AHMED LUTFİ EFENDİ

Müellif:
AHMED LUTFİ EFENDİ
Müellif: MÜNİR AKTEPE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-lutfi-efendi
MÜNİR AKTEPE, "AHMED LUTFİ EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-lutfi-efendi (22.09.2019).
Kopyalama metni
İstanbul’da doğdu. Babası nalıncı esnafına mensup Mehmed Ağa’dır. İlk tahsilinden sonra Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun’a girdiyse de kısa sürede buradan ayrılarak Amcazâde Hüseyin Paşa Medresesi’ne devam etmeye başladı; böylece ilmiye mesleğine intisap etmiş oldu. 1837’de huzur dersleri*nde bulundu ve aynı zamanda Takvimhane mukabeleciliğine getirildi. Ardından Sadâret Mektûbî Kalemi’ne tayin edildi. Sadâret Mektûbî mümeyyizliğiyle birlikte Farsça mütercimliği de yaptı. Nisan 1845’te İmar Meclisi seyyar kâtibi olarak Vidin ve Niş taraflarında bulundu. İmar Meclisi’nin lağvedilmesi üzerine İstanbul’a dönerek zaptiye başkâtibi oldu. 1848’de geçici olarak vergi tahsili için Filibe’ye gönderildi. Dokuz ay sonra İstanbul’a dönünce tekrar Anadolu eyaleti teftiş kâtipliği ile taşraya çıktı.

Ahmed Lutfi Efendi 1852-1865 yılları arasında Takvimhane musahhihliği, Tıbbiye Meclisi âzalığı, Tıbbiye Mektebi Türkçe hocalığı ve Matbuat nâzırlığı görevlerinde bulundu. Bu sırada İstanbul’da yapılan nüfus sayımına katılarak Boğaziçi’nde Yeniköy’den Kilyos’a kadar uzanan sahanın tahririni yaptı. Meclis-i Maârif âzası iken 1866’da vak‘anüvisliğe getirildi. Bir süre sonra kendisine İstanbul kadılığı pâyesi, ardından Anadolu kazaskerliği pâyesi verildi. 15 Ocak 1888’de Rumeli kazaskeri oldu. Normal hizmet süresini (müddet-i örfiyye) tamamladıktan sonra Şûrâ-yı Devlet âzalığı ile birlikte vak‘anüvislik hizmetini de sürdürdü. 18 Mart 1907’de vefat etti. Kabri Aksaray’da Sofular Camii hazîresindedir. Osmanlı vak‘anüvisleri arasında bu görevde en çok kalan Ahmed Lutfi Efendi, Arap ve Fars edebiyatına da vâkıf olup Mevlevî tarikatına mensuptu.

Eserleri. Ahmed Lutfi Efendi’nin en önemli eseri, Târîh-i Cevdet’e zeyl olarak yazdığı tarihidir. Eserde 1241-1296 (1825-1879) yılları arasında cereyan eden olaylar anlatılmaktadır. Lutfî Târihi adıyla şöhret bulan eser, Takvîm-i Vekāyi‘ ve bazı resmî belgelerden istifade edilerek sade ve resmî bir üslûpla kaleme alınmıştır. Eserin yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli kütüphanelerde yazma nüshaları vardır. Müellif eserinin on beş cildini II. Abdülhamid’e takdim etmiş, bunlardan ancak ilk yedi cildini yayımlayabilmiştir (1290-1306). VIII. cilt halefi Abdurrahman Şeref tarafından bazı ilâvelerle (1328), IX, X, XI ve XII. ciltler ise Münir Aktepe tarafından neşredilmiştir (İstanbul 1984; Ankara 1988; Ankara 1989). XIII. (İÜ Ktp., TY, nr. 4812), XIV. (TTK Ktp., nr. Y 531/6) ve XV. (TTK Ktp., nr. Y 531/7) ciltler yazma halindedir. XVI. cilt ise eksik ve müsvedde halinde olup Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi’nde (nr. 1346) bulunmaktadır.

Ahmed Lutfi Efendi’nin şiirleriyle şiir formunda bazı tarihî bilgileri ihtiva eden eseri, Dîvançe-i Vak‘anüvîs Ahmed Lutfî adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1302). Müellif ayrıca Talîmü’l-müteallim* isimli eseri bazı ilâveler yaparak Tefhîmü’l-muallim adıyla Türkçe’ye çevirmiş ve Âsım Efendi tarafından Arapça’dan Türkçe’ye tercüme edilen Kāmus Tercümesi’ndeki kelimeleri alfabe sırasına göre tertip ederek 53.000 kelimelik Lugat-ı Kāmûs’u hazırlamıştır. Aslı Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi’nde bulunan bu eserin elif ve bâ harflerini ihtiva eden ilk iki cüzü 1282 ve 1286 yıllarında basılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
İbnülemin, Son Asır Türk Şâirleri, s. 896-901; Cemâleddin, Osmanlı Târih ve Müverrihleri (Âyîne-i Zurefâ), İstanbul 1314, s. 121-125; Osmanlı Müellifleri, III, 136-137; Gövsa, Türk Meşhurları, s. 230; Ebül‘ulâ Mardin, Huzur Dersleri (nşr. İsmet Sungurbey), İstanbul 1966, II-III, 262-265, 979-984; Münir Aktepe, “Vak’a-nüvis Ahmed Lütfî ve Tarihi Hakkında Bâzı Bilgiler”, TED, X-XI (1981), s. 121-152; a.mlf., “Lutfı Efendi”, EI2 (İng.), V, 836-837; Bekir Kütükoğlu, “Vekayinüvis”, İA, XIII, 285-286.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 97-98 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.