ALEMÎ

العلمي
Müellif:
ALEMÎ
Müellif: MEHMET ŞEKER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/alemi
MEHMET ŞEKER, "ALEMÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alemi (27.02.2020).
Kopyalama metni
Ailenin soy itibariyle Kuzey Afrikalı meşhur sûfî Abdüsselâm b. Meşîş’e (ö. 625/1228) ulaştığı rivayet edilmektedir. Başka bir rivayette ise bu ailenin Türkmen asıllı olduğu ileri sürülmüştür.

Alemüddin Kudüs’te “nâibü’s-saltana” unvanı ile valilik yapmıştı. Mûsâ (ö. 802/1399) ve Ömer (ö. 806/1403) adlı iki oğlu sırasıyla kendisine halef olmuşlar, Kudüs ve Halep’teki vakıflara nâzırü’l-haremeyn olarak nezaret etmişlerdir. Aile mensuplarından bazıları, 1453’e doğru Eşref İnal’ın Memlük Sultanlığı’nı eline geçirmesine kadar emîr-i hâcib görevini üstlenmiştir.

Alemî ailesinden yukarıda adı geçen devlet adamlarının yanı sıra birçok mutasavvıf ve âlim yetişmiştir. Bunlardan Şeyh Muhammed b. Ömer el-Alemî (ö. 1038/1628) Suriye bölgesinde devrinin en tanınmış mutasavvıflarından biri idi. Oldukça büyük bir nüfuza sahip olan Şeyh Alemî’nin, hıristiyanlarca kutsal sayılan Zeytindağı’ndaki Makām-ı Urûc yakınlarında bir cami inşa etmek istemesi ortaya bazı problemler çıkarmıştı. Şeyh Alemî devrin Osmanlı şeyhülislâmı Esad Efendi’nin desteğini sağlayarak tamamladığı camiye (1025/1616), şeyhülislâmın hâtırasını yaşatmak düşüncesiyle Esadiyye adını vermiş, vefat ettiğinde de buraya defnedilmiştir. Şeyh Muhammed’in Tâʾiyye, Feyżu Fetḥi’r-raḥmân, Meʿâlimü’t-taṣdîḳ fî maʿrifeti duḫûli’ṭ-ṭarîḳ adlı eserleri ve bir de divanı vardır.

XVIII. yüzyılda Kudüs’e uğrayan Arap seyyahları Mescid-i Aksâ’da ders veren Alemî ailesine mensup birçok Hanefî kadısının bulunduğundan bahsederler. Alemî ailesine mensup tanınmış âlimlerden Nâsırüddin Muhammed b. Hıdır (ö. 948/1541), Şemseddin Muhammed b. Ali er-Rifâî (ö. 1018/1609), Hasan b. Muhammed (ö. 1055/1645), Muhammed et-Tihâmî (ö. 1130/1718’den sonra), Ali b. Îsâ (ö. 1315/1897’den sonra), Feyzullah el-Hasenî, Abdüsselâm b. Muhammed (ö. 1323/1905) ve Abdullah b. Muhammed (ö. 1355/1936) özellikle zikredilebilir

BİBLİYOGRAFYA
Muhibbî, Ḫulâṣatü’l-es̱er, I, 396; IV, 318; Harîrîzâde, Tibyân, II, vr. 300a-301b; Hüseyin Vassâf, Sefîne, I, 246; Brockelmann, GAL, II, 449; Suppl., II, 470; Îżâḥu’l-meknûn, I, 277; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, XII, 171; W. A. S. Khalīdī, “al-ʿAlamī”, EI2 (İng.), I, 352.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 366-367 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.