ALKAME b. MÜCEZZİZ

علقمة بن مجزز
Müellif:
ALKAME b. MÜCEZZİZ
Müellif: SELMAN BAŞARAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/alkame-b-mucezziz
SELMAN BAŞARAN, "ALKAME b. MÜCEZZİZ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alkame-b-mucezziz (27.02.2020).
Kopyalama metni
Babası Kinâne oğullarından Mücezziz, iz sürmede (kıyâfe) ve insanlara bakarak soylarını tesbit etmedeki (kıyâfe ve firâse) maharetiyle tanınmış bir sahâbî idi. Üsame ile babası Zeyd b. Hârise’nin ayaklarına bakarak bunların aynı soydan gelen insanların ayakları olduğunu söylemesi Hz. Peygamber’i çok sevindirmişti.

Hicretin 9. yılında Habeşliler’den bir grubun gemilerle Mekke yakınındaki Şuaybe sahiline kadar geldiği haber alınınca, Hz. Peygamber Alkame’yi 300 kişilik bir müfrezeye kumandan tayin ederek Habeşliler’in üzerine gönderdi. Seriyyetü’l-Ensârî veya Seriyyetü Alkame b. Mücezziz diye anılan bu ilk deniz seferine katılan mücahidler denize açıldılarsa da Habeşliler’i bulamayarak geri döndüler. Alkame, Halife Ebû Bekir tarafından Filistin taraflarına gönderilen orduda da Amr b. Âs’a bağlı olarak kumanda görevi aldı. Onun bu görevi Hz. Ömer zamanında da devam etti ve Filistin’in önemli şehirlerinden Gazze’yi İslâm topraklarına kattı. Filistin fethedildikten sonra bölgenin yarısının yönetimi kendisine bırakıldı. Hz. Ömer’le kumandanları arasında Câbiye’de vuku bulan tartışmada o da bulundu.

Hicretin 20. yılında Halife Ömer deniz yoluyla Habeşistan’a göndereceği askerî birliğin başına Alkame’yi geçirdi. Fakat çıkan bir fırtınada Alkame askeriyle birlikte boğularak şehid oldu. Bu olaydan sonra halife deniz yoluyla sefer düzenlememeye karar verdi. Bu faciadan sadece Alkame’nin kurtulduğu, Hz. Ömer’in vefatı sırasında Filistin’deki yöneticilik görevine devam ettiği ve Hz. Osman devrindeki fetihlere katıldığı da rivayet edilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, III, 67; Buhârî, “Meġāzî”, 59; İbn Mâce, “Cihâd”, 40; Vâkıdî, el-Meġāzî, III, 983; İbn Hişâm, es-Sîre, IV, 639-640; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, II, 163; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), III, 394, 604, 610; IV, 67, 112, 289; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, III, 127; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 87; a.mlf., el-Kâmil, II, 497, 501, 536, 569; İbn Hacer, el-İṣâbe, II, 505-506; Mv.Fs., II, 307.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 467-468 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.