ALİ KÜÇÜK

Müellif:
ALİ KÜÇÜK
Müellif: COŞKUN ALPTEKİN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-kucuk
COŞKUN ALPTEKİN, "ALİ KÜÇÜK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-kucuk (22.11.2019).
Kopyalama metni
Begtegin b. Muhammed adlı bir Türkmen beyinin oğlu olup Musul Atabegi İmâdüddin Zengî’nin kumandanlarındandır. Zengî, Erbil’i ele geçirince burayı Ali Küçük’e iktâ* etti (1132). Uzun yıllar Ebü’l-Heycâ adlı bir Arap ailesinin idaresi altında bulunan Erbil, Ali Küçük zamanında Türkmenler’in iskân edildiği bir merkez haline geldi. Ali Küçük, atabeg Zengî’nin Bizans ve Haçlılar ile olan mücadelesi sırasında Halep müdafaasına katıldı ve onun Dımaşk Atabegliği’ne karşı yaptığı seferlerde de görev aldı. Atabeg Zengî, 24 Aralık 1144’te Urfa’yı Haçlı Kontu II. Joscelin’den alınca buranın valiliğine Ali Küçük’ü getirdi ve emrine bir garnizon ile yedi kumandan verdi; ayrıca ondan Urfa’nın imar edilmesini de istedi. Ali Küçük Urfa’nın fethinden sonra II. Joscelin’in hâkimiyeti altındaki Bire’nin (Birecik) kuşatılması sırasında Musul’da çıkan isyanın bastırılması ve suçluların cezalandırılması ile görevlendirilince süratle Musul’a geldi ve asayişi sağladı. Bu başarısı üzerine Musul valiliğine tayin edildi. Atabeg Zengî 1140 yılında Emîr Kıpçak’ın elinden aldığı Şehrizor’u da Ali Küçük’e iktâ etti. Zengi, Ca‘ber Kalesi’ni kuşatırken Ali Küçük kumandasında bir birliği Fenek üzerine gönderdi. Ancak Ca‘ber kuşatması sırasında Zengî’nin öldürülmesi üzerine (1146), Ali Küçük Fenek harekâtını yarıda bırakarak Musul’a döndü. Atabeg Zengî’nin ölümünden sonra ülkesi oğulları arasında taksim edildi. Zengî’nin büyük oğlu Seyfeddin Gazi Musul’a gelerek buraya hâkim olunca Ali Küçük de onun hizmetine girdi.

Seyfeddin Gazi’nin Musul’daki hâkimiyeti dört yıl sürdü. 1149 yılında onun ölümü üzerine yerine geçen kardeşi Kutbüddin Mevdûd zamanında Ali Küçük’ün nüfuzu daha da arttı. Musul Atabegliği’ne bağlanan Sincar da ona iktâ edildi. Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra Irak Selçuklu hânedanı mensupları arasında başlayan saltanat mücadelesinde Ali Küçük, Sultan Muhammed’i Süleyman Şah’a karşı destekledi, hatta bozgun halinde geri çekilmekte olan Süleyman Şah’ı kendi toprakları içinde yakalatarak Musul’da hapsettirdi. Sultan Muhammed’in 1157 yılında başarısızlıkla sonuçlanan Bağdat muhasarasına da katılan Ali Küçük, onun Kasım 1159’da ölümü üzerine Süleyman Şah’ı serbest bıraktı. Daha sonra Suriye hâkimi Nûreddin Mahmud b. Zengî’nin Harran Seferi’ne Musul ordusu kumandanı olarak katıldı. 20 Haziran 1159’da Harran’ı alan Nûreddin, hizmetinden dolayı burayı ona iktâ etti. Ali Küçük Nûreddin Mahmûd’un Haçlılar’a karşı yaptığı Hârim ve Suriye seferlerine de katıldı. Artık çok yaşlanmış ve gözleri görmez olmuştu. Bu yüzden 1167 yılında Musul’daki görevinden ayrıldı ve beyliğin merkezi olan Erbil’e giderek istirahate çekildi. Erbil’den başka sahip olduğu diğer iktâ bölgelerini Musul atabegi Mevdûd’a bıraktıktan sonra 1167 yılı Eylülünde 100 yaşını aşmış olarak Erbil’de vefat etti. Musul’da Câmiu’l-atîk yanında yaptırmış olduğu türbeye defnedildi. Kendisinden sonra yerine oğlu Kökböri geçti.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kalânisî, Ẕeylü Târîḫi Dımaşḳ (nşr. H. F. Amedroz), Beyrut 1908, s. 280-281, 355-358; İbnü’l-Ezrak el-Fârikī, Târîḫu Meyyâfâriḳīn ve Âmid, British Museum, nr. Oriental 5803, vr. 172b, 173b-174b, 179b; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, XI, 75-76, 98-99, 205-207, 254-255; a.mlf., et-Târîḫu’l-bâhir fi’d-devleti’l-Atâbekiyye bi’l-Mevṣıl (nşr. Abdülkādir Ahmed Tuleymât), Kahire 1963, s. 66-70, 93-97, 109, 114-115, 135; , II, 264-265, 281, 308-311; N. Elisséeff, Nūr ad-Dīn, Damas 1967, II, 380-382, 383, 391, 393, 399, 440, 533, 618-619, 931-932; Coşkun Alptekin, The Reign of Zangi, Erzurum 1978, s. 65, 72, 83, 87, 91; “Begtiginliler”, İA, II, 449-450; Cl. Cahen, “Begteginids”, EI2 (İng.), I, 1160-1161.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 410 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.