HÂŞİM b. ABDÜMENÂF - TDV İslâm Ansiklopedisi

HÂŞİM b. ABDÜMENÂF

هاشم بن عبد مناف
Müellif:
HÂŞİM b. ABDÜMENÂF
Müellif: İBRAHİM SARIÇAM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hasim-b-abdumenaf
İBRAHİM SARIÇAM, "HÂŞİM b. ABDÜMENÂF", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hasim-b-abdumenaf (28.09.2020).
Kopyalama metni
Asıl adı Amr olup Mekke’de kıtlığın hüküm sürdüğü bir yıl Suriye’den getirdiği ekmekleri kırarak et suyu ile çorba yapıp hacılara dağıttığı için “Hâşim” (kıran, ufaltan) lakabıyla meşhur olmuştur. Kureyş kabilesi adına Sâsânîler, Himyerîler, Habeşîler ve diğer bazı devlet ve kabilelerle ticarî ve diplomatik ilişkiler kuran Hâşim, Bizans İmparatoru I. Leon ve Gassânî melikiyle anlaşarak ülkelerine Kureyşliler’in serbestçe ticarî seyahat yapabilmelerini sağladı. Böylece Kureyş’in Mekke ve çevresiyle sınırlı olan ticarî ilişkileri daha geniş bir boyut kazandı. Kureyş’in kış ve yaz olmak üzere yılda iki defa ticarî seyahat yapmasını gelenek haline getiren Hâşim kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın da Suriye ve Anadolu’ya kadar giderek ticaret yapardı. Hâşim, Habeşistan’da da serbestçe ticaret yapabilmeleri için Necâşî’ye bir mektup gönderdi ve kervan yolu üzerinde yaşayan kabilelerle ticarî antlaşmalar yaptı. Kureyşliler bu kabilelere ait malları Bizans topraklarına götürüp satacaklar, parasını masraf almadan kendilerine teslim edecekler, onlar da Kureyş kervanlarının yol emniyetini sağlayacaklardı.

Hâşim Mutayyebîn ittifakının lideri idi. Mutayyebîn ile Ahlâf (Leakatü’d-dem) arasındaki çekişmenin ardından Kureyş ailesi içinde barış sağlanınca rifâde* ve sikāye* görevlerini de üstlendi; hac ibadetiyle ilgili bazı düzenlemeler yaptı. Hacıların ve Kureyş kabilesinin su ihtiyacını karşılamak üzere Mekke’de Bezr ve Sicille adlı iki büyük kuyu kazdırdı. Dedesi Kusayy’ın yaptığı gibi hac mevsiminde Mekke’deki kuyulardan develerle su taşıtarak zemzemin çıktığı mevkide bulunan deriden yapılmış havuza doldurur ve hacıların su ihtiyacını karşılardı. Hâşim bu faaliyetleriyle, hem kendi kabilesi hem de Arabistan’daki diğer kabileler ve komşu devletlerin hükümdarları nezdinde itibar kazandı. Kardeşi Abdüşems’in oğlu Ümeyye, Hâşim’in nüfuzunu kıskanarak onu münâfereye (nesep, şan ve şeref konusunda övünme) davet etti. Yenilen Ümeyye, önceden kararlaştırılan şartlara göre elli deve vermek ve on yıl müddetle Dımaşk’ta ikamet etmek zorunda kaldı. Şarkiyatçıların, Emevîler’le Hâşimîler arasındaki mücadelenin ilk safhasını teşkil eden bu hadiseyle ilgili rivayetlerin sonradan uydurulmuş olduğunu iddia etmeleri (Caetani, I, 263) rivayetleri topyekün reddetme gibi yanlış bir anlayışın sonucudur.

Hâşim ile Abdüşems’in ikiz olduklarına, birbirine bitişik olarak dünyaya geldiklerine ve aralarının ancak bir kılıçla ayrılabildiğine dair rivayetler büyük bir ihtimalle doğru değildir. Onun yirmi veya yirmi beş yaşlarında iken öldüğüne dair haberler de ihtiyatla karşılanmalıdır.

Hâşim, ticarî bir seyahat için Suriye’ye giderken Yesrib’de (Medine) Neccâroğulları’ndan Amr b. Zeyd b. Lebîd’in misafiri oldu ve hem babasının hem de kendisinin dostu olan Amr’ın kızı Selmâ ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Muhammed’in dedesi Şeybe (Abdülmuttalib) dünyaya geldi. Selmâ, hamile kaldığı takdirde doğumun kendi ailesinin yanında olmasını nikâh esnasında şart koştuğu için çocuğunu Yesrib’de doğurdu (Belâzürî, I, 64). Hâşim, karısını Yesrib’de bırakıp ticaret maksadıyla Suriye’ye giderken Gazze’de öldü ve oraya defnedildi. Oğlu Abdülmuttalib sekiz yaşına kadar Medine’de kaldıktan sonra amcası Muttalib tarafından Mekke’ye getirildi. Hâşim’in Abdülmuttalib dışında üç oğlu ve beş kızı olmuştur.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kelbî, Cemhere (Abdüssettâr), I, 91-93; İbn Hişâm, es-Sîre2, I, 136-137; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 75-81; İbn Habîb, el-Münemmaḳ, bk. İndeks; a.mlf., el-Muḥabber, s. 33-34, 162-164; Ezrakī, Aḫbâru Mekke (Melhas), I, 111-113, 194-195; II, 109; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 71, 117; Belâzürî, Ensâb, I, 60-61, 63-64; Müberred, el-Kâmil (nşr. Zekî Mübârek v.dğr.), Kahire 1927, I, 215-217; Ya‘kūbî, Târîḫ, I, 241-244; Taberî, Târîḫ (de Goeje), I, 1088-1091; Mâverdî, Aʿlâmü’n-nübüvve (nşr. M. el-Mu‘tasım-Billâh), Beyrut 1407/1987, s. 252-253; İbn Hazm, Cemhere, s. 14-15; Bekrî, Muʿcem, I, 235; II, 997; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, XVI, 33-38; Makrîzî, en-Nizâʿ ve’t-teḫâṣum fîmâ beyne Benî Ümeyye ve Benî Hâşim (nşr. Hüseyin Mün’is), Kahire 1988, s. 7-8; Mahmûd Şükrî el-Âlûsî, Bulûġu’l-ereb, I, 307-308, 321-323; III, 385-386; Şiblî Nu‘mânî, İslâm Tarihi: Asr-ı Saâdet (trc. Ömer Rıza [Doğrul]), İstanbul 1346/1928, I, 183-184; L. Caetani, İslâm Tarihi (trc. Hüseyin Cahid), İstanbul 1924, I, 256, 263; Cevâd Ali, el-Mufaṣṣal, I, 402; IV, 20, 60-74, 82, 89, 100, 481, 580, 584, 591, 636; V, 82-85; VII, 301-303; IX, 439-440, ayrıca bk. İndeks; Hamîdullah, İslâm Peygamberi (Tuğ), I, 36, 304, 318, 360; a.mlf., “el-Îlâf veya İslâmdan Önce Mekke’nin İktisâdî-Diplomatik Münasebetleri” (trc. İsmail Cerrahoğlu), AÜİFD, IX (1961), s. 213-222; İbrahim Sarıçam, Emevî-Hâşimî Mücadelesi: İslâm Öncesinden Muaviye Devrinin Sonuna Kadar (doktora tezi, 1991, AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü), s. 37-51, 65-70; Fr. Buhl, “Hâşim”, İA, V/1, s. 350-351; G. Levi Della Vida, “Ümeyye”, a.e., XIII, 99-100; W. Montgomery Watt, “Has̲h̲im b. ʿAbd Manāf”, EI2 (İng.), III, 260.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1997 yılında İstanbul'da basılan 16. cildinde, 405-406 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER