es-SÜNEN

السنن
es-SÜNEN
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.05.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/es-sunen--nesai
M. YAŞAR KANDEMİR, "es-SÜNEN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/es-sunen--nesai (22.05.2019).
Kopyalama metni
el-Müctebâ diye bilinen eser güvenilir hadis kitaplarından biridir. Nesâî es-Sünenü’l-kübrâ adını verdiği, seksen iki kitap ve 11.770 hadisten meydana gelen eserini Remle emîrine takdim etmiş, emîr bu hacimli çalışmadaki bütün hadislerin sahih olmadığını öğrenince Nesâî’den sahih hadisleri ayrı bir kitapta toplamasını istemiş, o da es-Sünenü’l-kübrâ’da isnadını tenkit ettiği hadisleri ayıklayarak elli bir kitap, 2538 bab ve 5758 (5761) hadisten ibaret ikinci bir çalışma yapmış ve ahkâma dair hadisleri bir araya getirdiği eserine “seçilmiş hadisler” anlamında el-Müctebâ (el-Müctenâ) adını vermiştir. Ayrıca es-Sünenü’ṣ-ṣuġrâ olarak da anılan bu eserde ahkâm hadisleri dışında sadece iman konusundaki rivayetlere yer verilmiştir. es-Sünen’deki hadislerin seçiminde Buhârî ve Müslim’in metodunu dikkate alan müellif aynı konudaki hadislerin bir yerde toplanmasına ve çeşitli senedlerle zikredilmesine özen göstermiş, gerektiğinde hadisleri çeşitli konularda tekrarlamış, hadisler arasındaki rivayet farklarını belirtmeye önem vermiş, yer yer hadislerden fıkhî hükümler çıkarıp fakihlerin görüş ve fetvalarını zikretmiş, hadislerdeki rivayet kusurlarını da göstermeye çalışmıştır. Râvi tenkidindeki titizliği ve Buhârî ile Müslim’in güvenilir kabul ettiği bazı râvileri eleştirmesi sebebiyle onun hadis kabulündeki şartlarının Buhârî ve Müslim’den daha ileri derece olduğu söylenmiş, sünenlerin en az sayıda zayıf hadis ihtiva edeni olduğu için Kütüb-i Sitte sıralamasında Ṣaḥîḥayn’dan sonra üçüncü sırada gelmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Nesâî’nin hadis münekkitlerinin terkinde ittifak etmedikleri râvilerin rivayetlerini eserine alması, el-Müctebâ’nın Ṣaḥîḥayn ile mukayese edilemeyeceğini göstermektedir. es-Sünen hakkındaki görüşler Nesâî’nin de kendine has bir sıhhat anlayışı olduğunu, rivayetleri ve râvileri buna göre değerlendirdiğini ve güvenilir bulduğu hadisleri eserine aldığını ortaya koymaktadır. Kütüb-i Sitte’ye dahil sünenlerin râvileri arasında en son vefat eden Nesâî olduğu için onun en âlî rivayetleri rubâî (dört râvili), en nâzil rivayetleri ise kendisinin belirttiği gibi uşârîdir (on râvili; bk. “İftitâḥ”, 69). İbnü’s-Seken, kendisinden bazı hadis kitaplarını tavsiye etmesi istendiği zaman Buhârî ve Müslim’in el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ’leri ile Ebû Dâvûd ve Nesâî’nin es-Sünen’lerini güvenilir bulduğunu belirtmiştir (Mizzî, I, 168). es-Sünen’in en önemli râvisi talebeleri içinde Nesâî’den çokça faydalandığı için “sâhibü’n-Nesâî” diye anılan İbnü’s-Sünnî’dir. Zehebî, es-Sünenü’l-kübrâ’yı el-Müctebâ adıyla onun ihtisar ettiğini ileri sürmüşse de Sehâvî bu görüşe katılmamıştır. Nesâî’in oğlu Abdülkerîm ile Velîd diye tanınan zâhid Ebû Bekir Muhammed b. Kāsım el-Mısrî de eseri rivayet edenler arasındadır.

es-Sünen Delhi’de (1256, taş baskısı; I-II, 1281, 1315, 1316, 1325), Kanpûr’da (1265, 1312), Leknev’de (1869), Bulak’ta (1276), Kahire’de (I-VIII, 1312; Süyûtî’nin şerhi ve Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî’nin hâşiyesiyle birlikte, Hasan Muhammed el-Mes‘ûdî’nin kontrolünde, I-VIII, 1348/1930), Bombay’da (nşr. Abdüssamed Şerefeddin, 1392), Beyrut’ta (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde, I-IX, 1406, 1409, kitapları, babları ve hadisleri numaralanıp çok yönlü fihristleri yapılmak suretiyle Süyûtî ve Sindî’nin hâşiyeleriyle birlikte) ve Riyad’da (Mevsûʿatü’l-ḥadîs̱i’ş-şerîf el-Kütübü’s-Sitte [2000], s. 2085-2472) yayımlanmıştır. Liechtenstein’de bulunan Cem‘iyyetü’l-merkezi’l-İslâmî eserin elli iki kitap, 2538 bab ve 5776 hadisten meydana gelen farklı tertipte titiz bir neşrini gerçekleştirmiştir (I-II, 1421/2000). es-Sünen’i Ahmed Muhtar Büyükçınar, Ahmet Tekin, Ömer Faruk Harman ve Yaşar Erol Türkçe’ye tercüme etmiştir (I-VIII, İstanbul 1981). Eserin 255 (869) tarihli bir yazması Şam’da Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir. J. Robson es-Sünen’in nüshaları üzerine bir makale kaleme almıştır (“The Transmission of Nasa’i’s ‘Sunan’”, JSS, I, 1956, s. 38-59).

Eser üzerinde muhtelif şerhler yazılmış olup yakın zamana kadar bunların en meşhuru ve en çok istifade edileni Süyûtî’nin Zehrü’r-rubâ ʿale’l-Müctebâ’sı idiyse de Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî’nin 1894 yılında tamamladığı Ḥâşiye, Süyûtî’nin şerhinden daha kapsamlıdır. Bu şerh ve hâşiye es-Sünen’le birlikte Kahire’de (I-II, 1312, 1348; I-IV, 1932; I-VIII, 1964), Kanpûr’da (1848, 1882), Delhi’de (1272, 1281) ve Lahor’da (nşr. Muhammed Atâullah el-Fûcyânî, I-IV, 1376) pek çok defa basılmıştır. Dimnâtî, Zehrü’r-rubâ’yı ʿArfü Zehri’r-rubâ ʿale’l-Müctebâ adıyla ihtisar etmiştir (Kahire 1299). İbnü’n-Ni‘me diye bilinen Endülüslü hadis hâfızı ve müfessir Ebü’l-Hasan Ali b. Abdullah b. Halef’in on cilt olduğu söylenen (Ziriklî, IV, 304) el-İmʿân fî şerḥi Süneni (Muṣannefi)’n-Nesâʾî Ebî ʿAbdirraḥmân adlı şerhinin günümüze ulaşıp ulaşmadığı, ayrıca bu eserin el-Müctebâ ve es-Sünenü’l-kübrâ’dan hangisine dair olduğu bilinmemektedir. Abdurrahman b. Ahmed el-Behkelî’nin Teysîrü’l-yüsrâ şerḥu’l-Müctebâ mine’s-Süneni’l-kübrâ adlı bir çalışması vardır (I-IV, San‘a, el-Mektebetü’l-Garbiyye bi’l-Câmii’l-kebîr, nr. 54-58). Muhammed Muhtâr b. Muhammed b. Ahmed eş-Şinkītî’nin Şürûḳu envâri’l-mineni’l-kübrâ el-ilâhiyye bi-keşfi esrâri’s-Süneni’ṣ-ṣuġrâ en-Nesâʾiyye adını verdiği Şerḥu Süneni’n-Nesâʾî’sinde (I-III, Kahire 1410/1989) hadislerin râvileri hakkında bilgi verilmekte, hadisi tahriç eden musannifleri zikredilmekte ve hadisten elde edilen hükümlerle âlimlerin hadis hakkındaki değerlendirmelerine yer verilmektedir. es-Sünen’in en geniş şerhi, Muhammed b. Ali b. Âdem el-İtyûbî el-Vellevî’nin Ẕaḫîretü’l-ʿuḳbâ fî şerḥi’l-Müctebâ adını verdiği Şerḥu Süneni’n-Nesâʾî’sidir (I-XLII, Mekke 1428/2007, son iki cildi fihrist). Müellif hadislerin râvileri, lafızları ve mânaları hakkında açıklamalar yapmıştır. es-Sünen’i Vahîdüzzaman Han’ın Ravżu’r-rubâ ʿan tercemeti’l-Müctebâ adıyla şerhettiği ve eserin Lahor’da Hintçe tercümesiyle birlikte yayımlandığı söylenmektedir. Eser üzerindeki diğer çalışmalar arasında Ebîverdî’nin Kitâbü Ebî ʿAbdirraḥmân en-Nesâʾî fi’s-Süneni’l-meʾs̱ûre ve şerḥi ġarîbih adlı eseri zikredilebilir. İbnü’l-Mülakkın’ın es-Sünen’in Kütüb-i Ḫamse’ye olan zevâidini şerhettiği kaydedilmektedir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1006). Seyyid Kesrevî Hasan da İsʿâdü’r-râʾî bi-efrâd ve zevâʾidi’n-Nesâʾî ʿale’l-kütübi’l-ḫamse adıyla bir eser kaleme almış (I-II, Beyrut 1419/1998), es-Sünenü’l-kübrâ ve el-Müctebâ’daki mürsel rivayetleri Taḳrîbü’n-nâʾî min merâsîli’n-Nesâʾî adıyla bir araya getirmiştir (Beyrut 1418/1998). Kütüb-i Sitte’nin her birine dair hatim merasimlerinde okunmak üzere birer eser kaleme alan Şemseddin es-Sehâvî, es-Sünen hakkındaki çalışmasına Buġyetü’r-râġıbi’l-mütemennî fî ḫatmi’n-Nesâʾî rivâyeti İbni’s-Sünnî adını vermiştir (nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl İbrâhim, Kahire-Beyrut 1411/1991; nşr. Abdülazîz b. Muhammed b. İbrâhim Abdüllatîf, Riyad 1414/1993). Muhammed Zekeriyyâ Kandehlevî’nin es-Sünen hakkındaki takrirleri el-Feyżü’s-semâʾî ʿalâ Süneni’n-Nesâʾî adıyla neşredilmiştir (I, Sehârenpûr 1985-). Nâsırüddin el-Elbânî, Ṣaḥîḥu Süneni’n-Nesâʾî (I-III, Beyrut 1408/1988) ve Żaʿîfü Süneni’n-Nesâʾî (Beyrut 1410/1990) adıyla iki eser yayımlamıştır. Ebû İshak el-Huveynî el-Eserî’nin Beẕlü’l-iḥsân bi-taḳrîbi Süneni’n-Nesâʾî Ebî ʿAbdirraḥmân adlı bir çalışması bulunmaktadır (Kahire 1410). Muhammed Eymen eş-Şebrâvî esere Fetḥu’l-muġīs̱ adını verdiği oldukça geniş bir fihrist hazırlamış ve Fihrisü Süneni’n-Nesâʾî adıyla yayımlamıştır (Beyrut 1988, 1411/1991). Vasiyyullah b. Muhammed Abbas eḍ-Ḍuʿafâʾ ve’l-mechûlûn ve’l-metrûkûn fî (Müctebâ)’n-Nesâʾî adıyla yüksek lisans tezi yapmıştır (1396, Câmiatü Ümmi’l-kurâ ed-dirâsâtü’l-ulyâ eş-şer‘iyye).

BİBLİYOGRAFYA
Nesâî, ʿAmelü’l-yevm ve’l-leyle (nşr. Fâruk Hamâde), Beyrut 1407/1987, neşredenin girişi, s. 39-89; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, I, 167-173; Süyûtî, Zehrü’r-rubâ ʿale’l-Müctebâ (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde), Beyrut 1409/1988, I, 3-6; a.mlf., Tedrîbü’r-râvî (nşr. Abdülvehhâb Abdüllatîf), Kahire 1385/1966, I, 102, 167; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1006-1007; Sıddîk Hasan Han, el-Ḥıṭṭa fî ẕikri’ṣ-ṣıḥâḥi’s-sitte, Beyrut 1405/1985, s. 219-220; Sezgin, GAS (Ar.), I, 329-330; Maʿa’l-Mektebe, s. 415-416; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), IV, 304; İsmail L. Çakan, Hadîs Edebiyâtı, İstanbul 1989, s. 86-88; Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 24-25; Muhammed b. Ali b. Âdem el-İtyûbî el-Vellevî, Şerḥu Süneni’n-Nesâʾî: Ẕaḫîretü’l-ʿuḳbâ fî şerḥi’l-Müctebâ, Mekke 1428/2007, I, 20-56.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 38. cildinde, 147-148 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.