ALİ ŞÎRUGANÎ

Müellif:
ALİ ŞÎRUGANÎ
Müellif: NURİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.06.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-sirugani
NURİ ÖZCAN, "ALİ ŞÎRUGANÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-sirugani (25.06.2019).
Kopyalama metni
Kaynaklarda adıyla birlikte zikredilen “şîruganî” kelimesinin ne anlama geldiği tesbit edilememiştir. İstanbul’da doğdu. Doğum tarihi, ailesi ve tahsili hakkında bilgi bulunmamakta ise de iyi bir mûsiki öğrenimi gördüğü anlaşılmaktadır. Gülşeniyye tarikatına intisap ederek tasavvufî bilgisini ilerletti. Şehremini’deki Hulvî Tekkesi şeyhi Sinan Efendi’nin 1107’de (1695-96) vefatı üzerine bu dergâha şeyh tayin edildi ve vefatına kadar bu görevde kaldı. Kabri aynı dergâhın hazîresindedir.

Ölümünden sonra burası Şîruganî Tekkesi adıyla anılmaya başlandı. Güldeste’de Bursalı Muhzirzâde Sâlih Çelebi’den (ö. 1666) bahsedilirken, “İstanbul’da ilm-i mûsikînin peder ü mâderi üstâd-ı nâdirü’l-misl Gülşenî Derviş Ali’den ta‘lîm-i ezkâr ve esvât etmekle ...” şeklindeki ifadeye bakılarak Şîruganî’nin uzun bir hayat sürdüğü söylenebilir. IV. Mehmed devrinde (1648-1687) şöhretinin en parlak zamanını yaşayan Ali Şîruganî, tasavvuftaki mevkii yanında asıl haklı ününü mûsikide kazanmıştır. Yaptığı dinî ve din dışı bestelerle zamanının önemli bestekârları arasında yer almış, Atrabü’l-âsâr’da belirtildiğine göre 600’ün üzerinde dinî, 100’ün üzerinde de din dışı eser bestelemiştir.

Eserlerine, çeşitli el yazması güfte mecmualarında daha çok Dede, bazan da Dede Sinânî, Ali Dede, Derviş Ali, Derviş Ali Sinânî, Derviş Ali Halvetî, Dede-i Atîk adlarıyla rastlanmaktadır. Dede-i Atîk tabiri, büyük bir ihtimalle, Türk mûsikisinin diğer bir meşhur bestekârı olan ve kaynakların çoğunda Dede Efendi diye anılan Hammâmîzâde İsmâil Dede (ö. 1846) ile karıştırılmaması için kullanılmış olmalıdır. Savt, tesbih*, tevşîh*, durak* ve ilâhilerden müteşekkil dinî bestelerinden yaklaşık 450’sinin güftesi tesbit edilmiştir. Zâkirler ve müezzinler tarafından büyük bir rağbetle okunan eserleri arasında durakları, dinî mûsikinin en parlak besteleri arasında sayılmaktadır. Dinî eserlerinde genellikle Abdülahad Nûri, Abdülkerim Fethî, Eşrefoğlu Rûmî, Îsâ Mahvî, Niyâzî-i Mısrî ve Şemseddin Sivâsî gibi mutasavvıf-şairlerle İkbâlî mahlasını kullanan Sultan II. Mustafa’nın şiirlerini bestelemiş, bunlardan yaklaşık yirmi beşinin notası günümüze ulaşmıştır. Ancak bestelediği murabba ve semâilerden hiçbirisi zamanımıza ulaşmamıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Belîğ, Güldeste, s. 526; Esad Efendi, Atrabü’l-âsâr, Millet Ktp., Ali Emîrî, T, nr. 706, s. 70-71; Müstakimzâde, Mecmûa-i İlâhiyyât, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3397, vr. 2a, 3b, 28a; Osmanlı Müellifleri, I, 61; Türk Musikisi Klasiklerinden Mevlit Tevşihleri (İstanbul Konservatuarı neşriyatı), İstanbul 1931, I, 5, 28-29; Türk Musikisi Klasiklerinden İlâhîler (İstanbul Konservatuarı neşriyatı), İstanbul 1933, II, 67; Ezgi, Türk Musikisi, II, 59-60, 63, 113; III, 60-61; IV, 39-40; a.mlf., Türk Musikisi Klâsiklerinden Temcit-Na’t-Salât-Durak, İstanbul 1946, s. 28-29, 49-54, 59-60; Ergun, Antoloji, I, 136-142, 183-260; Şengel, İlâhîler, I, 85, 121; II, 42; Töre, İlâhiler, V, 57; VI, 88; Nuri Özcan, Onsekizinci Asırda Osmanlılarda Dînî Mûsikî (doktora tezi, 1982), MÜ İlâhiyat Fak., s. 194-663; İlâhîler (Yapı ve Kredi Bankası Yayınları), İstanbul 1986, s. 18, 78, 138; Zâkir Şükrü, Mecmûa-i Tekâyâ (Akbatu), IV/3, s. 66; Öztuna, TMA, I, 34-35.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 454 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.