İBNÜ’l-KĀDÎ

ابن القاضي
Müellif:
İBNÜ’l-KĀDÎ
Müellif: MUHAMMED RAZÛK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 07.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-kadi
MUHAMMED RAZÛK, "İBNÜ’l-KĀDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-kadi (07.08.2020).
Kopyalama metni
960’ta (1553) Fas’ta doğdu. Berberî asıllı Zenâte kabilesinin Miknâse koluna mensuptur. Ailesi, büyük dedelerinden Ebü’l-Âfiye’ye nisbetle Benî Ebü’l-Âfiye diye anılır. İbnü’l-Kādî, ilk öğrenimine ferâiz ilminde meşhur bir âlim olan babasının yanında başladı. Daha sonra Merakeş’e ve Mağrib’in diğer şehirlerine giderek çeşitli âlimlerin derslerine devam etti. Ebû Râşid Ya‘kūb b. Yahyâ’dan hesap, ferâiz ve aruz dersleri aldı. Dinî ve aklî ilimlerde şöhret sahibi Ebü’l-Abbas Ahmed b. Ali el-Mencûr el-Fâsî’nin öğrencisi oldu. Ayrıca Abdülvâhid b. Ahmed es-Sicilmâsî, Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Muhammed, Muhammed b. Kāsım el-Kassâr, Ebü’l-Mehâsin el-Fâsî, Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî gibi âlimlerden fıkıh, hadis, tarih ve edebiyat okudu (hocaları için ayrıca bk. el-Münteḳa’l-maḳṣûr, neşredenin girişi, I, 58-78; Dürretü’l-ḥicâl, neşredenin girişi, I, 14-18).

İbnü’l-Kādî 986’da (1578) Fas, Cezayir, Libya ve Mısır’a ilmî seyahatlerde bulundu. Ertesi yıl hac görevini yerine getirdi. 988’de (1580) Osmanlı topraklarına geçti. Bu yıllarda bazı Türk şehirlerini ziyaret ettiğini söyleyen İbnü’l-Kādî (el-Münteḳa’l-maḳṣûr, I, 749), memleketine döndüğünde Sa‘dî Sultanı Ahmed el-Mansûr’un himayesine mazhar oldu. Sultan onu elçi ve dâî olarak görevlendirdi. Sa‘dîler’in propagandasını yapmak üzere çıktığı yolculuk sırasında Cezayir’in kuzeybatısında Henîn yakınlarında İspanyollar tarafından esir alınarak Malta adasına götürüldü (994/1586). Burada çeşitli işkencelere mâruz kalan İbnü’l-Kādî, Sultan Ahmed el-Mansûr’un fidye ödemesi üzerine bir yıl sonra serbest bırakıldı. Bu olayın ardından Sa‘dî sarayındaki kütüphaneye kapanarak eser yazmaya başladı; tarih ve biyografi alanındaki kitaplarını tamamladı. Bazı eserlerini Ahmed el-Mansûr’a ithaf etti.

Daha sonra Fas’ın kuzeyindeki el-Kasr, Selâ ve Miknâs’a kadı ve hatip tayin edilen İbnü’l-Kādî, Sultan Ahmed el-Mansûr’un 1603’te ölümü üzerine devlet hizmetinden ayrılıp Atlas dağlarında Sûs’ta bulunan Dilâiyye Zâviyesi’ne yerleşti. Bu zâviyede sekiz yıl ders verdikten sonra Fas’a dönerek Karaviyyîn Camii’nde Ṣaḥîḥ-i Buḫârî okutmaya başladı. 6 Şâban 1025’te (19 Ağustos 1616) vefat etti; cenaze namazını öğrencisi Nefḥu’ṭ-ṭîb müellifi Makkarî kıldırdı. İbnü’l-Kādî’yi çağdaşlarından ayıran en önemli özellik onun aklî ilimlere duyduğu alâkadır. İbnü’l-Kādî’nin erken yaşlardan itibaren başta matematik ve mantık olmak üzere aklî ilimlere özel bir ilgi gösterdiği bilinmektedir. Eserlerine serpiştirdiği şiir ve kasideler onun edebî zevkini ve bilgisini ortaya koymaktadır.

Eserleri. 1. el-Münteḳa’l-maḳṣûr ʿalâ meḥâsini (meʾâs̱iri)’l-Ḫalîfe Ebi’l-ʿAbbâs el-Manṣûr. Ahmed el-Mansûr’a ithaf edilen eser sultanın dönemini (1578-1603) siyasî, edebî ve tarihî açıdan ele almaktadır. Birçok müellifin kaynak olarak kullandığı kitabı Muhammed Rezûk el-Münteḳa’l-maḳṣûr ʿalâ meʾâs̱iri’l-ḫalîfeti’l-Manṣûr adıyla neşretmiştir (I-II, Rabat 1986). 2. Dürretü’l-ḥicâl fî (ġurreti) esmâʾi’r-ricâl (Ẕeylü Vefeyâti’l-aʿyân). İbn Hallikân’ın eserinin zeyli olan kitabı ilk defa S. Allûş (Ichoua Sylvain Allouche) Dürretü’l-ḥicâl (Répertoire biographique d’Ahmad Ibn al-Qadı) adıyla yayımlamış (I-II, Rabat 1934-1936), daha sonra Muhammed el-Ahmedî Ebü’n-Nûr tarafından tekrar neşredilmiştir (I-III, Tunus-Kahire 1390-1394/1970-1974). 3. Ceẕvetü’l-iḳtibâs fî ẕikri men ḥalle mine’l-aʿlâm medînete Fâs. Ahmed el-Mansûr’a ithaf edilmiş olup Fas şehrinin tarihiyle coğrafya ve topografyasından, burada yaşayan meşhur simaların, edip ve âlimlerin hayatından bahseden önemli bir kaynaktır. Müellif, eserinin özellikle İdrîsîler’e ve Karaviyyîn Camii’ne geniş yer ayırdığı giriş kısmında Ali el-Ceznâî ve İbn Ebû Zer‘den faydalanmıştır. Alfabetik olarak düzenlenen biyografi bölümünde emîr, sultan, fakih gibi meşhur kişilerden bahsedildikten sonra Fas’a dışarıdan gelenlerin hal tercümelerine yer verilmiştir. Muhammed el-Fâtımî tarafından yayımlanan eserin (taş baskısı, Fas 1309) yeni bir baskısı da yapılmıştır (Rabat 1393). 4. Laḳṭü’l-ferâʾid min lüfâẓati ḥuḳaḳi’l-fevâʾid (Laḳṭatü’l-ferâʾid fî taḥḳīḳi’l-fevâʾid). İbn Kunfüz’ün Şerefü’ṭ-ṭâlib fî esne’l-meṭâlib adlı eserinin vefeyât kısmına zeyil olarak yazılmış olup Muhammed Haccî tarafından Elf sene mine’l-vefeyât fî s̱elâs̱e kütüb içerisinde yayımlanmıştır (Rabat 1396/1976). 5. Dürretü’s-sülûk fî men ḥave’l-mülke mine’l-mülûk (ed-Dürrü’l-ḥalûkü’l-müşrıḳ bi’d-dürreti’s-sülûk fî men ḥave’l-mülke mine’l-mülûk). Bu manzum eseri bizzat müellif şerhetmiştir (Brockelmann, II, 679). 6. Râʾidü’l-felâḥ bi-ʿavâli’l-esânîdi’ṣ-ṣıḥâḥ. İbnü’l-Kādî’nin hocaları hakkında olan eserin edisyon kritiği Mustafa el-Bûinânî tarafından yapılmışsa da henüz yayımlanmamıştır. 7. Fi’r-rivâye. Kıraat hakkındadır (a.g.e., a.y.). 8. el-Fetḥu’n-nebîl limâ teżammenehû min esmâʾi ʿadedi’t-tenzîl (Merakeş, el-Hizânetü’l-âmme, nr. 472). 9. er-Râʾid li-ṭâlibi fehmi’n-nâhiż bi-aʿbâʾi ʿilmi’l-ferâʾiż (Rabat, el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 8840). 10. Neylü’l-emel fîmâ bihî beyne’l-Mâlikiyye cera’l-ʿamel (el-İksîr fî ṣınâʿati’t-teks̱îr) (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 5455). İbnü’l-Kādî’nin kaynaklarda adı geçen diğer bazı eserleri de şunlardır: Tefayîd ʿalâ cedâvili’l-Ḫavfî, Naẓmü Telḫîṣi İbni’l-Bennâ, Naẓmü manṭıḳı’s-Saʿd, Ġunyetü’r-râʾid fî ṭabaḳāti ehli’l-ḥisâb ve’l-ferâʾiż, Muḫtaṣarü’l-Miʿyâr.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kādî, el-Münteḳa’l-maḳṣûr (nşr. Muhammed Rezûk), Rabat 1986 neşredenin girişi, I, 17-129; a.mlf., Dürretü’l-ḥicâl (nşr. Muhammed el-Ahmedî Ebü’n-Nûr), Kahire 1390/1970, neşredenin girişi, I, 3-28; Makkarî, Ravżatü’l-âs (nşr. Abdülvehhâb b. Mansûr), Rabat 1403/1983, s. 239-300; Kādirî, Neşrü’l-mes̱ânî, I, 213-216; Muhammed b. Ca‘fer el-Kettânî, Selvetü’l-enfâs, Fas 1318, I, 133-135; İbn Zeydân, Târîḫu Miknâs, Rabat 1929-33, I, 326-328; Brockelmann, GAL Suppl., II, 679; Ziriklî, el-Aʿlâm, I, 225; Abdüsselâm b. Abdülkādir İbn Sûde, Delîlü müʾerriḫi’l-Maġribi’l-aḳṣâ, Dârülbeyzâ 1960-65, I, 44, 162, 259, 268, 278; II, 298, 385; Abdullah Kennûn, en-Nübûġu’l-Maġribî fi’l-edebi’l-ʿArabî, Beyrut 1961, s. 253-254; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 177; Abdülhâdî et-Tâzî, Câmiʿu’l-Ḳaraviyyîn, Beyrut 1972, II, 517; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, II, 295-299; Muhammed Haccî, el-Ḥareketü’l-fikriyye bi’l-Maġrib, Rabat 1398/1978, II, 368, 448; Muhammed el-Efrânî, Ṣafvetü men inteşere min aḫbâri ṣuleḥâʾi’l-ḳarni’l-ḥâdî ʿaşer, Fas, ts., s. 77; Ömer Ferruh, Meʿâlimü’l-edebi’l-ʿArabî fi’l-ʿaṣri’l-ḥadîs̱, Beyrut 1985, II, 325-328; Ali Lağzeyevî, Edebü’s-siyâse ve’l-ḥarb fi’l-Endelüs, Rabat 1987, s. 231-234; Abdülkādir Zimâme, “Ebü’l-ʿAbbâs b. Ḳāḍî müʾerriḫu Fâs”, el-Baḥs̱ü’l-ʿilmî, sy. 14-15, Rabat 1969, s. 201-213; a.mlf., “Ebü’l-ʿAbbâs b. Ḳāḍî müʾerriḫu devleti’l-Manṣûr ez-Zehebî”, Mecelletü Külliyyeti’l-âdâb, sy. 2-3, Dârülbeyzâ 1979-80, s. 7-22; a.mlf., “Ebü’l-ʿAbbâs b. Ḳāḍî el-müʾerriḫ”, Âfâḳu’s̱-s̱eḳāfe ve’t-türâs̱, XI, Dübey 1416, s. 101-107; G. Deverdun, “Ibn al-Ḳāḍī”, EI2 (Fr.), III, 837-838; Mv.M, II, 86-87; Yûsuf Rahîmlû, “İbn Ḳāḍî”, DMBİ, IV, 437-440.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2000 yılında İstanbul'da basılan 21. cildinde, 98-99 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER