AHMED MUHAMMED ŞÂKİR

أحمد محمّد شاكر
AHMED MUHAMMED ŞÂKİR
Müellif: MAHMÛD MUHAMMED et-TANÂHÎ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: 15.05.2019
Erişim Tarihi: 08.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-muhammed-sakir
MAHMÛD MUHAMMED et-TANÂHÎ, "AHMED MUHAMMED ŞÂKİR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-muhammed-sakir (08.07.2020).
Kopyalama metni

Kahire’de doğdu. Soyu Hz. Hüseyin’e ulaşır. Babası Muhammed Şâkir Ezher Üniversitesi rektör vekilliği ve Sudan kādılkudâtlığı yapmıştır. 1900 yılında babasıyla gittiği Sudan’da Gordon Külliyesi’ne devam etti. 1904’te İskenderiye’ye giderek tahsilini orada sürdürdü. Daha sonra Ezher Üniversitesi’ne girdi ve 1917’de mezun oldu. Dört ay gibi kısa bir süre hocalık yaptıktan sonra Zagazig kadılığına tayin edildi. Yüksek Şeriat Mahkemesi üyeliğinden emekli oluncaya kadar (1951) çeşitli yerlerde kadılık görevini yürüttü. 27 Zilkade 1377’de (14 Haziran 1958) Kahire’de vefat etti.

İskenderiye’deki fıkıh ve usûl-i fıkıh hocası Muhammed Ebû Dakīka ile tefsir, hadis, usûl-i fıkıh, Hanefî fıkhı ve mantık derslerini okuduğu babası Muhammed Şâkir onun hayatında derin izler bırakmışlardır. Ebû Dakīka ona spor zevkini aşılamış, binicilik, atıcılık ve yüzmeyle meşgul olmasını sağlamıştır. 1909’dan itibaren babası onu hadise yöneltmiş ve kendisine başta Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’i olmak üzere Müslim’in eṣ-Ṣaḥîḥ’ini, Tirmizî’nin es-Sünen ve eş-Şemâʾil’ini, Buhârî’nin eṣ-Ṣaḥîḥ’inin de bir kısmını okutmuştur.

Ezher’deki öğrencilik yıllarında orayı ziyarete gelen âlimlerle tanışmış ve onlardan da faydalanmıştır. Mağrib muhaddisi Abdullah b. İdrîs es-Senûsî, Muhammed b. Emîn eş-Şinkītî, Ahmed b. Şems eş-Şinkītî, Şâkir el-Irâkī, Tâhir el-Cezâirî, Reşîd Rızâ ve daha birçok âlim hocaları arasında yer almaktadır. Onun hadis ilminde müstakil görüşlere sahip bir kişi olarak yetişmesinde adı geçen âlimlerin büyük tesiri olmuştur. Küçük kardeşi Mahmud Muhammed Şâkir, onun, ilk asırlardaki ulemânın benimsediği usule uygun olarak hadis ilmini tam anlamıyla öğrenmiş nâdir âlimlerden biri olduğunu, râvilerin tenkidi konusunda önceki ulemâya muhalif birtakım değerlendirme ve ictihadlara sahip bulunduğunu ifade etmektedir. Juynboll da onu, “Ehl-i sünnet yolundan ayrılmayan bir müctehid olması yanında birçok yerde ecdadının reylerini reddederek kendi şahsî değerlendirmelerini ortaya koymuş bir şahsiyet” olarak takdir etmektedir. Taklitçiliğe karşı oluşu, otuz yılı aşan kadılık hayatında da tesirini göstermiş, şer‘î konularda hiçbir mezhebe bağlı kalmadan kendi rey ve ictihadıyla kararlar vermiştir. Kararlarında, gençlik yıllarından vefatına kadar esas meşgalesi olan sünnet konusundaki engin bilgi ve araştırmaları başlıca dayanağı olmuştur. Gerçeği her şeyin üstünde tutması, onu önceki görüşlerinden vazgeçtiğini ilân edecek bir seviyeye sahip kılmıştır. Meselâ, Ezher Rektörü Mustafa el-Merâgī’nin, kamerî ayların başlangıcını tesbit ederken hilâlin çıplak gözle görülmesine imkân bulunmadığı hallerde rü’yetin yerini hesabın alması lâzım geldiği görüşüne babası ile birlikte karşı çıkmışken, bir süre sonra delillerin Merâgī’yi desteklediğini tesbit etmiş, bunun üzerine daha babasının sağlığında bir risâle yazarak Merâgī’nin haklı olduğunu itiraf etmiş ve ay başlangıcının mutlaka hesapla tayin edilmesi gerektiği kanaatine vardığını açıklamıştır. Matbu ve yazma pek çok eser ihtiva eden meşhur kütüphanesindeki henüz ilmî usullere göre tasnif edilmemiş kitaplardan yaptığı nakiller, onun çok kuvvetli bir hâfızaya sahip olduğunu göstermektedir.

Eserleri. Ahmed Muhammed Şâkir’in telif eserleri de bulunmakla birlikte onun en önemli çalışmaları ilmî neşrini yaptığı kitaplardır. Çünkü bunların bir kısmı herhangi bir neşirden çok şerh mahiyetindedir. Kendi yazdığı eserler şunlardır: 1. Nizâmü’t-talâk fi’l-İslâm (Kahire). Herhangi bir mezhebe bağlı kalmadan, sırf âyet ve hadislere dayanarak yazdığı bu eser boşanmaya dair olup neşredildiği zaman büyük yankılar uyandırmıştır. Hatta M. Zâhid Kevserî, el-İşfâk fî aḥkâmi’t-talâḳ adlı bir risâle ile bu kitaba reddiye yazmıştır. 2. Kelimetü’l-hak (Kahire 1407). Yazı kurulu başkanlığını yaptığı el-Hedyü’n-Nebevî dergisinde yayımlanan bazı yazıları ölümünden sonra bu başlık altında toplanıp yayımlanmıştır.

İlmî neşirlerini yaptığı başlıca eserler şunlardır:

Hadis. 1. el-Müsned (Ahmed b. Hanbel). Vefatına kadar üzerinde çalıştığı ve üçte birini on altı cilt halinde neşrettiği (Kahire 1369-1378/1949-1958) bu kitap onun en önemli eseri kabul edilmektedir. 40.000’e yakın hadis ihtiva eden el-Müsned’in 8100 kadar hadisi onun tarafından değerlendirilmiştir. Eserin 16. cildindeki 680 hadisin bir kısmını neşre hazırladıktan sonra vefat etmiş, bu cildin geri kalan hadislerini Dr. el-Hüseynî Abdülmecid Hâşim tahkik etmiştir. I. cilde yazdığı “Talâʾiʿu’l-kitâb” başlıklı mukaddime, el-Müsned hakkında değerli bilgiler ihtiva etmektedir. Eserdeki hadisleri numaralamış, sağlamlık derecesini belirtmiş, kimliği iyi bilinmeyen râvilerin tam adlarını yazarak onları tanıtmış, isnadı zayıf hadisleri takviye edecek başka rivayetler varsa bunları kaydetmiştir. 2. el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ (Tirmizî). Tamamlayamadığı çalışmalarından biri olan bu eserin iki cildini doksan altı sayfalık bir mukaddime ve geniş dipnotlarıyla neşretmiştir (Kahire 1357-1359/1938-1940). 3. Meʿâlimü’s-sünen (Hattâbî). Bu eseri Muhammed Hâmid el-Fıkī ile birlikte neşretmiştir (Kahire 1948). 4. İḫtiṣâru ʿulûmi’l-ḥadîs̱. İbn Kesîr’e ait olan bu usûl-i hadis kitabını şerhederek el-Bâʿis̱ü’l-ḥas̱îs̱ ilâ maʿrifeti ʿulûmi’l-ḥadîs̱ adıyla neşretmiştir (Kahire 1355).

Tefsir. 1. Câmiʿu’l-beyân (Taberî). Kardeşi Mahmûd Muhammed Şâkir’le birlikte eserin yaklaşık üçte birini (Enfâl sûresinin 47. âyetine kadar) tahkik ve tahriç edip on üç cilt halinde neşretmişler (Kahire 1955-1958), ancak bu ortak çalışma Ahmed Muhammed Şâkir’in 1958’de ölümü üzerine kardeşi tarafından tek başına sürdürülmüş, o tarihten bu yana üç cilt daha (İbrâhîm sûresinin 27. âyetinin sonuna kadar) neşredilmiştir (Kahire 1958-1969). Bu çok önemli neşirde onun görevi, kardeşinin çalışmalarını kontrol ve hadisleri tahriç etmekti. 2. Tefsîrü’l-Kurʾâni’l-ʿazîm (İbn Kesîr). Bu kitabı Umdetü’t-tefsîr adıyla ihtisar etmiş, on cüz halinde yayımlamayı düşündüğü halde ancak beş cüzü basılabilmiştir (Kahire 1956-1957). Eserdeki hadislerin senedlerini zikretmemiş, zayıf ve İsrâiliyat*a dair olan rivayetlerle mükerrer rivayetleri, ayrıca fıkıh ve kelâma dair bazı teferruatı terketmiştir.

Fıkıh. 1. er-Risâle (Şâfiî). Doksan iki sayfalık bir mukaddime ve değerli dipnotlarıyla neşrettiği bu eser onun önemli çalışmalarından biridir (Kahire 1938). 2. Cimâʿu’l-ʿilm (Şâfiî, Kahire 1940). 3. el-Muḥallâ (İbn Hazm). Kitabın ilk altı cildini tahkik ederek neşretmiştir (Kahire 1347-1349). 4. Kitâbü’l-Harâc (Yahyâ b. Âdem, Kahire 1347).

Edebiyat. 1. eş-Şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ (İbn Kuteybe, Kahire 1364-1369/1945-1950, 1966). 2. el-Muʿarreb (Ebû Mansûr el-Cevâlîkī, Kahire 1942). 3. el-Mufaddaliyyât (Mufaddal ed-Dabbî, Kahire 1952). 4. el-Asmaʿiyyât (Asmaî, Kahire 1955). Son iki eseri dayısının oğlu Abdüsselâm Muhammed Hârûn ile birlikte neşretmiştir. Bu edebî eserleri harekeledikten başka metinden daha çok dipnot koymak suretiyle bütün müşkülleri halletmeye, müellifin temas etmediği, noksan veya müphem bıraktığı noktaları aydınlatmaya çalışmıştır. Onun ilmî neşrini yaptığı bütün eserlerin ortak bir özelliği de, çoğu kendi tarafından icat edilen çeşitli fihristlerle zenginleştirilmiş olmasıdır. İlmî neşrini yaptığı eserlerin tamamı yirmi dörde ulaşmaktadır.

 
BİBLİYOGRAFYA

Mahmûd Muhammed Şâkir, Kelimetü’l-ḥaḳ [Ahmed Muhammed Şâkir], Kahire 1407, Mukaddime (Ahmed Muhammed Şâkir: İmâmü’l-muḥaddis̱în).

Âdil , Beyrut 1403/1983, I, 78.

, I, 253.

Mahmud Muhammed et-Tanâhî, Medḫal ilâ târîḫi neşri’t-türâs̱i’l-ʿArabî, Kahire 1405/1984.

Selâhaddin el-Müneccid, “ʿUmdetü’t-tefsîr”, Mecelletü Maʿhedi’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyye, IV/1, Kahire 1377/1958, s. 166.

G. H. A. Juynboll, “Aḥmad Muḥammad Shâkir (1892-1958) and his edition of Ibn Ḥanbal’s Musnad”, , XLIX (1972), s. 221-247.

Receb el-Beyyûmî, en-Nehḍatü’l-İslâmiyye fî siyeri aʿlâmihe’l-muʿâṣırîn, Kahire 1405/1984, IV, s. 115-140.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 104-105 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız. Bu madde en son 15.05.2019 tarihinde güncellenmiştir.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER