Arama yenilendi: Arama kılavuzunu okumak için tıklayınız.

ALKAME b. ULÂSE

علقمة بن علاثة
Müellif:
ALKAME b. ULÂSE
Müellif: AHMET ÖNKAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.04.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/alkame-b-ulase
AHMET ÖNKAL, "ALKAME b. ULÂSE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alkame-b-ulase (22.04.2019).
Kopyalama metni
Âmir b. Sa‘saa kabilesinin Kilâb boyuna mensuptur. Câhiliye devrinde kabilesi arasında büyük bir nüfuz ve itibara sahipti. Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra ve Mekke’nin fethinden önce Medine’ye giderek Hz. Peygamber’le görüştü ve kabilesi adına ona biat etti. Müellefe-i kulûb*dan olduğu, Hz. Peygamber’in aynı durumdaki diğer sahâbîlerle birlikte ganimetten ona da önemli paylar ayırdığı kaynaklarda zikredilir. Alkame, Tâif halkının müslüman oluşundan kısa bir süre sonra irtidad ederek Şam’a gitti. Hz. Peygamber’in ölümü üzerine çıkan karışıklıktan faydalanarak Kilâboğulları arasına döndü ve onları teşkilâtlandırmak istedi, fakat Hz. Ebû Bekir’in bölgeye Ka‘kā‘ b. Amr kumandasında bir askerî birlik göndermesi üzerine Suriye’ye kaçmak zorunda kaldı. Hz. Peygamber’in ölümünden sonra irtidad ettiği, hatta bu irtidad olayının Hz. Ömer devrinde meydana geldiği hakkında da bazı rivayetler vardır. Alkame’nin daha sonra tövbe ederek yeniden müslüman olduğu bilinmektedir. Nitekim Hz. Ömer onu Havran’a vali tayin etmiş, hayatının sonuna kadar da burada kalmıştır.

Alkame ile amcazadesi Âmir b. Tufeyl arasındaki üstünlük iddiası üzerine şair A‘şâ Meymûn’un Alkame aleyhine söylediği kaside, Câhiliye devri edebî mahsulleri arasında yer alır. İslâmiyet’in ilk yıllarında Alkame’nin Bizans imparatorunun huzurunda Resûl-i Ekrem hakkında iyi sözler söylemesi sebebiyle Hz. Peygamber onun aleyhindeki bu kasidenin rivayet edilmesini yasaklamıştı.

BİBLİYOGRAFYA
Buhârî, “Enbiyâʾ”, 6, “Meġāzî”, 61, “Tevḥîd”, 23; Müslim, “Zekât”, 138, 143-146; İbn Hişâm, es-Sîre, II, 586; IV, 495; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 272, 311; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), III, 262; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, III, 126; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 86; İbn Hacer, el-İṣâbe, II, 503-505; Abdülkādir el-Bağdâdî, Ḫizânetü’l-edeb, I, 183-185; III, 80, 81, 388, 397-403, ayrıca bk. Fihrist; Ziriklî, el-Aʿlâm, V, 48.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 468 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.