MUSTAFA EFENDİ, Çâlâkzâde

Müellif:
MUSTAFA EFENDİ, Çâlâkzâde
Müellif: NURİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 13.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-efendi-calakzade
NURİ ÖZCAN, "MUSTAFA EFENDİ, Çâlâkzâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-efendi-calakzade (13.12.2019).
Kopyalama metni
Babası Halvetî şeyhi Çâlâk Ahmed Efendi’ye nisbetle “Çâlâkzâde” lakabı ile şöhret bulmuştur. Hayatına dair yeterli bilgi yoktur; İstanbul’da yaşadığı bilinmektedir. Bayramiyye tarikatına intisap etti ve Himmetzâde Abdî’nin oğlu Abdüssamed Efendi’den (ö. 1156/1743) icâzet aldı. Babasının 1123’te (1711) vefatı üzerine Cağaloğlu Sarayı civarındaki Çâlâk Tekkesi’ne şeyh olarak tayin edildi ve ölümüne kadar bu görevini devam ettirdi. Safer 1171 (Ekim 1757) tarihinde vefat etti ve aynı tekkenin hazîresinde babasının yanına defnedildi. Ölümünden sonra meşihata Afyonlu Şeyh Mehmed Efendi’nin halifesi Veliyyüddin Efendi getirilmiştir.

Güzel bir sese sahip olup dönemin zâkirleri ve mevlidhanları arasında anılan Mustafa Efendi’nin asıl özelliği dinî sahadaki bestekârlığıdır. Mevlid bestesini Zeyrek Camii müezzini Hüseyin Dede’den meşketmiş, geleneksel mevlid okuma tarzının üstatları arasında zikredilmiştir. Türk dinî mûsikisinde Derviş Ali Şîruganî’den sonra en çok ilâhi besteleyen mûsikişinas olarak tanınır. Bestelediği eserlere el yazması güfte mecmualarında sıkça rastlanmakta olup Sadettin Nüzhet Ergun Türk Musikisi Antoloji’sinde altmış yedi adet dinî eserini kaydetmiştir. İlâhi, tevşîh ve durak formunda bestelediği eserlerinin bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bunlar arasında kıyâmî tekkelerinde kelime-i tevhid zikri esnasında okunan, “Tâ dil verelden sünbüle” mısraıyla başlayan acem-aşiran ve, “Edelim cevlân kılalım seyran” mısraıyla başlayan hüseynî ilâhileri sayılabilir. Ayrıca rast makamında, “Âlemler nûra gark oldu Muhammed doğduğu gece” mısraıyla başlayan tevşîhi ile, “Ben sanırdım âlem içre hîç bana yâr kalmadı” mısraıyla başlayan durağı, “Tende cânım canda cânânımdır Allah hû diyem” mısraıyla başlayan hicaz tevşîhi, “Sensin bize bizden yakın” mısraıyla başlayan hüseynî cumhur ilâhisi ve, “Semâdan sırr-ı tevhîdi duyan gelsin bu meydâna” mısraıyla başlayan uşşak ilâhisi en başarılı eserlerindendir. Yavuz Demirtaş, Bestekâr Şeyh Çalakzâde Mustafa Efendi: Hayatı, Musikisi ve Eserleri adıyla yüksek lisans çalışması yapmıştır (1998, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

BİBLİYOGRAFYA
Mecmûa, Süleymaniye Ktp., Kadı Burhaneddin, nr. 47, vr. 71b, 79a, 89a, 90a, 113a, 114b, 117a, 120b, 122a, 123a-b, 131a, 132b, 134a, 136a, 141a-b, 142b, 143a; Mecmûa, Süleymaniye Ktp., Hâşim Paşa, nr. 15, vr. 32b, 34b; Mecmûa, Millet Ktp., Ali Emîrî, Manzum, nr. 713, vr. 31b; Müstakimzâde, Tuhfe, s. 659-660; a.mlf., Mecmûa-i İlâhiyyât, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3397, vr. 1b, 2b, 7b, 11b, 18a, 29a, 31b, 34b, 35a, 37b, 39a, 41b, 56b, 57b, 58a, 64a, 66a, 71a, 72a, 77a, 89b, 93b, 96b, 108b, 109a, 112b, 119a, 120a, 121b; Mehmed Rûşen Efendi, Mecmûa-i İlâhiyyât, Hacı Selim Ağa Ktp., Aziz Mahmud Hüdâyî, nr. 1804, vr. 7b, 12b, 16b; Türk Musikisi Klasiklerinden İlâhîler: Mevlut Tevşihleri (İstanbul Konservatuvarı neşriyatı), İstanbul 1931, s. 16-17, 24-25; Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1949, III, 61-63; IV, 99; a.mlf., Türk Musikisi Klasiklerinden Temcit-Na’t-Salât-Durak, İstanbul 1945, s. 55-56, 63-64; Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Şairleri, İstanbul 1936, I, 173; a.mlf., Türk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1942, I, 161-162, 174, 252-253, 346-373; Şengel, İlâhîler, I, 40-42, 132-133; III, 10-11; Zâkir Şükrü, Mecmûa-i Tekâyâ (Akbatu), s. 89; Nuri Özcan, On Sekizinci Asırda Osmanlılar’da Dînî Mûsikî (doktora tezi, 1982), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 71, 777-828; a.mlf., “Ahmed Efendi, Çâlâk”, DİA, II, 58-59; Töre, İlâhîler, VI, 43-44; Yunus İlâhileri Güldestesi (haz. Cüneyd Kosal), Ankara 1991, s. 90-91; Ramazan Muslu, Osmanlı Toplumunda Tasavvuf (18. Yüzyıl), İstanbul 2003, s. 69-70, 706; Öztuna, BTMA, II, 77-78; Ömer Tuğrul İnançer, “Bayramîlik”, DBİst.A, II, 107.
Bu madde ilk olarak 2006 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 31. cildinde, 296-297 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.