DİLMAÇOĞULLARI

Müellif:
DİLMAÇOĞULLARI
Müellif: ALİ SEVİM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 07.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/dilmacogullari
ALİ SEVİM, "DİLMAÇOĞULLARI", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/dilmacogullari (07.04.2020).
Kopyalama metni

Anadolu’nun en eski beyliklerinden olan Dilmaçoğulları’nın kurucusu, Sultan Alparslan’ın kumandanlarından Dilmaçoğlu (Dimlaçoğlu, Demleçoğlu) Alp Tegin Mehmed Bey’dir. Malazgirt Savaşı’na katılan ve savaştan sonra Güney Anadolu’da fetihlere devam eden Dilmaçoğlu Mehmed Bey, Halep Mirdâsî emîri Nasr’ın ölümü üzerine kardeşler arasında başlayan iç mücadeleler sırasında Emîr Sâbık’ı desteklemek üzere 500 atlısıyla Halep’e giderek Türkmen Emîri Ahmed Şah ve Sâbık’la birleşti; yapılan savaşta Sâbık muhaliflerini Türkmen askerleri sayesinde kesin bir yenilgiye uğrattı (Zilhicce 468 / Temmuz 1076). Bu savaştan sonra Mehmed Bey yeniden Anadolu’ya döndü. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın Anadolu’ya hâkim olması üzerine onun hizmetinde bulunmak istemeyen Afşin, Sunduk, Duduoğlu, Türkmân, Aytegin, Arslantaş vb. Türkmen beyleri gibi Anadolu’dan ayrılarak Suriye ve Filistin Selçuklu Devleti Hükümdarı Tâcüddevle Tutuş’un hizmetine girdi (470/1077-78). Fakat Tutuş’un Suriye fâtihi Atsız b. Uvak’ı öldürtmesi üzerine Mehmed Bey adları geçen Türkmen beyleriyle birlikte onun hizmetinden ayrıldı (471/1079). Birkaç yıl sonra da Diyarbekir ve çevresinde hüküm süren Mervânîler’e ait toprakların Büyük Selçuklu Devleti’ne ilhak edilmesi için düzenlenen sefere katıldı. Selçuklu ordusunun başkumandanı Fahrüddevle İbn Cehîr Bitlis ve yöresini ele geçirdikten sonra Sultan Melikşah burayı Mehmed Bey’e iktâ etti (478/1085). Böylece Dilmaçoğulları Beyliği Büyük Selçuklu Devleti’ne tâbi olarak kurulmuş oldu; daha sonra da Siirt yakınlarındaki Erzen şehri (Garzan = Yanarsu) bu beyliğin sınırları içine alındı.

Mehmed Bey’den sonra beyliğin başına oğlu Togan Arslan geçti (yaklaşık 497/1104). Togan Arslan önce Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıcarslan’a, daha sonra da Ahlatşahlar’a tâbi oldu. 504 (1110-11) yılında Silvan’a bağlı birçok köyü ele geçirdi ve bir süre sonra da bağımsızlığını ilân etti. Ancak bağımsızlığı uzun sürmedi, Mardin Artuklu Emîri Necmeddin İlgazi’ye tâbi olarak onunla birlikte Haçlılar’a ve Gürcüler’e karşı düzenlenen seferlere katıldı. İlgazi, Togan Arslan’ın yardımıyla Antakya Haçlı Prensi Roger’i Tel İfrîn’de ağır bir yenilgiye uğrattı; ordusu hemen hemen imha edilen Roger de bu savaşta hayatını kaybetti (Rebîülevvel 513 / Haziran 1119). İlgazi ayrıca Gürcü Kralı II. David’in Tiflis’i istilâ ve talan etmesi üzerine Togan Arslan, Kadı Alemüddin, oğlu Alemüddin, Ebü’l-Kebîr, Emîr Ebû Temmâm, Saltuklu Emîri Ali ve Germiyanlı Türkmenleri ile birlikte Gürcüler’e karşı harekete geçti. Fakat İlgazi’nin ordusu, Kıpçaklar’dan da yardım gören Gürcüler karşısında ağır bir yenilgiye uğradı (Cemâziyelâhir 515 / Ağustos 1121). Togan Arslan’ın Artuklular’a tâbi olması üzerine Ahlatşah İbrâhim ona karşı harekete geçerek 518 (1124) yılında Bitlis’i kuşattıysa da başarılı olamadı. Fakat çok geçmeden bu defa Hasankeyf (Hısnıkeyfâ) Artuklu Emîri Rükneddin Dâvûd beyliğinin sınırlarını genişletmek gayesiyle Bitlis’i muhasara etti; ancak o da şehri alamadı. Togan Arslan 527’de (1133) Hama Emîri Hayır Han’la birlikte Haçlılar’a karşı bir sefere çıktı. Ertesi yıl Musul Atabegi İmâdüddin Zengî Ahlatşahlar’ın başşehri Ahlat’a yürüdüğü sırada Bitlis üzerine sevkettiği kuvvetleri durduran Togan Arslan aynı yıl veya 532 (1137) yılında vefat etti ve yerine oğlu Hüsâmüddevle Kurtî geçti.

Kurtî babasının zamanında Sökmenli emîrleriyle Gürcüler’e karşı düzenlenen seferlere katılmış (524-525/1130-1131) ve pek çok başarı kazanmıştı. Emîr olduktan bir müddet sonra Irak Selçuklu Sultanı Mesud’un, kardeşi Selçuk Şah’a Mardin, Erzen, Malazgirt ve Ahlat’ı dirlik olarak vermesi üzerine Kurtî de Mardin Artuklu Emîri Timurtaş’a tâbi oldu. Kurtî’nin 538 (1143) yılında ölümü üzerine yerine kardeşi Yâkut Arslan geçtiyse de kısa süre sonra o da vefat etti. Bunun üzerine beyliğin başına kardeşi Nûreddin Devletşah geçti. Hükümdarlığı oldukça uzun süren Devletşah, II. Sökmen ve İzzeddin Saltuk ile birlikte Gürcüler’e karşı düzenlenen başarısız bir sefere katıldı (556/1161). Ayrıca Harput Artuklu emîri Kara Arslan ve Mardin Artuklu emîri Necmeddin Alpı ile birlikte Dânişmendli Yağıbasan’a karşı harekete geçerek Sivas’a kadar ilerlediyse de sonradan barış yapıldı ve herhangi bir çarpışma olmadı. Devletşah 558 (1163) yılında Gürcüler’e karşı düzenlenen yeni bir sefere, Irak Selçuklu Sultanı Arslanşah b. Tuğrul ve Azerbaycan Atabegi Şemseddin İldeniz ile birlikte katıldı. Devletşah 1168’de Mardin Artuklu hükümdarı Necmeddin Alpı’ya tâbi olmak zorunda kaldı. Son olarak da sınırlarını Güney ve Doğu Anadolu’ya kadar genişletmek isteyen Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye karşı teşkil edilen birleşik orduda II. Sökmen, Musul hâkimi İzzeddin Mesud ve Artuklu Emîri II. İlgazi ile birlikte görev aldı (579/1183).

Devletşah muhtemelen 1192’de ölmüştür. Onun ölümünden sonra Dilmaçoğulları Beyliği’nin hâkimiyet sahası sadece Erzen ve civarına münhasır kaldı. Devletşah’ın yerine geçen oğlu Hüsâmeddin Tuğrul 1229 yılında Celâleddin Hârizmşah’a, ardından da Anadolu’yu istilâ eden Moğollar’a tâbi oldu. Moğol istilâsı sırasında beyliğin başında kimlerin bulunduğu bilinmemektedir. Ancak 1310’dan itibaren sırasıyla Melik Sâlih, Melik Kebîr İmâdüddin Devletşah, İzzeddin Muhammed, Melik Celâleddin ve Sultan Ali beyliği idare ettiler. Timur Anadolu’yu istilâ edince diğer beyler gibi Sultan Ali de ona tâbi oldu. Dilmaçoğulları Beyliği Akkoyunlular zamanında tamamen ortadan kaldırılmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

Azimî Tarihi: Selçuklular Dönemiyle İlgili Bölümler: H.430-538 (nşr. ve trc. Ali Sevim), Ankara 1988, s. 42, 46, 48, 113-114, 129, 135.

, s. 205, 208, 267.

İbnü’l-Ezrak el-Fârikī, Târîḫu Meyyâfâriḳīn ve Âmid, British Museum, Or. 5803, vr. 167a-169b.

Nesevî, Sîret-i Celâleddîn-i Mingburnî (nşr. Müctebâ Mînovî), Tahran 1344 hş./1965, s. 213.

, X, 554, 617; XI, 66; XII, 462.

, s. 41-42, 46, 326-327.

, III, 153.

İbn Fazlullah el-Ömerî, et-Taʿrîf, Kahire 1317, s. 34-35.

Osman Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, İstanbul 1973, s. 111-116.

Erdoğan Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, İstanbul 1985, s. 261-267.

Ali Sevim, Suriye ve Filistin Selçukluları Tarihi, Ankara 1989, s. 22, 48, 85, 88-90, 92, 113.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 301-302 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.