AYDERÛS

العيدروس
Müellif:
AYDERÛS
Müellif: SÜLEYMAN ULUDAĞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ayderus
SÜLEYMAN ULUDAĞ, "AYDERÛS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ayderus (19.07.2019).
Kopyalama metni
“Şiddetle yakalama ve kuvvetle bastırma” mânasına gelen ayderûs, arslana verilen isimlerden biridir. Bu özellik dikkate alınarak mânevî mertebesi yüksek olan bazı velîlere de “Ayderûs” denilmiştir. Ayderûs’un idrîs kelimesinin bozulmuş şekli olduğu da söylenmektedir. Bâ Alevî’nin Sekkāf kolundan geldikleri ileri sürülerek, “Alevî”, “Seyyid” ve “Şerif” gibi unvanlarla anılan bu aileye mensup otuz kadar âlim ve sûfîyi Muhibbî, Ḫulâṣatü’l-es̱er’de kaydetmiştir.

Ayderûs ailesinin meşhur şahsiyetleri şunlardır:

1. Abdullah b. Ebû Bekir el-Ayderûs. Abdullāh b. Ebî Bekr (es-Sekrân) b. Abdirrahmân Ebî Alevî (Bâ Alevî) es-Sekkāf el-Ayderûs (ö. 865/1461). Ayderûs ailesinin atası, mutasavvıf.

811’de (1408) Hadramut’ta doğdu. “Hadramut şeyhi” diye tanınır. Küçük yaşta babasını kaybettiğinden amcası Ömer el-Mihzârî tarafından yetiştirildi. Yirmi beş yaşında iken vefat eden amcasının yerine şeyh oldu. Tasavvufî anlayışını benimsediği Gazzâlî’nin İhyâʾü ʿulûmi’d-dîn’ini ezberlercesine tekrar tekrar okurdu. Önceleri semâ*a taraftar olmadığı halde sonraları zamanının çoğunu semâ ile geçirmeye başlamış, bununla birlikte şer‘î hükümlere titizlikle bağlı kalmıştır. Ömer b. Abdurrahman onun hakkında Fethu’r-rahîmi’r-rahmân adlı bir menâkıbnâme yazmıştır. Başlıca eserleri: el-Kibrîtü’l-ahmer; şeyhi Sa‘d b. Ali es-Süveynî Bâ Mezhicî (ö. 857/1453) hakkında kaleme aldığı Menâkıb; Resâʾil.

2. Fahrüddîn Ebû Bekir b. Abdullah el-Ayderûs. Ebû Bekr b. Abdillāh Bâ Alevî el-Ayderûs (ö. 914/1508). Ayderûsiyye tarikatının kurucusu, Aden’in en büyük velîsi ve mânevî koruyucusu kabul edilen mutasavvıf.

Abdullah b. Ebû Bekir el-Ayderûs’un oğludur. 851’de (1147) Terîm’de doğdu. İlk bilgileri burada aldı, daha sonra tasavvufa yöneldi. Ömrünün son yirmi beş yılını geçirdiği Aden’de öldü. Türbesi ve yanındaki cami Aden’in en büyük ziyaret yerlerindendir. Her yıl 11-15 rebîülevvelde burada adına ihtifal tertip edilmektedir. Menkıbelerini, müridlerinden Muhammed b. Ömer Bahrak, Mevâhibü’l-kuddûs fî menâkıbi İbni’l-ʿAyderûs adındaki menâkıbnâmede toplamıştır. Gazzî ve İbnü’l-İmâd gibi müellifler, müridlerin daha istekli ve dikkatli zikir yapmaları için kahve içmenin ilk defa onun tarafından âdet haline getirildiğini bildirirler. el-Cüzʾü’l-latîf fî ʿilmi’t-tahkîmi’ş-şerîf adlı tasavvufî bir eseri ve “basît”, “vasît” ve “vecîz” adlı üç evrâdı vardır.

3. Şeyh b. Abdullah el-Ayderûs. Şeyh b. Abdillâh b. Şeyh b. Abdillâh el-Ayderûs (ö. 990/1582). Mutasavvıf, şair.

919’da (1513) Terîm’de doğdu. Tahsiline burada başladı. Mekke, Zebîd ve Şihr gibi şehirleri ziyaret ettikten sonra gittiği Hindistan’ın Ahmedâbâd (Gucerât) şehrinde öldü. Ahmed b. Ali Bakarî, onun hakkında Nüzhetü’l-ihvân ve’n-nüfûs fî menâkıbi’ş-Şeyh b. Abdillâh el-Ayderûs adında bir menâkıbnâme yazmıştır. Eserleri şunlardır: el-ʿİkdü’n-nebevî ve’s-sırrü’l-Mustafavî, el-Fevz ve’l-büşrâ, Tuhfetü’l-mürîd, Dîvân.

4. Abdülkādir b. Şeyh el-Ayderûs (ö. 1038/1628). Mutasavvıf, tarihçi, fakih.

978’de (1570) Haydarâbâd’da doğdu. Şeyh b. Abdullah’ın Hintli câriyesinden doğan tek oğludur. Annesinin Abdülkādir-i Geylânî’ye olan bağlılığından dolayı Abdülkādir adını aldı. Annesinin yardımı ile zengin bir kütüphane kurdu. Kardeşi Abdullah ve adına ez-Zahrü’l-bâsim min ravzi’l-üstâz Hâtim isimli bir eser kaleme aldığı üstadı Hâtim el-Ahdal vasıtasıyla tasavvufa intisap etti.

Eserleri. en-Nûrü’s-sâfir ʿan ahbâri’l-karni’l-ʿâşir (Beyrut 1985); Taʿrîfü’l-ahyâʾ bi-fezâʾili’l-İhyâʾ (İhyâʾü ʿulûmi’ddîn’in kenarında birkaç defa basılmıştır; I-XII, Beyrut 1983); et-Tuhfetü’l-kudsiyye fi’l-hırkati’l-ʿAyderûsiyye; el-Hadîkatü’n-nadre fî sîreti’n-Nebî ve ashâbihi’l-ʿaşere; er-Ravzü’n-nâzır fî men ismühû ʿAbdülkādir; Sıdku’l-vefâ bihakkı’l-ihâ; Bugyetü’l-müstefîd.

5. Şeyh b. Abdullah b. Şeyh el-Ayderûs (ö. 1041/1631). Mutasavvıf.

993’te (1585) Terîm’de doğdu, ilk öğrenimini burada gördü. Daha sonra Yemen ve Hicaz’da bir süre tahsil gördükten sonra Hindistan’da bulunan amcası Şeyh Abdülkādir’in yanına giderek tahsiline onun yanında devam etti. Önce Sultan Burhannizam ve başveziri Melik Anber’in, daha sonra İbrâhim Âdil Şah’ın himayesine girdi. Devletâbâd’da öldü ve buraya yakın bir yere defnedildi.

6. Ali b. Abdullah b. Şeyh el-Ayderûs (ö. 1041/1632). Mutasavvıf, edip.

985’te (1577) Terîm’de doğdu. İlk tahsilini babasından yaptı. Zeynelâbidîn ve Tâcülârifîn unvanlarıyla meşhur oldu. Edebî eserlerini er-Resâʾil adıyla bir mecmuada topladı.

7. Ca‘fer es-Sâdık b. Ali el-Ayderûs (ö. 1064/1654). Mutasavvıf.

997’de (1589) Terîm’de doğdu. İlk tahsilini burada yaptı. Tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf, ferâiz, hesap, astronomi gibi ilimler öğrendi, Arap edebiyatı üzerinde çalıştı. Bir süre Mekke’de kaldıktan sonra Hindistan’da Sûret’e gitti. Sonra Dekken’e geçti. Başvezir Melik Anber’in saygısını kazandı. Sarayda düzenlenen bir münazarada bilgisinin derinliğini ispat edince müderrislik görevi aldı. Melik Anber’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu Feth Han ona daha çok itibar etti. Bir müddet sonra Sûret’e döndü. Burada Farsça ve Urduca öğrendi. Şeyh b. Abdullah el-Ayderûs’un el-ʿİkdü’n-nebevî’sini Farsça’ya, Dârâ Şükûh’un Sefînetü’l-evliyâʾ adlı eserini Tuhfetü’l-asfiyâʾ bi-tercemeti Sefîneti’l-evliyâʾ adıyla Arapça’ya tercüme etti. Sûret’te vefat etti.

8. Abdullah b. Şeyh el-Ayderûs (ö. 1073/1663). Mutasavvıf.

1017’de (1608) Terîm’de doğdu. Amcası Zeynelâbidîn’den ders aldı. Mekke ve Medine’yi ziyaret ettikten sonra Hindistan’a gitti. Başvezir Habeş Han ve Sultan Mahmûd b. İbrâhim Şah’ın himayesine girdi. Sonra Arabistan’a dönerek Şihr’e yerleşti. Hayatının geri kalan kısmını Şihr’deki zâviyesinde münzevi bir hayat yaşayarak geçirdi ve burada öldü.

9. Ca‘fer b. Mustafa b. Ali Zeynelâbidîn el-Ayderûs (ö. 1142/1729). Mutasavvıf.

1084’te (1673) Terîm’de doğdu, tahsiline burada başladı. Sûret’te Bahâdır Şah’tan itibar gördü ve orada öldü.

Eserleri. Keşfü’l-vehm ʿan mâ gāmâde ʿani’l-fehm, Miʿrâcü’l-hakīkat, el-Fethu’l-kuddûsî fî nazmi’l-ʿAyderûsî, ʿArzü’l-leʾâlî, Dîvân.

10. Abdurrahman b. Mustafa Zeynelâbidîn el-Ayderûs (ö. 1192/1778). Mutasavvıf.

1135’te (1723) Terîm’de doğdu. Tahsiline burada başladı. Birçok yere seyahatler yaptı; Hindistan’a gitti, bir süre Sûret’te kaldıktan sonra Arabistan’a döndü. Yemen, Mekke ve Tâif’i ziyaret etti, Mısır’a giderek Kahire’de yerleşti. Bir ara Suriye ve İstanbul’a da gitti, tekrar Kahire’ye döndü ve burada öldü. Mezarı Zeyneb bint Fâtıma’nın Kahire’deki türbesi civarındadır. Geriye pek çok mürid ve altmış kadar eser bırakmıştır. Zebîdî, gerek ʿİkdü’l-cevher’de gerekse İtḥâfü’l-aṣfiyâʾda Ayderûsiyye tarikatına bu zat vasıtasıyla intisap ettiğini ve onun eliyle tarikat hırkası giydiğini kaydeder. Menâkıbnâmesi oğlu Mustafa tarafından Fethu’l-kuddûs adıyla yazılmıştır.

Eserleri. Tervîhü’l-bâl ve tehvîcü’l-belbâl (Bulak 1283); Dîvân (Kahire 1304). Üç bölümden oluşur: a) Tenmîku’l-esfâr, b) Tenmîku’ş-şi‘r (Mısır hâtıraları), c) Zeylü’t-Tenmîk (Mısır mektupları); Mirʾâtü’ş-şümûs (Ayderûsiyye tarikatı hakkında); el-İrşâdâtü’s-seniyye (Nakşibendiyye tarikatı hakkında); et-Tuhfetü’l-medeniyye fi’l-ezkâri’l-kalbiyye ve’r-rûhiyye ve’s-sırriyye fi’t-tarîkati’l-Ayderûsiyye (bk. AYDERÛSİYYE).

11. Hüseyin b. Ebû Bekir el-Ayderûs (ö. 1798). Mutasavvıf.

Endonezya’daki velîlerin en büyüklerinden kabul edilir. Luar Batang’daki türbesi ve yanındaki büyük cami, Hint takımadalarında en çok ziyaret edilen yerlerden birisidir. Kubu (Borneo) Ayderûs Hânedanlığı da aynı adı taşıyan bir seyyid tarafından kurulmuştur.

12. Ayderûs b. Ömer b. Ayderûs el-Habsî (ö. 1314/1896). Hadramutlu bir seyyid olup 1237’de (1822) Gurfe’de doğmuştur. ʿİkdü’l-yevâkīti’l-cevheriyye fî zikri tarîkati’s-sâdâti’l-ʿAleviyye adlı bir eseri vardır.

BİBLİYOGRAFYA
Sehâvî, eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, II, 152; V, 16; Abdülkādir b. Abdullah el-Ayderûsî, en-Nûrü’s-sâfir ʿan ahbâri’l-karni’l-ʿâşir, Beyrut 1405/1985, s. 77, 333; Muhibbî, Ḫulâṣatü’l-es̱er, I, 482; II, 235-236, 335; III, 51, 166-168, 440-442; Gazzî, el-Kevâkibü’s-sâʾire (nşr. Cebrâîl S. Cebbûr), Beyrut 1979, I, 113-114; III; İbnü’l-İmâd, Şezerât, VIII, 39-63; Şillî, Meşreʿu’r-revî fî menâkıbı Benî ʿAlevî, Kahire 1319, I-II; Murâdî, Silkü’d-dürer, Bulak 1301, II, 328; Zebîdî, ʿİkd, s. 90; a.mlf., İtḥâfü’l-asfiyâʾ, s. 246; Şevkânî, el-Bedrü’t-tâliʿ, II, 65, 100, 123, 131; Fazl b. el-Alevî, Îzâhu’l-esrâri’l-ʿulviyye ve minhâcü’s-sâdâti’l-ʿAleviyye, Kahire 1316, s. 77; Harîrîzâde, Tibyân, II, vr. 303a-314a; Nebhânî, Kerâmâtü’l-evliyâʾ, I, 263; el-Ḳāmûsü’l-İslâmî, V, 588-590; Serkîs, Muʿcem, II, 1398-1399; Abdülhay el-Hasenî, Nüzhetü’l-ḫavâṭır, V, 241-243; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 311-312, 361; II, 734-742; Brockelmann, GAL, II, 148, 181, 231, 352; Suppl., II, 233, 478, 566, 617, 619, 812; G. Delonue, Moralistes et politiques musulmans dans l’Égypte du XIXe siècle 1798-1882, Kahire 1982, s. 9; Leylâ es-Sabbâğ, Min Aʿlâmi’l-fikri’l-ʿArabî fi’l-ʿasri’l-ʿOsmâniyyi’l-evvel: Muhammed el-Emîn el-Muhibbî, Dımaşk 1986, s. 392-393, 448-454; Sakkāf, Târîhu’ş-şuʿarâʾi’l-hadramiyyîn, (?) 1353-56; Zübeyd Ahmed, el-Âdâbü’l-ʿArabiyye fî şibhi’l-kārreti’l-Hindiyye (trc. Abdülmaksûd Muhammed Şalkāmî), [baskı yeri ve tarihi yok], I, 186-188, 416-417; Ö. Löfgren, “Aydarūs”, EI2 (İng.), I, 781-782.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 4. cildinde, 232-234 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.