ALİ NUTKÎ DEDE

Müellif:
ALİ NUTKÎ DEDE
Müellif: NURİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.06.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-nutki-dede
NURİ ÖZCAN, "ALİ NUTKÎ DEDE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-nutki-dede (24.06.2019).
Kopyalama metni
5 Muharrem 1176’da (27 Temmuz 1762) İstanbul’da Yenikapı Mevlevîhânesi civarında bir evde doğdu. Babası, adı geçen mevlevîhânenin şeyhlerinden Kütahyalı Seyyid Ebûbekir Dede, annesi ise Galata Mevlevîhânesi şeyhlerinden Kutbünnâyî Osman Dede’nin kızı Saîde Hanım’dır. Doğumundan bir müddet sonra, amcası Ömer Dede’nin oğlu semâzenbaşı Sahîh Ahmed Dede’nin (ö. 1813) himayesine verildi. Daha on dört yaşlarında iken bilhassa dinî bilgilerde yetişmiş bir kişi olarak kendini göstermeye başladı. Babasının 3 Receb 1189’da (30 Ağustos 1775) vefatı üzerine Yenikapı Mevlevîhânesi’ne şeyh tayin edilerek kendisine Çelebi Ebûbekir Efendi tarafından destar* giydirildi. Otuz sene şeyhlik makamında bulunduktan sonra Cemâziyelevvel 1219’da (Ağustos 1804) dergâhtaki odasında vefat etti ve aynı dergâhın hazîresine defnedildi. Defter-i Dervîşân’da Afîfe adında bir kızının olduğu kaydedilmektedir.

Derin ilmi, mütevazi kişiliği ile herkesin hürmetini kazanarak devrinin belli başlı şeyhleri arasında yer alan Ali Nutkî Dede ayrıca edebiyat ve mûsiki ile de meşgul olmuştur. Çeşitli kaynaklarda, önceleri babasının verdiği Memiş, daha sonra da Nutkî mahlasını kullanarak yazdığı manzumelere rastlanmaktadır. Şeyhliği sırasında dergâha intisap eden, mukabele*ye giren ve çilelerini dolduran dervişler ile Yenikapı Mevlevîhânesi hakkında çeşitli bilgilerin yer aldığı Defter-i Dervîşân* adıyla bilinen bir esere başlamıştı. Ancak vefatı üzerine yarım kalan bu eser, kardeşi Şeyh Abdülbâki Nâsır Dede tarafından tamamlanmıştır (Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1194). Ali Nutkî Dede’nin edebiyat ve mûsiki alanında ün yapmış birçok kişinin yetişmesinde de büyük emeği geçmiştir. Bunlar arasında, Konya’da başladığı çilesini İstanbul’da Ali Nutkî Dede’nin yanında tamamlayan Şeyh Galib ile haftanın belirli günleri bu dergâha devam eden Hamâmîzâde İsmâil Dede, bilhassa zikredilmelidir. Ali Nutkî Dede’nin bestelediği ve ölümünden bir ay kadar önce dergâhta okunan “Şevkutarab Mevlevî Âyini”ni, talebesi olmasına rağmen İsmâil Dede’ye ithaf etmesi, aralarındaki samimiyetin bir neticesidir. Ali Nutkî Dede’den zamanımıza ulaşan tek eser olan bu Mevlevî âyininin Türkiye’de ayrı zamanlarda yapılan iki nota neşrinde İsmâil Dede’nin eserleri arasında gösterilmesinin sebebi anlaşılamamıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Esrar Dede, Tezkire, Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi Mülhakı, nr. 109, vr. 112b; Şeyh Galib, Şerh-i Cezîre-i Mesnevî, Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi, nr. 183, vr. 2a; a.mlf., Divan, Bulak 1252, s. 119; Ali Nutkî Dede - Abdülbâki Nâsır Dede, Defter-i Dervîşân, Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1194, vr. 1b, 4b, 7b, 10b, 24b, 53a, 91b; Fatîn, Tezkire, s. 410-411; Hâşim Mustafa b. Yûsuf, Vâridât, Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 3910/9, vr. 30b; Ali Enver, Semâhâne-i Edeb, İstanbul 1309, s. 236; Mehmed Ziyâ, Yenikapı Mevlevîhânesi, İstanbul 1329, s. 144-148; Mehmed Şükrî, Silsilenâme, Hacı Selim Ağa Ktp., Aziz Mahmud Hüdâyî, nr. 1098, vr. 32b; Hüseyin Vassâf, Sefîne, V, 206; Rauf Yektâ, Esâtîz-i Elhân III: Dede Efendi, İstanbul 1343, s. 127-128, 131; Uzunçarşılı, Kütahya Şehri, İstanbul 1932, s. 259; Türk Musikisi Klasiklerinden İlâhîler: Mevlevî Âyinleri (İstanbul Konservatuarı neşriyâtı), İstanbul 1937, XIII, 637-648; Ergun, Antoloji, II, 413-415, 429, 435, 438, 513; Ezgi, Türk Musikisi, V, 429; Sadettin Heper, Mevlevî Âyinleri, Konya 1974, s. 235-244; Abdülbâki Gölpınarlı, “Şeyh Galib”, İA, XI, 463.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 423-424 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.