DUDA, Herbert Wilhelm

Müellif:
DUDA, Herbert Wilhelm
Müellif: SEMAVİ EYİCE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/duda-herbert-wilhelm
SEMAVİ EYİCE, "DUDA, Herbert Wilhelm", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/duda-herbert-wilhelm (16.09.2019).
Kopyalama metni
18 Ocak 1900’de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Tuna kıyısındaki Linz şehrinde dünyaya geldi. Orta öğrenimini, o yıllarda Germen kültürünün büyük merkezlerinden biri olan Prag’da yaptı. Liseyi bitirir bitirmez I. Dünya Savaşı sebebiyle Avusturya ordusunda görev aldı ve Türkiye’de bulundu; böylece ileride meslek hayatına hâkim olan Türk ve İslâm medeniyetiyle yakın temasa geçmiş oldu. Savaştan sonra 1919’da yüksek öğrenimine Prag’da Alman üniversitesi hüviyetiyle öğretim yapan Karls-Universität’te, Max Grünert’in yanında şarkiyat derslerine devam ederek başladı. Ardından Viyana Üniversitesi’nde Friedrich Edler von Kraelitz-Greifenhorst’un derslerine devam etti. Duda’nın Osmanlı devri Türk tarihiyle uğraşmasında, özellikle Osmanlı belgeleri üzerinde çalışan bu ilim adamının tesiri olduğuna ihtimal verilir. Yüksek öğreniminin son safhasını ise Almanya’nın Leipzig Üniversitesi’nde Richard Hartmann ile August Fischer’in yanında doktorasını vererek tamamladı (1925).

O dönemde Türk dilinin en kuvvetli uzmanlarından olan Jean Deny’nin yanında Paris’te bir müddet çalışan Duda, Ecole Nationale des Langues Orientales Vivantes’dan da diploma aldıktan sonra 1927’de İstanbul’a gitti. O yıllarda İstanbul’da çıkmakta olan Almanca Türkische Post gazetesinde görev aldı. Duda bu gazete için Türk basınını tarıyor ve tiyatro tenkitleri yazıyordu. Ayrıca İstanbul’da yaşadığı yıllarda Yûnus Emre ve Ahmed Hâşim hakkında iki de kitap yayımlamıştır (1929).

Duda 1932’de Leipzig Üniversitesi’nde doçentlik imtihanını verdikten sonra Almanya’da kaldı ve aynı öğretim kurumunda kadrosuz doçent olarak akademik kariyere girdi. 1936’da yine Almanya’nın Breslau Üniversitesi onu Türkoloji ve İslâm dilleri kadrosuz profesörlüğüne tayin etti. II. Dünya Savaşı yıllarında bir süre Bulgaristan’ın Sofya Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak çalıştıktan ve burada 1941-1944 yılları arasında Alman Kültür Enstitüsü’nü yönettikten sonra 1944’te asıl memleketine, Viyana Üniversitesi’nin Türkoloji ve İslâm bilimleri kürsüsüne ordinaryüs profesör olarak davet edildi. Duda Bulgaristan’da bulunduğu sırada Balkan Türklüğü Araştırmaları adlı kitabının malzemesini toplamıştı. Viyana Üniversitesi’nde emekli olduğu 1970 yılına kadar çalıştı ve bu sırada gerek Türk tarih ve edebiyatı gerekse diğer İslâm ülkeleriyle ilgili eser ve makalelerini yayımladı. 1948’de geniş halk kitlesinin üniversite ile temasını sağlayan Österreichische Hochschulzeitung’u kurdu ve 1971’e kadar bu yayın organında başyazar olarak çalıştı.

Viyana Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre dekanlık yapan Duda, Viyana Bilimler Akademisi ile Türk Dil Kurumu’na muhabir üye seçilmiş ve kendisine Avusturya ilim ve sanat şeref madalyası verilmiştir. Emekli olduktan sonra sağlığı çok bozulan, bu arada görme hassası da iyice azalan Duda, uzun süren bir rahatsızlıktan sonra Pfaffetschlag kasabasındaki evinde 16 Şubat 1975’te öldü. Birçok ünlü ilim adamını yetiştiren ve arkasında çeşitli eserler bırakan Duda için Wiener Zeitschrift für die Kunde des Morgenlandes’in LVI. cildi altmışıncı yaş armağan kitabı olarak yayımlanmıştır (Wien 1960).

Eserleri. Türkçe’den cevirdiği Yakup Kadri’nin hikâyeleri (Novellen von Jaakub Kadri, Leipzig 1923) ve Yeni Muamele Vergisi Kanunu’nun Almanca tercümesi (Das neue türkische Umsatzsteuergesetz, İstanbul 1927) Duda’nın ilk çalışmaları arasında yer alır. Bunları Ahmed Hâşim’e dair bir yayını takip etmiştir (“Ahmed Haşim, ein Türkischer Dichter der Gegenwart”, Welt des Islams, XI [Leipzig 1928], XII [1930/31]); bu çalışma ayrıca kitap halinde de çıkmıştır (Berlin 1929). Duda’nın bibliyografyasında, İstanbul’da 1929 yılında bastırılmış Yunus Emre adlı bir kitabından bahsedilmektedir. Ancak bu yayını herhangi bir kütüphane veya katalogda bulmak mümkün olmamıştır. Yalnız İstanbul Belediye Kütüphanesi Alfabetik Kataloğu’nda (III [İstanbul 1954], nr. 6955), 1929’da Ankara’da basılmış Yûnus Emre hakkında büyük bir kitaba rastlanmaktaysa da bunun yazarı belli değildir. Duda önceleri İstanbul’da çıkan Türkische Post gazetesinde birçok kısa yazı yayımladı. Daha sonra Refik Halit (Karay), Falih Rıfkı (Atay) gibi Türk nesir yazarlarının eserlerinden Almanca’ya tercümeler yaptı; bu arada “Kırk Vezir” masalları hakkında bir araştırması Almanya’da (Leipzig 1930), Karagöz oyunlarından Fasl-ı Ferhad da İstanbul’da basıldı (1931). Duda 1933 ve 1934 yıllarında daha çok İran edebiyatı ile uğraşmış ve bazı çalışmalarını yayımlamıştır. Ferhad ve Şîrîn hikâyesi hakkındaki kitabı ile (Ferhad und Schirin, Die literarische Geschichte eines Sagenstoffes, Prag-Paris-Leipzig 1933) Ubeyd-i Zâkânî’nin Mûş u Gürbe başlıklı hicvine dair tercümeli yayını (Katze und Maus, Salzburg 1947) Duda’nın İran edebiyatına duyduğu ilginin işaretleridir. Nitekim son yıllarında da İstanbul’da Esad Efendi kitapları arasında bulunan ve İran şairlerinin eserlerini ihtiva eden el yazmalarına dair uzunca bir makalesi çıkmıştır (“Die persischen Dichterhandschriften der Sammlung Es’ad Efendi zu İstanbul”, Isl., XXXIX [1964], s. 38-71). 1940-1943 yılları arasında Bulgar dili ve Bulgaristan’daki Türk hâkimiyetine dair birkaç araştırması basılmış olup 1949’da çıkan Balkantürkische Studien (Wien 1949) bunların en önemlisidir. Bulgaristan’da bulunduğu yıllarda, orada kalan Osmanlı belgelerine dair bir çalışmasını yayımladıktan sonra (Mitteilungen des Deutschen Wissenschaftlichen Institutes in Sofia, sy. 1, Leipzig 1943) Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerinde yaptığı araştırmalarını da 1949’da Viyana’da İlimler Akademisi yayınları arasında basılan bir ciltte toplamıştır. Bu kitabın içinde şu konular üzerine yaptığı araştırmalar ve belgeleri yer almaktadır: XVII. yüzyılda Üsküp, Şumnu’da Şerif Halil Paşa Camii ve Medresesi, Osmanlı devrinde Bulgaristan’da koyun vergisi, Şumnu’da Şerif Halil Paşa Camii kitâbesi, Şerif Halil Paşa vakfiyesi ve Sultan II. Mahmud’un Koprivsatica Müzesi’nde bulunan 14 Cemâziyelevvel 1240 (4 Ocak 1825) tarihli fermanı. Çalışmalarında Balkanlar’daki Osmanlı idaresinin ezici değil koruyucu olduğunu vurgulayan Duda, birçok Batılı tarihçinin aksine Türk hâkimiyetinin hıristiyan halkın varlık içinde gelişmesine hiçbir zaman engel olmadığını belirtir. Bâbıâli’nin hıristiyan tebaasının durumu üzerine kaleme aldığı “Zur Lage der christlichen Untertanen der Pforte” (WZKM, 51 [1948]) adlı makalesinde de aynı konu üzerinde özellikle durmuştur. Vom Kalifat zur Republik. Die Türkei in 19. und 20. Jahrhundert (Wien 1948) adını taşıyan kitabında Türk tarihinin son safhasını, sadece siyasî tarih olarak değil bu dönemde meydana gelen kültür ve edebiyattaki değişmelerle birlikte incelemiştir. Yeni Türk tarihi, dili ve edebiyatı ile uğraşırken özellikle Arap harflerinden Latin alfabesine geçilmesi konusu üzerinde durarak görüşlerini makaleler halinde yayımlamıştır (“Die neue Lateinschrift in der Türkei, I ve II”, Orientalistisches Literatur-Zeitung, XXXII [Leipzig 1929], XXXIII [1930]). İyi bildiği Farsça sayesinde Selçuklu tarihine eğilmiş ve İbn Bîbî’nin, Anadolu Selçukluları tarihinin önde gelen kaynaklarından biri olan el-Evâmirü’l-ʿAlâʾiyye fi’l-umûri’l-ʿAlâʾiyye adlı eserinin kendi devrinde yapılan muhtasarını (Tevârîh-i Âl-i Selcûk, Muhtasar-ı Selcûknâme) Almanca’ya tercüme ederek Danimarka’da yayımlamıştır (Die Seltschukengeschichte des Ibn Bībī, Kopenhagen 1959). Bu çalışmasında tercüme ile birlikte Farsça metni çok sayıdaki açıklama ve notlarla zenginleştirmiştir. 1963’te J. von Hammer-Purgstall’ın Osmanlı tarihinin (Geschichte des Osmanischen Reiches) Graz’da yapılan yeni tıpkıbasımına uzunca bir önsöz yazmış ve bir bibliyografya eklemiştir (s. IX-XX). Bu arada Danimarka devlet arşivinde bulunan Osmanlı fermanlarına dair bir yazısı da basılmıştır (“Die Osmanischen Staatsschreiben des Königlichen Reichsarchivs zu Kopenhagen”, Mitteilungen des Instituts für Österreichische Geschichtsforschung, LVIII, Wien 1950).

E. Saussey’in Prosateurs turcs contemporains (Paris 1935) adlı kitabının bir tahlil ve tenkidi olan “Zeitgenössiche türkische Prosa” başlıklı makalesi Orientalistische Literatur-Zeitung’da çıktı (XL, Leipzig 1937); bu makalenin ertesi yıl Türkçe çevirisi yayımlanmıştır (“Asırdaş Türk Nesri”, Ülkü, XI/59 [1938], s. 462-467). Duda’nın bir yazısı da Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 28 Kasım 1956’da verdiği bir konferansın metni olup o sıralarda çıkmak üzere olan İbn Bîbî’nin Selçuklu tarihiyle ilgilidir (“İbn Bîbî’nin Selçuk Tarihi”, Şarkiyat Mecmuası, II, İstanbul 1958, s. 110). Duda’nın Vom Kalifat zur Republik adlı kitabı Abdurrahman Güzel tarafından Türkçe’ye çevrilerek Hilâfetten Cumhuriyete Geçiş adıyla basılmıştır (Ankara 1989).

BİBLİYOGRAFYA
H. W. Duda, Meine Schriften 1919-1969, Wien 1970; Necîb el-Akīkī, el-Müsteşriḳūn, Kahire 1980, II, 290; Abdurrahman Bedevî, Mevsûʿatü’l-müsteşriḳīn, Beyrut 1984, s. 168-169; H. Jansky, “Herbert W. Duda ein Sechziger”, WZKM, sy. 56 (1960), s. III-VIII; E. Mais, “Herbert W. Duda Verzeichnis Seiner Schriften”, a.e., sy. 56 (1960), s. XIII-XVI; “Herbert W. Duda”, a.e., sy. 67 (1975), s. VII-VIII; Gy. Káldy-Nagy, “In Memoriam Herbert W. Duda 1900-1975”, Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hung, XXX/1, Budapest 1976, s. 133-135; Abdurrahman Güzel, “Ord.Prof.Dr. Herbert W. Duda”, TKA, XV/1-2 (1976), s. 227-252; a.mlf., “Avusturyalı Türkolog Herbert W. Duda’nın Türk Dili Hakkındaki Görüşleri”, TK, XX/227 (1982), s. 278-284; W. Heinz, “Herbert Wilhelm Duda (1900-1975)”, ZDMG, 128 (1978), s. 1-4.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 544-545 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.