İBN ABDÜLBER en-NEMERÎ

ابن عبد البر النمري
Müellif:
İBN ABDÜLBER en-NEMERÎ
Müellif: LEYS SUÛD CÂSİM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-abdulber-en-nemeri
LEYS SUÛD CÂSİM, "İBN ABDÜLBER en-NEMERÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-abdulber-en-nemeri (08.12.2019).
Kopyalama metni
5 Rebîülâhir 368’de (10 Kasım 978) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Dedelerinden Nemir b. Kāsıt’a nisbetle Nemerî diye anılmıştır. Ataları diğer Arap kabileleri ve Berberî müslümanlarla birlikte Endülüs’e gelip Reyye’ye (Raiyo) yerleşmişti (İbn Hazm, Cemhere, s. 302). İbn Abdülberr’in ilmî ve ahlâkî kişiliğinin gelişmesinde büyük payları olan dedesi Muhammed devrinin tanınmış sûfîlerinden, babası Abdullah da Kurtuba’nın önde gelen kıraat, tefsir, fıkıh ve hadis âlimlerindendi.

İbn Abdülber, ilk öğrenimi sırasında Abbas b. Asbağ el-Hemedânî ve Abdurrahman b. Ebân gibi hocalardan faydalandı. Daha sonra tefsir, fıkıh, hadis, cedel ve sîret tahsil etti. Tahsil amacıyla Endülüs dışına çıkmadı. 100 kadarı Endülüslü olmak üzere 107 âlimden icâzet aldı. Ebü’l-Kāsım İbnü’d-Debbâğ, İbn Battâl el-Batalyevsî, Abdülvâris b. Süfyân, Ahmed b. Kāsım el-Bezzâr, Ebû Ömer Ahmed b. Abdullah el-Bâcî, İbnü’l-Mekvî diye bilinen Ebû Ömer Ahmed b. Abdülmelik el-İşbîlî ve İbnü’l-Faradî önde gelen hocalarıdır. Öğrencileri arasında, başta Ebû Ali el-Gassânî ile İbn Hazm olmak üzere Muhammed b. Fütûh el-Humeydî ve Abdurrahman b. Attâb gibi tanınmış isimler vardır. İbn Hazm, İbn Abdülberr’in akranı olmasına ve aynı hocalardan ders almalarına rağmen hadis ilmini ondan öğrenmiş ve bazan semâ, bazan icâzet yoluyla kendisinden rivayette bulunmuştur. İbn Abdülber, çeşitli ülkelerden yanına gelen çok sayıda talebe ve âlim vasıtasıyla gidemediği merkezlerdeki ilmî birikimden istifade etme imkânı bulmuş ve Mısır’dan Abdülganî el-Ezdî ile Ebû Muhammed İbnü’n-Nehhâs, Mekke’den Ebû Zer el-Herevî, Kayrevan’dan Ebû Nasr ed-Dâvûdî gibi hocalardan icâzet almıştır. Ebû Dâvûd’un es-Sünen’ine sadece iki râvi ile ulaşan âlî isnada sahip olan İbn Abdülber, İmam Mâlik’in el-Muvaṭṭaʾına “es-senedü’l-Endelüsî” adı verilen Abdülvâris b. Süfyân - Kāsım b. Asbağ - Muhammed b. Vaddâh - Yahyâ b. Yahyâ senediyle ulaşmıştır. İslâmî ilimler yanında coğrafya, tıp, matematik, astroloji gibi alanlarda da çalışmalar yapmış, icâzet yoluyla rivayet hakkını elde ettiği birçok eseri talebelerine okutmuştur. İbn Hayr el-İşbîlî’nin Fehrese’si, onun rivayet ettiği eserlerin bir kütüphane meydana getirecek kadar çok olduğunu göstermektedir.

Tanınmış bir aileden gelmesi ve değerli eserler yazması sebebiyle İbn Abdülber Endülüs’te büyük şöhrete ulaşmış, onun bu şöhretinden faydalanmak isteyen devrin yöneticileri kendisini saraylarına davet etmişlerdir. Âmirîler’den Mücâhid el-Âmirî ile Eftasî Emîri Muhammed el-Muzaffer, İbn Abdülberr’in ilim meclislerine katılan idareci âlimler arasında yer almıştır. İbn Abdülber, bu ilgi sebebiyle önce Mücâhid el-Âmirî’nin idaresinde bulunan Dâniye’ye (Denia) giderek kıraat ilmine dair eserlerini burada yazdı. Âmirî’nin vefatından sonra Muhammed el-Muzaffer’in idaresinde bulunan Batalyevs’e (Badajoz) gitti ve emîr tarafından Üşbûne (Lizbon) ve Şenterîn (Santarem) kadılıklarına getirildi. el-Kâfî adlı eseriyle Behcetü’l-mecâlis’i burada kaleme aldı. Endülüs’te idareciler arasındaki çatışmaların şiddetlenip Muhammed el-Muzaffer’in tasarrufları tasvip edemeyeceği boyutlara ulaşınca İbn Abdülber Belensiye’ye (Valencia) dönerek Âmirîler’den Abdülazîz b. Abdurrahman el-Mansûr’un himayesinde öğretim faaliyetlerine devam etti. Abdülazîz’in ölümü üzerine Şâtıbe’ye (Jativa) gidip ömrünün son on yılını “bustânü İbn Abdilber” diye anılan bahçe içindeki evinde yine öğretim ve telif faaliyetleriyle geçirdi. 463 yılı Rebîülâhir ayının sonlarına doğru (1071 Şubat başları) Şâtıbe’de vefat etti.

İbn Abdülberr’in daha çok edebiyat ve belâgat alanında tanınan oğlu Abdullah, Abbâdî Hükümdarı Mu‘tazıd-Billâh döneminde vezirliğe kadar yükseldi. Bir ara hapse atıldıysa da babasının aracılığı ile hapisten çıktı. Kızı Zeyneb ise babasının yanında yetişerek onunla birlikte seyahat etti ve rivayetlerinin icâzetini aldı. İbn Abdülber, vefatından bir yıl önce doğan ilk torunu Abdullah’a bütün rivayetlerinin ve eserlerinin rivayet icâzetini verdi. İbn Beşküvâl’in hocalarından olan Abdullah Endülüs ve Mağrib’in önde gelen âlimlerinden biridir.

Tanınmış âlimlere ve özellikle akranlarına karşı aşırı tenkitleriyle tanınan İbn Hazm’ın İbn Abdülberr’i hadis ilminin imamı diye övmesi bu âlim hakkında önemli bir değerlendirmedir. İbn Ayyâd’ın Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾ fî ʿaṣri İbn ʿAbdilber adlı eserinde V. (XI.) yüzyılı “İbn Abdülber asrı” olarak anması da dikkat çekicidir. Zehebî onun bir ilim denizi, Süyûtî de hıfz ve itkān açısından zamanının önde gelen muhaddisi olduğunu söylemektedir. Hadis ve sünnete bağlılığı sebebiyle “eserî” diye nitelendirilen İbn Abdülberr’in, Hz. Ali’nin diğer sahâbîlerden daha üstün olduğunu savunduğu iddiasıyla İbn Teymiyye tarafından Şîa yanlısı olarak gösterilmesi kabul görmemiştir. el-İstîʿâb’ın mukaddimesinde, sahâbîlerden herhangi birinin diğerlerine üstünlüğüne dair Hz. Peygamber’den bir rivayet gelmediğini belirtmesi (I, 18), onun Hz. Ali’yi diğer üç halifeye ve sahâbeye tercih etmediğini göstermektedir. Öte yandan bazı konularda İmam Mâlik’in görüşünü bırakıp Şâfiî’nin görüşünü benimsemesi, bazı eserlerinde, “Bana göre doğru olan budur”; “Bu, rivayetlerin en doğrusudur”; “Bu doğruya daha yakındır”; “Bu bana daha uygun gelmektedir” gibi ifadeleri sıkça kullanması onun fıkıhta müctehid mertebesine ulaştığını ortaya koymaktadır.

Eserleri. A) Hadis ve Fıkıh. 1. et-Temhîd limâ fi’l-Muvaṭṭaʾ mine’l-meʿânî ve’l-esânîd. Müellifin, el-Muvaṭṭaʾın Yahyâ b. Yahyâ el-Leysî rivayetinde doğrudan Hz. Peygamber’e nisbet edilen hadisleri esas alarak esere yazmış olduğu şerhtir. Ancak Yahyâ b. Yahyâ nüshasında bulunmadığı halde diğer hadis mecmualarında geçen mütâbi‘ ve şâhid olabilecek rivayetleri de başka senedlerle eserine almıştır. Hadisleri sırasıyla muttasıl, münkatı‘ ve mürsel diye düzenlemiş, başka tariklerden muttasıl senedle gelen maktû‘ ve mürsel rivayetleri de zikretmiştir. Hadisleri şerhederken senedde geçen râvilerin hal tercümelerini vermiş, hadisler hakkında âlim ve şairlerin sözlerinden nakiller yapmış ve bunlardan çıkardığı fıkhî hükümleri yazmıştır. İbn Abdülberr’in, Mâlik’in hocalarını Mağrib alfabesi tertibinde sıraladığı ve her alandaki ilmî birikimini ortaya koyduğu ansiklopedi niteliğindeki eser Saîd Ahmed A‘râb ve diğerleri tarafından sonuna iki ciltlik bir fihrist eklenerek yayımlanmıştır (I-XXVI, Muhammediye-Tıtvân 1387-1412/1967-1992). Özellikle Endülüs’te büyük kabul gören eser, V. (XI.) yüzyılda Ebû Abdullah Muhammed b. Hüseyin el-Ensârî tarafından et-Taḳrîb li-Kitâbi’t-Temhîd adıyla şerhedilmiştir. Bu şerh ile Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî’nin yaptığı ihtisarın birer nüshası Fas Karaviyyîn Kütüphanesi’nde (nr. 519, 523) bulunmaktadır (Brockelmann, GAL Suppl., I, 298). Eser ayrıca Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî tarafından 500 beyit halinde nazma çekilmiştir (İbn Ferhûn, II, 149). Muhammed b. Abdurrahman el-Mağrâvî, Feṭhu’l-ber fi’t-tertîbi’l-fıḳhî li-Temhîdi İbn ʿAbdilber adlı çalışmasında et-Temhîd’i fıkıh konularına göre yeniden düzenlemiş, hadislerini tahriç ederek bir mukaddime ve on iki cilt halinde yayımlamıştır (Riyad 1416/1996). Mustafa Sumeyde, Fetḥu’l-mâlik bi-tebvîbi’t-Temhîd li’bni ʿAbdilber ʿalâ Muvaṭṭaʾi Mâlik adlı eserinde (I-X, Beyrut 1418/1998) et-Temhîd’i farklı bir şekilde düzenlemiş, hadislerini de tahriç etmiştir. Nevzat Tartı, İbn Abdülber ve et-Temhîd’indeki Şerh Metodu adlı bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (1994, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü). 2. et-Teḳaṣṣî li-ḥadîs̱i’l-Muvaṭṭaʾ ve şüyûḫi’l-İmâm Mâlik. et-Temhîd’e kısa bir giriş niteliğindedir. Müellifin sadece Hz. Peygamber’in hadislerini alıp âlimlerin görüşlerine, mezheplerin anlayışlarına ve ihtilâflarına temas etmemesi sebebiyle eser Tecrîdü’t-Temhîd limâ fi’l-Muvaṭṭaʾ mine’l-meʿânî ve’l-esânîd adıyla da anılmaktadır. et-Temhîd’in bir sözlüğü niteliğinde olduğu için âlimlerin, muhtasar oluşundan dolayı da hadis talebelerinin büyük ilgisini kazanan eserdeki biyografiler müellif tarafından Mağrib alfabesine göre sıralanmış, fakat yayımlanırken yaygın alfabetik sıra esas alınmıştır. Eser Kahire’de (1350/1931) ve Beyrut’ta (ts. [Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye]) neşredilmiş olup sonunda müellifin ez-Ziyâdât adlı risâlesi yer almaktadır. 3. el-İstiẕkârü’l-Câmiʿ li-meẕâhibi fuḳahâʾi’l-emṣâr ve ʿulemâʾi’l-aḳṭâr fîmâ teżammenehü’l-Muvaṭṭaʾ min meʿâni’r-reʾy ve’l-âs̱âr. Son baskıda adı bu şekilde tesbit edilen eser bazı kaynaklarda el-İstiẕkâr li-meẕâhibi ... veya el-İstiẕkâr fî şerḥi meẕâhibi ... şeklinde de anılmaktadır. Müellif, et-Temhîd’den sonra yaptığı bu çalışmada el-Muvaṭṭaʾda yer alan mevkūf ve maktû‘ rivayetleri, ayrıca farklı mezheplere mensup olup değişik bölgelerde yaşayan kimselerin sözlerini şerhetmiştir. İki cildi Ali en-Necdî Nâsıf tarafından yayımlanan (Kahire 1391-1393/1971-1973) eserin tamamını Abdülmu‘tî Emîn Kal‘acî üç cildi fihrist olmak üzere otuz cilt halinde neşretmiştir (Beyrut 1414/1993). 4. ez-Ziyâdât elletî lem teḳaʿ fi’l-Muvaṭṭaʾ ʿinde Yaḥyâ b. Yaḥyâ ve ravâhâ ġayruhû fi’l-Muvaṭṭaʾ. İbn Abdülber bu küçük risâlesinde, İmam Mâlik tarafından on yedi hocasından nakledildiği halde el-Muvaṭṭaʾın Yahyâ b. Yahyâ el-Leysî nüshasında yer almayan altmış dört rivayeti derlemiştir. Leys Suûd Câsim eseri “Ẓâhiretü’z-ziyâdât fi’t-türâs̱i’l-İslâmî” adlı makalesinde incelemiştir (bk. bibl.). Eser bazı müstensihler tarafından et-Teḳaṣṣî’nin sonuna ilâve edildiği için bu eserle birlikte yayımlanmıştır. 5. el-Ecvibetü’l-müstevʿibe fi’l-mesâʾili’l-müstaġribe fî kitâbi’l-Buḫârî. İbn Abdülberr’in el-Ecvibe ʿani’l-mesâʾili’l-müstaġribe min kitâbi’l-Buḫârî diye andığı bu eserin (el-İstiẕkâr, I, 265) Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi’nde (nr. 12213) elli üç varaklık bir nüshası bulunmaktadır. 6. Câmiʿu beyâni’l-ʿilm* ve fażlihî ve mâ yenbaġī fî rivâyetihî ve ḥamlihî. İlmin ve ilim öğrenme ve öğretmenin fazileti konularına dair olup aynı zamanda bir hadis usulü kitabı niteliğindedir. Eserin Ebü’l-Eşbâl ez-Züheyrî tarafından yapılan neşri (I-II, Riyad 1414/1994) rivayetlerin değerlendirilmesi açısından önemlidir. 7. el-Câmiʿ. Küçük bir risâle hacmindeki eserde müslümanların ve özellikle talebelerin sahip olması gereken güzel huylarla görgü kuralları ele alınmıştır. el-Kâfî fi’l-fıḳh’ın sonunda neşredilen eser (Beyrut 1407/1987) Muhammed el-Morîtânî tarafından ayrı bir kitap halinde de yayımlanmıştır (Kahire 1398/1978). 8. el-Kâfî fî fürûʿi’l-Mâlikiyye. Müellifin, talebelerinin isteği üzerine yazdığı bu muhtasar fıkıh kitabı fetva verirken dikkat edilmesi gereken hususları da ihtiva etmektedir. Muhammed el-Morîtânî doktora tezi olarak tahkik ettiği eseri Kitâbü’l-Kâfî fî fıḳhi ehli’l-Medîne el-Mâlikî adıyla yayımlamıştır (I-II, Riyad 1398/1978, 1400/1980; Beyrut 1407/1987). 9. İḫtilâfâtü aṣḥâbi Mâlik b. Enes ve iḫtilâfü rivâyetihim ʿanh. İmam Mâlik’in talebeleri ve mezhebine mensup kimselerin fıkhî ihtilâflarını fıkıh kitapları tertibine göre ele alan muhtasar bir çalışmadır. Eserde mezhebin önde gelenlerinin bu kabil görüşlerine işaret edilmekle yetinilmiş, ihtilâfların delilleri zikredilmemiştir. Eserin “Kitâbü’ṭ-Ṭahâre” ve “Kitâbü’ṣ-Ṣalât” adlı bölümlerinin bazı kısımları Fas Hizânetü’l-Melikiyye’de bulunmaktadır (Mahtûtâti’l-Mağribi’l-ûlâ, nr. 4). 10. el-İnṣâf fîmâ beyne’l-muḫtelifîne (ʿulemâʾi’l-müslimîne) fî (ḳırâʾati) bismillâhi’r-raḥmâni’r-raḥîm fî Fâtiḥati’l-kitâb mine’l-iḫtilâf. Fâtiha’nın baş tarafındaki besmelenin namazda okunup okunmaması konusunda âlimlerin farklı görüşlerine yer verdiği bu risâlede müellif Mâlikî olmasına rağmen Şâfiî’nin görüşünü tercih etmiştir. Eser İbn Abdülberr’e ait risâleler arasında yayımlanmıştır (Kahire 1343/1924).

B) Tarih ve Tabakat. 1. ed-Dürer fi’ḫtiṣâri’l-meġāzî ve’s-siyer. Siyer alanında Endülüs’teki ilk çalışmalardan biri olan eser altı bab halinde düzenlenmiştir. İbn Abdülberr’e nisbet edilen el-Meġāzî muhtemelen ed-Dürer’den ibarettir. İbn İshak’ın el-Meġāzî’sini esas alan müellif Mûsâ b. Ukbe ve Vâkıdî’den de faydalandığını söylemektedir. İbn Abdülber, eserde yer alan bilgileri senedleriyle birlikte naklederek bu senedlerin sağlamlık derecesini belirtmiş, zaman zaman siyerle ilgili olaylardan hareketle fıkhî hükümlere de işaret etmiş, tartışmalı konularda ihtilâfları gidermeye çalışmış ve kendi tercihini ortaya koymuştur. Ayrıca olayları anlatırken Kur’an âyetlerini ve es-bâb-ı nüzûlü dikkate almıştır. Endülüs’te ve Doğu’da kazandığı şöhret sebebiyle eserden İbn Hazm Cevâmiʿu’s-sîre’de, Süheylî er-Ravżu’l-ünüf’te, Kelâî el-İḳtifâʾ bi-sîreti’l-Muṣṭafâ’da, Doğulu âlimlerden İbn Seyyidünnâs ʿUyûnü’l-es̱er’de, Ali b. Muhammed el-Hâzin er-Ravż ve’l-ḥadâʾiḳ’ta, Şemseddin eş-Şâmî Sübülü’l-hüdâ ve’r-reşâd’da önemli iktibaslarda bulunmuşlardır. ed-Dürer Şevkī Dayf (Kahire 1386/1966, 1403/1983), Mustafa Dîb Buğa (Dımaşk 1405/1984) ve Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye (Beyrut 1405/1984) tarafından yayımlanmıştır. 2. el-İstî‘âb* fî maʿrifeti’l-aṣḥâb. Sahâbe biyografisine dair günümüze ulaşan ilk eserlerden biri olup tarih ve tabakat alanındaki yirmi kadar kitaptan faydalanılarak kaleme alınmıştır. Eser ilk defa Haydarâbâd’da (I-II, 1318-1319/1900-1901) ve Mağrib alfabesi tertibine göre el-İṣâbe’nin kenarında (I-IV, Kahire 1328/1910) yayımlanmış, daha sonra tahkikli neşirleri yapılmıştır. Eserin çeşitli muhtasarları bulunmaktadır. 3. el-İstiġnâʾ fî esmâʾi’l-meşhûrîn min ḥameleti’l-ʿilmi bi’l-künâ (Kitâbü’l-İstiġnâ fî maʿrifeti’l-künâ). Şahısların Mağrib alfabesi tertibine göre sıralandığı eser isimleri bilinmeyip künyeleriyle tanınan ashap, tâbiîn ve diğer meşhur kimselere dair olup Abdullah Merhûl es-Sevâlime tarafından Câmiatü Ümmi’l-kurâ’da (Külliyyetü’ş-şerîa) doktora tezi olarak hazırlandıktan sonra (1403-1404/1983-1984) neşredilmiştir (Riyad 1405/1985). 4. el-İntiḳāʾ fî feżâʾili’s̱-s̱elâs̱eti’l-eʾimmeti’l-fuḳahâʾ Mâlik, Ebî Ḥanîfe ve’ş-Şâfiʿî. Müellifin üç büyük mezhep imamının hal tercümelerini, yetişme şartlarını, fıkhî yöntemlerini ve müslümanların onlara olan itimatlarının sebeplerini ortaya koymaya çalıştığı bir eserdir. Birinci bölümde İmam Mâlik’e, talebelerine ve mezhebin önde gelenlerine, ikinci bölümde Şâfiî’ye mezhebinin önde gelenlerine, üçüncü bölümde Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed ve Züfer’le ilgili haberlere yer verilmiştir. el-İntiḳāʾ Kahire’de (1350/1931) ve Beyrut’ta (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde, 1417/1997) yayımlanmıştır. 5. el-İnbâh ʿalâ ḳabâʾili’r-ruvât. el-İstîʿâb’ın mukaddimesi mahiyetinde olup el-İstîʿâb’da geçen râvilerin nesebi ve kabilelerine dair geniş bilgilerin yer aldığı eserde Arap kabilelerinin Câhiliye ve İslâm dönemindeki durumu, fetihlerdeki rolleri ve coğrafî dağılımları gibi konulara temas edilmiştir. Eser önce müellifin el-Ḳaṣd ve’l-ümem’inin sonunda (Kahire 1350), daha sonra İbrâhim el-Ebyârî tarafından muhtelif fihristleri yapılmak suretiyle müstakil olarak neşredilmiştir (Beyrut 1405/1985). 6. el-Ḳaṣd ve’l-ümem fi’t-taʿrîf bi-uṣûli ensâbi’l-ʿArab (fî maʿrifeti ensâbi’l-ʿArab) ve’l-ʿAcem min evveli (ve evvelü) men tekelleme bi’l-ʿArabiyyeti mine’l-ümem (Kahire 1350/1931). Arap kabilelerine ve coğrafyaya dair küçük bir risâle olan eserde insan türünün ortaya çıkışı, farklı kabilelere ayrılışı, yeryüzüne dağılışı gibi konular ele alınmaktadır. Şarkiyatçıların özel bir ilgi gösterdiği eser, Rus şarkiyatçısı Kratchkovsky tarafından hadislerin coğrafya yardımıyla açıklanması çabalarının tamamlanması bakımından önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir (Târîḫu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî, I, 273). 7. Tercümetü’l-İmâm Mâlik b. Enes. Eserin Rabat’ta el-Mektebetü’l-âmme’de bir nüshası, Kahire’de Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye’de bir mikrofilmi bulunmaktadır. 8. et-Taʿrîf bi-cemâʿa min fuḳahâʾi’l-Mâlikiyye. İbn Abdülber, önde gelen yirmi Mâlikî fakihinin biyografisine dair olan bu küçük risâleyi bazı talebelerinin isteği üzerine kaleme almıştır. Eserde yer alan fakihlerin herhangi bir tertip gözetilmeksizin sıralanması, risâlenin bizzat müellif tarafından yazılmayıp bir talebesi tarafından kitap haline getirildiği kanaatini uyandırmaktadır. Risâlenin Kahire Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye’de bir fotokopisi bulunmaktadır (Tarih, nr. 629).

C) Edebiyat ve Ahlâk. 1. Behcetü’l-mecâlis* ve ünsü’l-mücâlis ve şaḥẕü’ẕ-ẕâhini ve’l-hâcis. İbn Abdülberr’in edebî kişiliğini ortaya koyan eser büyük ilgi görmüş, rivayetine ve ihtisarına önem verilmiştir. Muhammed Mürsî el-Hûlî’nin tahkikiyle yayımlanan eseri (I-II, Kahire 1382/1962; I-III, Beyrut 1402/1982) Ebû Abdurrahman Sahr el-Mâdî el-Münteḳāʾ min Behceti’l-mecâlis adıyla ihtisar etmiştir (Riyad 1415/1995). Brockelmann’ın müellife nisbet ettiği (GAL Suppl., I, 629) el-Ems̱âlü’s-sâʾire ve’l-ebyâtü’n-nâdire ile (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Edeb, nr. 1963) (Risâle fî) Edebi’l-mücâlese (nşr. Semîr Halebî, Kahire 1409/1989) ayrı eserler olmayıp Behcetü’l-mecâlis’in bazı bölümlerinden (“Bâbü edebi’l-mücâlese ve ḥaḳḳi’l-celîs”ten “Bâbü’l-ḥaḳ ve’l-bâṭıl”a kadar) ibarettir. Brockelmann’ın kayıtlarından hareketle Risâle fi’l-edebi’l-mücâlese’nin yegâne nüshasını tesbit ettiğini ileri sürerek eseri tahkik eden Fâyez Abdünnebî el-Kaysî ve onu ikinci defa tahkik eden Semîr Halebî (Tanta 1409/1989) aynı hatayı tekrarlamışlardır. 2. el-İhtibâl bimâ fî şiʿri Ebi’l-ʿAtâhiye mine’l-ḥikemi ve’l-ems̱âl. Ebü’l-Atâhiye’nin (ö. 210/825 [?]) şiirlerinin toplandığı eserde şiirler Mağrib alfabesi esas alınarak kafiye harflerine göre sıralanmıştır. Eserin Medine Ârif Hikmet Kütüphanesi’nde bir nüshası (Edeb, nr. 18), Kahire Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye’de ise (nr. 1036) bunun bir fotokopisi bulunmaktadır. el-İhtibâl, Ebü’l-Atâhiye’nin şiirlerini yayımlayan Luvîs Şeyho ve Şükrü Faysal’ın çalışmaları içerisinde de yer almaktadır (DİA, X, 295). 3. Muḫtârât mine’ş-şiʿr ve’n-nes̱r (Brockelmann, GAL Suppl., I, 629). 4. Nüzhetü’l-müstemtiʿîn ve ravżü’l-ḫâʾifîn (a.g.e., a.y.).

Kaynaklarda İbn Abdülberr’e nisbet edilen daha başka eserler de vardır. Bunlar arasında hadisle ilgili olarak İstiẓhâr fî ṭuruḳi ḥadîs̱i ʿAmmâr (el-İstîʿâb, II, 448), İḫtiṣâru Kitâbi’t-Taḥrîr (Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik, III, 810), İḫtiṣâru Kitâbi’t-Temyîz (a.g.e., a.y.), et-Teġaṭṭâ bi-ḥadîs̱i’l-Muvaṭṭaʾ (Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 55), Ḥadîs̱ü Mâlik ḫârice’l-Muvaṭṭaʾ (Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik, I, 200), eş-Şevâhid fî is̱bâti ḫaberi’l-vâḥid (et-Temhîd, I, 2), ʿAvâlî İbn ʿAbdilber fi’l-ḥadîs̱ (Kādî İyâz, el-Ġunye, vr. 94), Vaṣlü mâ fi’l-Muvaṭṭaʾ mine’l-mürsel ve’l-münḳaṭıʿ ve’l-muʿḍal (Kettânî, s. 15), Manẓûme fi’s-sünne (İbnü’l-Ebbâr, el-Muʿcem, s. 32), Müsnedü İbn ʿAbdilber (Huzâî, s. 741) gibi eserleri saymak mümkündür. Fıkıh ilmine dair el-İşrâf ʿalâ mâ fî uṣûli’l-ferâʾiż mine’l-icmâʿ ve’l-iḫtilâf (Kādî İyâz, el-Ġunye [nşr. Mâhir Züheyr Cerrâr], s. 123) ve Cevâʾizü’s-sulṭân da (İbn Hacer, Hedyü’s-sârî, s. 425) halen mevcudiyeti tesbit edilememiş eserleridir. Tarih ve tabakat alanında Aḫbâru eʾimmeti’l-emṣâr (Humeydî, s. 368), Feżâʾilü Münẕir b. Saʿîd adıyla da anılan Aḫbârü’l-Ḳāḍî Münẕir b. Saʿîd el-Bellûṭî (İbnü’l-Ebbâr, et-Tekmile, III, vr. 149), Aḫbârü’l-ḳuḍât (Nübâhî, s. 44, 54, 55), İḫtiṣâru Târîḫi Aḥmed b. Saʿîd b. Ḥazm eṣ-Ṣadefî (İbnü’l-Faradî, I, 43-44), Aʿlâmü’n-nübüvve (ed-Dürer fi’l-meġāzî ve’s-siyer, s. 31), Târîḫu şüyûḫi İbn ʿAbdilber (Makkarî, III, 69) ve Fehresetü’ş-Şeyḫ Ebî ʿÖmer b. ʿAbdilber (İbn Hayr, s. 249), Tevâlîfü’l-faḳīh Ebî ʿÖmer b. ʿAbdilber (a.e., s. 444), Miḥanü’l-ʿulemâʾ (ed-Dürer fi’l-meġāzî ve’s-siyer, s. 49); kıraat ilmine dair olanlar arasında el-Medḫal fi’l-ḳırâʾât (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1644; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 55), el-İktifâʾ fî ḳırâʾati Nâfiʿ ve Ebî ʿAmr b. el-ʿAlâʾ bi-tevcîhi mâ’ḫtelefâ fîh (Humeydî, s. 368), et-Tecvîd ve’l-medḫal ilâ ʿilmi’l-Ḳurʾân bi’t-taḥdîd (a.e., s. 368), el-Beyân ʿan tilâveti’l-Ḳurʾân (İbn Hayr, s. 72); edep ve ahlâka dair olanlar arasında ise el-İnṣâf fî esmâʾillâh (Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1129), el-Büstân fi’l-iḫvân (Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik, III, 810), er-Reḳāʾiḳ, el-ʿAḳlü ve’l-ʿuḳalâʾ ve mâ câʾe fî evṣâfihim ʿani’l-ʿulemâʾi ve’l-ḥükemâʾ (Behcetü’l-mecâlis, I, 532) bulunmaktadır.

İbn Abdülberr’in hayatı ve ilmî kişiliği çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Abdurrahman en-Nahlâvî’nin Yûsuf b. ʿAbdilber el-Ḳurṭubî (Dımaşk 1406/1986), Muhammed b. Yaîş’in el-İmâm Ebû ʿÖmer Yûsuf b. ʿAbdilber (Rabat 1410/1990) ve Medresetü’l-imâm el-ḥâfıẓ Ebî ʿÖmer İbn ʿAbdilber fi’l-ḥadîs̱ ve’l-fıḳh ve es̱eruhû fî tedʿîmi’l-meẕhebi’l-Mâlikî bi’l-Maġrib (Rabat 1414/1994) adlı eserleri, İsmâil en-Nedvî’nin İbn ʿAbdilber ve cühûdühû fi’l-ḥadîs̱ ve’l-fıḳh adlı yüksek lisans tezi (1384/1964, Câmiatü’l-Kahire Külliyyetü dâri’l-ulûm Kısmü’ş-şerîa), Abdullah b. Mübârek el-Bûsî’nin İcmâʿâtü İbn ʿAbdilber fi’l-ʿibâdât cemʿan ve dirâseten (Riyad 1416/1995) ve Sâlih Ahmed Rızâ’nın Medresetü’l-ḥadîs̱ fi’l-Endelüs ve imâmühâ İbn ʿAbdilber (1390/1989, Câmiatü’l-Ezher Külliyyetü usûli’d-dîn Kısmü’l-hadîs) adlı doktora tezleri, Tâhir b. Sâdık el-Ensârî’nin el-Ḥâfıẓ İbn ʿAbdilber en-Nemerî muḥaddis̱en (1397/1977, Câmiatü Ümmi’l-kurâ Külliyetü’ş-şerîa Fer‘u’l-Kitâb ve’s-Sünne), Abdülazîz el-Hûlî’nin el-Fikrü’t-terbevî fi’l-Endelüs beyne İbn Ḥazm ve İbn ʿAbdilber (Kahire 1398/1978) ve Ali Süleyman er-Rabî‘in İbn ʿAbdilber ve ârâʾühû et-terbeviyye (1409/1988, Câmiatü Ümmi’l-kurâ Kısmü’t-terbiye) adlı yüksek lisans tezleri, Leys Suûd Câsim’in İbn ʿAbdilber el-Ḳurṭubî müʾerriḫen adlı yüksek lisans tezi (Kahire 1405/1984) ve İbn ʿAbdilber el-Endelüsî ve cühûdühû fi’t-târîḫ adlı eseri (Kahire 1408/1988), Süleyman b. Sâlih el-Gusn’un yüksek lisans tezi olarak hazırladıktan sonra yayımladığı ʿAḳīdetü’l-imâm İbn ʿAbdilber fi’t-tevḥîd ve’l-îmân (Riyad 1416/1996) onun hadisçi, fıkıhçı, kelâmcı, tarihçi ve eğitimci yönlerini ortaya koymaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Lisânü’l-ʿArab, “nmr” md.; İbn Abdülber, Behcetü’l-mecâlis, I, 35, 243, 361, 532; a.mlf., el-İstîʿâb (Bicâvî), I, 18; II, 448, 714-715; III, 1387-1390, 1416; IV, 1552, 1559; a.mlf., el-Kâfî, I, 43-83, 130-132; a.mlf., el-Ḳaṣd ve’l-ümem fi’t-taʿrîf bi-uṣûli ensâbi’l-ʿArab ve’l-ʿAcem, Kahire 1350/1931, s. 11, 19, 36-37; a.mlf., el-İnbâh ʿalâ ḳabâʾili’r-ruvât, Kahire 1350/1931, s. 42-43; a.mlf., ed-Dürer fi’l-meġāzî ve’s-siyer (nşr. Şevkī Dayf), Kahire 1386/1966, s. 31, 49, 63, 147, 153, 163, 220, 256; a.mlf., et-Temhîd li-mâ fi’l-Muvaṭṭaʾ mine’l-meʿânî ve’l-esânîd (nşr. Saîd Ahmed E‘râb), Tıtvân 1387-1407/1967-87, I, 2; a.mlf., Tecrîdü’t-Temhîd, Beyrut, ts. (Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye), s. 59; a.mlf., Fetḥu’l-ber fî tertîbi’l-fıḳh li-Temhîdi İbn ʿAbdilber, Riyad 1416/1996, Mukaddime, s. 8-13; a.mlf., el-İstiẕkâr (nşr. Ali Nâsıf), Kahire 1391/1971, I, 265; İbnü’l-Faradî, Târîḫu ʿulemâʾi Endelüs, Kahire 1386/1966, I, 43-44; II, 190-191; İbn Hazm, el-İḥkâm (nşr. Zekeriyyâ Ali Yûsuf), Kahire, ts. (Matbaatü’l-âsıme), VIII, 1067, 1070; a.mlf., Cemhere, s. 302; a.mlf., Cevâmiʿu’s-sîre, s. 58, 73, 146, 152, 203, 219; a.mlf., el-Faṣl, Kahire, ts. (Mektebetü Hâncî), IV, 74, 112, 134; a.mlf., el-Mufâḍale beyne’ṣ-ṣaḥâbe (nşr. Saîd el-Efgānî), Beyrut, ts., s. 171; Sâid el-Endelüsî, Ṭabaḳātü’l-ümem, s. 96; Humeydî, Ceẕvetü’l-muḳtebis, Kahire 1381/1961, s. 128, 209, 254, 295, 356, 367-369, 568; Feth b. Hâkān el-Kaysî, Ḳalâʾidü’l-ʿiḳyân, Kahire 1283/1866, s. 71, 181, 182; a.mlf., Maṭmaḥu’l-enfüs ve mesraḥu’t-teʾennüs fî müleḥi ehli’l-Endelüs (nşr. M. Ali Şevâbike), Beyrut 1983, s. 294-297; İbn Bessâm eş-Şenterînî, eẕ-Ẕaḫîre, III, 172-179, 189, 190; Kādî İyâz, el-Ġunye: Fihristü şüyûḫi’l-Ḳāḍî ʿİyâż, Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, nr. 1284, vr. 94; a.e. (nşr. Mâhir Züheyr Cerrâr), Beyrut 1402/1982, s. 94, 123; a.mlf., Tertîbü’l-medârik, I, 200; III, 810; IV, 808-810; İbn Hayr, Fehrese, s. 51-52, 72, 249, 444; Ebû Tâhir es-Silefî, Muḳaddimetü’l-İstiẕkâr, Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, Mecmû‘, nr. 71, vr. 12, 120; İbn Beşküvâl, eṣ-Ṣıla, I, 11, 142, 165, 168, 200-203, 240-241, 251, 316, 348, 382; II, 415; Dabbî, Buġyetü’l-mültemis, Kahire 1387/1967, s. 457, 460; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, I, 11; Ebü’l-Bekā er-Rundî, Ravżatü’l-üns, Mahtûtâtü’l-Mağribi’l-musavvere bi-Ma‘hedi’l-mahtûtâti’l-Arabiyye, Mektebetü’l-hâssa, nr. 12, vr. 7; İbnü’l-Ebbâr, el-Muʿcem fî aṣḥâbi’l-imâm Ebî ʿAlî eṣ-Ṣadefî, Madrid 1302/1885, s. 32; a.mlf., et-Tekmile, Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye, II, vr. 149; a.e. (nşr. İzzet Attâr el-Hüseynî – Abdülganî Abdülhâliḳ), Kahire 1376/1956, I, 371; a.mlf., İʿtâbü’l-küttâb (nşr. Sâlih el-Eşter), Dımaşk 1380/1961, s. 220, 221; a.mlf., el-Ḥulletü’s-siyerâʾ (nşr. Hüseyin Mûnis), Kahire 1383/1963, II, 37; İbn Hallikân, Vefeyât, VII, 66-72; İbn Saîd el-Endelüsî, el-Muġrib, II, 402; İbn İzârî, el-Beyânü’l-muġrib, Beyrut, ts. (Dârü’s-Sekāfe), III, 194, 225, 227; Abdurrahman b. Muhammed ed-Debbâğ, Meʿâlimü’l-îmân, Kahire, ts. (Mektebetü Hâncî), III, 159-163; İbn Rüşeyd, İfâdetü’n-naṣîḥ (nşr. Muhammed b. Habîb el-Hoca), Tunus, ts., s. 96-102; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1128-1132; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVIII, 153-163; a.mlf., el-Müştebih, I, 117; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 461-470, s. 142; a.mlf., Düvelü’l-İslâm, Beyrut 1985, s. 237; a.mlf., el-ʿUlüv li’l-ʿaliyyi’l-ġaffâr (nşr. Ebû Muhammed Abdülmaksûd), Riyad 1416/1995, s. 249-250; İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü’s-sâlikîn, Kahire, ts. (Matbaatü’s-sünneti’l-Muhammediyye), II, 323; Huzâî, Taḫrîcü’d-Delâlâti’s-semʿiyye, s. 741; Nübâhî, Târîḫu ḳuḍâti’l-Endelüs, Beyrut 1401/1980, s. 43-44, 54, 55; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, I, 48, 149; II, 367, 370; İbn Haldûn, Muḳaddime, III, 250; İbn Hacer, el-İṣâbe, I, 3; a.mlf., Fetḥu’l-bârî, Kahire 1380/1960, VII, 16, 17, 58; a.mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VII, 273; a.mlf., Hedyü’s-sârî, Kahire 1380/1960, s. 425; Süyûtî, Ṭabaḳātü’l-ḥuffâẓ (Ömer), s. 432-433; Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 143; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, II, 69-79, 113, 114; III, 69; IV, 30; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 263; II, 1545, 1644; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, III, 314-316; Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât (nşr. Esedullah İsmâiliyyân), Kum, ts. (Matbaatü’l-Hayderiyye), VIII, 333; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 55, 550-551; Y. S. Alus, Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyye fi’l-ḫizâneti’l-ʿâmme, Rabat 1342/1923, s. 22, 60; Kettânî, er-Risâletü’l-müsteṭrafe, s. 15; a.e. (Özbek), s. 7, 46, 79, 233, 252, 256, 258, 401, 407, 413; Emîr Şekîb Arslan, el-Ḥulelü’s-sündüsiyye, Kahire 1358/1939, III, 218; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, I, 119; Brockelmann, GAL, I, 453-454; Suppl., I, 298, 628-629; A. G. Palencia, Târîḫu’l-fikri’l-Endelüsî (trc. Hüseyin Mûnis), Kahire 1375/1955, s. 37; Kratchkovsky, Târîḫu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî (trc. Selâhaddin Osman Hâşim), Kahire 1377/1957, I, 273; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, Fas 1347/1928, I, 51, 81, 83, 418, 510, 523; II, 604, 611, 776, 842-843, 995, 1098, 1123; Sezgin, GAS, I, 287, 459, 461; Ahmed Şelebî, Târîḫu’t-terbiyeti’l-İslâmiyye, Kahire 1973, s. 58-71; Ramazan Şeşen, Nevâdirü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyye fî mektebâti Türkiyâ, Beyrut 1975, I, 127; Abdurrahman Ali el-Haccî, Târîḫu’l-Endelüs mine’l-fetḥ ḥattâ suḳūṭi Ġırnâṭa, Dımaşk 1396/1976, s. 414; Muhammed el-Morîtânî, İbn ʿAbdilber en-Nemerî ve risâletühû fi’l-aḫlâḳi’l-İslâmiyye, Riyad 1397/1977; Nâtık Sâlih el-Matlûb, Fehârisü şüyûḫi’l-ʿulemâʾ fi’l-Maġrib ve’l-Endelüs (doktora tezi, 1398/1978, Câmiatü Ayni’ş-şems Kısmü’t-târîhi’l-İslâmî), II, 55; Manuela Marin Nino, “La Obra Genealogica de Ibd Abd al-Barr”, Actas de las Jornadas de Cultura Arabe e Islamica (1978), Madrid 1981, s. 204-229; Abdülhâdî Ahmed el-Hüseysin, Meẓâhirü’n-nehḍati’l-ḥadîs̱iyye fî ʿahdi Yaʿḳūb el-Manṣûri’l-Muvaḥḥidî, Tıtvân 1402/1982, I, 242; Leys Suûd Câsim, İbn ʿAbdilber el-Endelüsî ve cühûdühû fi’t-târîḫ, Mansûre 1407/1986; a.mlf., “Ẓâhiretü’z-ziyâdât fi’t-türâs̱i’l-İslâmî: dirâse taḥlîliyye taṭbîḳıyye min ḫilâli kitâbi’l-İstîʿâb li’bn ʿAbdilber el-Ḳurṭubî”, Mecelletü’l-Câmiʿati’l-İslâmiyyeti’l-âlemiyye, sy. 4, İslâmâbâd 1416-17/1996-97; Abdurrahman en-Nahlâvî, Yûsuf b. ʿAbdilber el-Ḳurṭubî, Dımaşk 1406/1986, s. 9-13; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, II, 942-943; Süleyman b. Sâlih el-Gusn, ʿAḳīdetü’l-imâm İbn ʿAbdilber fi’t-tevḥîd ve’l-îmân, Riyad 1416/1996, s. 19-63; Abderrahman Mahdjoub, “Ibn ’Abd al-Barr al-Qurt’ubî, al-Qaçd wa’l-amam fi’t-ta’rîf bi’uçûl ansâb al-’Arab wa’l-’Ajam”: “Le dessein et le projet de faire connaître les origines des races arabes et étrangères”, RAfr., sy. 101, Tunus 1957, s. 45-84; Muhammed Zuhûrülhak, “Âs̱âru İbn ʿAbdilber el-Ḳurṭubî”, Baʿs̱ü’l-İslâmî, XXII/1-2, Leknev 1397/1977; Muhammed Benîîş, “İbn ʿAbdilber ḥâfıẓü’l-Maġrib”, Mecelletü Dâri’l-ḥadîs̱i’l-Ḥaseniyye, Rabat 1401/1981, s. 195-230; Rafael Pinilla, “Una Obra Andalusí de Adab: La Bahyat al-Mayâlis de Ibn ʿAbd al-Barr”, Sharq al-Andalus, sy. 6, Alicante 1989, s. 83-101; A. N. M. Raisuddin, “Ibn ‘Abd al-Barr and his Contribution to the Study of Ḥadīth Literature in Spain”, Muslim Education Quarterly, VII/3, Cambridge 1990, s. 28-34; Muhammed Abdünnebî, “Mülâhaẓât ʿalâ taḥḳīḳi’t-Temhîd li’bn ʿAbdilber”, el-Muvâfaḳāt, IV/4, Cezayir 1416/1995, s. 306-313; Abdüllatîf Abâde, “el-İmâm İbn Bâdis ve baʿżu eʾimmeti’l-Mâlikiyye: İbn ʿAbdilber ve’l-Ḳāḍî ʿİyâż ve’ş-Şâṭıbî”, Mecelletü’l-Vaʿyi’l-İslâmî, sy. 361, Küveyt 1416/1996; Nâsır Güzeşte, “İbn ʿAbdilber”, DMBİ, IV, 181-183; Ch. Pellat, “Ibn ʿAbd al-Barr”, EI2 (İng.), III, 674; Erol Ayyıldız, “Ebü’l-Atâhiye”, DİA, X, 295; Mehmet Özdemir, “Endülüs”, a.e., XI, 214-216.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 19. cildinde, 269-272 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.