s-sündüsiyye fi’l-fezâʾili’s-Senûsiyye. Muhammed b. İbrâhim el-Mellâlî’nin el-Mevâhibü’l-kudsiyye fi’l-menâkıbi’s-Senûsiyye adlı eserinin muhtasarıdır. 13. el-Kavlü’l-münîf fî tercemeti’l-imâm Ebî Abdillâh eş-Şerîf. Şerif et-Tilimsânî’nin biyografisine dairdir (eserlerinin bir listesi ve nüshalarının bulunduğu yerler için bk. Ferrâc Atâ Sâlim, IV, 652-664).

 
BİBLİYOGRAFYA

Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, Kifâyetü’l-muḥtâc, Tunus Millî Ktp., nr. 14597, vr. 209a-211b.

Makkarî, Ravżatü’l-âs, Rabat 1403/1983, s. 303-315.

, I, 170-172.

Muhammed b. Ebû Bekir el-Vülâtî, Fetḥu’ş-şekûr fî maʿrifeti aʿyâni ʿulemâʾi’t-Tekrûr (nşr. Muhammed İbrâhim el-Kettânî – Muhammed Haccî), Beyrut 1401/1981, s. 31-37.

, II, 618; Suppl., II, 715-716.

Abdülazîz Benabdullah, el-Mevsûʿatü’l-Maġribiyye li’l-aʿlâmi’l-beşeriyye ve’l-ḥaḍâriyye (Mülhak 1), Rabat 1976, s. 28.

, I, 113-114.

Hifnâvî, Taʿrîfü’l-ḫalef bi-ricâli’s-selef, Beyrut 1402/1982, s. 16-25.

Mahmoud A. Zouber, Ahmad Baba de Toumbouctou (1556-1627) sa vie et son oeuvre, Paris 1977 ve burada zikredilen kaynaklar.

J. O. Hunwick, “A New Source for the Biography of Aḥmad Bābā al-Tinbuktī (1556-1627)”, , XXVII (1964), s. 568-593.

Joseph Cuoq, “La famille Aqit de Tombouctou”, , XLI (1978), s. 85-102.

Ferrâc Atâ Sâlim, “Aḥmed Bâbâ et-Tinbüktî”, Mecelletü’l-baḥs̱i’l-ʿilmî ve’t-türâs̱i’l-İslâmî, IV, Mekke 1401/1981, s. 641-666.

Mohammed Ben Cheneb, “Ahmed Baba”, , I, 175-176.

E. Lévi-Provençal, “Aḥmad Bābā”, , I, 288.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 45-46 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER