ABDÜMENÂF b. KUSAY

عبد مناف بن قصي
Müellif:
ABDÜMENÂF b. KUSAY
Müellif: MUSTAFA FAYDA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdumenaf-b-kusay
MUSTAFA FAYDA, "ABDÜMENÂF b. KUSAY", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdumenaf-b-kusay (21.10.2019).
Kopyalama metni
Abdümenâf’ın babası Kusay b. Kilâb, annesi Hubbâ bint Huleyl’dir. Kusayy’ın dört oğlundan biri olan ve milâdî 430 yılı civarında doğduğu tahmin edilen Abdümenâf’ın asıl adı Mugīre idi. Güzelliğinden dolayı kendisine Kamer de denirdi. Annesi Hubbâ, oğlunu Mekke’deki büyük putlardan Menâf’a adamış olduğu için Abdümenâf adını aldı. Çok cömert olduğu için Kureyşliler ona feyyâz lakabını vermişlerdi. Daha babasının sağlığında büyük bir üne kavuştu.

Mekke yöneticiliği de (Dârünnedve idaresi) dahil olmak üzere Kâbe muhafızlığı (sidâne veya hicâbe), hacılara su temini (sikāye), hacıları ağırlama (rifâde), sancaktarlık (livâ) ve başkumandanlık (kıyâde) görevlerini büyük oğlu Abdüddâr’a bırakan Kusayy’ın ölümünden bir müddet sonra, başta Abdümenâf olmak üzere Kusayy’ın diğer oğulları, söz konusu görevlerin Abdüddâr’dan alınarak Abdümenâf’a verilmesini kararlaştırdılar. Bu karar üzerine Kureyşliler arasında anlaşmazlık çıktı. Kureyş’in bazı kolları Abdüddâr’ı, diğer bazı kolları da Abdümenâf’ı destekledi. “el-Mutayyebûn” (güzel koku sürünenler) diye anılan Abdümenâf taraftarları ile “el-Ahlâf” (yeminliler) denilen Abdüddâr taraftarları çatışma noktasına geldiler. Araya giren kişiler, sidâne ve livâ görevleriyle Dârünnedve yöneticiliğinin eskisi gibi Abdüddâr’da kalmasını, sikāye, rifâde ve kıyâde görevlerinin ise Abdümenâf’a verilmesini sağlamak suretiyle iki tarafı yatıştırdılar. Bu görevler ölümüne kadar Abdümenâf’ta kaldı.

Abdümenâf’ın iki ayrı hanımından altı erkek, altı kız çocuğu oldu. Oğulları, Kureyş kabilesinin komşu devletlerle ticaretini kolaylaştırmak için anlaşmalar yaptılar. Ticaret sayesinde Mekke’nin, dolayısıyla Kureyş kabilesinin nüfuz ve iktidarı arttı.

Abdümenâf’tan sonra Kureyş’in idaresi Benî Abdümenâf’a geçti. Sikāye ve rifâde görevleri oğullarından Hâşim’e, kıyâde ise Abdüşems’e verildi. Daha sonra sikāye ve rifâde, Hâşim’den küçük kardeşi Muttalib’e, ondan da yeğeni ve Hz. Peygamber’in dedesi olan Abdülmuttalib’e geçti. Ölüm tarihi bilinmeyen Abdümenâf’ın Kâbe’de Hicr’de bulunan bir yazıdan, Kureyş kabilesine Allah’tan sakınmayı ve akrabalar arasında iyi ilişkilerin devam ettirilmesini tavsiye ettiği anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber Kureyşliler’i İslâm’a davet ettiği sırada, diğer dedelerinin adlarıyla birlikte onun adını da anmış “Ey Abdümenâfoğulları! Allah’a inanmak suretiyle kendinizi kurtarınız” demişti (Buhârî, “Menâḳıb”, 13).

BİBLİYOGRAFYA
İbn İshâk, es-Sîre (nşr. Muhammed Hamîdullah), Rabat 1967, s. 47; İbnü’l-Kelbî, Cemheretü’n-neseb (nşr. Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Küveyt 1403/1983, I, 90-94; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳātü’l-kübrâ (nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968, I, 70, 74-78, 146; III, 19; Zübeyrî, Nesebü Kureyş (nşr. E. Lévi-Provençal), Kahire 1953, s. 14-15; İbn Habîb, el-Muhabber (nşr. Ilse Lichtenstadter), Haydarâbâd 1361/1942, s. 162-168, 457; Ezrakī, Aḫbâru Mekke (nşr. Rüşdî es-Sâlih Melhas), Beyrut 1389/1969, I, 109 vd.; İbn Kuteybe, el-Maârif (nşr. Servet Ukkâşe), Kahire 1960, s. 70-73, 112, 117, 604; Belâzürî, Ensâbü’l-eşrâf, I (nşr. Muhammed Hamîdullah), Kahire 1959, s. 52-63; Müberred, Nesebü Adnân ve Kahtân (nşr. Abdülazîz el-Meymenî), Kahire 1354/1936, s. 2-3; Taberî, Târîḫ (nşr. M. J. de Goeje), Leiden 1879-1901, I, 1091-1092, 1098-1100; İbn Düreyd, el-İştiḳāḳ (nşr. Abdüsselâm M. Hârûn), Kahire 1378/1958, s. 16, 17, 37, 155-156; Neşet Çağatay, “Hz. Muhammed’in Soyu, Çocukluğu ve Gençliği”, AÜİFD, VIII (1961), s. 25-26.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 287-288 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.