HÂRİS b. ABDÜLMUTTALİB

الحارث بن عبد المطلب
Müellif:
HÂRİS b. ABDÜLMUTTALİB
Müellif: İBRAHİM SARIÇAM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 09.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/haris-b-abdulmuttalib
İBRAHİM SARIÇAM, "HÂRİS b. ABDÜLMUTTALİB", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/haris-b-abdulmuttalib (09.07.2020).
Kopyalama metni
Annesi, Âmir b. Sa‘saa kabilesinden Safiyye bint Cündeb’dir. Hâris’in nesli, Benî Hâşim’in Hârisiyyûn diye bilinen kalabalık bir kolunu teşkil eder. Babası Abdülmuttalib onun adına izâfeten Ebü’l-Hâris künyesiyle anılır. Abdülmuttalib Zemzem Kuyusu’nu kazarken diğer oğulları henüz dünyaya gelmediğinden yanında sadece oğlu Hâris vardı. Hâris bu dönemde babasının en büyük destekçisi olarak görülmektedir. Belâzürî (Ensâb, I, 79), onun Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ı kurban etmek istediği yılda öldüğünü kaydediyorsa da Abdullah’ın vefat ettiği sırada Hâris’in hayatta bulunduğuna dair kuvvetli rivayetler mevcuttur. İbn Sa‘d (eṭ-Ṭabaḳāt, I, 99), Taberî (Târîḫ, II, 246) ve Zehebî’nin (Târîḫu’l-İslâm, s. 50) verdikleri bilgiye göre Abdullah b. Abdülmuttalib bir Kureyş kervanı ile Suriye’ye yaptığı bir ticarî seyahatten dönerken Medine’de hastalandı ve orada kaldı. Bu haber Abdülmuttalib’e ulaşınca oğlu Hâris’i durumu öğrenmesi için Medine’ye gönderdi. Ancak Hâris Medine’ye ulaştığında Abdullah vefat etmiş ve defnedilmişti. Buna göre Hâris, Belâzürî’nin verdiği tarihten daha sonraki bir tarihte Abdullah’ın vefatından (570) sonra, Abdülmuttalib’in vefatından (577) önce ölmüş olmalıdır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Hişâm, es-Sîre2, I, 146; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 83, 92-93, 99; IV, 48; Zübeyrî, Nesebü Ḳureyş, s. 18, 85-87; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 118, 126; Belâzürî, Ensâb, I, 78, 79, 90; Ya‘kūbî, Târîḫ, I, 246; II, 11, 27; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), II, 246, 251; İbn Hazm, Cemhere, s. 15, 70-71; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, II, 12-13; Zehebî, Târîḫu’l-İslâm: es-Sîretü’n-nebeviyye, s. 50; F. Wüstenfeld, Genealogische Tabellen der Arabischen Stämme und Familien, Göttingen 1852, s. 10; Köksal, İslâm Tarihi (Mekke), s. 39-40.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1997 yılında İstanbul'da basılan 16. cildinde, 194 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER