EMÂLÎ

الأمالي
EMÂLÎ
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/emali
M. YAŞAR KANDEMİR, "EMÂLÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/emali (19.11.2019).
Kopyalama metni

Emâlî imlâ (veya ümliye) kelimesinin çoğuludur. Muhaddisler, müfessirler, fakihler, Arap dili ve edebiyatı âlimleriyle diğer bazı âlimler, rivayetiyle meşgul oldukları bilgileri talebelerine çok defa ezberlerinden, bazan da kitaplarından kendilerine kadar gelen senedleriyle birlikte yazdırmışlardır. Hadis kitapları müsnedlerde râvi adlarına, sünen ve camilerde konularına göre tasnif edildiği halde emâlîlerde genellikle böyle bir sıra gözetilmemiş, hocanın hadis imlâ ettiği sırada yazdırdığı hadislerin kaydedilmesiyle emâlîler meydana gelmiştir. Buna örnek olarak Hüseyin b. İsmâil el-Mehâmilî’nin, konuları arasında ilgi bulunmayan 533 hadisten meydana gelmiş el-Emâlî’si zikredilebilir. Bunun yanında Ebü’l-Kāsım İbn Asâkir’in 400’den fazla mecliste yazdırdığı emâlîsinin her bir meclisinin belli bir konuya ait olduğu anlaşılmaktadır (Kettânî, s. 339-340). Bu meclislerden ikisi Meclisân min mecâlisi’l-ḥâfıẓ İbn ʿAsâkir fî mescidi Dımaşḳ adıyla yayımlanmıştır (nşr. Muhammed Mutî‘ el-Hâfız, Dımaşk 1403/1983).

Kâtib Çelebi, Şâfiî âlimlerinin bu alanda meydana getirdikleri eserlere “ta‘lîk” adını verdiklerini söylemektedir. Emâlîlerin yazıldığı her bir derse “meclis” (çoğulu mecâlis) dendiği için bazı emâlîler “mecâlis” veya “mücâlese” (çoğulu mücâlesât) yahut “nevâdir” adıyla da anılmıştır (emâlîlerin yazdırılışı hakkında bilgi için bk. İMLÂ).

İmlâ hadis ilminin öğretim metotlarından biri olduğu ve hadis hâfızları özellikle salı ve cuma günleri mescidlerde hadis yazdırmayı âdet edindikleri için bu meclislerde meydana getirilen emâlîler diğer ilimlerle kıyaslanamayacak kadar çoktur. Devlet büyüklerinin fırsat buldukça hadis imlâ meclislerine katılması veya bizzat kendilerinin hadis imlâ etmesi de bu meclislerin önemini arttırmıştır. Bu hususta örnek olarak Selçuklu Veziri Nizâmülmülk’ün (ö. 485/1092) hadis ilmindeki üstün yeri ve hadise dair iki emâlîsi zikredilebilir. İsfahan, Rey, Merv, Nîşâbur ve Bağdat’ta hadis rivayet eden Nizâmülmülk ayrıca muhtelif şehirlerde imlâ meclisleri de düzenlemiştir. Bunlardan, 3 Muharrem 480 (10 Nisan 1087) tarihinde Bağdat’ta Nizâmiye Medresesi’nde yazdırdığı on iki hadisle aynı yıl 8 Safer (15 Mayıs) günü yine Bağdat’ta Câmiu’l-Mehdî’de yazdırdığı on iki hadis günümüze ulaşmıştır (Abdülhâdî Rızâ, V, 360-378).

İlk emâlîyi kimin telif ettiği kesin olarak belli olmamakla beraber bilinen en eski emâlîler Leys b. Sa‘d’ın (ö. 175/791) Meclis min fevâʾid (nşr. Muhammed b. Rızk b. Tarhûnî, Riyad 1407/1987), İmâm Ebû Yûsuf’un el-Emâlî (, I, 421), Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’nin Cüzʾ mine’l-emâlî (Haydarâbâd 1360) ve Ahmed b. Habîb eş-Şücâî’nin 184 (800) yılında yazdığı Cüzʾ mine’l-emâlî (Dârü’l’kütübî’z-Zâhiriyye, Mecmua, nr. 62-5, vr. 44a-49b) adlı eserleridir. Abdürrezzâk es-San‘ânî’nin (ö. 211/826-27) el-Emâlî fî âs̱âri’ṣ-ṣaḥâbe’si de ilk emâlîlerden sayılmalıdır. Hz. Hüseyin’in torunlarından olan Ahmed b. Îsâ b. Zeyd’in (ö. 247/861) emâlîsi, Zeydî âlimlerinden Ahmed Ali Müeyyed tarafından Rebʾü’ṣ-ṣadʿ adıyla üç cilt halinde neşredilmiştir (Beyrut 1410/1990). Hadis ilminde meydana getirilen diğer emâlîler arasında şu eserler zikredilebilir: Hüseyin b. İsmâil el-Mehâmilî (ö. 330/941), el-Emâlî (el-Eczâʾü’l-Meḥâmiliyyât) (nşr. İbrâhim İbrâhim el-Kaysî, Amman 1412/1991); Ebû Bekir Ahmed b. Mervân ed-Dîneverî, el-Mücâlese (Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 504, 176 varak); İbnü’l-Bâgandî, Emâlî fi’l-ḥadîs̱ (el-Hizânetü’t-Teymûriyye, Hadis, nr. 150, 34 varak); Ebû Amr İbnü’s-Semmâk, el-Emâlî (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, Mecmua, nr. 89/7, vr. 99a-120a, 192d-203b); Ebû Ahmed el-Assâl, Cüzʾ fîhi s̱elâs̱e mecâlis ve meclisân âḫarân (Köprülü Ktp., nr. 252, vr. 43a-50b, 120a-143b). Ayrıca tertip ettiği imlâ meclisleriyle meşhur olan Ebû Zekeriyyâ İbn Mende’nin, dört meclisi Köprülü Kütüphanesi’nde bulunan (nr. 252, vr. 28a-31b, 98b-101b) el-Emâlî, 1000’den fazla mecliste talebelerine vaaz ve nasihatle ilgili hususlarda imlâda bulunduğu belirtilen Furâvî’nin el-Mecâlis (Köprülü Ktp., nr. 252, vr. 1a-9a, 18a-25b, 67a-68a, 85b-86b), Hanefî fakihi Ebü’l-Fazl İbnü’ş-Şıhne’nin yetmiş meclisten meydana gelen el-Emâli’l-Muḥibbiyye (eserin on üç cüzü için bk. Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 264, vr. 1-120), zamanında imlâ geleneğini yeniden canlandıran ve 1150 mecliste çeşitli emâlîler yazdıran İbn Hacer el-Askalânî’nin Kahire’deki Baybarsiyye Medresesi’nde imlâ ettiği el-Emâli’l-Mıṣriyye el-Baybarsiyye (Köprülü Ktp., nr. 251, 216 varak; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 265, 273 varak) adlı eserleri sayılabilir. Köprülü Kütüphanesi’nde 252 numaralı mecmuada bulunan muhtelif hadis âlimlerine ait ondan fazla emâlînin C. Brockelmann’ın ve F. Sezgin’in eserlerinde zikredilmediği anlaşılmaktadır.

II. (VIII.) yüzyıldan X. (XVI.) yüzyıla kadar çeşitli ilimlerde birçok emâlî telif edilmiştir. Muhaddislerden sonra en çok emâlî yazdıranların Arap dili ve edebiyatı, özellikle de lugat âlimleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu âlimler eserlerinde lugat ve nahiv konularını esas almakla beraber imlâ esnasında belli bir konuya bağlı kalmamışlar, âyet ve hadislerin tefsirine, tanınmış Arap hakîm, hatip ve şairlerinin hikmetli söz ve şiirlerine, latife ve nüktelere de yer vermişlerdir. Ayrıca öğrencilerin çeşitli sorularını cevaplandırmaları, yazdırdıkları hususları şerhetmeleri bu meclislerin cazibesini daha da arttırmıştır. Bu eserler arasında Sa‘leb’in (ö. 291/904) el-Mecâlis’i (nşr. Abdüsselâm Muhammed Hârun, I-II, Kahire 1401/1980), Ebû Ali el-Kālî’nin el-Emâlî’si (Kahire 1324/1906), Ebû Abdullah Muhammed b. Abbas el-Yezîdî’nin el-Emâlî’si (Haydarâbâd 1368), büyük lugat hâfızlarından İbn Düreyd ile Ebû Muhammed el-Enbârî ve oğlu Ebû Bekir İbnü’l-Enbârî’nin emâlîleri, ayrıca Zeccâcî’nin el-Emâlî’si (nşr. Abdüsselâm Hârun, Beyrut 1407/1987) ve İbnü’ş-Şecerî’nin el-Emâlî’si (Haydarâbâd 1349/1930) en tanınmış olanlarıdır. İbnü’ş-Şecerî’den sonra Arap edebiyatı sahasında imlâ meclisleri devam etmemekle beraber Cemâleddin İbnü’l-Hâcib’in el-Emâlî’sinin (nşr. Fahr Sâlih Süleyman Kadâre, I-II, Beyrut 1989) birçok konusu da dile dairdir (Arap edebiyatında meydana getirilen yirmi dört emâlî ile elli nevâdir hakkında bilgi için bk. Sezgin, II, 83-89).

Fıkıh konusunda da birçok emâlî kaleme alınmıştır. Bu alanda İmam Ebû Yûsuf başta olmak üzere (, I, 164) İmam Muhammed, Hasan b. Ziyâd el-Lü’lüî, İmam Şâfiî, Şemsüleimme es-Serahsî, Sadrülislâm Ebü’l-Yüsr el-Pezdevî, Kādîhan ve Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ahmed ez-Zâz es-Serahsî gibi âlimlerin emâlîleri bulunmaktadır. Şerîf el-Murtazâ’nın tefsir, hadis, kelâm ve edebiyata dair seksen meclisten meydana gelen ve Emâli’l-Murtazâ diye tanınan Ġurerü’l-fevâʾid ve dürerü’l-ḳalâʾid adlı eseri de meşhur emâlîlerden biridir. Kelâm ilminde bu türde en meşhur eser ise Ali b. Osman el-Ûşî’nin medreselerde okutulan altmış altı beyitlik manzum el-Emâlî’sidir.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 258.

Zeccâcî, Emâli’z-Zeccâcî (nşr. Abdüsselâm M. Hârun), Beyrut 1407/1987, nâşirin mukaddimesi, s. 14-16.

, XIX, 154-155.

, II, 313-314.

, I, 161-166.

, I, 123-124.

, s. 339-352.

Mübârekfûrî, Muḳaddimetü Tuḥfeti’l-Aḥveẕî (nşr. Abdurrahman M. Osman), Kahire 1386/1967, I, 100-102.

Tayyib Okiç, Bazı Hadis Meseleleri üzerinde Tetkikler, İstanbul 1959, s. 102-104.

, I, 96, 421, 520; II, 83-89.

, VI, 330.

Ramazan Şeşen v.dğr., Fihrisü maḫṭûṭâti Mektebeti Köprülü, İstanbul 1406/1986, I, 134-139.

Abdülhâdî Rızâ, “Emâlî Nizâmülmülk el-vezîri’s-Selcûḳī fi’l-ḥadîs̱”, , V, 1959, s. 349-378.

Ömer ed-Dekkāk, “Kütübü’l-Emâlî ve ḥareketü’t-teʾlîf ʿinde’l-ʿArab”, ʿÂdiyâtü’l-Ḥaleb, II, Halep 1976, s. 70-85.

Abdurrahman Abdullah eş-Şeyh, “Kütübü’l-Emâlî ve’l-mecâlis ve’l-muḥâḍarât”, ʿÂlemü’l-kütüb, V/2, Riyad 1984, s. 306-314.

Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 11. cildinde, 70-72 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.