FIKĪ, Muhammed Hâmid

محمّد حامد الفقي
Müellif:
FIKĪ, Muhammed Hâmid
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/fiki-muhammed-hamid
AHMET ÖZEL, "FIKĪ, Muhammed Hâmid", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/fiki-muhammed-hamid (15.11.2019).
Kopyalama metni
25 Mart 1892 tarihinde Nil deltasının batısındaki Buhayre vilâyetinde Şebrâhît şehrine bağlı Cezîretüniklâlineb köyünde doğdu. Ezher’de tahsil görürken Muhammed Abduh ile arkadaş olan ve onunla bir süre aynı evde kalan babası Seyyid Ahmed Abduh el-Fıkī tahsilini yarıda bırakmak zorunda kalmış, köyünde tefsir ve hadis okumuştur. Muhammed Hâmid ilk dinî bilgilerini babasından aldı, Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Babası büyük oğlu Abdürrezzâk’ın Ezher’de Mâlikî, sırasıyla diğer oğulları Muhammed Nu‘mân’ın Hanefî, Şeybe’nin Şâfiî ve Hâmid’in Hanbelî fıkhı tahsil etmesini istemişti. Ancak Hâmid Ezher’e gittiğinde Hanbelî revakında yer bulamadığından Hanefî revakına kaydoldu (1904). Altıncı sınıfta hadis ve tefsir dersleri okuduğu sırada Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiyye, İbn Kayyim el-Cevziyye, İbn Hacer el-Askalânî, Şâtıbî ve Muhammed b. Abdülvehhâb gibi âlimlerin eserlerinden etkilenip Selefî düşüncesine yöneldi, dinî gerilemeye sebep olduğunu düşündüğü bid‘at ve hurafelere karşı çıkmaya başladı. Ezher’den âlimiyye derecesiyle mezun olduğu 1917 yılına kadar çevresindeki arkadaşlarını bu düşünceyi benimsemeye çağırdı ve henüz genç yaşta iken etrafında kendisini önder kabul eden bir grup oluştu. Bu yöndeki faaliyetleri sonucunda bazı arkadaşlarıyla birlikte 1926’da Cemâatü ensâri’s-sünneti’l-Muhammediyye adlı bir cemiyet kurdu. Ezher’de Muhammed Mustafa el-Merâgī’den ders alan Fıkī, Medresetü’d-duât’ta M. Reşîd Rızâ’nın derslerine devam etti. Ayrıca musahhihlik yaptığı el-Matbaatü’s-Selefiyye’nin sahibi Muhibbüddin el-Hatîb’den faydalandı.

Öğrenimini tamamladıktan sonra çeşitli camilerde imam-hatiplik yaptı. Bunlardan Çerkes (Şerkes) ve Hedâre mescidlerinde uzun süre görevde kalarak halka Selefî düşüncelerini anlatma fırsatı buldu. Bu görüşlerinden dolayı meydana gelen kamuoyu baskısıyla Hedâre Mescidi’ndeki görevine son verilince Matbaatü’l-Menâr’da çalışmaya başladı. Burada Selefî düşünceleri daha da güçlendi. Bilhassa sert bir üslûpla eleştirdiği tasavvuf çevrelerinden gelen baskı ve tehditler neticesinde, Selefî-Vehhâbî faaliyetleri sebebiyle kendisine yakınlık duyan Kral Abdülazîz’in daveti üzerine 1928’de Suudi Arabistan’a gitti; orada kaldığı üç yıl boyunca kralın yakınında bulundu. Mescid-i Harâm’da verilen derslerin murakabe heyetine alındı. Ayrıca Maarif İdare Meclisi üyeliği, Maarif Müdürlüğü’nde neşriyat şubesi başkanlığı ve Mekke’deki el-Ma‘hedü’l-ilmî’de müderrislik görevlerine getirildi. Mescid-i Harâm ve Mescid-i Hayf’ta ders okuttu. Bu arada Suudi Arabistan’da yayımlanan ilk dergi olan ve on beş günde bir neşredilen Mecelletü’l-ıṣlâḥ’ı çıkardı (Ağustos 1928 – Temmuz 1930). Mısır’a döndükten sonra Cemâatü ensâri’s-sünneti’l-Muhammediyye’nin başkanlığını sürdürmeye devam etti. Üstadı Reşîd Rızâ’nın 1935’te vefatının ardından onun yayımladığı el-Menâr dergisinin faaliyeti durunca aynı doğrultuda yayın yapmak üzere Mecelletü’l-Hedyi’n-nebevî adıyla bir dergi çıkarmaya başladı (1936), vefatına kadar bu derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Ayrıca cemiyet üyeleriyle birlikte Matbaatü’s-sünneti’l-Muhammediyye’yi kurdu. Kendisinden ders alan veya kurduğu cemiyetin faaliyetlerine katılarak düşüncelerini yayan talebe ve bağlıları arasında Abdürrezzâk Afîfî, Abdurrahman el-Vekîl, Seyyid Rızk et-Tavîl, Muhammed Cemîl Gāzî, Muhammed Halîl Herrâs, Abdülfettâh Selâme, Muhammed Abdülmecîd Reşâd eş-Şâfiî, Hasan Abdülvehhâb el-Bennâ, Muhammed Abdülvehhâb el-Bennâ, Fethî Emîn Osman ve Abdülkādir et-Tavîl gibi isimler anılır. Muhammed Hâmid el-Fıkī 16 Ocak 1959 tarihinde Kahire’de vefat etti.

Cemâatü ensâri’s-sünneti’l-Muhammediyye Mısır’dan başka Sudan, Eritre, Suriye, Irak, Fas, Endonezya ve Tayvan gibi ülkelerde de faaliyet göstermiş, Fıkī’nin vefatından sonra cemiyete Abdürrezzâk Afîfî Atıyye (1959-1960) ve Abdurrahman el-Vekîl (1960-1967) başkanlık etmiştir. 1967’de bu kuruluş Cemal Abdünnâsır tarafından, Mahmûd Hattâb es-Sübkî’nin 1912’de kurduğu benzeri düşüncelere sahip el-Cem‘iyyetü’ş-şer‘iyye li-teâvüni’l-âmilîne bi’l-Kitâb ve’s-Sünneti’l-Muhammediyye ile birleştirilmiş, başına da asker kökenli Abdurrahman Emîn getirilmiştir. Her iki cemiyet ortak faaliyette bulunmuş, ancak Enver es-Sâdât’ın başa geçmesi üzerine 1970’te cemiyetin genel sekreteri Muhammed Abdülmecîd Reşâd eş-Şâfiî’nin teşebbüsüyle cemaat tekrar müstakil bir hüviyete kavuşup faaliyetini bağımsız sürdürmüştür.

Hâmid el-Fıkī ve Selefî düşüncenin ateşli savunucuları olan diğer cemiyet mensupları Mısır’da bir taraftan tasavvuf çevreleri, diğer taraftan Batıcılar’la sert mücadele ve tartışmalara girmişlerdir. Fıkī, Dârimî’nin Reddü’l-İmâm ed-Dârimî ʿOs̱mân b. Saʿîd ʿalâ Bişr el-Merîsî el-ʿanîd adlı eserini yayımladığında (Kahire 1358) büyük bir tepkiyle karşılanmış, Ezher ulemâsından meydana gelen bir heyet kitabın neşri ve nâşirin mukaddimesi hakkında olumsuz görüş belirtmişse de Mahmûd Şeltût bu raporu ilmî açıdan eleştirerek yeni bir komisyon kurulmasını teklif etmiştir (Muvaffak b. Abdullah Ali Kedse, s. 154-156). Ezher’le genelde iyi ilişkiler içerisinde bulunan Fıkī başta siyasî yaklaşımı olmak üzere bazı görüşleri, faaliyet ve mücadele yöntemi bakımından İhvân-ı Müslimîn hareketini ve lideri Hasan el-Bennâ’yı da eleştirmiştir (Ahmed M. Tâhir Ömer, s. 172-175). Muhammed Hâmid el-Fıkī, İbn Teymiyye’nin cinlerle ilgili görüşünü değerlendirme hususunda kendi cemiyetinin üyelerinden Ahmed Muhammed Şâkir’le de ihtilâfa düşmüştür. Şâkir bu konuyla ilgili olarak Beynî ve beyne’ş-Şeyḫ Ḥâmid el-Fıḳī adlı bir risâle kaleme almış (Kahire 1374/1955), bunun üzerine aralarında Mecelletü’l-Hedyi’n-nebevî dergisinin çeşitli sayılarında bir tartışma başlamıştır (sy. 9-10, 11-12, Kahire 1374). Ancak daha sonra iki arkadaş cemiyet merkezinde görüşüp anlaşmış, Fethî Emîn Osman bu ihtilâfı bir çalışmasında ele almıştır (bk. bibl.).

İbn Teymiyye’nin, tasavvuf ehli arasında görüş ve uygulamalarının şeriata uygun olup olmaması bakımından ayırım yapmasına karşılık Fıkī, benimsediği tevhid akîdesine aykırı bulduğu inanç ve uygulamaları sebebiyle bir bütün halinde tasavvufa ve müntesiplerine karşı çıkmış, Ma‘rûf-i Kerhî, Cüneyd-i Bağdâdî, Abdülkādir-i Geylânî, Gazzâlî ve diğer tanınmış şahsiyetleri ağır ifadelerle eleştirmiştir (Muvaffak b. Abdullah Ali Kedse, s. 160-172). Hocası Reşîd Rızâ’nın el-Menâr’da neşrettiği tefsiri Mecelletü’l-Hedyi’n-nebevî’de devam ettirmeye çalışan Fıkī, Fâtiha sûresi ve Bakara sûresinden 100 âyeti tefsir ettikten sonra, Tefsîrü’l-Menâr’da Yûsuf sûresinin eksik kalan kısmını Muhammed Behcet el-Eserî tamamladığı için ardından gelen Ra‘d, İbrâhîm, Hicr ve Nahl sûrelerini tamamlamış, İsrâ sûresinden de on bir âyetin tefsirini hazırlamıştır. Fıkī’nin vefatının ardından talebesi Abdurrahman el-Vekîl eseri Meryem sûresinin 55. âyetine kadar getirmiş, arkasından Seyyid Rızk et-Tavîl ve kardeşi Abdülkādir Rızk et-Tavîl gibi diğer bazı talebeleri bu faaliyeti devam ettirmiştir (Tâcûrî, s. 11-13, 42). Tefsirde sade bir dil kullanmaya özen gösteren Fıkī ihtilâflara, hikâyelere ve İsrâiliyat’a yer vermeyen, herhangi bir mezhebi ve şahsı destekleme endişesi taşımayan, taklidi terkedip ictihada yönelmeyi teşvik eden, bütünüyle hayatı Kur’an’ın ölçülerine göre düzenlemeyi amaçlayan bir yöntem izlemiştir. Selefî bakış açısı doğrultusunda âyetleri önce âyetlerle, sahih sünnetle, sahâbenin sözleriyle Selef’in görüşleri ve dil kurallarına göre yorumlamış, bu çerçevede Reşîd Rızâ’nın modern bilimin etkisinde kalarak Hz. Âdem’in çıkarıldığı cennetin dünyada olduğu, Havvâ’nın yaratılışı, meleklerin mahiyeti, bazı canlıları başka canlılara dönüştürme (mesh), peygamberlerin gösterdikleri mûcizeler vb. hususlardaki te’villerine katılmamıştır (a.g.e., s. 103-106, 109 vd.). Fıkī aynı zamanda, The Encyclopaedia of Islam’ın Dâiretü’l-maʿârifi’l-İslâmiyye adıyla Mısır’da başlayan Arapça tercümesinde dinî konularla ilgili bazı maddelere tenkit yazan veya tashih ve ilâvelerde bulunan ilim adamları arasında yer almıştır. Fıkī’nin 2000 matbu kitap, yetmiş yazma eser ve 100 yazma eserin fotokopisinden oluşan kütüphanesi Küveyt’teki Cem‘iyyetü ihyâi’t-türâsi’l-İslâmî tarafından 1988 yılında satın alınmıştır.

Eserleri. Muhammed Hâmid el-Fıkī’nin faaliyetleri ve ilmî mesaisi daha çok dergi yazıları, vaaz ve konferanslarla görüşlerini yaymaya ve özellikle Selef düşüncesine uygun eserlerin neşrine yönelmiş olup birkaçı dışında teliflerinin çoğu onun dergilerde çıkan yazılarının derlenmesinden meydana gelmiştir. Telif. 1. Es̱erü’d-daʿveti’l-Vehhâbiyye fi’l-ıṣlâḥi’d-dînî ve’l-ʿumrânî fî Cezîreti’l-ʿArab ve ġayrihâ. Cemaat merkezinde verdiği konferanslardan oluşmaktadır (Kahire 1354/1935). 2. Ezhâr min riyâżi sîreti’l-imâmi’l-ʿâdil el-Melik ʿAbdilʿazîz b. ʿAbdirraḥmân el-Fayṣal Âli Suʿûd. Kral Abdülazîz’in Riyad’a girişinin ellinci yılı münasebetiyle kaleme alınmıştır (Kahire 1369/1948; nşr. Hâlid b. Muhammed b. Osman el-Mısrî, Kahire 1429/2008). 3. Hedyü’r-Resûli’l-ekrem fi’l-ḥac ve’l-ʿumre ilâ beyti’llâhi’l-muʿaẓẓam (Kahire 1949, 2004). 4. Nûr mine’l-Ḳurʾân. Cemaat merkezinde verdiği konferanslardan olup Muhammed Rüşdî Halîl tarafından derlenmiştir (Kahire 1384/1964). 5. en-Nefs: Emrâżuhâ ve ʿilâcühâ fi’ş-şerîʿati’l-İslâmiyye (Kahire 1390/1970). 6. Keşfü’l-lis̱âm ʿani’l-ġaşşi’lleẕî aḥdes̱ehü’d-dessâsûn fî ʿaḳāʾidi’l-İslâm. Tasavvuf ehli aleyhine yazılmış bir risâledir (Kahire 1432/2011). 7. Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ḥakîm (ʿalâ ṣafaḥâti Mecelleti’l-Hedyi’n-nebevî). Bazı sûre ve âyetlerin tefsiri olup Ra‘d, İbrâhîm, Hicr ve Nahl sûreleri birer cilt halinde basılmış, İsrâ sûresinin yer aldığı V. cildi Abdurrahman el-Vekîl ile birlikte hazırlamıştır (Kahire, Merkezü’t-türâs ve’l-bahsi’l-ilmî). 8. Şerḥu eḥâdîs̱i’l-aḥkâm. İbn Abdülhâdî’nin el-Muḥarrer adlı eserinin şerhi olup müellif burada Fetḥu’l-bârî, Şerḥu Müslim (Nevevî), el-Muġnî (İbn Kudâme), Naṣbü’r-râye, Neylü’l-evṭâr, Şerḥu’l-ʿUmde (İbn Dakīkul‘îd) ve Sübülü’s-selâm gibi eserlerle İbn Teymiyye ve İbn Kayyim el-Cevziyye’nin ahkâma dair görüşlerinden faydalanarak kendince sahih gördüğü hükümleri ortaya koymaya çalışmıştır. 9. Risâle fî bidʿati’l-iḥtifâl bi-ẕikrâ mevlidi’n-nebî (nşr. Fethî Emîn Osman, Resâʾil fi’ş-şirk ve’l-bidʿa içinde). 10. Dürûs Ramażâniyye.

Neşir. a) Takıyyüddin İbn Teymiyye: el-Fetva’l-Ḥameviyyetü’l-kübrâ (Kahire, ts.); el-Mesâʾilü’l-Mârdîniyye (Kahire 1367/1947, 1980); Reʾsü’l-Ḥüseyn (Kahire 1368/1949); Mecmûʿatü’r-resâʾili’l-kübrâ (Cidde 1368); Naẓariyyetü’l-ʿaḳd (Kahire 1368); Muvâfaḳatü ṣaḥîḥi’l-menḳūl li-ṣarîḥi’l-maʿḳūl (Kahire 1369/1950, 1370/1951; Beyrut 1405/1985, M. Muhyiddin Abdülhamîd ile birlikte); İḳtiżâʾü’ṣ-ṣırâṭi’l-müstaḳīm (Kahire 1369/1950); Naḳżü’l-manṭıḳ (Kahire 1370/1951); el-Ḳavâʿidü’n-nûrâniyyetü’l-fıḳhiyye (Kahire 1370/1951; hadis tahrîcleri: Ebû Ya‘kūb Neş’et b. Kemâl el-Mısrî, gözden geçirme: Ebû Abdullah Mustafa b. Adevî, Riyad 1432/2011); Şeẕerâtü’l-belâtîn min ṭayyibâti kelimâti’s-selefine’ṣ-ṣâliḥîn (İbn Teymiyye’nin bazı risâleleriyle Ahmed b. Hanbel’in bir risâlesini içerir; Kahire 1375/1956); Refʿu’l-melâm ʿani’l-eʾimmeti’l-aʿlâm (Kahire 1958); el-ʿUbûdiyye fi’l-İslâm (Kahire 1400/1979); en-Nübüvvât (Kahire 1982). b) İbn Kayyim el-Cevziyye: et-Tibyân fî aḳsâmi’l-Ḳurʾân (Kahire 1352/1933, 1402/1982); İġās̱etü’l-lehfân min meṣâʿidi’ş-şeyṭân (I-II, Kahire 1357/1939, 1395/1975); et-Tefsîrü’l-ḳayyim (der. Muhammed Üveys en-Nedvî, Kahire 1367/1948; Beyrut 1408/1988); el-Cevâbü’l-kâfî li-men seʾele ʿani’d-devâʾi’ş-şâfî (Kahire 1367/1948); Tefsîrü süveri’l-Kâfirûn ve’l-Muʿavviẕeteyn (Beyrut 1368/1949); Zâdü’l-meʿâd fî hedyi ḫayri’l-ʿibâd (Kahire 1370/1951); eṭ-Ṭuruḳu’l-ḥükmiyye fi’s-siyâseti’ş-şerʿiyye (Kahire 1372/1953); Medâricü’s-sâlikîn (I-III, Kahire 1375/1956); Risâle fî emrâżi’l-ḳulûb (Riyad 1403/1983); Risâle fî aḥkâmi’l-ġınâʾ (Riyad 1403/1983).

c) Diğer Neşirleri: İbnü’d-Deyba‘ eş-Şeybânî, Teysîrü’l-vüṣûl ilâ Câmiʿi’l-uṣûl (I-IV, Kahire 1346/1927; Beyrut 1397); İbn Hacer el-Askalânî, Bulûġu’l-merâm (Kahire 1347, 1352/1931; Cidde 1413/1993; Riyad 1417/1996); İbnü’l-Mevsılî, Muḫtaṣaru’ṣ-Ṣavâʿiḳı’l-mürsele ʿale’l-Cehmiyye ve’l-Muʿaṭṭıla (I-II, Mekke 1348/1929, Muhammed Abdürrezzâk Hamza ile birlikte); Ahmed b. Hanbel, es-Sünne (Kahire 1349), er-Red ʿale’z-Zenâdıḳa ve’l-Cehmiyye (Şeẕerâtü’l-belâtîn içinde, Kahire 1375/1956, s. 4-40), el-ʿAḳīde (İbn Ebû Ya‘lâ, Ṭabaḳātü’l-Ḥanâbile içinde, Kahire 1371/1952, II, 293-308); Mecdüddin İbn Teymiyye, el-Münteḳā min aḫbâri’l-Muṣṭafâ (I-II, Kahire 1350-1351/1931-1933, 1398/1978; Beyrut 1398; Riyad 1402, 1403); Kāsım b. Sellâm, Kitâbü’l-Emvâl (Kahire 1353/1934); Muînüddin el-Îcî, Câmiʿu’l-beyân fî tefsîri’l-Ḳurʾân (yalnız III. cilt, gözden geçirme: Ahmed Muhammed Şâkir, Kahire 1355/1936); Süyûtî, el-Eşbâh ve’n-neẓâʾir (Kahire 1356/1938); Şemseddin İbn Abdülhâdî, el-ʿUḳūdü’d-dürriyye fî menâḳıbi şeyḫi’l-İslâm Aḥmed İbn Teymiyye (Kahire 1356/1938; Beyrut 1406/1986); İbn Allân, Delîlü’l-fâliḥîn şerḥu Riyâżi’ṣ-ṣâliḥîn (Kahire 1357/1938); Ebû Ya‘lâ el-Ferrâ, el-Aḥkâmü’s-sulṭâniyye (Kahire 1357/1938, 1386/1966, 1394/1974, 1408/1988); Semev’el el-Mağribî, Beẕlü’l-mechûd fî ifḥâmi’l-yehûd (Kahire 1358/1939); Dârimî, Reddü’l-İmâm ed-Dârimî ʿOs̱mân b. Saʿîd ʿalâ Bişr el-Merîsî el-ʿanîd (Kahire 1358/1939); İbn Sellûm, Vesîletü’r-râġıbîn ve buġyetü’l-müstefidîn (Kahire 1365); Münzirî, Muḫtaṣaru Süneni Ebî Dâvûd (I-VIII, Kahire 1367-1369/1948-1950, Hattâbî’nin Meʿâlimü’s-sünen’i, İbn Kayyim el-Cevziyye’nin Tehẕîbü Süneni Ebî Dâvûd’u ile, Ahmed Muhammed Şâkir ile birlikte); İbn Hibbân el-Büstî, Ravżatü’l-ʿuḳalâʾ ve nüzhetü’l-fużalâʾ (Kahire 1368/1949; Beyrut 1395/1975, 1397/1977, Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd ve Muhammed Abdürrezzâk Hamza ile birlikte); Mecdüddin İbnü’l-Esîr, Câmiʿu’l-uṣûl ilâ eḥâdîs̱i’r-Resûl (I-XIII, Kahire 1368-1375/1949-1955, 1400/1980, Abdülmecîd Selîm ile birlikte); Âcurrî, eş-Şerîʿa (Kahire 1369/1950; Beyrut 1403/1983); İbnü’l-Lahhâm, el-Aḫbârü’l-ʿilmiyye mine’l-İḫtiyârâti’l-fıḳhiyye min fetâvâ Şeyḫi’l-İslâm İbn Teymiyye (Kahire 1369/1950; Riyad 1418/1988), el-Ḳavâʿid ve’l-fevâʾidü’l-uṣûliyye ve mâ yeteʿallaḳu bihâ mine’l-aḥkâmi’l-ferʿiyye (Kahire 1375/1956; Beyrut 1403/1983); Cemmâîlî, ʿUmdetü’l-aḥkâm (Kahire 1371, 1373, 1379; Medine 1395; Cidde 1406/1985), Min eḥâdîs̱i’l-enbiyâʾ (hadislerin tahrîci: Ebû Abdullah Muhammed el-Afîfî, gözden geçirme ve takdim: Mustafa b. Adevî, Mansûre 1421/2001); İbn Ebû Ya‘lâ, Ṭabaḳātü’l-Ḥanâbile (I-II, Kahire 1371/1952); İbn Receb, eẕ-Ẕeyl ʿalâ Ṭabaḳāti’l-Ḥanâbile (I-II, Kahire 1372/1953; I-IV, Kahire 1980, Ṭabaḳātü’l-Ḥanâbile ile birlikte); İbnü’n-Neccâr, Şerḥu’l-Kevkebi’l-münîr (Kahire 1372/1953, eksik); Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, et-Taḥḳīḳ fi’ḫtilâfi’l-ḥadîs̱ (Kahire 1373/1954, Şemseddin İbn Abdülhâdî’nin Tenḳīḥu’t-Taḥḳīḳ’i ile birlikte); Minhâcî, Cevâhirü’l-ʿuḳūd ve muʿînü’l-ḳuḍât ve’l-muvaḳḳıʿîn ve’ş-şühûd (I-II, Kahire 1374/1955); İbn Dakīkul‘îd, İḥkâmü’l-aḥkâm şerḥu ʿUmdeti’l-aḥkâm (Kahire 1374/1955, 1418/1997; Beyrut 1407/1987; Ahmed Muhammed Şâkir ile birlikte); Merdâvî, el-İnṣâf fî maʿrifeti’r-râciḥ mine’l-ḫilâf (I-XII, Kahire 1374-1378/1955-1958; Beyrut 1406/1986, 1990); Muhammed b. Abdülvehhâb, Muḫtaṣaru Sîreti’r-Resûl (Kahire 1375/1956; Medine 1408/1988); Şemseddin es-Sehâvî, et-Tuḥfetü’l-laṭîfe fî târîḫi’l-Medîneti’ş-şerîfe (I-II, Kahire 1376-1378/1957-1958; Beyrut 1993); Takıyyüddin el-Fâsî, el-ʿİḳdü’s̱-s̱emîn fî târîḫi’l-beledi’l-emîn (I-VIII, Kahire 1378-1388/1958-1969, I. cilt: Fıkī, II-VII. ciltler: Fuâd Seyyid, VIII. cilt: Mahmûd Muhammed et-Tanâhî; Beyrut 1406/1986); Zehebî, el-Müheẕẕeb fi’ḫtiṣâri’s-Süneni’l-kübrâ (I-IV, Kahire 1390/1970, Hammâd İbrâhim Ahmed ile birlikte); Emîr es-San‘ânî, Taṭhîrü’l-iʿtiḳād ʿan edrâni’l-ilḥâd (Amman 1412/1990). Bunlar dışında bazı başka neşirleri de bulunan M. Hâmid el-Fıkī Min Defâʾini’l-künûz adlı koleksiyon içinde (Kahire 1349/1931) İbn Batta, İbn Receb, Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, Muvaffakuddin İbn Kudâme el-Makdisî ve Ca‘fer b. Muhammed el-Firyâbî’nin bazı risâlelerini yayımlamıştır.

BİBLİYOGRAFYA :

Ömer Rızâ Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, Beyrut 1414/1993, III, 207; M. Fethî Osman, es-Selefiyye fi’l-müctemaʿâti’l-muʿâṣıra, Küveyt 1401/1981, s. 136-137; Mahmûd Muhammed et-Tanâhî, Medḫal ilâ târîḫi neşri’t-türâs̱i’l-ʿArabî, Kahire 1405/1984, s. 69-70; Bekrî Şeyh Emîn, el-Ḥareketü’l-edebiyye fi’l-Memleketi’l-ʿArabiyyeti’s-Suʿûdiyye, Beyrut 1986, s. 81, 111; M. Hayr Ramazan Yûsuf, Delîlü’l-müʾellefâti’l-İslâmiyye fi’l-Memleketi’l-ʿArabiyyeti’s-Suʿûdiyye: 1400-1409, Riyad 1413/1993, s. 83, 103, 286, 388, 438; a.mlf., Muʿcemü’l-müʾellifîne’l-muʿâṣırîn: Vefeyât 1315-1424 (1897-2003), Riyad 1425/2004, II, 568; Muhyiddin Atıyye v.dğr., Delîlü müʾellefâti’l-ḥadîs̱i’ş-şerîfi’l-maṭbûʿa, Beyrut 1416/1995, I, 38, 97, 303, 324, 325, 399, 404, 412, 415, 418; II, 525, 548; Ahmed b. Hacer Âlü İbn Ali, eş-Şeyḫ Muḥammed b. ʿAbdilvehhâb, Riyad 1419/1999, s. 115-116; Ahmed M. Tâhir Ömer, Cemâʿatü enṣâri’s-sünneti’l-Muḥammediyye ve cühûdühâ fî neşri ʿaḳīdeti’s-Selef (doktora tezi, 1421-22), Câmiatü Ümmi’l-kurâ Külliyyetü’d-da‘ve ve usûli’d-dîn, s. 55-91, ayrıca bk. tür.yer.; Fethî Emîn Osman, el-Beyânü’l-celî fîmâ dâre beyne Şâkir ve’l-Fıḳī, Kahire 1423/2002; a.mlf., “el-ʿAllâme Muḥammed Ḥâmid el-Fıḳī müʾessisü Cemâʿati enṣâri’s-sünneti’l-Muḥammediyye”, et-Tevḥîd, XXIV/3, Kahire 1995, s. 55-57; Muvaffak b. Abdullah Ali Kedse, Cühûdü’ş-Şeyḫ Muḥammed Ḥâmid el-Fıḳī fî neşri’l-ʿaḳīdeti’s-Selefiyye (yüksek lisans tezi, 1423-24), Câmiatü Ümmi’l-kurâ Külliyyetü’d-da‘ve ve usûli’d-dîn; Abdullah el-Akīl, Min Aʿlâmi’d-daʿve ve’l-ḥareketi’l-İslâmiyye, Amman 1429/2008, I, 61, 435, 510; II, 766, 767; Ahmed el-Alâvine, el-ʿUlemâʾü’l-ʿArabü’l-muʿâṣırûn ve meʾâlü mektebâtihim, Beyrut 1432/2011, s. 183-184; M. Âtıf Abdülkerîm et-Tâcûrî, Cühûdü’ş-Şeyḫ Muḥammed Ḥâmid el-Fıḳī fî tefsîri’l-Ḳurʾâni’l-kerîm, Kahire 1433/2012; “Müʾtemeru râʾidi’l-menheci’s-Selefî bi-Mıṣr ve’l-ʿâlemi’l-İslâmî: eş-Şeyḫ Muḥammed Ḥâmid el-Fıḳī”, et-Tevḥîd, XXXIX/460 (2010), s. 23-27; Üsâme Şehâde, “el-ʿAllâme Muḥammed Ḥâmid el-Fıḳī (1310-1378 h. – 1892/1959 m.)”, http://alrased.net/main/articles.aspx?selected_article_no=6412 (06.03.2014).
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 454-456 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.