HÂLİD b. MA‘DÂN

خالد بن معدان
Müellif:
HÂLİD b. MA‘DÂN
Müellif: ALİ TOKSARI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/halid-b-madan
ALİ TOKSARI, "HÂLİD b. MA‘DÂN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/halid-b-madan (25.02.2020).
Kopyalama metni
Kelâî nisbesinden hareketle Nîşâbur’a bağlı Kelâ’da doğduğu tahmin edilmektedir. Şam ile Humus bölgelerinde yerleşmesi sebebiyle Şâmî ve Hımsî nisbeleriyle de anılmaktadır. Bir kısmından mürsel olmak üzere Muâz b. Cebel, Hz. Âişe, Ebû Hüreyre, Muâviye b. Ebû Süfyân ve Abdullah b. Ömer gibi sahâbîlerden hadis rivayet etti. Kendisinden de Sevr b. Yezîd, Muhammed b. İbrâhim et-Teymî, Hassân b. Atıyye ve Safvân b. Amr gibi muhaddisler rivayette bulundular.

Sika olduğunda görüş birliği bulunan Hâlid’den Evzâî, Süfyân es-Sevrî gibi muhaddisler övgü ile söz etmişlerdir. İbn Kuteybe’nin onu Kaderiyye mezhebine mensup olanlar içinde sayması (el-Maʿârif, s. 625), diğer kaynaklarda böyle bir bilginin bulunmaması sebebiyle ihtiyatla karşılanmalıdır. Rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alan ve Şamlı fıkıh âlimlerinin üçüncü tabakasından olan Hâlid b. Ma‘dân fıkıh sahasında da otorite idi. Halife Velîd b. Abdülmelik bir konu hakkında Hâlid’in görüşüne başvurmuş, daha sonra da bütün kadılara emir göndererek onlardan bu âlimin görüşü doğrultusunda karar vermelerini istemiştir. Yezîd b. Muâviye’nin emniyet teşkilâtında görev yaptığı, başta Mesleme b. Abdülmelik kumandasındaki İstanbul muhasarası olmak üzere Bizans’a karşı yapılan birçok savaşa katıldığı bilinmektedir. 103 (721) yılında Şam yakınlarındaki Entartus’ta vefat eden Hâlid b. Ma‘dân’ın ölüm tarihi 104, 105 ve 108 (726) olarak da zikredilmektedir.

Hâlid b. Ma‘dân zühd ve takvâ sahibi bir âlim olup zamanının çoğunu oruçlu geçirirdi. Şöhreti sevmez, etrafına halkın toplandığını görünce hemen oradan uzaklaşırdı. Ona göre insanın ikisi maddî, ikisi mânevî olmak üzere dört gözü vardır. İnsan maddî gözü ile dünyada olup bitenleri, kalp gözü ile de âhiretle ilgili hususları görür. Allah bir kul hakkında hayır murat ettiğinde onun kalp gözünü açar; kul da gayb âlemine dair vaad edilen hususları görerek gaybda olanlardan emin olur. Yiyip hamdetmenin yiyip susmaktan daha hayırlı olduğunu söyleyen Hâlid, “Sizden birinize hayır kapısı açıldığında acele etsin, çünkü o kapının kendisine ne zaman kapanacağını bilemez” diyerek hayırda acele edilmesini tavsiye etmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 455; Halîfe b. Hayyât, et-Târîḫ (Ömerî), s. 339; Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, III, 176; a.mlf., et-Târîḫu’ṣ-ṣaġīr, I, 245; İclî, es̱-S̱iḳāt, s. 142; Ebû Zür‘a ed-Dımaşkī, Târîḫ (nşr. Şükrullah b. Ni‘metullah el-Kūcânî), Dımaşk 1980, I, 243, 350-351; II, 694; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 625; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), VI, 530; XI, 632; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, III, 351; a.mlf., el-Merâsîl, Beyrut 1402/1982, s. 52-53; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, IV, 196-197; a.mlf., Meşâhîr, s. 113; Ebû Nuaym, Ḥilye, Beyrut 1387/1967, V, 210-221; İbn Asâkir, Târîḫu Dımaşḳ (Amrevî), VI, 189-205; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, I, 270; IV, 474; İbnü’l-Adîm, Buġyetü’ṭ-ṭaleb (Zekkâr), VII, 3101-3111; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, VIII, 167-173; Zehebî, el-ʿİber, I, 96; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IV, 536-541; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 101-120, s. 71-73; a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 93; Alâî, Câmiʿu’t-taḥṣîl fî aḥkâmi’l-merâsîl (nşr. Hamdî Abdülmecîd es-Selefî), Beyrut 1407/1986, s. 171; Safedî, el-Vâfî, XIII, 263; İbn Kesîr, el-Bidâye, IX, 230; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, III, 118-120; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, I, 252; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, I, 126; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 340; Abdülgaffâr Süleyman el-Bündarî v.dğr., Mevsûʿatü ricâli’l-kütübi’t-tisʿa, Beyrut 1413/1993, I, 435.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 15. cildinde, 286 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.